![]() |
Bir ihtiyar ağacım
Bu gün Bir ihtiyar ağacım bir kaç yapraklı En iyi günlerim bu mevsim bahar Yarın yapraklarım da dökülecek Yapraklarını toplayıp eteklerine Ağlamak yok diyorsun Ağlayalım Kovuluyoruz Toprak su rüzğar kovuyor bizi anlasana... |
Bir Kara Bulut
Kara bir bulut düşer baharına Dersin ömrün hazanı da vardır Öper gül yapraklarını karlar Yaylalardan inersin düzlere Hüzün işlemeli mendildir cebinde Sırtında yılların bohçası Pençesinde bir ihtiyarlığın kalmıştır zamanın Kulaklarında bir el tutup seni çeken Sırtına çarpan bir fırtına Ürküten bir ses olmuştur zaman Bakarak denizin neler var diye derinliklerinde Eski gemi parçalarını görür ürperirsin Artık o gemi gelse Denizin bu kıyısında yaşamak küsmüştür insan oğluna Ne diye hazanı beklesin sararmış yaprak Seyret uçuşan kartalları bir tepe üstüne Bak oğullarının sepetine fatiha var mı diye Hastane pencereleri gibi gözlerini aç. |
Bir Masalda İstanbul
Bu gece Minareler bir kandilin alevleri Gökte ay mürşit yıldızlar müritleri Seccadesini serdi denize ay Denizde kıldı namazını Yedi tepe yedi ışık Gökte yıldızlar yerde yıldızlar İndi süslü gemiler Halice Geldi güzel askerler Işıklar saçan hırkanı kokladım Süt beyazlığını içtim İstanbulun Anladım İstanbulda yalnız değilim Öksüz değilim Bana gündüz İstanbulun gecesi bile Güneşten bir parça koparmış Yavuz Aydan bir parça koparmış Fatih Gönüller köpük köpük İstanbulda İstanbul Mekke'yle aynı hamurdandı... Bir masalda İstanbul Bin ömür ver Allah'ım bana Bin ömür seveyim İstanbulu |
Bir melek için
O gitti,ay gitti,güneş gitti içimden Bir yalnızlıktayım ki sarı yılan Derdim büyük dostlar Güneş yüzlüm gitti Ay sözlüm gitti Karanlığım büyüyor gün gün Dertli anam gülsün diyordum Şu dünyada mutluluk görsün diyordum Nafile hayallere dalmışım ah Şiirler yazmıştım o melek için Kalem mutlu,kağıt mutlu Gurbetlerden dönerdim ona her bayram Sarılırdım ona Kollar mutlu diller mutlu Yatardım dizine Baş mutlu Göz mutlu... Gurbetten döndüm alıp acı haberini Önüme seccadeler seren eller düşmüştü yana... Ben bir melek yitirdim acım büyük dostlar Ben bir melek yitirdim yaksın benibu ayrılık ateşi... Alışmıştım titreyen ellere Soluk yüze Sesinin yıldızlarından korkardı karanlık... Otursun koltuğunda yeter diyordum Evimizde dolansın yeter diyordum... Nafile boşa çıktı dualarım hep... Bir güneş kayıp gitti Evimiz yabancılaştı bana Köyümüz yabancılaştı Eşyalar ağlıyor evimizde O vardı oyunlar oyuncaklar vardı Elimden kayıp bahar gitti yaz gitti Güneş gitti ay gitti... Ey cennet ayakları altına konulan melek Senle yaşadım senle öldüm Al beni yanına buralarda sensizim buralar karanlık Ey gecemin ayı-yıldızı Gündüzümün güneşi Baharımın güneş yüzlü çiçeği Ölmeyeceksin hiç Yaşayacaksın gönlümde ben yaşadıkça O meleği gösrerin bana rüyalarım... |
Bir Mezar
Bu mezar gül saksısı Ay kelime bu mezar Yere düşmüş yıldız Bir dolu başak Surları zorluyor Yeni fetihler için Eyüp mezarlığında İlk su içtiğim çeşme İçimi nakışlayan bahar Gülün seyyar satıcısı Çocukluğuma gül getiren Deniz yüzlü Allah dostu Camilerin güvercini Bu mezarda yatıyor |
Bir Papatya Kız
Şu fotoğrafta bir papatya kız Adı Ayşe bu küçük kızın Bir dere kıyısında evleri Pek güzel köyü Bir papatya köyü Bu dere kıyısında Ayşe… Benziyor güneşe Köyünün camisi,minaresi … Köyünün çiçekleri Bir papatya gibi bakıyor Ayşe Bir papatya gibi büyüyor Ayşe Koparmayın köyünden solar o papatya |
Bir rüya
Her şey aşk için derdi dedem... Ey aşk, Rüyama girdin Kanıma girdin... Tabire ne hacet Çölde bir nehirsin... Çöle hayat veren Tarihin çölünde bir nehirsin Çölümüzde bir nehirsin Ey hayat veren mavi nur... Yetimler var dünyanın sokaklarında Leylasızlar var dünyanın çölünde... Akıyorsun önümde Ne güzel rüyaydı o Bir rüyamda kıştaydım... Baharı var her kışın Son bulmasın çöllerde akışın Bir rüyamda Bir nehirdin çöle hayat veren. Kıyında çınarlar boy verdi Çınarlarda maviliğe en derin hasret... Bir rüyamda Bir ana idin çocuklarını besleyen Vefalı çocukların kurban oldu sırayla Yaşatmak için damarlarındaki maviliği... Maviliği yitiren uçurtmalar en derin ölümde... Ey çocukları güneş olan ana Her şeyden kıymetli ol bana... Dedem her şey aşk için diyor Rüyalarıma girip girip duruyor. |
Bir Yolcuyuz Uzaklara
Bir yolcuyuz uzaklara Yol yordam gerek Yunusun yolunu seçtim Dikeni değil gülü seçtim Ballar balını seçtim Işıklı yollarda Yunus Yunusun yoluna düştü gönlüm |
Borç
Çocuktum benim de öğretmenlerim vardı Öğretmenlerim sevgi denizlerimdi Şu öğretmenler sevgi denizleri Gül sevgiler var onlarda Öğrencileri için gönülleri deniz Bir dağa benzer gönülleri İçi zenginlik kaynağı Dışı zenginlik kaynağı … Öğretmenlerime O erdemli insanlara borçluyum Hala yolumda ki bütün ışıkları |
Bostan Korkuluğu
Ceketin ne güzel bostan korkuluğu Şükret haline ayaktasın. Kuşları korkutmakla yetin. Kartal, şahin, serçe korksun yeter. Hırsızların önüne çıkma aman! Gece karanlığında tekmeyi yersin ha. Ayakta kalmanı canı gönülden istiyorum unutma. Bir ceket giydirmişler sana İki değnekten başka nesin Bostanın sahibi sanma kendini Biliyorum küçümsedim seni Ama sana imrendiğimi de biliyor musun? Ne acın var ne derdin Az şanslı değilsin bu halinle Çok şey isteme sakın İnsan çok şey istemiş, fazla benzeme insana Bil çok şey isteyenden çok şey istenir bu dünyada |
Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 10:15 PM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.