![]() |
Aşkname
Ufkun kızıl dumanı ile sabahı sineme çektim Bir gece gelirsin diye seni her an bekledim Denizleri kaynattım kahve diye yudumladım Sen aklıma düşende telvesinde seni aradım Yıldızları dost bahçemde muhabbet için çaldım Ay ile kavga eyledim güneşe küfürler saydırdım Annem aklıma düştüğün de bebek gibi ağladım Onun her yokluğunda çığlıklarımdan ninni yaptım Her güçsüz düştüğüm de boşlukta babamı aradım Elim boş döndüğüm de duvarları kan ile boyadım Bak zaman yine geçiyor sinsi ve sessizce ilerliyor Küfrettiğim güneş benden uzakta yeniden doğuyor Sigaram bana inat bu gece daha bir hızlı tükeniyor Azrail ile dost olmuş bir anlık zevk ile beni kandırıyor Ayaklarımın tabanı şişik, bedenimi şimdi taşıyamıyor Senin sıcaklığın olsa Fizan'ı mesafeden dahi saymıyor Üveys Yemen'in her taşını aşkının gözyaşı ile yıkadı Benim gibi oturup denizleri umutsuz yere taşırmadı Sana ait olan ruhuma kendimce işkence ediyorum Seni düşünmemek için aptalca şeytana uyuyorum Dağlara baş kaldırıyor, ne hikmetdir kafa tutuyorum Ondan bir parça koparıp tekrar ona doğru fırlatıyorum Rüzgara göğüs geriyor ona karşı inatla koşuyorum Mehter misali iki ileri bir geri anlamasızca yürüyorum Sabahın soğuk ayazını kendimce esans yapıyorum Yaz mevsimde esen yel ile aklımı serin tutuyorum Yunus'a mı inat ettim ne artık düşünmeden yazıyorum Aklıma estikce yaprakları senin adın ile karalıyorum Anlamsızca yazdığım mısralarda her an seni arıyorum Bazen de bulduğumu sanarak senin adını haykırıyorum Adımı Siyahii koydular, ruhumu bir tek senin aşkına esir Noktalar benden uzak, virgüller ise aklım da dahi değil |
Ateşde Üşür...... (Syn. Kıymet ULUÇ'un Yakamoz'a adlı şiirine)
Hani olurda mum söner Yakamoz kayboluverir Sakın kibrtiti ziyan etme Senin kalbindeki alev var Alev üşüyordur titremesi ondan Gülme sakın alev üşürmü deme Hayatı veren Allah iken alan kim Su ısınıyor ama alevide söndürüyor Bazen buz oluyor ateş onu eritiyor Ama bir ateş varki ayaz olsa sönmez Kalplerdeki saygı sevgi ve aşk ateşi |
Ay Gız Büke
Seni üzen gönüller ağlasın Yüzün güneş gibi parlasın Dost isteyenler seni arasın Allah seni benden almasın Dost bahçen çiçekle dolsun Yüzün onlara güneş olsun Kötülük senden uzak dursun Sana hüzün hiç uğramasın Güller senin yolunu kaplasın Ufkun açık neşen bol olsun Ruhun derdi çileyi bilmesin Ağlama sakın, yaşın akmasın Siyahii şanına dost diyecek Ah dediğinde hemen gelecek Bedeni elbet faniye göçecek Ruhu Büke ile hep gülecek |
Ayrılık Şarkısı
Hani biz ayrılmaz, bir can gibiydik Hani bizim aşkımız destan gibiydi Hani verdiğimiz o masum sözler Hani kurduğumuz saf beyaz düşler Sonbahar rüzgarı şimdi benimle Ayrılık şarkısı artık hep dilimde Kim bilir kimler var şu an kalbinde Kim bilir kimler var benim yerimde Kim bilir kimler var şimdi elinde Kim bilir kimler var siyah gözlerinde Hani sen yıldız ben ay olacaktık Aşkımızı dillere desran yapacaktık Sensizliğe mahkum bir köle oldum Kurudum soldum rüzgar ile uçtum Sonbahar rüzgarı şimdi benimle Ayrılık şarkısı artık hep dilimde Kim bilir kimler var şu an kalbinde Kim bilir kimler var benim yerimde Kim bilir kimler var şimdi elinde Kim bilir kimler var bensiz seninle -Ben seninle olmasam da, sen hep benimlesin... -Her ağlayışım da yüzümü okşayan gözyaşımsın... |
Ayrılmayalım
Gözlerden uyku sürgün yemiş gibi Saat sanki kendisi uykuya dalmış Hiç ilerlemiyor sanki bana inat Seni özledim daha şimdiden Bir an önce sabah olsa diyorum Kalbim senin için hızla atıyor Ellerim teninin hasreti ile yanıyor Dudaklarımda dudaklarının ateşi Dua ediyorum Allah'a her gece Artık gündüzler hiç bitmesin diye Senden ayrı bir saniye bir asır Senle beraber bir asır kısacık Nasılda geçiyor zaman bir anda Arkasına dahi bakmıyor sanki Ayrılık var sonunda farkında değil Saatleri kırmak istiyorum artık Ama geceye çare bulamıyorum Aslında var bir çaresi sevgilim Sen benim gece güneşimsin Aydınlatırsın dünyamı aslında Artık sürgün yemiş uykular olmasın Göz kapaklarım seninle açılsın Bir daha kapanmasın istemem Sen yanımda ol yeter sevginle Uzak kalmayayım senden yeter Ellerimiz artık hiç ayrılmasın Gözlerimiz kenetlesin birbirine Dudaklarımız bütünleşsin bir ömür Ruhumuz ayrılsa da biz ayrılmayalım |
