![]() |
Söyle Sevgilim
Yarim,sevdiğin jandarma Asker olmuş bornova'ya Bir mektupta'mı yazmazsın Sevdiğin merak eder seni Herkes sevdiğine mektup yazar Bense seni yazıyorum O lanet beyaz sayfalara Yine şiir yazıyorum Canım desen sevinsem cocuklar gibi Seviyorum seni desen sevinsem Aşkım desen,canımı versem Ömrüm desen,ömrümü versem Bana çok görme gülmeyi sevgilim 14.03.2007/çarşamba -22:00 Emrah Seyfeli |
Sevgin
Dertlere cilelere bin son verilsin Yuregim yanmasin gozlerim durulsun Yanan yuregime bir damla su serpilsin Bitsin artik cileler bulanik sular durulsun Hayatin zincirleriyle bagli olan ellerim Şu son nefesimde bayri cozulsun Bagrimda yanan ateşe yuregimde kanayan yaraya Senin ellerinden bir merhem surulsun Yeter artik cektigim dertler yeter Ben seni sevdiysem Seni sen oldugun icin sevdim Yuregim de kanayan yarariyi dindirirsin diye Beni sevgin magrum eylemessin diye sevdim Emrah Seyfeli |
Sus
Bu gece yanımda olabilmeliydin Gölgeni seyredebilmeliydim holde gezinen Mutfaktan bir şeyler aramalıydın ve Kırılmadıydı bir bardak mermerde, en kıymetlisinden -Canın sağ olsun, seslenebilmeliydim, - boş ver aldırma Yüreğinin atışını duyabilmeliydim bu gece, dalga dalga Şekerini karıştıran bir kaşığın bardak sesine karışmalıydı sesin –Sen de ister misin? Bu gece yanımda olabilmeliydin Demleyebilmeliydik zamanı seninle Demlenebilmeliydik Korumasızdır yavruları kumruların / biraz saf, uçmaya hevesli Taşıyamaz kanatları oysa acemi uçuşları En uslu dokunuşlarım gezinebilmeliydi saçlarında / düşmeden önce Çenenden tutup yüzünü bana doğru kaldırabilmeliydim Körkuyu gözlerinde dibe vurabilmeliydim özlediğim Kozasında büyümeliydi mavi şafak renginde ipekten bir sevgi Ayrılık nedir bilmemeliydi ve öğrenmemeliydi Ölüme bir türlü sonsuzluk dendiğini İbadetine diz çökmüş bir bekleyişin dualarında Kokun dokunuyor önce bam teline sızımın / pan flüt eşliğinde Arka fonda gözü kan çanağı yarasa ******* bekçim Resimlerinde flu bir bulut / kir beyazı, pamuk duman Çalmayın mavimi diyorum gözlerimin mayasından Acıtıyor dudaklarımı filtresinden yanan ateş Bu kaçıncı bilmem Bu kaçıncı sigaram Bu gece yanımda olabilmeliydin, çırılçıplak soyunup geçmişinden Harman yeri savrulmuş duygularıma yenik düşmüşlüğümde Küfürlerin binini bir paraya savurduğum bu yazgıya Öpebilmeliydin dudaklarımdan - Sus..! Bu gece yanımda olabilmeliydin İmansız bir acının terkisinde kırbaç ıslığı sesim .....Sus / tura .................bilmeliydin .............................Sus / a ......................................bilmeliydim Bu gece yanımda olabilmeliydin... ............. Bu gece yanımda olabilmeliydin... Emrah Seyfeli |
Susmakla öldürüyosun
susma hiç değilse sen susma bana akıl ver sevgili olarak bana ne yapacağımı söyle dost olarak değil segili olarak ben seni seviyorum desene herşeye rahmen unutamazsanda sen susmakla beni öldürüyosun ben kendimi unuttum gülüm ben yaşarken ölmüşüm bitanem seni sevmek kader olsada imkansız aşk olsada sen beni susmakla öldürüyosun Emrah Seyfeli |
Şafak
Ay ışığın da nöbet tutarken Gözlerim sabahı beklerken Gönlüm seni sevdiğini söylerken Beni sevmediğini nasıl söylersin Askerlikte günler geçmiyor Mehtap sayarken Şafak gelmiyor Seni unutmak mümkün olmuyor Günler gecse de askerlik bitmiyor Dertlerim bitse de,hasretlik bitmiyor Mehtap olsa da elli yedi Şafak oluyor üçyüz yedi Seni unutmak mümkün olmuyor ki 09.03.2007/cuma -00:05 Emrah Seyfeli |
Tanımsızım...
