![]() |
Bakışlarındaki kıvılcımla alev aldı
O dev gibi çınarları bile tutuşturan Uykusundan uyandırdığın yorgun sevdam Talihsizlikler haritasında iklimsiz üşüyen yemyeşil çayırlarım Cayır cayır solarken, Nerden bilirdim sahte gözlerinde yanarak kanayacağımı. Seni toprağıma düşecek son damla sanıp Güneşe küstüğümden beri, kapkara bir dünya çıktı karşıma. Şimdi ne zaman bir itfaiye sireni duysam İçinde atasözlerinin kül olduğu, Yanmış ve yanlış zamanların felaketzedesi yüreğimle Hep sevgilere sönüyorum. |
Gel de gör,
Yüreğimdeki çölde, aşka aç martıların Sevda tanelerine nasıl kanat çırptığını Gel de sor Dilsiz okyanuslara, nefretindeki limandan sandalsız, Küreksiz gözlerinde boğulduğum günleri Şimdi gel de sev hadi! Bir olta at vazgeçtiğin aşklar için ve ucuna kalbini tak. Belki yine kanar dudaklarım... |
Yokluğun kadar hissediyorum varlığını
Beni hissettiğin kadar yoruluyorum seni sevmekten soğukluğun söndürdükçe yürek yangınımı, sözlerin şah çekmeden mat ettikçe beynimi, Çırpındıkça batarken umursamazlığının denizinde Sonunu görüyorum başlayamadığım sevdanın Bir çiçeğin tabiata seslenemediği gibi, haykırıyorum seni sevdiğimi Susarak... Hiçbir yere ulaştıkça daha bi seviyorum seni Toprağın altında tohum sana olan aşkım, çaresizliğimin gözyaşlarıyla suluyorum ama Bakışının, gülüşünün güneşi olmadan Açamıyorum sevgimi sana. Bir çığ altında kalıyorum,seni gördüğüm her rüyadan uyandıkça Aslında baktığım her yerde gördüğüm kadar uzaksın bana, kokladığım her çiçekte hissettiğim kadar daha da yalnızım şimdi, okuduğum her dua kadar savunmasız kalbim Dönüşü olmayan bir yolun son durağında indirdim, İçimde biriktirdiğim sevgi sözcüklerini Ruhumdan akan çürümüş bir isyan bulandırdıkça umutlarımın rengini, İntihar kokmaya başlıyordu bütün güller. Artık son sözlerini söylüyordu hayat, son kozlarını oynuyordu mutluluğa karşı.. Varsın olsun , Ben bir ölüme gülerim, bir gülüme ölürüm... |
Tütün makamında söylenen alkolik şarkılara sordum seni
Sarhoş bir şiirin mürekkebi isyan etti kalemime Çift görüyordum sevdiklerimi, Çift okuyordum "seni seviyorum" kelimesini Yüreğimde arabeske meyilli bir çocuk, Lanet etti okumayı ilk söktüğü güne Tutamıyor yazması geldiğinde kendini, Sökemiyor ayrılması geldiğinde yüreğinden sevgisini… Bulutların doğum gününde tanıştım yağmurla İçinde kelebeklerin intihar ettiği, Varoş mahallelerin sokak lambalarını şemsiye yaptım korkularıma. Gökten aşk yağdı, kimse ellerimden tutmadı! Sen olsaydın Yetmeyecekti yağmurun gücü aşkı ıslatmaya… Şimdi bir tek şey yetiyor canıma Yalnızlık!... Bir bilsen Yokluğunda ne kezzaplar döktüm yüreğine Benim gibi yan diye Ne küfürler edip, ne tövbeler ettim Önce kör ettim gözlerini, sonra gözlerimi verdim Ve gittiğinden beri, kimi beklediysem hep sen geldin! Ne olur, Bana seni unutmayı öğret Önce gözlerini sök yüreğimden, sonra düş düşlerimden. Bir insanı sevmeye yetecek kadar yakışıklı, Bir nefretten ders alacak kadar merhametli değilim… Kurtulamıyorum Üzerine basa, basa yürüdüğümüz Günahlardan. Adına kurulmuş bir ülke kanıyor yüreğimde. Biraz ekmek, birazda düş kırığıydı düşürdüklerimiz! Geciktik artık. Ayrılmayı istesek de Hiçbir işe yaramayacak düşündüklerimiz… |
Ne yaramaz çocuk şu hayat Anne
Sen kuşları sev dedin, ben sapan yaptım Her güzele gönül verme dedin ben aşka taptım. Ve hep gidenlerin ardından baktım. Oysa, sen benim tek aşkımdın Anne! Ne kendim büyüdüm nede umutlarımı büyüttüm Ben bu hayatı,bilyelerim kadar sevemedim Anne! Hani ağrıyan sırtın vardı senin günlerce bir haylazı taşıdığın Söylesene nasıl dindi sancısı hep çile değilmiydi yaşadığın Pabuçlarımı bağlamayı ilk öğrettiğinde nerden bilirdim kaderime düğüm atacağımı. Oysa ne hayallerim vardı Özür dilerim,Doktor da olamadım Anne ! Hani vurmayı değil,sevmeyi öğretmiştin ya bana Bak işte, bir kuş daha kondu mezarının başına Haydi kalk, birlikte sevelim. Yalan söylemiyorum Anne,sapanım da yok yanımda... Alışamadım yokluğuna,ne olur uyan. Sensiz sanmaki yaşıyorum,Ben ölü doğdum Anne... Yüreğinde yuva yapmış bir vefasız evlattım Gece yarısı koynunda çığlık,rüyalarında kabus, Vicdanınla affettiğin cüzdanındaki hırsızdım Anne. Koşşam peşinden yakalayamam ki geçmişi Çok pişmanım Bil ki,sensiz soğumadı üflediğim yanmadı yandığım... Bırak beddua edeyim kendime yüreğim gamla dolsun Anne seni çok özledim,Bayramın mübarek olsun... |
O yar sana bakmaz dostum, uğraşma boşuna.
