www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Edebiyat (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=268)
-   -   Zeki Çalar (https://www.cakal.net/showthread.php?t=144442)

GooD aNd EvıL 04-21-2009 04:56 PM

Güldüğün zaman

Elâ gözlerini sevdiğim dilber,
Ağlarım aklıma geldiğin zaman.
Bir mendilin bile teselli olur,
Kanlı gözyaşımı sildiğin zaman.

İncecik kaşların şiir yazıyor,
Kiraz dudaklardan bal mı sızıyor?
Gamzeli yanaklar güle benziyor,
Dünya benim olur güldüğün zaman.

Sevdalı biriyim, ezik gururum,
Bir selam, bir mektup bekler dururum.
Düşümde görürüm, mutlu olurum,
Gelinlik tacını giydiğin zaman.

Ayrılık çilesi ne gün dolacak?
Umutla beklerken rengim solacak.
Ecelim gelecek, çok geç olacak,
Benim kıymetimi bildiğin zaman.

Zeki Çalar

GooD aNd EvıL 04-21-2009 04:56 PM

Gülüm

Yolculuk zor değil, ayrılık ölüm,
Gün geçer, ay geçer, biter bu zulüm.
Hasret dert olsa da, tenim solsa da,
Bu gönül, sevmekten bıkmıyor gülüm.

Düşüme girer de güzel gamzeler,
Bir tatlı tebessüm hasret tazeler.
O yay gibi kaşlar, o elâ gözler,
Aklımdan, fikrimden çıkmıyor gülüm.

Gönül sarmak ister, ellerim ermez,
Bilmeyen kınasın, bilen hor görmez.
İçim kan ağlar da dışım sır vermez,
Gözyaşım süzülüp akmıyor gülüm.

Gurbette bülbüller dertli ötüyor,
Başım buram buram sevda tütüyor.
Öpüp koklamaya resmin yetiyor,
Gözler başkasına bakmıyor gülüm.

Adını söylerken susuz dudaklar,
Cehennem gibidir sensiz uzaklar.
Yeter ki, sesini duysun kulaklar,
Sözün sitem olsa batmıyor gülüm.

Çile alın yazım, gurbet kısmetim,
Hayallerim öksüz, düşlerim yetim.
Sönmez aşk alevim, dinmez hasretim,
Hiçbir ateş, böyle yakmıyor gülüm.

Zeki Çalar

GooD aNd EvıL 04-21-2009 04:56 PM

Güzel Bursa

Dürdane'yi aşıp geldim
Tam karşıdan baktım sana
Ey Bursa! Ey güzel şehir!
Yine ilham verdin bana

Uludağ'ın eteğinde
Gelin gibi görünürsün
Yazın yeşil, kışın beyaz
Duvaklara bürünürsün

Çilek vardı adı kaldı
Şeftalinin tadı kaldı
Teknoloji geldi Bursa
Bu ovayı senden aldı

Sanayileşmek uğruna
Fabrika kurduk bağrına
İs bulaşır güzel Bursa
Yeşil beyaz duvağına

Tarihlerin sayfasından
Takıldın çağın ağına
Her yer bina oldu Bursa
Beton doldu kucağına

12 Haziran 1989

Zeki Çalar

GooD aNd EvıL 04-21-2009 04:56 PM

Güzelim

Gel gör beni, ne hâldeyim?
Bir teselli ver güzelim.
Hem düşte hem hayaldeyim,
Bu dert beni yer güzelim.

Duygularım diken diken,
Böyle m'olur yanıp tüten?
Ben sevdanı çeker iken,
Sen sefanı sür güzelim.

Gözlerine verdim meyil,
Eğil, bir kez öpem,eğil,
Beni yakan ateş değil,
Bağrımdaki kor güzelim.

Ayrılık dert, hasret çile,
Avunurum aşkın ile.
Sözlerin git dese bile,
Gözlerin gel der güzelim.

Zeki Çalar

GooD aNd EvıL 04-21-2009 04:56 PM

Güzelin böylesine

Cevizin gölgesine,
Geldim yârin sesine.
Alıp da kaçıramam,
Söz verdim annesine.

Baktım boyun bükerek,
Yalvardım diz çökerek.
Yürek dayanmaz yürek,
Güzelin böylesine.

Hey gidi karayemiş,
Dalını yere eğmiş.
Sevmiyorum kim demiş?
Sevdim delicesine.

Gül isterim, gül vermez,
El isterim, el vermez.
Akıl ermez, sır ermez,
Güzelin cilvesine.

Okudum, okundurdum,
Sözümü dokundurdum.
Bir öpücük kondurdum,
Yanağın pembesine.

Zeki der ki: Durgunum,
Yoldan geldim, yorgunum.
Ben ezelden vurgunum,
Kaşların incesine.