Hüzün kokulu beyhude gençliğimin anısına,iki damla göz yaşına bir de idamlık bir aşkın son arzusuna yakışır bir gece yayılıyor odama,sabaha ramak kala…Gecenin sabaha en yakın olduğu an hüzün değiyor şakağıma…İçi burkulmuş bir sevdanın acıyan yanları suskunluğa soyunuyor fütursuzca…Bir aşkın kelimelerini susturmayalı çok olmuş…Unutmuşum aşka susmayı…İçimin bu denli acıması bu yüzden olsa gerek…Bak ben yine kelimelerden dönüyorum,suskun bir aşka…Ceplerimden taşıyor yalnızlığım…Lisanım en aşk yanlarından suskun,kalbim en acıyan yerlerinden vurgun…Sessizliğimi bozmama ramak kala sabaha çıkacak kadar susacaklarım var yanımda…Bir damla aşk muhtaçlığında hangi gece varmaz ki sabaha? Tanımsızım…Suskun bir aşkın zanlısıyım…Faili malum bir cinayetin bilinmeyen mağduruyum…Ruhuna fatihalık bir gençliğin mekanı cennet olamayan kişiliğiyim…Hükümsüzüm… Ölümlere terk edilmiş bir adamın; öldürmeye azimli göz bebeklerinden,melankolik bir aşk şizofren bir gülüşle sızıyor içime…Ölüm beni en aşk yanlarımdan vuruyor…Savunmasızım…Suskun bir dilin gelişi güzel kelimelerinde derinden bir aşk kanıyor sessizce…O ise kendi elleriyle intihar ediyor aşkı,kalbinin darağacında…Aşka aşık kimliğini onsuzluğa sürgün ediyor en şizofren haliyle ve susuyor fasih bir dille…İçim acıyor…Ben iç kanamalı bir hastayım…Cesetler biriktiriyorum kalbimin morguna…O ise işlediği cinayetlerin ardından gülüyor sadece…Şizofrence…Ölü bir kente gidiyor ve işlediği cinayetleri cesetlerinin suskunluğundan öğrendiği morg alfabesiyle mühürlüyor satırlarına…Hiç açmamaya yeminler ederek…Hiç kapanmayacağını bilerek…Hangisi daha acınası bilmiyorum…Yada hangisi daha öykünülesi…İçinde öldürdüğü her aşkla bir kez daha ölüp kendi mezar taşına kendi gözleriyle bakan ve bütün aşklarını sadece kelimelerinde yaşayan şair bir şizofren olmak mı? Yoksa her aşkında vurulup,vurgun yemiş yanlarına inat,aşkın ortasında,aşka suskun,aşka kırgın ama yine de buram buram aşk kokan suskun bir şizofren olmak mı? Şimdi yaklaşmayın bana ne olur…Dokunmayın iç kanamalarıma…Bir aşktan dönüyorum,yaralıyım…Bu defa kelimelerimden vurgun yedim…Suskunum…Suskun cümlelerime ayrılık düştü değmeyin bana…Melankolik bir gece de şizofren gülüşe hüzünlendirip ruhumu bir şairin şiirlerine asıyorum kelimelerimi ve susuyorum işte…Sakın dokunmayın şairin işlediği cinayete…Maktul razı ölmekten,şairinin kelimeleriyle defalarca öldürülmekten…Böylesi bir ölüm olmalı imrenilen…Sakın dokunmayın maktul kimliğime…Zararım yok benim size…Zararım sadece kendime… Satırlarıma düşen anlamlarımı şaire çaldırdım anlamsızca…Çaldırdım bütün kelimelerimi…Kelimesizim… Susturun beni en aşk yanlarımdan…Vurun şimdi kelimelerime aşk kelepçesini…Susturun cümlelerimi…Işıksız zindanlarda aşksız kelimelerle tüketin kalemimi…Öldürün kelimelerimi,susturun kalemimi ve gömün beni…Katilin katline muhtaç bir maktülüm…Şimdi sen öldür beni EYY ŞAİR! Aşksızlığa hüküm giydim…Müebbetim…Ve iyiyim… Emrah Seyfeli |
Terkine terkimi gömmeyecek kadarım...
