www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Eskiler (Arşiv) (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=188)
-   -   Senİ Sana Yaziyorum.. (https://www.cakal.net/showthread.php?t=17804)

CaKaLBoT 05-26-2006 09:57 PM

Yalancı ve Sahtekar
 
Yalancı ve Sahtekar

Soğuk bir kış günüydü ve yerler bembeyazdı.Birbirimizi görünce yüreğimizi öyle bir sıcaklık kapladı ki ikimiz de aşk ateşiyle yanıyorduk artık.Günler birbirini kovalıyor ,saatler öylesine güzel geçiyordu ki zamanın farkına bile varmıyorduk.Bu güzellik onun benden sakladığı o kocaman yalanı öğrenene kadar devam etti.

Evet,o evliydi...Ve de çocuğu vardı. Benden bunu saklamıştı.Öğrendiğim o an dünya başıma yıkıldı.Kalbimdeki sızıyı tarif edemiyordum.Göz yaşlarım sel olmuş akıyordu.Gittim ,ondan uzaklaştım.Arkama bile bakmadım. Yüreğimdeki o büyük aşkla beraber ben de yok olmuştum.Bana yapılanları,söylenen yalanları kendime yakıştıramıyordum.Ama o benden vazgeçmemişti.Çok savaştı yeniden birlikte olmak için .Aileme kabul ettirmeyi başardım ve yeniden başladık.O eşinden ayrılmıştı.

Daha da kenetlenmiştik.İleriye yönelik planlar yapıyorduk.Hayaller kuruyorduk.Evlilik fikrini aileme de anlatmıştım.’Mutlu olacağına inanıyorsan sen istediğini yap dediler.Mutluydum.O küçücük yüreğim ’pıt pıt’ atıyordu.Ama yine ters giden bir şeyler vardı.O yine değişmişti ve benden uzaklaşıyordu.Buna dayanamayıp bitmesi gerektiğini söyledim ona.Tereddütsüz kabuk etti.Telefonlara yanıt vermiyor,beni aramıyordu. Doğum gününde onu aradım. Ama telefona çıkan bir kadındı. Yine yıkıldım. Öğrendim ki benden ayrıldığı süre içinde ikinci kez evlenmişti. Üstelik de ondan da kısa süre içinde ayrılmış sekreteri ile çıkmaya başlamıştı. Yaşadıklarıma inanamıyordum. Bu durumu birde aileme anlatmak vardı. Neyse ki onlar çok olgun davrandılar. Ama ben hala o yalancı insanı düşünüyordum. Aradan altı ay geçti kendimi zar zor toparlamıştım. Bir gün beni aradı.

Beni sevdiğini unutamadığı her şeyi unutup yeniden başlayabileceğimizi söyledi. O anda içimdeki büyük sevgi nefrete dönüştü. Ve onu reddettim. Şimdi ayrılığımızın yedinci ayındayız onu unutmadım. Hayatıma kimseyi sokmadım. Erkeklerden hep korktum. Yine aynı şeyleri yaşamak, yine aynı acıları çekmekten korktum. Biliyorum ki hayatımda kimse olmayacak. Çünkü o beni bu genç yaşımda hayata küstürdü, toprağa gömdü. Ona son sözüm şu: Bana bunları yaşattığın için hayatın boyunca sende mutlu olm

alıntıdır

Stinq 05-27-2006 03:16 AM

Ayrilik Sevdaya Dahİl
 
AYRILIK SEVDAYA DAHİL

açılmış sarmaşık gülleri
kokularıyla baygın
en görkemli saatinde yıldız alacasının
gizli bir yılan gibi yuvalanmış
içimde keder
uzak bir telefonda ağlayan
yağmurlu genç kadın

rüzgâr
uzak karanlıklara sürmüş yıldızları
mor kıvılcımlar geçiyor
dağınık yalnızlığımdan
onu çok arıyorum onu çok arıyorum
heryerinde vücudumun
ağır yanık sızıları
bir yerlere yıldırım düşüyorum
ayrılığımızı hissettiğim an
demirler eriyor hırsımdan