Zeki Çalar

GooD aNd EvıL 04-21-2009 04:56 PM

Hacı Süleyman

Her zaman borçlusun Allah'a karşı,
Var mı bir alacak Hacı Süleyman?
Sultan Süleyman'a kalmadı dünya,
Sana mı kalacak Hacı Süleyman?

Ne güzel Allah'ın adını anmak,
Şükredip, verdiği nimetle kanmak.
Kolay mı ilâhi bir aşkla yanmak?
Kalbin kor olacak Hacı Süleyman!

Ne mala önem ver, ne de paraya,
Yine de makul ol çıksan saraya.
Senlik, benlik fikri sokma araya,
Sözün bir olacak Hacı Süleyman!

Gittin de Mekke'den getirdin hurma,
Cennet cennet diye hayaller kurma.
Elin kusurunu yüzüne vurma,
Mizan kurulacak Hacı Süleyman!

Şimdiden hazırlan mahşer gününe,
Yüzün dönük olsun kıble yönüne.
Günahın, sevabın gelir önüne,
Hesap sorulacak Hacı Süleyman!

Ağını örerken kader örgüsü,
Yıllarla eğeler ömür törpüsü.
Kıldan bile ince sırat köPage Rankingüsü,
Geçmek zor olacak Hacı Süleyman!

Hazreti Muhammed de ki gönülden,
En güzel sözcükler dökülsün dilden.
Ne elden medet um, ne esen yelden,
Allah kurtaracak Hacı Süleyman!

Zeki Çalar

GooD aNd EvıL 04-21-2009 04:57 PM

Haddini bil şehirli

Düşüncelerin kirli,
Sözcüklerin zehirli.
Köylü diye hor görme,
Haddini bil şehirli.

Takma adla lâf atma,
Gaf üstüne gaf yapma.
Köylüme dil uzatma,
Haddini bil şehirli.

Kıskançlığa belendin,
Hırsınla debelendin.
Köylü senin efendin,
Haddini bil şehirli.

Ya sağırdın, ya kördün,
Köylüyü küçük gördün.
Köyde tarla mı sürdün?
Haddini bil şehirli.

Sende ekip, dikmek yok,
Koyun, keçi gütmek yok.
Köylü yoksa, ekmek yok,
Haddini bil şehirli.

Ne çift bildin, ne çubuk,
Sen pelitsen, ced kabuk.
Konuşma abuk sabuk,
Haddini bil şehirli.

Git gör köylü dayını,
İç bir demli çayını.
Olma fikir mayını,
Haddini bil şehirli.

Ne kil gördün, ne kile,
Köyde çektin mi çile?
Köylümden özür dile,
Haddini bil şehirli.

10 Eylül 2006

Zeki Çalar

GooD aNd EvıL 04-21-2009 04:57 PM

Haiku

Parmak bal tutsa,
Yalayan bir dil çıkar.
Eli el yıkar.

Hele bir düşün,
Pıt diye düşerse dut;
Ağzına düşsün.

Zormuş doğrusu,
Bu aşkın haikusu
Tutar mı acep?

Bu haikuya,
Göz atsın Emre hoca.
Yutar mı acep?

Zeki Çalar

GooD aNd EvıL 04-21-2009 04:57 PM

Halime

Kız Halime! Halime!
Gel de bak şu hâlime.
Kız seni düşünürken,
Kıymık battı elime.

Sakınmadım budaktan,
Niyet ettim dudaktan,
Öpemedim yanaktan,
Yine çıktım talime.

Bakma kız göz süzerek,
Oyna seksek sekerek,
Yürek dayanmaz yürek,
Senin güzelliğine.

Yürüdüm, yürütmedim,
Üşüdüm, üşütmedim,
Kız senden az çekmedim,
Çok girdin hayalime.

Hem yağar hem esersin,
Hem asar hem kesersin,
Sevsem bile küsersin,
Alıştım bu zulmüne.

Nazına göğüs gerdim,
Bitmez ki benim derdim.
El verdim, gönül verdim,
Senin gibi zalime.

Zeki Çalar

GooD aNd EvıL 04-21-2009 04:57 PM

Hanımefendi

Ak ellerin kalem tutar,
Yazarsın hanımefendi.
Takarsın takıştırırsın,
Gezersin hanımefendi.

Dudakların bal gibidir,
Yanakların gül gibidir,
Gözlerin beni eritir,
Güzelsin hanımefendi.

Altın sarısı saçların,
Hilâl mi, yay mı kaşların?
Havalıdır bakışların,
Süzersin hanımefendi.

Salınır gibi yürürsün,
Gencim diye övünürsün.
Bu garibi hor görürsün,
Üzersin hanımefendi.