Vuslata dair imkânı olmayan sözcüklerin lehçesiyim. Mümkünatı yok eden şehirler geçiyor virgüllerimden. Noktaya varınca susmuyorum. Daha bir yazasım geliyor, nokta arasına sıkışan cümlelerimle hayattan kopmak için. Naçar kalıyorum içbükey bir harf karmaşasında. Benliğime kazıdığım üç harfin üç bininci gözyaşını döküyorum. Üç harfi bol sıfırdı rakamlarla çarpıyorum. Aşka verilecek eldelerim yok. Sınırları bana ait olmayan bir yüreğe hükümranlığım fayda etmez teselli bulmama. Bir yaşamın musallaya bakan yüzündeyim. Tüm düşlerimi beraberimde getirdim. Hiç gitmeyecekmiş gibi bir geliş ve ardından hiç gelmeyecek gidiş yapıştı yakama. İki yakamı bir araya getiremeyecek kadar mecalsizim. Gelişlerle gidişleri kör düğümleyemeyecek kadar çaresiz… Tüm yazılmışlığımı silip yüreğimden, gitmelere teşebbüs ediyorum. Ama ölümden başka yol yok. Ölüm kapımı çalıncaya dek bekleyerek tüketmeliyim ömrümü. Mecburum… Kalıyorum… Düşlerimin bataklığında hiç gelmemiş birine terki yakıştırıyorum. Korkma! Düşlerimde bile terkine terkimi gömmeyecek kadarım… Saat geceyi vuruyor beynimi kemiren sesiyle. Yeni bir saate yine hoş geldin diyorum. Yar olduğunu bilmeyen yar’dan dem vuruyorum. Oysa bilinmezliğiyle ne çok kurulmuştu düşlerime. Ne çok terk etmişti kendinden bile habersiz. Ne çok elveda sözcüğü paralamıştı yersiz… Düşlerim nerden düştüyse adı intihar olmuştu yaşamamın. Özneliğini yüklendiğim tüm yalnızlıklarımdan istifa dilekçemi sundum kendime. Ölüm fermanım sıkıştırıldı ellerime. Adına düşen katliam, adsızlığımı parçaladı en anlamlı yerinden. Bu kentten öğrendiğin bütün ihanetlerin, deneme yanılma yöntemlerinin ilk durağıydım ben. Denedin ve yanıldın sen de. Çünkü içim, satır arası ihanetinle bile gölgelemedi seni bende. Haklıydın… Bitmeyecekti… Olmayacaktı bu düşe konulmuş bir noktam. Virgüllerle dolu bir düştün, beni çok büyüttün… Ama varlığınla hayat bulan ılgımlarımı anlamadın. Bilmedin, düşler yumağımın tek öznesi olduğunu. Ne çok bilmediğin vardı. Ne çok bilinmezdin… Dilimden dökülmeyen sözcükleri suskunluk modunda dinledin ve suskunluğumu infaz edip gitmeyi tercih ettin. Sesin, gittiğinin resmi oluyordu. Gözlerime çarptığım kelimler kaldığını simgeliyordu. Gitmiş miydin? Ya da giderek kalmayı mı seçmiştin? Öyle ya gidenler daha bir kalıyordu. Gitmeyi beceremeyenler adam gibi kalıyordu, kaldığından habersiz. Sesin kelamına yabancıydı. Hangiydi yalan söyleyen? Kendimi bile anlamazken seni anlamak ağır gelirdi cüsseme. Sen en anlamdan yoksun yanıydın hilkatimin. Şimdi, sana suskun sessizliğim. Gitmekle kalmak arasında attığın adımların sonu; terkin… Ama dedim ya terkine terkimi gömmeyecek kadarım… Kılıfına bürüdüğüm cümlelerin altında eziliyor yaralarım… Mutluluğu yansıtmak için ayırdığım tuvalime hüzünler sıçrıyor. İstinassız nefesler barındırıyorum yaşam sığınağında. Yaşadıklarım dünya sahnemde sergilediğim MeLoDrAm… Sen düşlerimdeki büyük… Bense düşlerle büyüyen bir küçük… Ağzı bozuk bir ibare değil kendimde bilediğim. Sığ bir umudun, umutsuzluğun elinden kurtulan kalıntıları… Arkamda bıraktığım ömrümün duraklarını başa saramayacak kadar mecalsizim. Hadi bırak yakasız hayallerimin yakasında dolaşmayı. Daha iki yakamı bir araya getirebilecek