![]() |
Amerika'da koyu dindar dört kadin, bir
yandan kahve içiyorlar, bir yandan sohbet ediyorlardi. Birinci kadin, oglundan söz açti; "benim oglum rahiptir" dedi. "Bir topluluga girdiginde onu gören herkes kendisine 'peder' der." Ikinci kadin da kendi oglundan söz etti: "Benim oglum ise papazdir" dedi. "Bir topluluga girdiginde onu gören herkes kendisine, 'Aziz Peder' der." Üçüncü kadin da ogluyla övündü: "Benim oglum ise kardinaldir" dedi. "Bir topluluga girdiginde onu gören herkes kendisine 'Yüce Aziz' der." Üç kadin ogullariyla övünmelerini bitirdikten sonra, dördüncü kadini dinlemeye hazir olduklarini belirtmek için gözlerini ona diktiler, beklemeye basladilar. Fakat dördüncü kadin konusmuyor, büyük bir keyifle kahvesini yudumluyordu... Ilk üç kadin bir agizdan sordular: "Ya senin oglun?" dediler. "Sen de söz etsene oglundan..." Dördüncü kadin, kahvesinden son yudumunu aldiktan sonra agir agir konusarak oglunu anlatmaya basladi: "Benim oglum 1.85 boyunda, dalgali siyah saçli, ela gözlü, genis omuzlu, atletik yapili, son derece sik giyinen ve 29 yasinda olmasina karsin çok zengin bir kisidir" dedi. "Bir topluluga girdiginde onu gören tüm kadinlar birbirlerinin kulaklarina egilirler ve 'AMAN ALLAH'IM' derler". |
Bolu'da Bİr İlÇeye Bİr Kaymakam AtanmiŞ.kaymakam Yanina BaŞÇavuŞu Alip,
KÖylÜlerle TaniŞmak Üzere KÖy, KÖy DolaŞmaya BaŞlamiŞ... BakmiŞlar Kİ Yolda Bİr Adam KucaĞinda Bİr EŞek Yavrusuyla Gİdİyor... Kaymakam BaŞ ÇavuŞ'a DemİŞ Kİ... "ben Bu KÖylÜlye Bİraz SataŞayim" BaŞÇavuŞ Kaymakami UyarmiŞ. "aman Efendİm, Bunlar Lafta Altta Kalmazlar.dİkkat Edİn" Kaymakam "bİr Şey Olmaz. Ben Yillarca Mektep Okudum.kÜltÜrlÜyÜm.cahİl Bİr KÖylÜ MÜ Benİ Lafta Yenecek DemİŞ." Arabayi Durdurup KÖylÜye YanaŞmiŞlar Kaymakam Selam Verİp SormuŞ "nereye BÖyle KucaĞinda Yavrunuzla" KÖylÜ Bİr Kaymakama BakmiŞ, Bİrde BaŞÇavuŞ'a "mektebe DemİŞ......... Mektebe Yazdirmaya Gİdİyorum.... "Çok Okursa Kaymakam, Az Okursa BaŞÇavuŞ Olsun Dİye"....... |
temel bir gün şehir dışındayken otle yerleşmiş aradan 1 saat geçikten sonra resepsiyonu aramış otel sahibine bi tane kadın göndermesini istemiş ve telefonu kapatmış otel sahibinin hanımı telefonun ne için geldiğini sorunca kocası söylemiş kadın duruma çok sinirlenmiş ve hemen kocasına temelin haddini bildirmesini bu otelin öyle yerlerden olmadığını söylemiş kocası da boşver önemseme demiş tam o sırada temelden bi telefon daha gelince kadın sinirli bi halde kendisi yukarıya çıkmış ve ardından kavga gürültü patırtı ve bağrışmalar temel aşağıya kan revan içinde inmiş adam karısı temele haddini bildirdi diye sevinirken pişkin pişkin temele ne oldu diye sormuş temelde iki kere aradım be kardeşim gönderdiğin karı bu muydu yaptırmam diye tutturdu kavga gürültü yapasıya kadar anam ağladı demiş
|
Ve nihayet tüp geçit projesi tamamlanmıştır. İstanbul belediyesi Tüpgeçiti yaptırmak için ihale açar ihaleye amerikan firması, fransız firması, japon firması türklerden de temelin firması katılmıştır belediye firmalara açıklama yapmasını ister ilk önce amerikan firması anlatmaya başlar biz ilk önce eş zamanlı olarak iki taraftanda tüp geçiti yapmaya başlarız tam ortasında buluştuğumuzda heaslarımıza göre 1 metrelik boşluk kalır onuda giydirme sistemi ile telafi ederiz derler. arkasından fransız firması geilr o da aynı şekilde anlatmaya başlar onlarda biz ortasında buluştuğumuzda yarım metrelik boşluk kalır derler onuda giydirme sistemi ile telafi ederiz derler, ardından japon firması onlarda ortasında buluştuğumuzda 10 cm lik boşluk olduğunu söylerler en son temel gelir ve anlatmaya başlar biz sahilin iki tarafından da eş zamanlı olarak döşemeye başlarız tam tüp geçidin ortasında buluştuk buluştuk eğer buluşamassak iki tane tüp geçidiniz olu derler
|
