www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Eskiler (Arşiv) (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=188)
-   -   Fazıl Hüsnü Dağlarca (https://www.cakal.net/showthread.php?t=80663)

F.S.Mehmet1453 08-09-2007 02:52 PM

Savcıya

Savcı, nedir düşündün mü,
Dağları sorguçlu kılan?
Onlar susmaz, gece gündüz, onlar haykırır yüceden.
Gelmiş dağlardan yalnayak, durmuş kapına bir ıssız,
Seni bile içli kılan.

Savcı, nedir düşündün mü,
Bıçakları uçlu kılan?
Bir eski hak alınmamış, bir dere kan sorulmamış,
Şunun bunun alın teri,
Alınları taçlı kılan.

Savcı, nedir düşündün mü?
Yazıları suçlu kılan?
Usla, yürekle büyümüş, gündüzler geceye karşı,
Ama nedir çağlar üzre,
Beni senden güçlü kılan.

F.S.Mehmet1453 08-09-2007 02:52 PM

Seni Sevmek

Kişi seni severse
Soyunur aya karşı
Sever
Ölüşüne dek

F.S.Mehmet1453 08-09-2007 02:52 PM

Simgelerde Yüzler

Bir ışık üstünde gelir
Gelir o
Işırsın
Seversin yeri göğü
Uyanmış tutsaklar çağrısına dek.
Dolar da
Dolar da yüreğine tohumların davranışı
Uzarsın
Bir anıdan bir geleceğe gövermişçene.

Gelir de bir uykusuza su
Gelir bir orman uyanık yellerden.
Gider hele
Yıldızların
Gider hele göllerin yalnızlığı
Kalırsınız
Yaptıklarınızla yüz yüze, çırılçıplak.

Almıştınız
Vurmuştunuz
Ovalar başak çoğalımıyla doluydu,
Derelerde vardı bilinmez anıların gücü
Ağaçların yemişleri sizin ağırlığınızdaydı,
Çalmıştınız
Öldürmüştünüz çünkü.

Bir sorgu günü değil anlamak günü
Gözleriniz açılsa
Maviden
Açık kalsa ağzınız kandan şimdi
Sizi bağışlamaz yeraltı otları bile
Almaz yılan uykuları bile düşlerinizi sizin
Siz dikeysiniz, siz hamsınız.

Şimdi ne siz varsınız, ne o, ne öteki,
Yaban yeşili ev yeşilini kovmuştur.
Yine ıssız
Yeryüzü gökyüzü,
Yine ıssız
Ölüler unutulmuş gider
Ölülerin ardından bir köpek gider.

Kopmuşçasına sen şimdi
Karanlığın, yokluğun ardında sen
Bitersin yerden göğe;
Upuzun
Eğri uzun
Dar uzun.
Gider o
Gider
Gider bir ışık üstünde.

F.S.Mehmet1453 08-09-2007 02:53 PM

Sivaslı Karınca

Koca Kızılırmak köpüre köpüre
Akıyordu,
Bir telgraf direği dibinde,
Zamanlar kadar telaşsız ve köpüksüz,
Yürüyordu,
Sivaslı bir karınca.

Karşı kıyıdan parlak,
Kişniyordu,
Atlar doru doru,
Atların şarkısından ayrılmış,
Yürüyordu,
Atların mesafesini anlamaz.

Sesi, adımlarının sesi, memnun ve bahtiyar,
Duyuluyordu,
Kahraman.
Bir açlığın ayaklarınca aziz,
Yürüyordu
Yeryüzünden.

Rahat gidişinden belli,
Biliyordu,
Dağı, suyu, otları, lezzetle.
Başka karıncalardan kopmuş,
Yürüyordu,
Başka karıncalara.

Gayretle, çalışmakla, yorulmazlıkla,
Benziyordu,
Afrika'dakine, Çin'dekine, Paris'tekine,
Kara toprağın alnı üstünde, kara,
Yürüyordu,
Alın yazısından daha hür.

Yoktu fikirlerden, davalardan haberi,
Yürümüyordu,
Rüyası hiç.
Buğday tanesi üzre,
Yürüyordu,
Sivaslı bir karınca.

