![]() |
Hayalimdeki Gemi
ayrıldığım son liman, haylimde ki gemi, belli belirsiz bir el sallayışı arkadan, kulaklarımda uğultu, seni çalan son şarkı, yine yalnızım aynı limanda, bıraktığın gibi... haykır dünyaya ey gemi, gidiyoruz, arkamda yalnızlığı bırakarak, kendimi kandırarak, kim bilir hangi limanda konaklayacak, hangi limandan kalkıp yol alacak… ne zaman uyanacak, uykusuz akşamların sabahında, daha kaç limandan can alacak, ve bırakacak yine yol ortasında, yol bekleyen deniz feneri gibi gözlerin… gökyüzünün derinliğinde hayalimdeki uçurtma, eğleniyorum, gülüyorum, delicesine ağlıyorum, yalnız kalmak istiyorum, bırakmıyor sensizlik, beynimi parçalıyor, seni hatırlatan sessizlik… bak görünüyor uzakta, karanlık gözlerinde uysal bir liman, koş ey gemi, yırtın durma koş, beklediğin liman seni bekliyor koş… bu kaçıncı yanaştığım liman, öfkeli dalgalar beni buluyor, elimdeki son gülü uzatsam da çaresiz, hayata tutunduğum dal, ölüm oluyor… deniz derinliğinde kaybedilmiş bir aşk, birleşir ayrı dünyalardan başlar, enkazlar altında sırlı bir dünya, aşk titaniğin battığı yerde başlar… gider uzaklara, hayalimdeki gemi, içimde bin bir türlü güzellik, bin bir türlü zahmet, arkamdan seslenir belki birkaç ses; sana da rahmet, gemi gider yol gider, yol gider gemi gider, bu yol sessiz geminin, kalktığı yerde biter… |
Hayaller Gerçek Olsa
bir gün sana kavuşmak, hayalim benim, aynalarda görmek güzel yüzünü... getir bana, getir gözlerini güleyim, ağaçlar, yapraklarını dökmüş sonbahar, yeter ki seni göreyim, sonra öleyim. beni benden sorma, ne olur gülüm, perişan halimi, acılara sor söylesinler, söyle sevdiklerime, bari ölümümde gelsinler. son bir kere, ne olur getir ellerinden tutayım, saçlarını tutam tutam alayım ellerime, son bir kere, ne olur getir okşayayım, ağaçlar, yapraklarını dökmüş sonbahar, her taraf perişan, sararıp solmuş, yolunu beklerken, fer kalmadı gözlerde, manası kalmamış sensiz sözlerde, hani nerde, nerde sevdiklerimiz, bu dertler, bu kederler hepsi benim, hani nerde, nerde söyle hadi, beni kalbimden vuran, o meçhul gözlerin.... |
Hayaller Ülkesi
siyahlara bürünmüş bir akşamüstü, yine sen düşüyorsun gözlerime, ben ağlıyorum, gökyüzü ağlıyor, ateşten bir kor düşüyor yüreğime, yağmur yağıyor, ben yağıyorum... ayaklarım yürümeye başlıyor, onlar yürüyor, ben yürüyorum, üşüyorum, üşüyorum yalnızlığın soğukunda, ve yine ben, seni düşünüyorum... tıpkı bu gün gibi, soğuk bir gündü, sana sarılışımın sıcaklığı, fotoğrafın karesinde kaldı, başucumda duran resmine bakıyorum, üşütüyor beni, o gün soğuktu, bu gün de soğuk... sensizliğin soğuk yüzü, ilmek ilmek işledi içime, sen vardın ama yoktun, sen yoktun yine de vardın, yoksun varsın, yoksun varsın, varsın yoksun, varsın yoksun, nesin, nerdesin, kimsin? cevap mı, içimdeki sensin... yine böyle siyahlara bürünmüş bir akşamüstü, sen düşüyordun gözlerime, ben oluyordun, ben den beni alıp gidiyordun ve sen oluyordun, sonra ben geliyordum aklına, bana dönüyor ben oluyordun... ve gökyüzü ağlıyor kavuşmanın şerefine, ateşten bir kor düşüyor yüreğime, yağmur yağıyor, ben yağıyorum, damlalar birleşiyor, sen oluyor, ben oluyor, sonra sel oluyor ve alıp götürüyor ikimizi de, hayallerin ülkesine... |
Hep Aynı