bir gün trende 1 albay 1 asker güzel bi kız ve yaşlı bi kadın aynı kompartmanda karşılıklı gidiyorlarmış, tren bir müddet sonra karanlık bir tünele girmiş ardından bir öpücük sesi ve ondan sonra kuvvetli bir tokat sesi gelmiş tren tünelden çıktıktan sonra herkes şaşkın şaşkın birbirine bakmaya başlamış. Yaşlı kadın içinden kendi kendine söylenmiş - Bak sen albaya güzel kızı buldu nasılda öptü ama helal olsun kıza nasılda tokatı yerleştirdi kız diye düşünmüş. Kız da aklından o sırada - bak sen Albaya benim gibi güzel bi kız dururken nasıl olduda öptü o yaşlı kadını ama aferim nineye yapıştırdı tokatı albaya diye düşünüyormuş. - O sırada albay kendi kendine mırıldanmış baksen bizim askere kızı öptü kıimseye çaktırmadan ama tokatı ben yedim demiş. O sırada asker içinden içinden gülmüş ve demişki - Ne akıllıyım ama kendi elimi öpüp nasılda yapıştırdım tokatı albaya diye içinden geçirmiş
|
Gümrük kapısından bir İngiliz, bir Fransız, bir Türk geçmek için bekliyorlarmış. Gümrük görevlileri valizlerini kontrol etmeye başlamış. Önce İngiliz'in valizine bakmışlar. İçinden 7 adet don çıkmış. "Niye 7 tane?" diye İngiliz'e sormuşlar. O da "Haftanın yedi gün var. Hepsi için bir tane. Pazartesi, Salı, Çarşamba..." demiş. "Vay be! Helal olsun medeniyete, temizliğe bak adamlardaki." Sıra Fransız'ın valizine gelmiş. açmışlar bakmışlar 8 tane don. "7'yi anladık da niye 8?" diye sormuşlar. Fransız "Pazartesi, Salı, Çarşamba... Hergün için bir tane, bir tane de ne olur ne olmaz diye yedek aldım" demiş. "Vay be! Adamlardaki temizliğe medeniyete bak!" demiş görevliler. Sıra Temel'e gelince açmışlar bakmışlar tam 12 adet don. "Vay be! Ne varsa bizim insanımızda var. Şu medeniyete, şu temizliğe bak!" Sormuşlar "Neden 12 adet?" Bizimki cevap vermiş "Ocak, Şubat, Mart,......"
|
Kravat
Iki seyyah çölde seyahat yaparken sulari tükenmis. Kavurucu sicagin altinda ilerlemeye çalisirken bir kervana rastlamislar. Kervandakilerin de hiç suyu yokmus ama develerinde yüklü olan kravatlardan hediye etmek istemisler. Bizimkiler almamis, harap ve bitap bir halde yollarina devam etmeye çalisirlarken bir vahaya gelmisler. Vahada bir kösk görmüsler. Sakir sakir sulari akan çesmeleri varmis, kapida ise kocaman bir yazi "Kravati Omayan Giremez". |
Temel ilie Dursun Sultanahmet'te gezinirken bir turist gelip, elindeki kâğıtta yazan adresi öğrenmek ister. Turist İngilizce, Almanca ve Fransızca sorar, fakat bizimkiler anlamaz.Temel der ki:
-Ula dursun bir yabancı dil öğrenemedik gitti! Bunun üzerine Dursun: -Ula neye yarayacak ki, bak adam üç dil biliyor;yine de derdini anlatamıyor! |
addenin genclige hitabesi...
*pantolonum dieselden, clubberım ezelden *ortama akacak tikky caddede durmaz *geçti mango indirimi sür porşeyi konverse *hacı hacıyı mekkede tikky tikkyi caddede bulur. *caddenin düşkünü, barbour giyer kış günü. *solaryum girmeyen eve doktor girer. *caddeliyim ezelden, dötüm geçmez dieselden *ameleyi solaryuma sokmuşlar yine de amele yanıgı demiş. *acele giden oha falan olur yane. *ne insan gördüm üstünde tommy si yoktu,ne tommy gördüm içinde insan yoktu *her başarılı tikky'nin arkasında oha falan olan zengin bir baba vardır *puma balçıkla sıvanmaz. *tikky'i rockistanbul'a koymuslar yine de club'ım demiş *kal geliyorum demez *cluba gitmek ibadetin yarısıdır. *gucci'den babam çıksa giyerim. *bir armani'nin nesi var, iki armani'nin cok strong bi presence'i var *polosuz kaldığınızda bilin ki tek çare yine sizin tommy'nizdir *insan nike'ı ile karşılanır gucci ile uğurlanır |
85 yaşından bir adam doğumhanenin kapısında beklemektedir.
>Doğumhaneden çıkan doktor şöyle bir bakındıktan sonra >yaşlı adama sorar: >D-"içerde doğum yapan bayan yakınınız mı?" >A-"Evet, eşim." >D-"Ama bayan 25 yaşlarında..." >A-"Tamam işte, eşim o. Niye şaşırdınız, baba olamaz mıyım yani?" >D-"Yoo, aklıma benim dedem geldi de." >A-"Nesi varmış dedenizin?" >D-"Kendisi av meraklısı idi. sürekli ava çıkardı. Ancak yaşlanınca >zorlanmaya başladı. Bir gün ava çıkacakken kendisini uyardık, aman yapma >dedecim, sen yaşlandın, ava gidemezsin diye. Kendisi Israr etti ve >hazırlandı. E, tabi yaşlılık, çıkarken tüfek yerine baston aldı eline. >Ben de kendisiyle gittim. Ormanda bayağı yol yürüdükten sonra bir geyik >gördük. Dedim ya, dedem yaşlı. Bastonu omzuna koydu, doğrulttu ve geyiğe >bastonla ateş etti. Geyik o anda vurulup yere düştü..." >A-"Olur mu, başkası vurmuştur onu." >D-"Ben de onu demeye çalışıyorum işte." |
Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 09:45 PM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.