Bağrım yanık, gönlüm ezik,
Çok salınma, bana yazık.
Koluna altın bilezik,
Dizersin hanımefendi.

Su gibisin, gözler içer,
Deli gönlüm seni seçer.
Şu aklımdan neler geçer?
Sezersin hanımefendi.

Gözde sürme, elde kına,
Ah çektirir sevdan bana.
Şiirler okurum sana,
Dinlersin hanımefendi.

Acep ne etsem, n'eylesem?
Derdimi nasıl söylesem?
Sizi seviyorum desem,
Gülersin hanımefendi.

Zeki Çalar

GooD aNd EvıL 04-21-2009 04:57 PM

Hasan

Sen, ben, Haydar, üç kişiydik,
Her birimiz candık Hasan!
Hep tufaya getirdiler,
Tatlı söze kandık Hasan!

Pencereye yel vururken,
Kuru yaprak savrulurken,
El sıcakta otururken,
Biz soğukta donduk Hasan!

Hırs yürümüş, kin gizlenmiş,
Güzellikler tez özlenmiş.
İnsanoğlu çiğ süt emmiş,
Herkesi mert sandık Hasan!

Yaz bekledik bin bir düşle,
Hayyam olduk bu gidişle.
Ben şiirle, sen deyişle,
Duvara dert yandık Hasan!

Zeki Çalar

GooD aNd EvıL 04-21-2009 04:57 PM

Hasan dede

Duvar olsan mahkemede,
Anan ağlar her celsede.
Çocukların dava etmiş,
Asarlar mı Hasan dede?

'Ah dizlerim! ' diye diye,
Zor gelirsin adliyeye.
Demeç versen gazeteye,
Basarlar mı Hasan dede?

Söz alırsın azar azar,
Kâtip bazen yanlış yazar.
Sitem etsen, hâkim kızar,
Azarlar mı Hasan dede?

Adalete hayran kalıp,
Hayal kurdun dalıp dalıp.
İfadeni alıp alıp,
Yazarlar mı Hasan dede?

Ne katın var, ne yatın var,
Çileli bir hayatın var.
Üç kuruşluk rahatın var,
Bozarlar mı Hasan dede?

Ak saçlı bir ihtiyarsın,
Keyfin varsa, bahtiyarsın.
Az görürsün, zor duyarsın,
Kızarlar mı Hasan dede?

Mahkemede sanık mısın?
Olaylara tanık mısın?
Sen bir bağrı yanık mısın?
Üzerler mi Hasan dede?

Adım atsan, tutmaz dizin,
Ağrır belin, dinmez sızın.
Üç oğlun var, iki kızın,
Bezerler mi Hasan dede?

Göçüp gitti sadık karın,
Baştan savdı evlâtların.
Boncuk olsa gözyaşların,
Dizerler mi Hasan dede?

Yemeden, yedirdiklerin,
Giymeden, giydirdiklerin,
Canından can verdiklerin,
Küserler mi Hasan dede?

Düşünürsün derin derin,
Huzurevi miydi yerin?
Süslü püslü gelinlerin,
Gezerler mi Hasan dede?

Yarı açsın, yarı toksun,
Bazen sanki bir çocuksun.
Bugün varsın, yarın yoksun,
Sezerler mi Hasan dede?

Bu son dönem, bu son fasıl,
Hayat bir ip, sıkı asıl.
Torunlarla aran nasıl?
Severler mi Hasan dede?

Torunları çok özlersin,
'Sevdiklerim nerde? ' dersin.
Bayram günü yol gözlersin,
Gelirler mi Hasan dede?

Zeki Çalar

GooD aNd EvıL 04-21-2009 04:57 PM

Hasıryakan

Keles'te soğuk çeşmeler,
Kar suyudur akan derler.
Köylü lâkapla anılır,
Bize Hasıryakan derler.

Bıyıkalanı'na varsam,
Harmanalan'a uğrasam,
Aslımı arasam, sorsam,
Şu mezarda yatan derler.

Atı öz kardeş bilmişiz,
Ok atmış, demir delmişiz,
Orta Asya'dan gelmişiz,
Altaylar'dan atan derler.

Yenisey'den su içmişiz,
Çelik kılıçlar seçmişiz,
Canımızdan vazgeçmişiz,
Bizde, önce vatan derler.

Bozkırlarda at sürmüşüz,
Çin üstüne yürümüşüz,
Nice yiğitler görmüşüz,
Şanına şan katan derler.

Ötüken'de türemişiz,
Kendimize Türk demişiz,
Yiğitlikte yücelmişiz,
Tarihimiz destan derler.

Zeki Çalar

GooD aNd EvıL 04-21-2009 04:57 PM

Hastalar perişan

Dışkapı'ya vardık, kapıda kuyruk,
Hastalar perişan, doktorlar üzgün.
'Sıraya gir! ' diye verilmiş buyruk,
Hastalar perişan, doktorlar üzgün.