Daha mesai saatin bitmeden hangi hayale sığdırdın aşkları. Bilirim; şimdi sev kimi sevsen, yüreğin aşkla örülür Mertsin, yiğitsin ama bu yetmez kimselere, Ölümüne sev sende, cebinde paran yok ya, Attığın adım bile hor görülür. Senin yağmurda su geçiren botların var Ve çekinmeden anlatabildiğin dostların Uğraşma, sevdalanma kimselere Yine sarhoş bedenini meyhanelerden toplarım. Bizim, her ayrılık vakti bey efendi gözlerimizden çaresiz bir eşkıya süzülür Dağdan değil, yardan düşen ömrümüzle, yollara inip haraca bağlasak da sevgileri Fakiriz ya; mutluluk bize hep çok görülür. Bir, adımız kaldı leke sürdürmediğimiz, Birde gururmuz. Kaldıramayız sevdaların yükünü. Ne aşka ayıracak kadar vaktimiz var Nede aşkı bizden ayıracak kadar cesaretimiz. Üzülme dostum, üzülme. Söz veriyorum Hayatımızın neresinden geçmişse şu kahpe geçmiş, Bulup geleceğim geleceğimize Haydi, kalk, güneş doğuyor yine, şeytan sobamıza iki odun at Uzaktan sev yeter ki, zararı yok Bu hayalini her akşam bana anlat. |
Sen hüznümün ressamı
Gidişinle yüzümde bıraktığın asık suratlı resmi Ve yalnızlığın portresi bedenimi Sevda yokuşundaki kırık merdivene astın Hangi dağda ceylan ölse Sisini kaybetmiş sinsi bir yağmur Gelir yaralarıma damlar Gözlerindeki merhemi yanlış aşklara sürdüğünden beri Vicdanı körelmiş paslı bir hançer Uykusuz *******imi kanatır Oysaki sen Gönlüme kurulmuş çilingir sofrasının tek misafiriydin Hayatın her sahnesini aşkımıza kaldırır, Leyla ile mecnunun şerefine içerdik... Şimdi nikotin kokulu bedenimle Yokluğunu söndürdüğüm akşamlarda Korsan hayaller kurup Yeni bir sevda yarattım kendime Vicdansız bakışlarındaki buzları eritebilmek için Çıktığım yağmur dualarının kurak toprağı değilsin artık. Ve anladım ki, Okul tahtalarına yazdığım isminden geriye kalan Tebeşir değil teneşir tozuymuş... |
Yar dediğin kalpten ibaret değil…
Terk edildiğinde ruhunun geçirdiği felç de ettiği hakarette gözüne inen perde uğruna armağan ettiğin ser de yok olmuş gururunun yücelttiği bedende ve kimsede olmayan sende içindeki isyanla sevişmektir yar! |
Çocukluğum benden yaşlı,
ben yağmurdan. Yağmur sudan ıslak, gözlerim senden. Sen bende yasak, ben yüreğinde... |
Son kullanma tarihi geçmeden sevdanın
aç yüreğini tekrar bak hayata Açmadan önce iyice çalkala Dibe çökmüş merhametini.. Hainlerin ulaşamayacağı yerde ve oda sıcaklığında muhafaza et, masum bakışlarını Haricen kullan istersen, on sekiz yaşından büyüklere anlatma hayallerini İçindeki çocuğu öldürmesinler timsah gözyaşları dökerken... kullanmadan önce oku, güzelliğini koruyacak bütün duaları.. Ateşle yaklaşma yeni dinmiş kül sancıma Çevirerek aç içini bana, aşk girdabına yakalansın boşluğum Tescilli güvenirliliğimle seninim artık Her hakkı sende saklı umutlarımın... Beklenmeyen bir etki görüldüğünde vazgeç, ölümsüz sevgimden On beş gün içinde iade et beğenmezsen benliğimi. |
Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 08:08 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.