kabiliyet yok bende. Suskunum. Konuşsam, ağıt dizilir yollarıma. Konuşsam, çığlığım yangına verir en acı yanımı. Asılsız bir ihbardan kanat çırparım güne. Günsüzlüğüm günümü silip süpürdü takvimlerden. Saatler hangi hazanı gösterir şimdi? Şimdi, hangi güz beni ele verir? Hangi şarkı melodileri ile susar beni? Elleri ceplerinde olan hayatım, yaşama elverişlilikten çıktı artık. Akran değilim yaşadıklarımla. Hayatıma el koyuyorum. Ellerim kana boyuyor dünyamı. Gök kuşağının tüm renklerini çalıyorum. Yaslı bir denizin dalgın sularında kendi yüzümü asıyorum. Ölüm temizleyemeyecek harf kalabalığımı. Harflerim sana büyük gelecek. İlk kez göreceksin alfabemin hırçınlığını. Sana saklı bir ömürde yaşattığım her ölümün yüzüne karalar çalacaksın. Derin sessizliğim ilk kez asi konuştu işte. Varsa gücün temizle alfabemi. Payına gitmek kalmak arası yolları yürümekten başka bir şey düşüyorsa gel de anla asiliğimin içine eklediğim nidayı. Terkine terkimi gömmeyecek kadarım ya hani. Sen de terkine bir tümce bağışla hadi. HADİ VARSA GÜCÜN TEMİZLE ALFABEMİ… Emrah Seyfeli |
Umut
senin için ölümlü diyorlar oysa ben inanmıyorum umut anne sütüne benzer besleyicidir... vazgeçilmesi imkânsız ki görüyorum o kocaman bir dağdır ben de bir tepesi dağların seline akarsa birgün tırnaklarım tırmanmaya tutunur ve hiç kırılmaz umudum doruklarında Emrah Seyfeli |
Unutma beni! ! !
ben aşkın pan zehirini içtim arkadaş sen bilmedin bunları ben sevdamı düşünürüm o beni unutsada bilene aşkın şarapını içerim sen beni düşünmesende ben de bu dertler oldukca dertler beni bırakmasada ..... Emrah Seyfeli |
Unutmadım Seni
Seni unutmaya yıllarım el vermiyor Şafağım uzun artık dayanamıyorum Senin uğruna gözlerimi yakıyorum Senin uğruna şafağımı bitiriyorum Unutmadım seni unutamadım Sana yalan söyleyemem utanıyorum Tek bildiğim bir kelime varsa Seni seviyorum seni seviyorum Ne zaman tek başıma otursam Seni düşünüyorum tek seni Unutmak için değil Yanında olmayı düşünüyorum Sen ise beni unuttun diyorsun Beni sevmiyorsun diyorsun Söylesene seni sevmeyen biri Bu duyguları nasıl taşır Emrah Seyfeli |
Unutmak yada unutmamak
Onu unutmak ve hayalerimi unutmak istedim ama bu dediklerim olmadı. ben kendimi unuttum ve hayalerimi ama onu unutamadım. belki beni görenler tanıyanlar bilir bendeki yüz ifadesini belkide duruşumdan anlaşılır.Ben kendimi artık şiirlerle avutmaya alıştım.belki de onu düşündüğüm içindir bu şiirleri bana o kazandırdı nede olsa onu unutmak eski maziyi bir köşeye atmak onun olduğunu düşünerek hayaller kurmak öyle güzel bir duygu ki bunu ben daha önce yaşayamamıştım ama şimdi yaşıyorum bir bunalım içinde sürükleniyorum rüzgar vurdukca fırtına estikce eski günleri hatırlıyor ve düşünüyorum.gözlerimden bir damla yaş akıyor onu bilene rüzgar ucuruyor.rüzgar ve fırtına tabiiki yaşanmış ama daha yaşanmamış hayaller kurmak bana cok zor geliyor.artık unutmak istiyorum ama elimde olmuyor bu dediklerim ve bir gün rüzgar esecek beni fırtınanın içine sürükleyecek ve hayallerim sönecek o günü bekliyorum bir beyaz kefen giyip bir tabut içine konulup kara topraklara gireceğim günü bekliyorum. kendimi unutup yanlızlıkların,kimsesizlerin, sevdanın olmadığı bir yere doğru yere gitmek istedim ben cok sey mi istedim allahdan bana bu ızdırabı yaşatması için beni benle bıraksaydı sevdamla ne olurdu ki bir bayram günü yine yanlız sevdasız gecen bir gün daha onu unutmak kolaymı o hayalleri unutmak kolaymı kolaymı ağlamamak onu düşünüp sesizce ağlamamak kolay değil ki onsuz bir hayatın gecmesi yılların gecmesi haftaların gecmesi günler cabuk gecermi gecmez gecmez onsuz bir bayram bir hayat unutamam ki ben o günleri............. Emrah Seyfeli |
