![]() |
Sana Akarım...
Senden gelir, sana gider Sana doğru akarım ben Sefil, ahmak, serseri der! Elbet “beni” yıkarım ben Görmez gözüm, çekmez dizim Kaybolur ardımda izim Yapayalnız kimsesizim Bana bakar, bıkarım ben. Sadık tabanın aynası Bunca çabanın aynası Şair babanın aynası Sende bana bakarım ben. Gül incitir, söz de yakar Kül kör eder, köz de yakar Hor görülen öz de yakar Gözlerimden çakarım ben. Bozdum özgürlük dağını Tutsak balığın ağını Gökte ebemkuşağını Renkten renge sokarım ben. Kara gözler kara gözler Ne öldürür, ne de özler “Sitem dolu acı sözler” Dağ ardındaki karım ben. Söyle nasıl dayanayım De ne zaman uyanayım Hangi sıfatla anayım Duyguları sıkarım ben Güneş terleyince ak ak Yerden alev çıkar mutlak Yalınayak, çırılçıplak Yıldızlara çıkarım ben. Ben ne şahım, ne var şahım Ne seherim, ne sabahım Arşta yankılanır ahım Bulutları yakarım ben |
Sebep-Sonuç (Korkulur)
Özür kabahatten büyük olursa Başlara taş yağmasından korkulur Karar vermek kararsıza kalırsa Günün gece doğmasından korkulur Kaderi şans ile sınamak olmaz Şehit anasını kınamak olmaz Ve ille bu yaşta bunamak olmaz Şerrin gönle ağmasından korkulur Şu mızrağın ucundaki sallanan İnsanlığı eğitmeye yollanan Yıllar yılı budaklanan dallanan Bir geceye sığmasından korkulur Göklere kovulan namusun ırzın Cehalet kokulu hoşnutsuz tarzın Kokuşmuş zihniyet hortlarsa arzın Celallenen magmasından korkulur Figanı göklere çıkaran zulmün Kurbanı olursa münevver filmin İradesi sağlam olmayan ilmin İnsanlığı sağmasından korkulur Sattığınız mücevherse alıcı Çıkar herze ise yere çalıcı Takdir adaletli huzur kalıcı Olmayınca boğmasından korkulur |
Sebep Ne?
Anında bürünüp muradı renge Ersin diye, fırsat vermek nedendir? Milli ruh düşmanı şu pezevenge Yorsun diye fırsat vermek nedendir? Bir kulak ver, dinle, gönül ağrımı Özünde duy, tâ yürekten çağrımı Şu T.V.ler hançer gibi bağrımı Yarsın diye fırsat vermek nedendir? Yalan, talan, vurgun ile kasayı Doldur, ters yüz edip aciz yasayı Hep emir aldığı malum U.S.A.yı Sorsun diye fırsat vermek nedendir? Sıçan gibi yavaş yavaş kemirip Sonra tırman diyor, dayanır mı ip? Milletin malını yiyip, semirip Dursun diye fırsat vermek nedendir Milleti ağlatmış, yadı güldürmüş Bir koymamış, parça parça böldürmüş Maziyi karartmış, ruhu öldürmüş Vursun diye fırsat vermek nedendir? |
Selam Olsun...
Türkiye sevdamdır deyip Gelenlere selâm olsun Kaderine boyun eğip Solanlara selâm olsun Millet için, bu yurt için İnsanım diyen fert için İslâmdaki beş şart için Ölenlere selâm olsun Vurgunsa bayrak alına Korku kondurmaz dalına Canını vatan yoluna Salanlara selâm olsun Gerçek yol bu de yürü de Çok koşan olur sürüde Aşsız, ekmeksiz kuruda Kalanlara selâm olsun Olunursa hakka aşık Sokak olur mu karışık? Bu fakir millete ışık Olanlara selâm olsun. |
Sen
Beşer düşüncenin aşk deryasında Hasta da sen, ölü de, sen diri sen Zaman ötesinde sır aynasında Her sevdanın gönüldeki yeri sen Neşe sensin, sevinç sensin, tasa sen Anane sen, töre de sen, yasa sen Türkü sensin, destanda sen, kıssa sen Gözbebeğim, gözlerimin feri sen Boyut sensin, soyut sensin, somut sen Komutanın dilindeki komut sen Serapta su, gözlerdeki umut sen Gariplik sen, gariplerden biri sen Bahtsız *******in batsın sabahı Göklere ulaşır mazlumun ahı Ve şu gönüllerin sultanı şahı Hem yiğidi, hem koçağı, eri sen. Gökyüzü sen, tepe sensin, ufuk sen Seherin koynunda yatan şafak sen Mekân da sen, mevzi de sen, afak sen Öte sensin, ortası sen, geri sen Gönüllerin içindeki gözde sen Serçedeki cik cik te sen, sözde sen Erde sensin, serde sensin, gizde sen Tükenmeyen umuduma veri sen |
Sen Genç Adam!