mevsimler, yine hep aynı, bir sevda tutkunluğudur hayat, hep aynı, gökyüzü aynı, yer yüzü aynı, ayrı olan biziz, bir de seyrettiğimiz dalgalar... çehreler hep aynı, değişenler benler, tutkunluğunda geçen seneler, gözler aynı, sözler aynı, saçlara düşen ak, sabahlara kadar ağlamak, yeniden doğan şafak. hep aynı, geçen zamanın altında yorgunluk, hep aynı, buruşmasını beklediğim yüzümün hüznü, geçen, gözlerime doğduğun gündü, sözlerimi doğrulayan, ve sendin hiç değişmeyen, yüreğimde ki sendin, yediklerim, içtiklerim, giydiklerim hep aynı, hep aynı, yolda yürüyüşüm ve o mahsun gülüşüm, sana seslenişim, gel deyişim hep aynı, mekanlar değişir ihtişamıyla, gizemiyle zaman hep aynı. bir sevda tutkunluğudur yaşamak, ******* gündüzler aynı, ayrı olan benim *******im, benim gündüzlerim, geçmişe özlem nedendir? çocuk geçmişim, genç geçmişim, yaşlı geçmişim, bu feryatlar neden, neden geçmişe özlem? oysa her şey hep aynı? |
Her Gün Bir Başka Türlü
hasretin ağırlığı çöktü üstüme, gözlerini yüreğimde hissediyorum, şebnemlere hasret kaldı yüreğim, vuslatım uzaklarda, içim bir yangın yeri, öyle içime işlemişsin ki, her gün bir başka türlü... içtiğim suya seni katıp içiyorum, güneş ısıtmıyor, ay seninle olduğum gibi doğmuyor, buruk bir sevda kırık kalbimde, yoksun, sensiz olan günlerde ağlıyorum, öyle içime işlemişsin ki, her gün bir başka türlü... fırtınalar kopuyor sensiz gönlümde, bulanık görüyor gözlerim hayalini, elimde boynu bükük bir gül, sana uzatamadığım, sensiz bahar gelmiyor, takatim yok gülmeye, öyle içime işlemişsin ki, her gün bir başka türlü... mevsimler geçer gözlerimin önünden, sen geçersin sensiz kalan gönlümden, ümitler kırılmadan gel, baharlar yaşanmadan gel, elimde çiçekler solmadan gel, gözlerimde yaş kurumadan gel, mevsimin soğukluğuna aldanma, yollar kapanmadan gel, sensiz olamıyorum, yeni gün doğmadan gel, uzat ellerini, gözlerin uzaklara değil gözlerime baksın, bakışların yüreğimde erisin, öyle içime işlemişsin ki, her gün bir başka türlü... ne olur gel artık, bırkma beni yalnızlığına, sensizlik öylesine zor, öylesine kahredici, bakışlarını esirgeme benden, çekme ellerini gönlümden, bırakma dağıtmasın saçlarını rüzgar, bir teline kıyamam, yanılırsın bensiz yaşarsın dersen, sensiz yaşayamam, öyle içime işlemişsin ki, her gün bir başka türlü... sensiz yaşayamam ama bu dünyasız yaşarım, heyhat ki aksini iddia eden akla şaşarım, ben yaşarım bir türlü, onlar bir başka türlü, öyle içime işlemişsin ki, her gün bir başka türlü... |
Her Yerde
acılarla yogrulmuş, hayatın basindayım, elleri ekmek tutan çocugun yasındayım. hasretinle aktığım, pınarın basindayım, minicik bir yavrunun, şehla bakışındayım. kor gibi yüreğin, özlemli atışındayım, ördüğün dantelanın, örnek nakışındayım. birlikte koştuğumuz, dere kenarındayım, uzagın ötesinde, yakının ardındayım. gözlerimden dökülen, sevdanın icindeyim, özleminle baktığım, ufkun bitişindeyim. senden aldığım aşkın, o yüce şanındayım, olmasan da yanımda, ben senin yanındayım. bir aşk şarkısıdır tutturmuş dudaklarım, söylenen şarkıların en son bestesindeyim, gözlerimi süsleyen, düşün ortasındayım, beni benden alan, bir sevda yolundayım... |
Hicran