Ümitsiz bekleyiş! ! !
Şimdi oturmuş seni bekliyorum Ama gelmeyeceğini bile bile Genede ümitimi yitirmiyorum... Şimdi nerdesin ne haldesin Beni düşünüyormusun? Bana soracak olursan Hiç aklımdan cıkmıyorsun ki ama Beni terk ettiğin halde Yinede cok seviyorum Seni AŞKIM.... Emrah Seyfeli |
Veda mektubu
veda mektubu goğum günümde birtanem! gözyaşlarım mürekkebim yazıyorum yüreğime ayrılığın mektubunu başım dumalı yüreğim sızlıyor birgün gidersen yaşanmaz bu hayat diyorsun yaşamalısın sen güneş ay yıldızlar için sigaramda savrulur ayrılığın acısı yanarsın yüreğimde volkan gibi en fazla yüreğinde acın sürer bir yıl herzaman serbet gibi içmişiz ayrılığın acısını asılmışız dar ağacında ölümü yaşayan mahküm gibi razı olmasada şu gönlüm ayrılığa bilesinki sevgin gerçek yaradan gibi yağlı imlek boğazımda bekliyorum sandalyeme son tekmeyi vuracak celladı mağrur başıkışlarınla bakma ne olur vuracaksan vur son darbeyi beklerim yağlı imlekle......... tükendim artık kimseyi anlayamıyorum......... Emrah Seyfeli |
Vakit Yok Gemi Kalkıyor Artık! ! !
Zaman bitti herkes evine denileceği zamanı beklemekten başka bu dünyada ne yapıyoruz? Hiçbir şey. Arkama baktığımda sadece kurumuş ağaç yaprakları görmek beni çıldırtıyor. Ama gözlerim onlardan başka hiçbir şey göremiyorum. Bazen geriye dönüp yaprakları incelemeye kalkıştığımda bazıları üzeri küflenmeye yüz tutmuş, bazıları uçmuş bazıları da tamamen ortadan kaybolmuş birkaç kuru ağaç yaprağından başka hiçbir şey göremiyorum. Acaba öldüğümüzde de arkamızda bırakacaklarımız bunlardan ibaret mi? Bir gün kapı çalınacak ve biz bu kapıyı açtığımızda dönüşü olmayan bir yolculuğa ayak atacağız ve bir daha bu dünyaya ait yapacak hiçbir şey kalmayacak. Hayatı böyle düşününce ne kadar anlamsız yaşadığımızı anımsıyorum. Ve neden ahretten başlayıp mutlu olma şansını dünyada yaşamadığımızı düşünüyorum. İnsanları kavramak gerçekten çivi yazısını hatmetmekten daha zor. En azından onlarda günün birinde anlam çıkıyor ama insanlarda hiçbir şekilde çıkmıyor. İşte benim zoruma giden de bu. Tanımadığım ve tanıyamayacağım insanlarla ömür boyu beraber olmak. Kısıtlı olan Dünya hayatında niye bir insanın üzerine bu kadar geliniyor? Neden en çok acıyı çektirme yarışları yapılıyor? Neden insanların mutlu olmalarına izin verilmiyor? Acaba Dünya bize biraz daha insaflı davransa neyi eksilir? ‘’ Lütfen dünya hayatı biraz insaf! ! ! ‘’ Emrah Seyfeli |
Veda zamanı