ay ışığına batmış
karabiber ağaçları
gümüş tozu
gecenin ırmağında yüzüyor zambaklar
yaseminler unutulmuş
tedirgin gülümser
çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
çünkü ayrılık da sevdâya dahil
çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili
hiç bir anı tek başına yaşayamazlar
her an ötekisiyle birlikte
herşey onunla ilgili

telaşlı karanlıkta yumuşak yarasalar
gittikçe genişleyen
yakılmış ot kokusu
yıldızlar inanılmayacak bir irilikte
yansımalar tutmuş bütün sâhili
çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
öyle vahşi bir tad ki dayanılır gibi değil
çünkü ayrılık da sevdâya dahil
çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili

yalnızlık
hızla alçalan bulutlar
karanlık bir ağırlık
hava ağır toprak ağır yaprak ağır
su tozları yağıyor üstümüze
özgürlüğümüz yoksa yalnızlığımız mıdır
eflatuna çalar puslu lacivert
bir sis kuşattı ormanı
karanlık çöktü denize
yalnızlık
çakmak taşı gibi sert
elmas gibi keskin
ne yanına dönsen bir yerin kesilir
fena kan kaybedersin
kapını bir çalan olmadı mı hele
elini bir tutan
bilekleri bembeyaz kuğu boynu
parmakları uzun ve ince
sımsıcak bakışları suç ortağı
kaçamak gülüşleri gizlice
yalnızların en büyük sorunu
tek başına özgürlük ne işe yarayacak
bir türlü çözemedikleri bu
ölü bir gezegenin
soğuk tenhalığına
benzemesin diye
özgürlük mutlaka paylaşılacak
suç ortağı bir sevgiliyle

sanmıştık ki ikimiz
yeryüzünde ancak
birbirimiz için varız
ikimiz sanmıştık ki
tek kişilik bir yalnızlığa bile
rahatça sığarız
hiç yanılmamışız
her an düşüp düşüp
kristal bir bardak gibi
tuz parça kırılsak da
hâlâ içimizde o yanardağ ağzı
hâlâ kıpkızıl gülümseyen
-sanki ateşten bir tebessüm-
zehir zemberek aşkımız

ATTİLA İLHAN

Stinq 05-27-2006 03:19 AM

Yol
 
YOL

Biraz zamandan calmak istedim
Seni unutabilmek ve gitmek için
Ama ne zaman duruyor
Ne seni unutabilmek mumkun

Ask bahcesinde yürümek gibi
Yalnızım ama yürümekten bıkmıyorum
Yürüyorum yalnızlıga dogru
Yürüdükce alısıyorum

Dünyanın en uzun yoluymus meger
Her donemecte bir kez daha asık oluyorum sana
Her durakta daha büyük bir acı
Yol bitmiyor acım dinmıyor

Ve yolun sonu önümde
Karanlık ve puslu bir yer
Bu nasıl bir yol nasıl bir son
Karsımdakı son acık:Ölüm

Biraz acı biraz hüzün
Tek sucum sevmekti be gülüm
Ve yolun sonundayım işte
Yüzümde bir gülümseme ve karsımda ölüm

Erdem Ç…

Stinq 05-27-2006 03:51 AM

Sonbahar
 
SONBAHAR

Sonbaharda sevmek zordur
Sert olur rüzgarları
Hüzün tasır kalplere
Aslında anlatır ayrılıgı

Ben hazanda sevdim seni
Yagmurlu bir gün bitiminde
Haykırdım sana olan sevgimi
Rüzgarkı bir aksamda

Yagmur yagıyor her yere
Caddeler,sokaklar kuru,bir biz islanmısız
Gözlerimde bir umut,kalbim sevgi dolu
Sonbaharı yanlıs anlamısız

Düşen her damla yaprakta beni hatırla sevgilim
Seni ben sonbahar rüzgarlarında sevdim
Kasırga oldun yüregimde estin
Yagan her damla yagmurum sensin

Erdem Ç...