F.S.Mehmet1453 08-09-2007 02:53 PM

Söyle Sevda İçinde Türkümüzü

Söyle sevda içinde türkümüzü
Aç bembeyaz bir yelken
Neden herkes güzel olmaz
Yaşamak bu kadar güzelken?
İnsan, dallarla, budaklarla bir
Aynı maviliklerden geçmiştir.
İnsan nasıl ölebilir,
Yaşamak bu kadar güzelken?

F.S.Mehmet1453 08-09-2007 02:53 PM

Sular Bizden Akıllıdır

Sular bizden akıllıdır, daha evvel görür akşamı,
İner havadan önce, karanlığa,
Büyük bir balık gibi ortadan silinir,
Kaçışırken hayvanlar dağa.

Sular bizden akıllıdır, memnun olur,
Sadece ağaçlardan.
Başka insanlardan değil,
Bizi yalnız bırakan.

Sular bizden akıllıdır, uyumaz,
Açar maviliğe, iri gözlerini.
Ve bekler bir ölüm sırrı içinde,
Kendi hayatının yerini.

F.S.Mehmet1453 08-09-2007 02:54 PM

Tenha

Ben öleceğim, kimse seyretmesin,
Güneş ve düşünceler içinde.
Soyunacağım elbiselerden ve hatıralardan,
Bir semalar sessizliğinde.

Asude ve mahzun ellerimle,
Nasibimi bir kenara bırakıp.
Eski şarkılar söylerken,
Dağlarda ateşler yakıp.

Kimse seyretmesin, aşk ve sonsuzluk,
Garip mezarlıklar -arasından gideceğim.-
Kokulu sularla yıkanarak
Karanlıklarda zevk edeceğim.

F.S.Mehmet1453 08-09-2007 02:54 PM

Toprak

Var Allah'ım bir şey var bu toprakta
Ağaçlar büyür ansızın.
Bitmez tükenmez sular çıkıyor
Ki kalbe lahzalar taşımakta.

Ki nasip bulur herkes bir başakta
Geliyor çılgın atların nal sesleri.
Ruha garip arzular veren
Garip dağlar ki uzakta.

Çiçekler ki her sabah uyanmakta
Kalbin ve vaktin şaşmaz cihetleri.
Parıldar sonsuz mevsim,
Rüzgârlarla yaşayan yaprakta.

Büyük memleketler ki şafakta
Dünyanın başka hayatlarından.
Fethin denizler kadar isabetli,
Dolaşır, hatırlar bayrakta.

Çiftçiler durmadan ne aramakta
Ve uykular ve yaşamak ve sevmek.
Çocuklar niçin daima düşer?
Var Allah'ım, bir şey var bu toprakta.

F.S.Mehmet1453 08-09-2007 02:54 PM

Utanç Kesiti

Çağlar birbirini görse, Ortaçağ
yüzüne tükürürdü Uzayçağının

Toplarlar ulusu çalışma kamplarına,
Sıra sıra tel karanlık, sıra sıra tel ölüm.
İner karanlıkta bir ak ses;
Yeter gayrı gel ölüm.

Binlerce eri, polisi -ayın parlaması tanık-
Barsak deşer kan içer, organ koparırlar.
Bir yamyamlıktan bir yamyamlığa,
Tarihi görmediği korkunç bir yüzle varırlar.

İşte bir köyde, ey analar ey.
Ders olsun diye,
Girdi bıçak elleri Amerikanın,
Gebe kadının karnından içeriye.

F.S.Mehmet1453 08-09-2007 02:54 PM

Uyarı

Neyi bölüştük binbir ışıktan
Binbir gece
Kirpiklerim ıslanmış duy beni,
Haydi dön
Kötü düşüncelerden öte
Yitirmiş varlığımız anıları nicedir
İstesek de istemesek de bu
Haydi dön
Çok var dağlara, yıldızlara, ormanlara
Ölüme çok
Bir daha uyandırmayacağım
Haydi dön…


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 11:14 AM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.