Çoğu zaman almaya üşeniriz yollardaki mutluluk kırıntılarını. Kendimizden düştüğünü görsek de yere düştü diye bizim değilmiş gibi gelir bazen. Sonra yavaş yavaş ilerlerken bize attığı dur beni bekle çığlıkları duymazlıktan geliriz. İşte trenin ilk vagonunu geçtik. Sırada diğerleri. Bize bakanlar ararız aralarından; ama hepsi başkasına el sallıyordur aslında. Onları da hiçe sayarak yolumuza devam ederiz. Parçalarını elimizde tutamadığımız mutluluklar bizi artık terk etmişlerdir. Geriye adım atınca onları tekrar görememek acı verir insana. Ama yoktur artık onlar ve biz sadece bizimleyizdir. Belki en ufak andaydı tüm ömrümüzce aradığımız. Belki de sade bir gülümsemeydi onların bizden beklediği. Fakat şimdi hiçbiri kalmadı. Acınacak o kadar şey kaldı ki içlerinden acaba hangisine diye seçmeye fırsatımız kalmadı. Sonra bizi alıp götürmeye geldi birileri. Ona kimsin diye sorduğumuzda bize onu şunlara sor diyerek yeri gösterdi bize. Korkmaya başladın yerde ne var diye. Ve ufak ufak insanlar sana gülümsüyordu oralardan. Sen yine aldırış etmedin ama aklında bir şey kalmıştı. Acaba bunlar bu kadar şeyi biliyor da niye ufacık ve yerlerde? İşte beklenmedik cevap seni alıp bir başka yere sürükledi. Evet onları sen ezmiştin ve arkalarından bir el sallamadan onlara veda etmiştin. Artık ne yapsan nafile. Çünkü sen treni kaçırdın. Mutluluk parçalarını elinle itmeye kalkıştın. Evet şimdi veda zamanı. Aslında vedalar hep birilerine yapılırdı ama sen o birilerini bulamadın. Emrah Seyfeli |
Vefasız Kız
cektin ellerini bende nasıl vazgeceyim senden bir canım var onu benden koparmanın vaktımıydi sen ordasın ben burda hasretin var yar yanımda sensiz gecen aksamlarda aglamanın vaktimiydi Emrah Seyfeli |
Verem
Yokluğunu delisiyim Ben göslerinin hastasıyım Sen yoksun yanımda yine veremim gelsene Burda günler geçmiyor Gözlerin görülmüyor Sen yoksun yine hastayım sen yoksun yine veremim 14.03.2007/çarşamba -24:00 Emrah Seyfeli |
Yalancı bahar
Mutluluk sıkışmışken zamanın çıkmazlarında, Saatim hep aynı kedere ayarlıyken, Hüzün aşıkken bakışlarıma, Yalancı baharlar, gözyaşı getiriyorlar kapıma, Aldanıyorum umut maskesi takmış, hıçkırıklara. Yıllar umursamaz ve hovardayken, Yaşadığım her aşk bir savaş, her savaş bir yıkımken, Yorgun bedenimin ayrılığa daha borcu bitmemişken, Düşüncen tüm benliğime sinmişken, Hayat, dikenli tellerini örüyor üzerimde, Kurtulmaya çalıştıkça sensizlik kanıyorum, Kanadıkça kurtulmaya çalışıyorum. Kalbimi sökerken yerinden, ellerinle, Nefessiz bırakırken, karanlık dar odalarda, Savururken bedenimi acımasızca, rüzgarınla, Bakışların sabır olup çıkıyor karşıma, Kızamıyorum, azar azar yok olmama rağmen sana... Emrah Seyfeli |
Yarabbim kavuştur beni canıma
yanıma ayaz düşdü kızkın cöllere yine hasret kaldım pembe güllere bu gönül aşkıyla düştü dillere yarabbim aşkıma kavuştur beni kalmadı takatim nasıl yürüyeyim mecnun oldum bilmem ki ne haldeyim yarabbim aşkıma kavuştur beni bir kez bile olsa göster rüyada benim hiç gözüm yok fani dünyada kaldım mutsuz bucaksız bir dünyada koskoca alemler bilmez aşk acısı cektiğimi ben yana yana canımı veririm onun uğruna yarabbim kavuştur beni canıma Emrah Seyfeli |
Yaşarken Ölenlerdenim
Bir yaşayan var,bir ölen insan.. İşte ben yaşarken ölenlerdenim! Bir ağlayan var,bir gülen insan.. İşte ben ağlarken gülenlerdenim! Bilirim ati dünden karanlık.. Ama yinede umut örenlerdenim! Kim demiş rüyalar ah gerçek olsa.. Ben her gece kabus görenlerdenim! ! Emrah Seyfeli |
Yaşayan bir ölüyümdür! ! !