Stinq 05-27-2006 11:22 AM

Ya Sensİzlİk Ölmek Se
 
YA SENSİZLİK ÖLMEK SE

Bir zamanlar sen vardın ya ben böyle yok değildim
Düşünürdüm neyi mi? Hep seni odalarda
Kimdi bana benziyen baktığım aynalarda
Senden başkası mıydı o sessiz beklediğim
Bir zamanlar sen vardın ya ben böyle değildim
Kim bilir ağlamayı ölüp kendi kabrinde
Sensizliği bu türlü benim kadar kim bilir
Akşam karanlığında herkes gider o gelir
En sevdiğim çiçekler çürümüş ellerinde
Kim bilir ağlamayı ölüp kendi kabrinde
Ya sensizlik ölmekse her gün bir başka türlü
Ya bir şey olmamaksa sen olmak o yerlerde
Yaşamak nerde hani yaşamak gücü nerde
Bilinmez sensiz kalan yaşıyor mu ölü mü
Ya sensizlik ölmekse her gün bir başka türlü.

on7eylul 05-28-2006 01:58 AM

Teşekkürler Sewgilim...
 
kaldırılmıştır

CoolTurk 05-30-2006 10:10 PM

Kum Ve Kaya...
 
Çölde yolculuk eden iki arkadaş hakkında bir hikâye anlatılır. Yolculuğun bir aşamasında iki arkadaş tartışırlar biri ötekine bir tokat atar. Tokatı yiyenin cani çok yanar ama tek kelime etmez ve kum üzerine su sözleri yazar:

"BUGÜN EN İYİ ARKADASIM BANA BİR TOKAT ATTI."

Yıkanabilecekleri bir vahaya rastlayana dek yürümeyi sürdürürler. Tokati yiyen yıkanırken batağa saplanır, boğulmak üzereyken arkadaşı tarafından kurtarılır. Boğulmak üzere olan arkadaş tam selamete çıktıktan sonra bir kaya parçası üzerine su sözleri kazır:

"BUGÜN EN İYİ ARKADASIM BENİM HAYATIMI KURTARDI."

Tokati vuran ve sonra en iyi arkadaşının hayatini kurtaran kişi ona söyle der, "senin canini yaktığımda bunu kum üzerine yazdın ama simdi kayaya kazıyorsun, neden?" Öbür arkadaş ona söyle cevap verir.

"Biri bizi incittiğinde bunu kum üzerine yazmalıyız ki bağışlama rüzgârı estiğinde onu silebilsin. Ama biri bize iyi bir sey yaparsa onu kayaya kazımalı ki onu hiçbir rüzgar yok etmesin.

"İNCİNMELERİNİZİ KUMA, GÖRDÜĞÜNÜZ İYİLİKLERİ KAYALARA KAZIMAYI ÖGRENİN."

CaKaLBoT 05-30-2006 10:16 PM

AteŞ İle Su
 
AteŞ İle Su

AteŞ BİrgÜn Suyu GÖrmÜŞ YÜce DaĞlarin Ardinda SewdalanmiŞ Onun Delİ Dalgalarina.hirÇin HirÇin Kaylara WuruŞuna,yÜregİndekİ DuruluĞa DemİŞ Kİ Suya: Gel Sewdalim Ol Hayatima Anlam Weren Mucİzem Ol..su DayanamamİŞ AteŞİn GÖzlerİndekİ SicakliĞa Al DemİŞ;
YÜregİm Sana ArmaĞan...sarilmiŞ AteŞle Su Bİrbİrİne Sikica Kopmamacasina..
Zamanla Su,buhar Olmaya,ateŞ,kÜl Olmaya BaŞlamiŞ.ya Kendİ Yok OlacakmiŞ ,ya AŞki..baŞtan Alinlarina YazilmiŞ Olan Kaderİ De Alip GİtmİŞ Uzak Dİyarlara Su...ateŞ KizmiŞ,ateŞ YakmiŞ Ormanlari..aramİŞ Suyu Dİyarlar Boyu,gÜnler Boyu,geceler Boyu,bİrgÜn GelmİŞ Suya Warmis Yolu BakmiŞ O Duru GÖzlerİne Suyun,bİraz Kirgin Bİraz HirÇin.ve O An AnlamiŞ;aŞkin Bazen Gİtmek Oldugunu.ama Gİtmenİn Yİtİrmek Olmadigini...ateŞ DurmuŞ,susmuŞ,sÖnmÜŞ AŞkiyla.İŞte O Zmanadan Berİdİr Kİ;ateŞ Sudan,su AteŞten KaÇar OlurmuŞ.ateŞİn YÜregİnİ Sadece Su,suyun YÜregİnİ Sadece AteŞ Alir OlmuŞ...
Can YÜcel

CaKaLBoT 05-30-2006 10:17 PM

Aşka kılıf aranmaz! ..
 