Yurda aşık Hak dostunun Hatırını sormalısın! Gündüz gezen yarasanın Kanadını kırmalısın! Ve sen kendini bilmeli Ki hep hakkı sarmalısın! Elle dille olmasa da Buğz edip de durmalısın! En çaresiz zamanında Hedefine varmalısın! Ömre bedel bir hedefi On ikiden vurmalısın! Şunu bunu onu değil Öz nefsini yormalısın! Kaya delip dağdan aşıp Denizleri yarmalısın! Felek evini yıkarsa Tülden saray kurmalısın! Gönlünü vicdanın ile Haşır neşir karmalısın! Alış veriş dalavere Hiç almadan vermelisin! Karunlara özenmeden Bir gönüle girmelisin! Cahil olmak kolay değil Şuuruna ermelisin! Binip gökte yıldızlara Gönlü yere sermelisin! Haksız baban bile olsa Haksızlığı yermelisin! Şu kırk ayak alıkların Defterini dürmelisin! Şöyle binip doru taya Menziline sürmelisin! Görünene bakmak kolay Sır olanı görmelisin1 Aşkı, sevdayı gönlüne Nakış nakış örmelisin! |
Sen Gülende
Sırrın deryasında, inci ararken Ben, seni bulduğum bir zaman olur. Kudret aynasında arşı tararken Sen gülende, hak güldüğü an olur. Sen gülende; toprak güler, yer güler Toprak için, topraktaki er güler Mecnundaki gayret, güler fer güler Sen gülende, samanlık seyran olur Sen gülende, gökte güneş açılır Şerha şerha, etrafa nur saçılır Bir gönülden, diğerine uçulur Sen gülende, gönüller hayran olur Sabahı etmesin gün doğup erken Sevdalı rüzgara, hasret çekerken Lime lime göz yaşını dökerken Sen gülende, gök güler üryan olur Gönül kurbanlık koç, aşık bilenir Umut ile hayal, arşta evlenir Aşığın gönlünde aşk alevlenir Sen gülende aşk bile giryan olur |
Sen Hangi Mevsimin Yağmurusun?
Dün gece aklımda yine sen vardın Hasret urganını yağladın gülüm. Gönlümde gül erir, gözünle gördün Hayal ikliminde çağladın gülüm. Gözlerim öteye dalar ansızın Hayalin karşımda meler ansızın Bir sızı kalbimi deler ansızın Yolları yıllara bağladın gülüm. Arzuyu ip gibi kavradın, çektin İklimi gamıyla başımdan döktün Sevdanın gerçeği gönlüme çöktün Ve garip gönlümü lığladın gülüm De hangi mevsimin yağmurusun sen De hangi sevdanın umurusun sen De hangi ustanın hamurusun sen Hüznün körfezini sığladın gülüm De hangi nefretten edindin kini Hangi ekenekten söktün ekini Artık itiraf et gönlündekini Hasretinle beni dağladın gülüm Hangi yel salladı yapraklarını Hangi el okşadı şu aklarını Hangi sel götürdü topraklarını Ki kaldın kupkuru ağladın gülüm. |
Sen Suskun Adam.!
Zalimin sevdasıdır Mazlumun gözü yaşı Zalimlerin yasıdır Mazlumun uyanışı Sözü söyle söz gibi Güneş yaksın köz gibi Gazeli dök güz gibi Irgala dağı taşı Ayaksız taya binme Yıldızdan yere inme Baykuşlara özenme Ve mekân tutma loşu Kızarmaya yüz gerek Gayret gerek hız gerek Yarınlara iz gerek Dünlerde koyma başı Dövüleceksin yine Ağlasan kazancın ne? Haykırsana kendine Terk eyle artık - mış’ı |
Sen Varsın Sevgili
Seherde seslenen cümle kuşlarda, Çimenlerin bakışında, sen varsın. Şu gelinin gözündeki yaşlarda, Gergefinin nakışında, sen varsın. Canın her zerresi ve her dokusu, Toprağa can verir bir damlacık su, Yavruyu cezbeder ana kokusu, Ak bağrına sokuşunda, sen varsın. Henüz yeni doğmuş gözü görmeyen, Kükreyince bağa fırsat vermeyen, Zarar düşünmeyen, aklı ermeyen, Suyun dağa çıkışında, sen varsın. Zaman dondurulmuş, çağ düşmüş gibi, Deryada balığa ağ düşmüş gibi, Taze çiçeklere çığ düşmüş gibi, Irmakların akışında, sen varsın. Seni bilip her zemine koyuşta, Sana doğru yavaş yavaş kayışta, Düşüncede, harekette, duyuşta, Nefsi gemle sıkışında, sen varsın. Güneşte, yıldızda, ayın gözünde, Kardelen yazında, balın özünde, Vatan sevdasında, yiğit sözünde, Şimşeklerin çakışında, sen varsın. Kaleli aşığı bu necip soyun, Atmaca zirvenin, yarasa koyun, Bayramın, seyranın, düğünün, toyun, Ele kına yakışında, sen varsın. |
Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 08:14 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.