Aziz İstanbul
Bir an olsun dinmedi asiliğin Halden anlamaz gözü doymaz Surlar ile çevrili kara parçası Bir hırs var sende doyumsuz Uslan be artık aziz İstanbul Bir yanda Asya bir yanda Avrupa Senin gözün dünyanın tamamında Su yerine kan içtin yıllardır uslanmadın Ezan sesleri ile huzur bulursun arada Yeter bu kadar sakin ol İstanbul Ben kızamıyorum sana hiç bir zaman Seviyorum seni sevgili misali Sen sahip çıktın bana yalnızlığımda Sen bana insanları anlattın bazen Ben sana seni anlattım İstanbul Kopamadım senden senin asiliğinden Bağladın beni herkes gibi kendine Bir Fatih daha gelecek yakında Uslanacaksın ebediyete kadar Uslanacaksın Aziz İstanbul |
Baba gibi Baba
Hüda'nın bir kutsiyeti onlara Aile kurmayı nasip etmiş Onlara evlatlar bağışlamış Güç vermiş,dirayet vermiş Ailesine Babalık yapmak için Ana yuvayı yapar baba bakar Baba çiğ getirir ana aş yapar Çocuklar bir akide için bakar Ama sormazlar para varmı Baba bu taşı sıkar para yapar Heybetli olur omuzları dik yiğit Haramı sokmaz sıla kapısından Birde akşam oldumu bekleyiş Acaba şeker mi karamel mi? İsterse boş gelsin ama gelsin |
Baki Türkyılmaz (2001 yılında vefat eden dostuma)
Garip dünya sensiz olmuyor Beni senin gibi güldüren yok Seni kızdırmak hoşuma gider di Ah be dost yalnız kaldım burada Zaman gelir en serseri olurdun Zaman gelir mangal yürekli Ama hep benim dostumdun Ah be dost yalnız kaldım burada Ziyanı yok ben kalırım amma Ya gül anan ya hacı baban Sen aldın gittin onların hayallerini Ah be dost yalnız kaldık burada Rabbim aldı seni aramızdan Tövbe isyan yok olmazda bizde Ama gelemedim işte cenazene Ah be dost bağışlarmısın beni Anam söylemedi ilk sıralar bana Üzülmemi istememiş ana işte Sonraki duydum ağıtlar yaktım Ah be dost az kaldı geleceğim yanına Bu dünya fani elbet sonu var Ha bugün ha yarın belkide birazdan Azrail gelir yanımıza alır götürür Ah be dost görsen tanırmısın beni Adın gibi Baki huzura erdin sonunda Can Muhammed'i gördün mü orada Eline kapan öp kokla emi efendimi Ah be dost bize nasip olacakmı acaba |
Başbuğ'a Mektup
Ne oldu başbuğum, gençliğine küstün mü_? Bakma öyle sisler ardın da duran kurt gibi Suçumuz büyük, seni kabrinde dahi üzdük Sana verdiğimiz nice sözlerimizi unuttuk Kendi başımıza kalıp ülkümüze küstük Kurtları Ergenekon'a sürgün gönderdiler Sen gittin gideli elimizi ayağımızı kestiler Senden bize kalan mirası çakal yem ettiler Allah'a ettiğimiz nice yeminleri unuttuk Sensiz serseri kurşun misali savrulduk Şimdi sokaklar da başım önde yürüyorum O eski heybetli ülkücü gençleri arıyorum Senin adını gözyaşlarım ile haykırıyorum Senin resimlerine baktıkça sinemi yırtıyorum Turan yolun da üç beş kişi ile koşuyorum Börteçine ve Asena artık sislerin ardında Senin geleceğin günü bekliyorlar dağlarda Birine sancağımızı verdik diğerine tuğumuzu Onlar değil, bizlerdik bu yolun tek suçlusu Şimdi Başbuğ lazım genç kurtlar otağına Dön artık başbuğum gözlerimiz yollarda Türk gençliğinin aklı sadece senin yolunda Turan yolu sensiz çok zor geliyor kurtlara Dört nisanı unutsak dönecekmisin yurduna Saracak mısın? Bizi şefkatli kollarınla Dün geçtim yine Ankara'da kabrin başından Yalvardım Allah'a seni yollasın yanımıza O ölmedi diye yazıyorum tüm mektuplarda Dört nisan hiç olmadı geçmiş zamanlara Hatta ben hiç ağlamadım mezarının başında |
Bayrak
Utan ey zavallı utan biraz Nerdesin bayrağıma el uzatan Meydanı boş buldunuz sanırım Yine kıpırdanmaya başladınız Bayrağımı yakacaktın aklınca Sen değil bayrağımı beni yakamazsın Hala Türkler hayatta unutmuşsun Elini kırarda dokundurmam ona Zaman yaklaşıyor savaş başlayacak Bu bayrak yine semada duracak |
Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 11:04 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.