![]() |
Söylemedin Deme Sakın,
Ben Gittiğimde; Sen, ıssız sokaklarda yürüyor olacaksın / yapayalnız. Islak bir Kara Kedi çıkacak önüne./ Duraklayacaksın. Gözlerinin içine bakacak uzun uzun. Buz kesecek yüreğin. Ve ; o andan sonra bir daha / asla, /aynı adam olamayacaksın. Sen henüz bilmiyorsun ama; Ben Gittiğimde Bir şeyler eksilecek sende. Biraz yaşamaktan yana aşkı, /çokça da yaşayamamış olmaktan yana. Ben gittiğimde / gittiğim günde kalır gidişim ve silinirim sanma. Kapkaranlık bir gölge gibi; üstüne düşeceğini biliyorsun yokluğumun Henüz farkında değilsin ama; Gidiş o gidiş ki / uzaklığı bencilliğinin Çok yakın. Çok yakın seyrediyor. Dibi görünmeyen sonsuz uçurumlara. Kaldırımlar gibi uzayıp gitse de önünde; isimleri /ya da yüzleri Kullanıp bir kenara attığın kadınların hiç biri / ama hiç biri Benden başka. Hiç kimse / parmak damgası vurmayacak yarınlara. Onlar Sarışın ve ya esmer di önemsemedin. Kimi uzundu kimi de kısa. Kimi bir nefes oldu sadece.. kimi ise sadece basıt bir mola. Omuz silkip geçtiğin bu orduya; adsız bir nefer de ben olurum sanma. Ben gittiğimde; söküp alacağım yüreğini asılı durduğu yerden. / Bunu bil. Ardımdan ve her gece, kanatacaksın kara Kedili kabusları beni hatırladıkça. Ben gittiğim gün. Bir daha hiç /ama hiç olmayacağım parsellenmiş yaşamında. Şimdiden yok say beni /. Say ki; zaten hiç olmadım. /Ben hiç olmadım ama; Yine de ben gittiğimde; Yağmur yağacak yollarına / hiç durmamacasına. Zaten uzun süredir yağıyor; / ama; sen körsün /o yüzden görmüyorsun. Sadece; gözlerin nemleniyor sanıyorsun / şöyle bir duraklıyorsun ara sıra. Hele dur / çok, ama çok ıslanacaksın bensiz / daha kirpiklerin buzlanmadı henüz Ben gittiğimde; kuruyacak ya yavaşça sevda /çölleşme başlayacak ya kıraç toprağında İşte; tam o zaman / durduracağım yağmurlarımı aniden/iyice ısınacak hava. Benim yağmurlarımla yıkanıp arınacağını / sonra yavaşça yeniden yeşereceğini Ve hele ki / bensiz bir dünyada / nefes alabileceğini/Hiç; ama hiç sanma.. Mine Özdemirtaş |
Söz Cesaretten Açılmışken,
Buralarda biri, Cesaretten mi söz etti kızlar? Yani, Konumuz “Cesur bir adam” Öyle mi? Ben böyle birini tanıyorum. O çok cesur bir adam. O; Aynı anda bütün hikayelerin Kahramanı olmaya soyunan, O; rüzgarın oğlu olan. Ama....yaya kalan Hiç risk almadan Üstelik; hiç durmadan Rus ruleti oynayan Plastik tabancalı adam. Aslında; Onu, sizde tanıyorsunuz. Kızlar. Hani o; ” tepeden , tepeden” bakar........ Hem önünüzde hem arkanızdadır aslında. Sağınızda, solunuzda duran. Hani canım şu... Burnundan kıl aldırmayan Kendini beğenmiş adam. Hani neyi diyemediği anlaşılmasın diye Homurdanan. Hani canım şu her yerde rastlanan Hani kendisi küçük... gölgesi kocaman Anlayın kızlar yaaaaaaaaa Şu daima farklı olan, Yani; sıradan /sürüden olan. Anladınız değil mi? İşte o; Çok cesur adam.. Söz cesaretten açıldı madem İtiraf edeyim ki; Korkakları severim ben. Bu yüzden; Cesur adamların hepsini Size bırakıyorum kızlar. İnanın hakkımdan vazgeçiyorum. Pay edecekleriniz arasında, Benim payıma düşen “ cesur adam” da var Gözüm yok helali hoş olsun. Bana yeter....bende kalan. Vallahi; tüm iyileri size verdim. Sadece; Şu korkak olandır alıp gittiğim. Hani şu; Şair bile olamadan; şiir yazan. Hiç allayıp pullamadan Dümdüz sevip, aşık kalan. Yüreklice sevdim deyip, Ayrılıktan ödü kopan. Yani; Azat ettiklerim kadar Cesur olmayan adam. İşte o; benimle geliyor. Yokluğumda; Kendinize iyi bakın kızlar. İzdihama hiç gerek yok. Nasılsa; “cesur adam” lardan Milyonlarca var. Ben sadece; “Ben de kalamamaktan, ”Ve “Beni; kendinde tutamamaktan” korkmayı bileni; Alıp gidiyorum............. İşte o kadar. Bundan sonrası ise; Henüz yazılmamış satırlar. Mine Özdemirtaş |
Sual Edecek Olursan Halimin Mealini,
ne gel derim ne de git / sesim kalmadı artık SUSTUM sanırım bilerek çaldın dilimden çığlığımı. DÜŞÜRDÜN silkelerken çarşaftan sıcağımı soğuk bir rüzgar yüzünü yaladı mı? KANIYORUM keserken elimi ellerinden üstüne sıçradı mı? YOKUM hiçlere pay edince adımı canın hiç acıdı mı? BİLMİYORSUN Ve asla bilmeyeceksin ağladığımı. Mine Özdemirtaş |
