![]() |
Yüreğimin Kıyıları
Yapraklar oynuyor; Rüzgarda. Alına salına; Bir vapur geçiyor, Yüreğimin kıyılarından Dalgalar kırılıp, Akıyor uzaklara. Ve bir gün daha; Sönüyor ufuklarda. Ufuk Nazım |
Yüzün
Uzak bir busedir; Dudaklarındaki tebessüm. Ve yüreğimin, En taze dalıdır., Yüzün. Sakın ha yüzüne; Takılmasın hüzün. Ufuk Nazım |
Zalimler Dönemeci
Cesaret bir kültürdür Madalyonun arkasında Her an parıldayan. Bize sürekli Son imgesi veren Buluşlar; Bir şeyleri Gizleme uğraşındalar. Sunulan yalanları Tükete duralım Lakin; Sofralarımızda eksik Bir şeyler var artık. Eksikliğini hissettiğimiz Fakat anımsayamadığımız. Savaşlara Övgüler düzen ırkçılar Modellerini dayatan Birlik ülkeleri Ve ellerinde Köle kanları kurumadan Hümanist naralar atıp Mahkemeler kuran Varsıl devletler. Karışıp dönüyor Zamanın buklelerinde Anlamsız yıllara dönüşüyor Bu saçma sancılar. Yapay bir sistemin Yapay sancıları Ve halklar gittikçe Daha karanlık Bir noktaya çekiliyor. Sanki tarihin yolunda Bir dönemeçteyiz Zalimler dönemecinde Ya savrulup gidecek Bu zalimler. Yada son hızla Sürecekler tanklarını İnsanlığın yüreğine. Ufuk Nazım |
Zaman
Çay deme eriyor; Baharın izi gibi. Elle silinen bir zaman; Sözde akıyor. Ve demli bir çay; Buğusunda eriyor; Zaman. Telaşsız yudumlanıyor; Tatlı zamanların çayı. Ağır ağır; Aşılıyor zaman. Ufuk Nazım |
Zaman Ayyaşları
Zaman; Aşma bizi. Biz ki; Senin en iyi dostlarınız. Sana takılan; Saniye saniye sayan, Zaman ayyaşlarıyız. Ufuk Nazım |
Zamanda Ufalanan
Nedir ölümün sebebi? Kohrolası zülüm mü? Yoksa ömürlerini, Mahkümiyet gibi geçirip, Cenneti ölümde arayan bizler mi? Bozkırlarımızda su yerine, Akarken kan. Çelişkilerde yoğrulurken insan. İnsan kardeşine kurşun sıkan, Senin sevgiyi yaratan ellerin. Düşün kapkara postallar, Senin ayaklarında insan. Neden üzerimizde kapkara postalların? El uzatıyorum karanlığa, Ne olur tutun elimden. Ufuk Nazım |
Zamanın Esirleri
Anlamı arayan, Binlerce gözdendi. Sayfalar da kaybetti, Umutların en güzellerini. Esrik esti zaman da. Bir böceğe benziyordu, Masanın soğuk zeminin de. Bilgi kırıntılarını kemiren. Her seferin de unutan, Bir balık gibiydi. Kendi denizin de Çürüyen. Ufuk Nazım |
Zamansız Söylence
Zamansız bir söylence bu. Kar altın da saklanan doruklar da Yahut bin yıllık bir çınarın kabuklarında Saklı kalan bir söylence. İlk öpüşün verdiği o buruklukta. Belli bir boşunalığın çekiminde ki Tasasız bir katilin, Bütün canları aldığında ki gibi. Kıvrımların da salınan entarinin, Ona hiç bir hayırı yoktu, Halbu ki Anlamıydı katilin gözün de kanın yıkımın. Yaratmak ve yıkmak iki tanrısal olgu, Bahşedilen ve yaratımın bedeli sayılan kanama. Günah sayılan ve iç güdünün eseri olan, Yıkımın ve yaratımın hazzı iki saklı bilmece. Kabilin kanlı baltası ve söylencelerin yarattığı, İnsanlık soyunu yaratan bereketli rahimler. Gene de yaratma içgüdüsünde ki haz, Saklanıyor yaratanın kan kaybın da. Yaratıcı olmazlara karşı dikilir, Ve hiç bir zaman tanrılardan olmaz yarattıkları. Onlar ereği alınan erkillerdir, Bedelli köleliğin yaratım hazzı ANA. Ufuk Nazım |
Zerdüşt Gibi
Yaşamak Bir deli ugraştı. Sürekli eksilmek Küçülmekti. Sonlu sayıları sayan Sonsuzunu Sayamayacağı Sayılara bağlayan Küçüklerdik. Bir gün Zerdüşt olup Çıkardı bizi ayaklarımız Dağların doruklarına. Bütün hayvanlarla dertleştik Sakallarımızda Yuvalar kurdu örümcekler. Güneşe sarıldık Her sabah. Her akşam Ayla koklaştık. Ruhumuzda gökkuşakları Yağmurla günle gülüştük. Kana kana içtik Yaşamın gözelerinden Hayatı. Doğayla kardeştik Ve uzaktık Namlularından zamanın. 27.01.2006 Ufuk Nazım |
Zifiri Yalnızlık
Zifiri bir yalnızlık. Tuzdan keskin; Gülden dikenli. Hepyek bakıyor; Yalnızlığa atılan, Bütün zarlar. Çok uzaklarda; Bir orman yangınıyken, Dudakların. Ve ben; Sarnıçlar altında, Saklanırken karanlıklardan. Göğün mavi dehlizlerinde; Kızıl dudaklarını ararken. Gene uzak yamaçlarda kaldın; Ve ben uzak ufuklardan, İzledim senin eşsiz kızıllığını. Ufuk Nazım |
Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 10:42 PM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.