Fiş verilir numaralı, sıralı,
Hep böyledir SSK'nın kuralı.
Kimi derman arar, kimi yaralı,
Hastalar perişan, doktorlar üzgün.

Evrak bölümünde uğraştırırlar,
İsmin cismin nedir? Araştırırlar.
Oradan oraya dolaştırırlar,
Hastalar perişan, doktorlar üzgün.

Ta Gemlik'ten geldik, acep ne yapsak?
Derdimizi kime nasıl anlatsak?
Hastane içinde nereye baksak,
Hastalar perişan, doktorlar üzgün.

Dışkapı önünde çiçek satılır,
Hemşire Hanım'da kaşlar çatılır.
Allah'ım burada nasıl yatılır?
Hastalar perişan, doktorlar üzgün.

Beyler demeç verir hep bu hususta,
Derler ki: SSK zaten iflâsta.
Bir doktora düşer yüz seksen hasta,
Hastalar perişan, doktorlar üzgün.

17 Temmuz 1995

Zeki Çalar

GooD aNd EvıL 04-21-2009 04:57 PM

Hayat

Hayat öyle bir şeydir ki;
Önce doğarken ağlarsın.
Uyur, büyür ve yürürsün,
Ayakkabını bağlarsın.

Hep yarını düşünürsün,
Eksiğini tamamlarsın.
Tam rahata erdim derken,
Eksildiğini anlarsın.

Zeki Çalar

GooD aNd EvıL 04-21-2009 04:57 PM

Haydi şiir okuyalım!

Ne kıyalım, ne soyalım,
İnsana saygı duyalım.
Güzellikler bizim olsun,
Haydi şiir okuyalım!

Şiir bizim ilâcımız,
Şiirle diner acımız.
Sevgi olsun amacımız,
Haydi şiir okuyalım!

Kuşlar uçsun, cıvıldasın,
Dereler hep şırıldasın.
Rüzgâr aşkı fısıldasın,
Haydi şiir okuyalım!

Seven sevdiğini özler,
Gönül ile görsün gözler.
Duyulsun en güzel sözler,
Haydi şiir okuyalım!

Zeki Çalar

GooD aNd EvıL 04-21-2009 04:57 PM

Hemşerim

Bugün seni göremedim,
Nerde kaldın be hemşerim?
Haber saldım, eremedim,
Nerde kaldın be hemşerim?

Her sabah gelip geçerken,
Gün doğar çorba içerken.
Bekledim işe giderken,
Nerde kaldın be hemşerim?

Merak ettim, hasta mısın?
Ölen mi var, yasta mısın?
Van'da mısın, Kars'ta mısın?
Nerde kaldın be hemşerim?

Gel de bir masa kuralım,
Karşılıklı oturalım,
Sözün belini kıralım,
Nerde kaldın be hemşerim?

Zeki Çalar

GooD aNd EvıL 04-21-2009 04:58 PM

Heves

Bir gün çıkar son nefesin,
Hiç duyulmaz olur sesin.
Bu dünyaya doyamazsın,
Kursakta kalır hevesin.

Ne içtin, ne yiyebildin,
Ne diktin, ne giyebildin,
Sen her şeyi haram bildin,
Kursakta kalır hevesin.

Her fırsat kaçıp gidecek,
Bin maraz saçıp gidecek,
Gözlerin açık gidecek,
Kursakta kalır hevesin.

14 Kasım 2003

Zeki Çalar

GooD aNd EvıL 04-21-2009 04:58 PM

Hiç sevilmez mi?

Kim demiş çiçekler sevilmez diye,
Karanfiller, güller hiç sevilmez mi?
Papatyalar kucak açmış sevgiye,
Lâleler, sümbüller hiç sevilmez mi?

Pembe sardunyalar, ak manolyalar,
Mavi lâvantalar, sarı fulyalar,
Itırla kurarım tatlı hulyalar,
Şebboylar, nergisler hiç sevilmez mi?

Baharı yaşatır hanımelleri,
Saksıya yakışır camgüzelleri,
Kokla mis gibi fesleğenleri,
Zambaklar, çiğdemler hiç sevilmez mi?

Gördün mü kırlarda al gelinciği?
Kokladın mı burcu burcu kekiği?
Adı gibi açar horozibiği,
Morlu menekşeler hiç sevilmez mi?

Zeki Çalar

GooD aNd EvıL 04-21-2009 04:58 PM

Ir

Dedem ır derdi
Japon mani öğrendi
Haiku verdi.

Bu ır ırgalar
Ben de haiku yazdım
Gülsün kargalar.

Aşk eksilmesin
Ir söyle, sır söyleme
Kimse bilmesin.