SuCuK EkMeK (2)
değişen / değişmeyen....sensin be anam. oysa zaman..! tam da......aynı zaman. kış geçti,yaz geçti aradan ne çok insan var gibiydi değil mi? seni en az benim kadar anlayan. inanmadın tabii. çünkü, hepsi yalan. ey..! sabahı sabah yapan kızarmış gözlü kahraman kurbanlar adasam ve keçileri yardan yuvarlasam...! çıkıp gelirmiydin aynalardan? hiç sanmam..! peki - bir acı kahve...? veya -mangalda ekmek arası sucuk? ................... yapsam...? ya da / mesela ........................ -ağzımla kuş tutsam...? boşver / tamam nasıl olsa... ağzımla kuş tutamam. 20/10/2005 Mine Özdemirtaş |
SuCuK EkMeK,
sinek kaydı bir ömür işte dar geldi mevsimler sımsıkıyken yaşamak fonda: bit pazarı vardı hep ruhumda ise; nar tanelerini saymak özenle sardunya doldurmuşum balkonu köşe bucak oturmuş; sucuk ekmek dişliyorum sanırım fena kokacak hiç değilse bir kahve içimi uğrasaydınız ya.. geç oldu. çay demlemek vakit alacak örtün üstüme gülümsemenizi birazdan fon müziğe nur yağacak 08/09/2004 çamlıca.. 21.oo Mine Özdemirtaş |
SuÇ ÜsTü
hani şu senin ******* boyu gözeneklerinde damla damla demlendiğim yoruldukça keyifle dinlendiğim sır tutmayı bilen tenin var ya..! yargısız infaz edilecek sanırım çünkü; çoktan dillenmiş suçuma yataklık ettiğin. aslında gün gibi aşikarken tenindeki tek damlamı kimselere vermeyeceğin ve yaşananları yüreklice sahipleneceğin yine de beni senden kazımaya gelirler eminim o halde daha derinlerine inmeliyim elbette sana canımın acımasından çok korkuyorum demeyeceğim . ama / Lütfen sıkıca ser üstüme var oluşunu gözükmesin hiç bir yerim bilirsin camdandır kulelerim. üstelik sen bende ışık olup yandıkça içim görünür benim inceciğim. 30/09/2005 Mine Özdemirtaş |
SuDaKi SeN
suya baktım, sen göründün kayaların üstündeki yosunlara mı takıldı gözün? onlar; devinip duran dalgaların zamana yenik düşmesine özgün. ve kayalar aşınıp eskidiklerine değil gitgide kayganlaştıklarına üzgün. aslında çok basit ya sevenine verir yıllarını insan ya da harcar sevdiğine sonrası sonrası; ince bir hüzün. suya baktım sen göründün. yanlış kumsallara vurmuşluğuna dair şaşkın ve üzgün gitgide yabancılaştı yüzün. sormak istedim / soramadım sence..! kumlara bır avuç köpük bırakmak için hangi kıyı, hangi sahil yeterince düzgün? Mine Özdemirtaş |
Sular da Yanar
Haklısın.....arınmalıyız paslarımızdan. Ama…gel gör ki…bağlamada ellerimizi, En acımasız dostumuz..........zaman. Kilometre taşlarına.... hasreti yazdığın yollar, Her geçişinde… Beni yad ettiğini söylüyorlar. Biliyorsun…yorgunuz ikimiz de. Asılma küreklere bu kadar… Birlikte katedilecek çok uzun bir yolumuz var. Çok uzun.........çok. Taaa.... mavi gölde bizi bekleyen ada’ya kadar. Aslında…tutuşmada içim. Kaynamada lavlar. Bilir misin? Sularda yanar. Mine Özdemirtaş |
Suskunluk Dönemi
Bana sorma, Bilmiyorum fırçandaki rengi. Belki siyahtır... belki de gri. Bilmiyorum dedim ya, Belki de ebruli’dir Ayrılık öncesi suskunluk dönemi. Mine Özdemirtaş |
SUZY'den TOMMİKS'e
İçimdeki suzy; yaşlı gözlerle beni terk etti dün Yas tutmalı, ve yas tutarken de hızla büyümeliyim. Nesiller boyu yüzümü süslediğini düşlerken çillerin; Beyazladığını fark edemedim omuzum dan sarkan örgülerin. Meğerse Suzy; çoktan.....çoluk çocuğa karışmış Şimdilerde ise; torunlarını büyütüyor olmalı bu kesin. Demek ki; O artık Yaşlı bir kadın. Şişman ve çirkin. Oysa sen; Yüzbaşı kaldın hep sevgili Tommiks’im Ne ekşili bin köfte yedin ne de konyak koktu nefesin. Evet önce ben; kayıp yıllara inat çabucak büyümeliyim. Ki; gecikmiş rutbe ve nişanlarını sana verebileyim. Albayım desem; Boyun kadar kısa kalır ve sana yetmez. En az içimdeki suzy kadar kırgın ve geçkin. Bir sonun olmalı senin. galiba en iyisi bu beddua /Ulu ulu Büyük Dede misali........ Paşalık ünvanı alsın Emekliliğin. Mine Özdemirtaş |
Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 04:22 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.