gönül, öyle bir hicranda ki, ne sen bilirsin, ne de o? bu öyle bir sevda ki, yaşamayan ne bilsin? yaşamışsan, ne kadar zor, sevdiğin seni silsin, öyle bir manzara, öyle bir hülya, yaratan seni defterden siler ya... işte yoktur o zaman, senden daha talihsiz, talihsiz ne demek, bitmiştir o zaman ebediyet, o ebediyet ki, artık sana ebedi eziyet, o zaman titre ve kendine gel, yoktur, o kapıdan başka bir kapı, yoktur, ona ulaşmada hiçbir engel, mabetlerdir, mabet gibi evler, yücelmede en büyük yapı. en küçük bir dargınlıkta istersin öldürmek, onun büyüklüğü ondandır affetmek, herhalde seni yaratana, istemezsin adını sildirmek, senin görevin, merhamet kapısında, yalvarmak ve dua etmek. ancak sen böyle kurtulursun, bu zelil hayattan, ne olur, durma kalk, yalvar, bu hayat ki, sonunda ebede büyük göç var, istemez misin, gideceğin yerin güzel olmasını, sevdiklerinle olmak ve onlarla kalmak var, nasıl yaşarsan öyle ölürsün, unutma orda mutluluk var... |
Hicran Aşkın Merkezine Düştü
Ankara'dan İstanbul'a giderken, hicran aşkın merkezine düştü gel, yardan uzak günler böyle geçerken, yangın vurdu, gönül yandı çabuk gel... tel tel oldu dağıldı umutlarım, saba yeli sevdiğimi alda gel, getirmezsen yadellerden yarimi, ne olursun bir gece, kalda gel... uzaklardan uzatamam ellerim, git yanına ellerinden tutda gel, hasret saldı yangın yeri yüreğim, üşütmeden incitmeden sarda gel... İstanbul'dan Ankara'ya selamlar, yardan yara götür güzel kelamlar, yar uzakta gülerken içten ağlar, kırma gayrı git gönlünü alda gel... seyrederim güzelliğin, dinmez efkarım, yar yüzüne bir kerecik gülde gel, selam götür selam getir o elden, almasanda yari ordan, görde gel... gitme sevdam aşk elinden burda kal, yar açarsa yüreğini orda kal, kavuşmak nasibin olursa eğer, emrederse yar yolunda ölde kal... |
Hoşcakal İstanbul
istanbul, senden ayrılmak zor geliyor bana, inan istanbul, aşığım sana, ayrılmak matemimdir, eğer övülecek güzellik varsa, bunlar hep senindir, hasretinden sarardım soldum, kavuştum sevdam, ayrıldım matemim oldun, gülüyorlar zerafetleriyle; eminönü, kadıköy, üsküdar, seni hep anacağım istanbul ölene kadar, yukardan kükrüyor topkapı çamlıca bütün ihtişamıyla, bir başka güzellik katıyor ışıklar, boğazdan akışıyla, bayezıttan, eyuptan, sana selam var, bir çift göz seni izliyor çamlıcadan, muhteşem bakışıyla, eğer varsa insanda zerre kadar hissiyat, çamlıca ne yürekler yakıyor, o büyük ihtişamıyla, istanbula bir tepeden bakıyor hoşcakal istanbul ayrılıyorum, ama üzülme yine seninleyim, sen benim içimdesin, yüreğimde bir ateş, kor gibi yanıyorum, hoşcakal istanbul ayrılıyorum... gece rüyamda gündüz düşümdesin, seninle yatıp seninle kalkıyorum, hoşcakal istanbul ayrılıyorum... |
Hüzünler Limanı
bitmek bilmeyen koca bir özlemsin, uzaklaşsın ayrılık gidebildiği kadar gitsin, hüzünler limanına döndü gönlüm, sen yaklaş kıvrandıran acılarım dertlerim bitsin... mekanı oldu sarhoş *******de başı boş duyguların, gemiler geçiyor uzaklardan neşeli, karanlık şafakların sabahında beklediğim, içlerinde sen yoksun... gündüzün yüzüne indirdi tokatını gece, ortalık büyük bir sessizliğe büründü, kaybolan güneş gizemli bir bilmece, ayın şavkı gözlerinde göründü... bahar kokar, tel tel avuçlarımda saçların, hayali bile güzel seninle olmanın, uzaklar yakın olur düşlerimde, hayat bulur dünyam güzel gülüşlerinde... baharı soluklar yüreğim sesini duyduğumda, kış olsa ne yazar, yaz olur kış seninle olduğumda, mevsimler ruhumu okşar, ılık eser rüzgar, dünyaları yakarım, sen olmazsan ey yar... cennet sen olduğunda cennettir, yoksa ızdırap, tüketir sevdan, hicranlı akşamlarda şarkımız, ayrılık ateşi yakar bedenimizi, yansakta birlikteyiz, üzülme o bizim baharımız... |
Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 01:39 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.