Kış, bahar, yaz, güz
Irlarım gece gündüz
Çok mu gördünüz?

ır: şarkı, türkü, mani

Zeki Çalar

GooD aNd EvıL 04-21-2009 04:58 PM

İhtiyar balıkçı

İhtiyar balıkçı ağını attı,
Umutla çekti de balık çıkmadı.
Morali bozuldu 'Ya sabır! ' dedi,
Yine de canını fazla sıkmadı.

Uzandı yekeye, çıktı avına,
Köpüklü dalgalar vız geldi ona,
Kayık beşik oldu, deniz bir ana,
Şefkatle salladı, onu yıkmadı.

Ya şarabı vardı ya da rakısı,
Bir türkü tutturdu gece yarısı,
Sabırla bekledi evde karısı,
Deniz ondan bıktı, o hiç bıkmadı.

Karada huzursuz, denizde hürdü,
Kırk yıllık sevdası hep böyle sürdü,
Akdeniz'i gördü, Ege'yi gördü,
Gemlik Körfezi'ni hiç unutmadı.

10 Ağustos 1999

Zeki Çalar

GooD aNd EvıL 04-21-2009 04:58 PM

İki elti

İki elti atışır,
İğne gibi batışır.
Kaynana karışmasın,
Ortalık zor yatışır.

Biri subay karısı,
Biri çoban karısı.
Kavgayla, gürültüyle,
Geçer ömrün yarısı.

Biri mısır ekemez,
Biri sökük dikemez.
Bir evde iki elti,
Birbirini çekemez.

Biri tepeden bakar,
Biri sobayı yakar.
Bin defa öğüt versen,
Kaynanayı kim takar?

Zeki Çalar

GooD aNd EvıL 04-21-2009 04:58 PM

İlham perisi

Kelime ararken, hece sayarken,
Sonunda oldum bir şiir delisi.
Ne kadar düşünsem sensiz olmuyor,
Naz etme, gel artık ilham perisi.

Hayal âleminde gezemiyorum,
Gönül denizinde yüzemiyorum,
Alt alta mısralar dizemiyorum,
Naz etme, gel artık ilham perisi.

Geceyle, gündüzü karıştıralım,
Fikirle, duyguyu yarıştıralım,
Kâğıtla, kalemi barıştıralım,
Naz etme, gel artık ilham perisi.

Hasretin yakmasın, ateşin yaksın,
Aklımda, fikrimde şimşekler çaksın,
Canlansın duygular kâğıda aksın,
Naz etme, gel artık ilham perisi.

Zeki Çalar

GooD aNd EvıL 04-21-2009 04:58 PM

İlk mektup

İlk mektubu yazdım, pulladım anne,
Merak etme diye yolladım anne.
Arayıp sorana selâm ederim,
Sözümü selâmla bağladım anne.

Gurbete çıkalı bir hafta oldu,
Saatler ay oldu, günler yıl oldu,
Her satırbaşında gözlerim doldu,
Mektubu yazarken ağladım anne.

Yabancı geliyor bana buralar,
Gözümde tütüyor bizim oralar,
Hasretin ateşi beni yaralar,
Yanıktır yüreğim dağladım anne.

Özledim sılamın mor dağlarını,
Bağı, bahçesini, ovalarını,
Söyledim memleket havalarını,
Çavlan gibi coştum çağladım anne.

30 Temmuz 1971

Zeki Çalar

GooD aNd EvıL 04-21-2009 04:58 PM

İlkbahar gelince

Isınır havalar, uyanır toprak,
Kırlar çiçeklenir, dağlar renklenir.
Serçeler neşeli, bülbüller şakrak,
Bahçeler renklenir, bağlar renklenir.

Tabiatta neşe, sevinç izlenir,
Lâlelere balarısı gizlenir.
Tüm bayırlar çiçeklerle süslenir,
Çayırlar renklenir, kırlar renklenir.

Buz gibi su olur eriyen karlar,
Yeniden yeşile bürünür dağlar.
Gelin gibi görünür şimdi yaylalar,
Fidanlar renklenir, dallar renklenir.

Tüm çiçekler cennet kurar renklerden,
Müjdeler verilir kelebeklerden.
Umutlar, özlemler coşar yeniden,
Hayaller renklenir, düşler renklenir.

Masmavi gökyüzü, yemyeşil ova,
Ne güzeldir kendi hâlinde doğa.
Gezilir kırlarda, gidilir dağa,
İlkbahar gelince her yer renklenir.

Zeki Çalar

GooD aNd EvıL 04-21-2009 04:58 PM

İncitir beni

Sitemli sözlerin bal gibi gelir,
O suskun dillerin incitir beni.
Sesini duymazsam yüreğim erir,
Sedasız hâllerin incitir beni.