Yine basliyorum siirime gözlerimde perde perde canlanan hayalinle tuğba seni sevmek belkide aci cekmek belkide ugrunda can vermek ama sunu sakin unutma bitanem eger bir gün olurda utanirsam senin icin gözyasi dökmekten, bilki artik gözlerim kördür eger bir gün olurda atarsam dilimden adini bilki artik dilim tutulmustur eger bir gün olurda dönersem en büyük yeminimden bikarsam seni ölesiye sevmekten korkarsam senin icin bir gülüsün icin can vermekten bilki artik ben yasayan bir ölüyümdür... Emrah Seyfeli |
Yavaş dans
hic mayis direginin cevresinde danseden cocuklari izledinmi? ya da yere vuran yagmuru, dinledin mi? hic bir kelebegin ani ucusunu,takibettin mi? ya da geceye dogru kaybolan gunesi gozledin mi? en iyisi yavas ol. cok hizli dans etme. zaman kisa ve MUZIK COK FAZLA SURMIYECEK ucan her gune dogru kosuyormusun? nasilsin diye sordugunda, cevabi duyuyormusun? gunun bitiminde yatagina uzaniyormusun? yuzlerce yeni koro, beynine doldugunda? iyisi mi yavas ol. cok hizli dans etme. zaman kisa ve MUZIK COK FAZLA SURMIYECEK hic bir cocuga o isi yarin yapalim, dedin mi? ve sen kendi acelende, onun huznunu gordun mu? hic dokunmayi kaybettin mi? hadi olumle iyi bir arkadaslik kuralim. cunku,hosca kal demek icin, hic zamanin olmiyacak. iyisi mi yavas ol. cok hizli dans etme. zaman kisa, ve MUZIK UZUN SURMIYECEK. bir yerlere yetismek icin, cok hizli kostugunda, oraya varmak icin, eglenceyi yari yariya kaciriyorsun. endiselenip acele ettiginde, butun gunun boyunca, tıpkı açılmamıs bir hediye gibi, uzaklara atılmıs. hayat bir yaris degildir. Onu daha yavasa al. MUZIGI DUY, SARKI BITMEDEN ONCE Emrah Seyfeli |
Yemin -1
Hayatım ardından bir zindan olsun Senden başkasına tabarsam eğer Gözlerim kan zehir yaşlarla dolsun Senden başkasına bakarsam eğer Bu sözüm sana son yeminim olsun Senden başkasına kalbime sokarsam eğer Boynuna en zalim celatlar vursun Senden başkasını seversem eğer Emrah Seyfeli |
Yemin -2
Senin yeminlerin ahtımı bozmaz Dilerim ikimizi mezara sokmaz Muhanet babamız ateşte yakmaz Aramıza inşallah engeller cıkmaz Dilerim sevdiğim ahtım bozulmaz Gül rengin bozulmaz,asla hiç solmaz Verdiğim sözlerin hiç sonu gelmez Kalbimde yaranın izi sevgilim Eğer seni altadıp gidersem Şu fani dünya mezarım olsun Eğer senden başkasına gidersem Düğün merasimim bir mezar olsun Emrah Seyfeli |
Yeter! ! !