Bulutlara dolaşmış bir uçağın, rüyalarında “hava limanlarını” görmesinden ne farkı var ki; burnunun, sabahları “kızkulesi” diye sızlamasının? ..
Kızkulesi, , , mıknatısındır;
Seni bana bağlı kılan! ..

Kaybolmuş gemiler için; uzaak, zayııf, cılıız, titreek, soluuk ve soğuuk bile olsa, bir deniz feneri ışığının ne demek olduğunu anlıyor musun şimdi? ..
Duyuyor musun, soğuğu? ..
Üşüyor musun, korkuyor musun; titriyor musun? ..
Hadi, dokun sesime! ..
Tut, nefesimi; ve oğuştur, ısıt ellerini! ..

Savrulurken dalgaların arasında;
Ne altından geçsin “Hüdâyi yolu”, ne üstünden...
Sen de geçme;
Koy gönlünü, huzûra! ..

Ben... Aşka kılıf aramam! ..
.....
Kendimden ve zamandan ve mekândan çaldığım bir ödülse bu sevda;
Saplarım yüreğime...
Sen kanarsın içimde! ..

Senden ve benden bile aldığım bir ödül isen eğer; saplanırsın içime! ..
Kılıfın “ben” olurum...
Aşka kılıf aranmaz! ..

Şimdi, ben... Çatlamış dudağıyla yalvarırken tarlalar, içindeki çiçekler bükerlerken boynunu... Elbette rüyalarınım senin...
Her gece kim ağlıyor karanlığın içinde; kederlenen toprağa, içini süzen bulut gibi? ..

Biliyor musun; dibi kayalık bile olsa, “huzur’dan gelip huzûra giden” yolun kıyısındaki şu garip Kızkulesi, kız kulesidir; seni bana mahkûm eden! ..

Söyledik ya... Dedik ya; aşka kılıf aranmaaz!
Ne çaldı isen benden; hediyem olsun...
Sen... Yüreğimde saplı kal;
Başka talebim olmaz! ..

CaKaLBoT 06-01-2006 10:31 AM

Yağmur damlası
 
Her yere düşen yağmur damlasına bir mana vermeye çalışırdım ve hiçbir zaman bulamazdım..
Hatırlıyormusun her yağmur yağdığında ıslanmak isterdim ama hep sen engel olurdun...
ve şimdi sen yoksunhep ıslanmayı arzuladığım yağmur var dışarda bardaktan boşalırcasına yağıyordu beni çağırıyordu sanki yere düşen yağmur damlaları...
şimdi bana kim engel olacak ıslanmamak için
bardaktan boşalırcısana yağan yağmurmu? yoksa hasta olma korkusumu ikiside değil.Sen yoksun ve engel olacak hiçkimse de yok şimdi senin yokluğunda ıslanıyorum...
İşte buldum yağmur damlalarının anlamını her yere düşen damla seni seviyoru diye fısıldıyor tıpkı benim senin kulağına fısıldadığım gibi ve sen yoksun iliklerime kadar ıslanıyorum senin yokluğunda...

Her yağmur dindiğinde ondan sonra içimde kopan fırtınalar başlardı gözlerim dolar ve ağlardım işte buda benim yağmurumdu..

Hep derdin sana ağlamak yakışmaz diye işte ağlıyorum yokluğun yakışsada yakışmasada ağlıyorum içimde kopan fırtınalarla birlikte ve sen yoksun...
Şimdi hangi mazeret seni benden koparacak hangi yağmur damlaları seni sevmiyorum dediğindemi yoksa içimde kopan fırtınlar dinincemi veya gözlerimden akan yaşlar dinincemi senden kopacağım hiçbiri değil...
sen yoksun ve senin yokluğunda yağan her yağmur seni andırıyor bana sen yoksun...
kalbim karanlıklar içinde zincir vurulmuş ışııda sensin anahtarıda...şimdi seni bekliyorum....
ve bir gece daha geçiyor yağmurlu senin yokluğunda

Osman Gültekin


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 06:21 PM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.