İnsanı yaşatan sevgiymiş meğer,
Güzel olan her şey sevgiye değer.
Gördüğün düşlerde ben yoksam eğer;
Masum hayallerin incitir beni.

Aşk nurdan var oldu, nefret de kirden,
Arınmak gerekir kinden, kibirden.
Ne senden vazgeçtim, ne de şiirden,
Şiirsiz günlerin incitir beni.

Susturmak zor şu gönlümün sazını,
Çok söyledim, bilemedim azını.
Bugün göremedim yeni yazını,
Yazmayan ellerin incitir beni.

Zeki Çalar

GooD aNd EvıL 04-21-2009 04:58 PM

İnsanlar ve savaş

İnsanlar aç gözlüydü,
Kinleri ve hırsları vardı.
Birbirlerine darıldılar,
Silâha sarıldılar.
Ok attılar,
Mızrak savurdular,
Kılıç salladılar.
Vurdular,
Vuruldular.
Kimi zafer kazandık dedi,
Kimi kahramanca savaştık dedi.
Geride hep kan, ölüm ve gözyaşı kaldı.
Çünkü; onları doğuranlar ağladı.

Şimdi devir değişti;
Aç gözlü kabile şeflerinin yerini,
Aç gözlü devlet başkanları aldı.
Yönettikleri ülkelerin gençlerini bile bile ölüme gönderdiler.
Kılıçların yerini tanklar, toplar ve makineli tüfekler,
Mızrakların yerini füzeler,
Okların yerini de uçaklardan atılan bombalar aldı.

İnsanlar yine savaşıyorlar,
Yakıyorlar,
Yıkıyorlar,
Vuruyorlar,
Vuruluyorlar.
Zafer de kazansalar,
Kaybeden hep insanlar oluyor.
Geride kan, ölüm ve gözyaşı kalıyor.
Onları doğuranlar yine ağlıyor.

Zeki Çalar

GooD aNd EvıL 04-21-2009 04:59 PM

İnsanlık için

Yarına umutla bakabilmeli,
Bir ışık olmalı aydınlık için.
Yakıp yıkmamalı, yapabilmeli,
Bir şeyler yapmalı insanlık için.

Dost bakışlı gözler düşman olmasın,
Çiçek tutsun eller, silâh tutmasın.
Sofralar ekmeksiz, aşsız kalmasın,
İş, ekmek, özgürlük insanlık için.

Bitsin bu anlamsız silâh yarışı,
Kalıcı olmalı dünya barışı.
Bir çare bulmalı açlığa karşı,
Savaşlar durmalı insanlık için.

Ne olursa olsun milletin, dinin,
Olmasın yürekte nefretin, kinin.
Bir payı olmalı aşkın, sevginin,
Sevmek ve sevilmek insanlık için.

Zeki Çalar

GooD aNd EvıL 04-21-2009 04:59 PM

İp

Borca ağ gerdim
Birisi ip istedi
İpe un serdim.

Kuyu var dipsiz
İnmek için ip lâzım
Suyu sahipsiz.

İnsan var ipsiz
İnsan var yakışıklı
İnsan var tipsiz.

Ah be mubarek!
İpte adım atmak zor
Maharet gerek.

Sağlam ip bağla
Yürümek istiyorsan
Dengeyi sağla.

Ele mi kandın?
Bir ipte iki cambaz
Oynar mı sandın?

Çok söylenirsin
Fikrine ip bağlarlar
Sansürlenirsin.

Zeki Çalar

GooD aNd EvıL 04-21-2009 04:59 PM

İsmail'in işleri

Karıştırdı faturayla, fişleri,
Kabus oldu garibimin düşleri.
Veresiye vere vere bozuldu,
Düzelir mi İsmail'in işleri?

Sermayeye cepten para katıyor,
Peşin alıp, veresiye satıyor,
İflâs etmiş bakkal gibi yatıyor,
Düzelir mi İsmail'in işleri?

Ta İznik'ten alıp gelmiş peyniri,
Beş kiloluk kalıp gibi her biri,
Peşin almak istemiyor müşteri,
Düzelir mi İsmail'in işleri?

Piyasaya akıl, fikir ermiyor,
Alışveriş istikrarlı sürmüyor,
Veresiye alan para vermiyor,
Düzelir mi İsmail'in işleri?

Borçlulara garip garip bakıyor,
Kefil olsak, başımıza kakıyor,
Her sitemi barut gibi yakıyor,
Düzelir mi İsmail'in işleri?

Zeki der ki: Hesap kitap şaşıyor,
Borç defteri yüz sayfayı aşıyor,
Peynirleri boşuna mı taşıyor?
Düzelir mi İsmail'in işleri?