korkusuz nasıl da yaşıyorsun? umarsızca nasıl da boncuk dağıtıyorsun? ardında acı mı var yara mı var, belirsiz... üzdüklerinin içi nasıl yanıyor belirsiz... yeter salındığın şımarıkça, gözlerin kapalı başlangıçlarına yeter! acımasızca cansız sandığın kalplere merakın bitsin! merakın gönlünü umutsuz sevgiliye açtırmasın! merakın bu kadar yüzü soldurmasın karar ver, büyü, azad et sevgiyi hakedenleri de; tanrı sana da acısın! Emrah Seyfeli |
Yıllar gecsede! ! ! - 1
yanar bu yüreğim yine kanar bu yüreğim yine seni sever yüreğim yine aylar yıllar gecsede yine kalbimi kırsanda bile terketip gitsende beni bile vursan beni canımı aşkımı bile sorar oldu bu yüreğim seni sen istemezsende ağlamamı ağlar oldu bu yüreğim anlat gönlüm yan gönlüm yine yenildi sana gönlüm sen benimsin derdim ilk sahibim sensin derdim yeminimi bozsamda bile sevmez oldu artık gönlüm bile Emrah Seyfeli |
Yok Olacak
korkarım hayallerin benimle yok olacak eğer gözümden bir damla yaş akıyorsa içim içimi yiyorsa seni sevdiğimdendir seni sarmıyorsa kanatlarım kırık olduğundandır katledilmiş duygularım inancımı yitirdi saf sevgilere seni senle yaşarken ağlar yüreğim çocuksu gibi mezar taşı yerine zambak ol aç üstümde eğer seni mutsuz edecekse bu asi yürek korkarım hayallerin benimle yok olacak sana mutsuzluktan başka ne verebilirim...... Emrah Seyfeli |
Yoksun
Uzun zamandır yoksun Yoksun lu sabahlara uyanıyorum Aynı Bildiğin gibi Uzun zamandır yoksun Yoksun lu sabahlara uyanıyorum Aynı Bildiğin gibi Yeni bi şey yok Eski bi şey de yok Sen gibi.......... Bir ben kaldım O da... Ben miyim değilmiyim belli değil artık Arta kalan ne ki? Daha ne kadar özleyebilirim seni Şimdi yalvarsam geçmişime Bir gün daha yaşamak istesem misket oynadığım sokakta İlkokuldaki yerli malı haftasına katılsam? Bana 3 beden küçük gelir çocukluğum Sende öyle sevgilim Boşluğunu dolduramaz kimse demiştim giderken Gelme......... Sana bol gelicek artık bu aşk! Emrah Seyfeli |
Yüreğimde izini taşırım
ben onu yaşarken sevdim ben ne kerem ile aslı nede leyle ile mecnun gibi sevdim ben onu yaşarken sevdim ben seni sevda olduğun için sevdim ben seni yaşarken sevdim ben seni öldükten sonra sevemem sadece yüreğimde izini taşırım Emrah Seyfeli |
Zamansız? ?
Zaman…Anlayamadım aramızdaki kavgayı… Ben mi senin içinde kayboluyorum,yoksa sen mi içimde bir gizsin? .. Kayıp düşler ülkesinde bir damla olabilmekti hayal… Şimdi bir tatlı şarkı oluverdin dilimde…. Şu serseri yürek hem esaretten korkar hem de delicesine arar Eyvah diyor *******… Yansımalar,yanılgılar yazgılar.. İçi geçmiş sözcüklere vurulmuş aşklarsa zamanın sana biçtiği … EYVAH… Şimdi gitmek lazım buralardan Gül kokusuna hasret arınmış topraklara Bir ömrü bin ömre üfleyip…. Lakin Ayrımındayım ömrüm! Hüsnü mutlakın derdinde ruhum, bedenim Eyvah diyor.. Hüzünler rast makamına eriverdi Üçyüzaltmışbes gün ve altı saate sığamıyor ömrümden eksilttiğim yıllar. Anla ki hepsi suretlere bürünmüş sonlu birer melodram. Bir garip ıslık gitmek zamanı diyor… Bırak; Zaman prosedür olsun takvim yapraklarında…. Emrah Seyfeli |
Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 07:56 PM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.