Zeki Çalar

GooD aNd EvıL 04-21-2009 04:59 PM

İstek

Öyle zor ki hasretin,
Boynu bükük kor beni.
Telefon et, mektup yaz,
Ara sıra sor beni.

Gel deyince gelmezsem,
Öl deyince ölmezsem,
Kıymetini bilmezsem,
Yerden yere vur beni.

Bu sevda sığmaz akla,
Beni kalbinde sakla.
Adımı hep sayıkla,
Hayal diye kur beni.

Aşk denilen tek hece,
Üç harfli bir bilmece.
Beni düşün her gece,
Düşlerinde gör beni.

Zeki Çalar

GooD aNd EvıL 04-21-2009 04:59 PM

İsterim

Elâ gözlerini sevdiğim dilber,
Seninle murada ermek isterim.
Seni çok severim, sen de seversen,
Uğrunda canımı vermek isterim.

O tatlı sözlerin benziyor bala,
Bir kemer yolladım, beline dola.
Bastığın yerlere, geçtiğin yola,
Milas halıları sermek isterim.

Takın da sevdiğim gelin tacını,
Yazıver gönlümün aşk ilacını.
Hep benim yanımda tara saçını,
Özene bezene örmek isterim.

Toprağı kazmalı zahmeti çekip,
Bire bin almalı tohumlar ekip,
Ölümlü dünyada bir fidan dikip,
Ardımda bir ağaç görmek isterim.

Nice kışlar gördüm, nice ilkbahar,
Umutlu olana yine gün doğar.
Elâ gözlüm, senden bir dileğim var,
Soyunup koynuna girmek isterim.

Zeki Çalar der ki: Sevdim bin defa,
Yine de güzelde bulunur vefa.
Az değil sevdiğim çektiğim cefa,
Şimdi de sefayı sürmek isterim.

Zeki Çalar

GooD aNd EvıL 04-21-2009 04:59 PM

İşçi emeklisi

Ne şansı var, ne yetkisi,
Haksızlığa hep tepkisi.
Olaylara hazin bakar,
Şaşar işçi emeklisi.

Ne bal bilir, ne de kaşar,
Bu maaşla nasıl yaşar?
Hüzünlerle dolup taşar,
Taşar işçi emeklisi.

Sabrı geniş, başı dardır,
Çile çeker hep yıllardır.
Maaş günü kuyruk vardır,
Koşar işçi emeklisi.

Kimler farklı, kimler eşit?
Derdi vardır çeşit çeşit.
Bir dokun da bin ah işit,
Coşar işçi emeklisi.

Kuyruk olur emekliler,
Maaş günü sıra bekler,
Ecel gelir, kalbi tekler,
Düşer işçi emeklisi.

Zeki der ki: Enflâsyon kaç?
TÜFE zammı olmaz ilâç.
On gün toksa, yirmi gün aç,
Yaşar işçi emeklisi.

Zeki Çalar

GooD aNd EvıL 04-21-2009 04:59 PM

Kader yolu

Kader yolu düz olur mu?
Yaz gününde güz olur mu?
Çektirirler azar azar,
Yüz bir derdim yüz olur mu?

Hiç şansım yok elden yana,
Çok eziyet etti bana,
Adı bile üvey ana,
Üveylerden öz olur mu?

Evlerinin önü merek,
Toprak attım kürek kürek.
Bir yâr için yanmış yürek,
Yârin gönlü tez olur mu?

Zeki der ki: Ne eylerim?
Yine azdı heyheylerim,
Hem ağlarım, hem söylerim,
Böyle acı söz olur mu?
Hiç şansım yok elden yana,
Çok eziyet etti bana,
Adı bile üvey ana,
Üveylerden öz olur mu?

Evlerinin önü merek,
Toprak attım kürek kürek.
Bir yâr için yanmış yürek,
Yârin gönlü tez olur mu?

Zeki der ki: Ne eylerim?
Yine azdı heyheylerim,
Hem ağlarım, hem söylerim,
Böyle acı söz olur mu?

Zeki Çalar

GooD aNd EvıL 04-21-2009 04:59 PM

kadın aklı

But getirsem, but yemez,
Dut getirsem, dut yemez.
Bir yâr sevdim inatçı,
Hiç kimseye benzemez.

İkide bir küser de,
Yatmaz yattığım yerde.
Her gün hastayım der de,
Bir gün iyiyim demez.

Akıl, kadın aklıdır,
Hem acı, hem tatlıdır.
Zaten hep o haklıdır,
Özür bile dilemez.

İşte aşk, işte yorum,
Kızacak biliyorum.
Yine de seviyorum,
Gönlüm ferman dinlemez.

Zeki der ki: Sınadı,
Şiir yazdım, kınadı.
Eksik olsun inadı,
Nuh der, peygamber demez.

Zeki Çalar

GooD aNd EvıL 04-21-2009 04:59 PM

kadın dediğin

Tatlı dilli, güler yüzlü olmalı,
Hâl, hatır sormalı kadın dediğin.
Erkeğin üç adım ardında değil,
Yanında durmalı kadın dediğin.

Eğer seviyorsa candan sevmeli,
Kalbe giden yolu iyi bilmeli.
Hem girgin olmalı hem de cilveli,
Gönülden vurmalı kadın dediğin.

Ne surat asmalı, ne kaş çatmalı,
Erkeğine gözü gibi bakmalı.
Kendi yoğurdunu kendi yapmalı,
Hamur yoğurmalı kadın dediğin.

Silip süpürmeli, biçip dikmeli,
Çamaşıra, bulaşığa yetmeli.
Analık hissiyle yanıp tütmeli,
Çocuk doğurmalı kadın dediğin.

Bilgiyi, görgüyü geliştirmeli,
Hayırlı evlâtlar yetiştirmeli.
Özene bezene aş pişirmeli,
Sofrayı kurmalı kadın dediğin.

Gerekirse takıp takıştırmalı,
Üstüne ne giyse yakıştırmalı.
Kendini zamanla yarıştırmalı,
Hamarat olmalı kadın dediğin.

Zeki Çalar

GooD aNd EvıL 04-21-2009 04:59 PM

Kadınlar günü

Kadınlar günü diye demeç vereceksiniz,
Pasta, börek, çay yapıp, yiyip içeceksiniz.
Bugün sizin gününüz, hükmedin erkeklere,
Nazınızın dozunu iyi seçeceksiniz.

El üstünde tutulup, çiçek göreceksiniz,
Bir günlük saltanatı zevkle süreceksiniz.
8 Mart sizin olsun, gerisi bizim olsun,
Erkeklerin kahrını yine çekeceksiniz.

8 Mart 2006

Zeki Çalar

GooD aNd EvıL 04-21-2009 05:00 PM

Kadir Mevlâm

Özenerek yaratmışsın evreni,
Bir ustasın, marifetin var senin.
Besmeleyle döndürürsün devranı,
Akla sığmaz çok hikmetin var senin.

Esirgeyip bağışlarsın kulunu,
Gösterirsin sır çözmenin yolunu.
Çamurdan yarattın insanoğlunu,
Karar senin, zarar senin, kâr senin.

Nebilere kendini göstermişsin,
İman eden gönüllere girmişsin.
Kullarına her meyveyi vermişsin,
Kadir Mevlâm, bol nimetin var senin.

Vahiylerle müjdeler duyurmuşsun,
Dört kitabın dördünde buyurmuşsun.
Kıldan bile ince köPage Rankingü kurmuşsun,
Kevser senin, huri senin, kor senin.

Efil efil estirirsin yelleri,
Dikeninde açtırırsın gülleri,
Rahmetinle ıslatırsın yerleri,
Rüzgâr senin, yağmur senin, kar senin.

Zeki Çalar der ki: Ezelden beri,
Sana açık inananın elleri.
Kadir Mevlâm, duy yakaran dilleri!
Huzurunda hesap vermek zor senin.

Zeki Çalar

GooD aNd EvıL 04-21-2009 05:00 PM

Kalender

Şiirle başladı, şarkıyla bitti,
Felekten bir gece çaldın kalender.
Dostlar birer birer evine gitti,
Sazınla başbaşa kaldın kalender.

Taze ümitlerin, düşlerin vardı,
Ne hâle getirdi yılların ardı.
Hasret çeke çeke saçlar ağardı,
Çileden payını aldın kalender.

Kimin için kurdun o hayalleri?
Kimin için yazdın o şiirleri?
Düşünüp durursun akşamdan beri,
Yine düşünceye daldın kalender.

Mevlâm sevsin diye yazmış yazını,
Çekmeye mecbursun yârin nazını.
Söyledin türkünü, çaldın sazını,
Namını her yere saldın kalender.

26 Eylül 2005

Zeki Çalar

GooD aNd EvıL 04-21-2009 05:01 PM

Kalmasın

Güzel yüzünü göreyim,
Gözlerim fersiz kalmasın.
Seni her an düşüneyim,
Aklım fikirsiz kalmasın.

Ateş ol gönül evimde,
Yanarım ben alevinde.
Hep sen bulun hayalimde,
Yüreğim sessiz kalmasın.

Bu muhabbet bin katlıdır,
Acısı baldan tatlıdır.
Seven, sevilen haklıdır,
Dünya sevgisiz kalmasın.

Güzel adını anayım,
Aşkın ile avunayım.
Mısra mısra anlatayım,
Sözüm yetersiz kalmasın.

Zeki Çalar


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 10:14 PM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.