www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Edebiyat (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=268)
-   -   Necmi Ünsal (https://www.cakal.net/showthread.php?t=144018)

GooD aNd EvıL 04-10-2009 06:19 PM

Bu Gönül Uslanmaz mı?

Hava buz gibi, içim yanıyor.
Kurşun yemedim, kalbim kanıyor.
Bu gönül uslanmaz mı Allahım!
Her açan çiçeğe de kanıyor.

Meltem esiyor, ruhum fırtına.
Keder bindi düşümün sırtına.
Bu gönül paslanmaz mı Allahım!
Düştüm fani dünya hırsına.

Hep tuttum yitiklerin yasını.
Silemedim kalbimin pasını.
Bu gönül puslanmaz mı Allahım!
Bulamadım mevsimin hasını.

Hacılar Mina’da şeytan taşlar.
Senin için verildi çok başlar.
Bu gönül taşlanmaz mı Allahım!
Akmadı gözden günaha yaşlar.

Ömür geçti, kapıldım taşkına.
Günahlarımla döndüm şaşkına.
Bu gönül yaslanmaz mı Allahım!
Huzur veren ebedî aşkına.


8 Mart 2004 Pazartesi, Danimarka-Køge 21.54

Necmi Ünsal

GooD aNd EvıL 04-10-2009 06:19 PM

Bu Hava Dönmez Yaza

Unutma güzelim, bu hava dönmez yaza!
Mana ikliminde kılınmadıkça karar.
Bu alemden kara giden dönmez beyaza.
Hesaplanmalı her geçen gün kârla zarar.

Unutma güzelim, tam çözülmez kördüğüm!
Gayret, sökün sökün tam şaha kalkmayınca.
Acayip, manada çözülmez hep gördüğüm.
Perde kalkıp sırrı gönlümü yakmayınca.

Unutma güzelim, güller hep güzel kokar.
Uyandı tepenin ardındaki tüm kuşlar.
Gül bahçelerine giren hep güzel bakar.
Aşılmalı yolda bütün iniş yokuşlar.

Unutma güzelim, bitmez süfli hevesler.
Doldurur toprak, aç; doymak bilmez gözleri.
Can çıkmazsa bitmez bu sayılı nefesler.
Soldurur ölümün pençesi şuh yüzleri.

Unutma güzelim, sütte bulunmaz kara.
Sütün fıtratıdır beyazlık buna inan!
Gönül yarasından kötü bulunmaz yara.
Felaha kavuşur kalp kırmaktan sakınan.


1 Mart 2004 Pazartesi, Danimarka-Køge 00.52
6+7

Necmi Ünsal

GooD aNd EvıL 04-10-2009 06:20 PM

Bu Deniz Nice Firavun Boğar

Maveradan uzandı beşere sonsuz bir ip.
Medet uman ellere indi mutluluk çağı.
Asırlar bezgin, yıllar baygın devrana girip.
Feza ötesi ışık sardı bostanı bağı.

Hayatın serencamı mevtin ufkuna pustu.
Umutlar yasta şimdi, hayaller de ağlıyor.
Çağın efkarı sarhoş, gülün üstüne kustu.
Nemrutlar mancınığa İbrahimler bağlıyor.

Zalimlerin yanına zulümler kalır mı kâr?
Çıkar burunlarından hep fitil fitil bir gün.
Kendi ateşlerinde yanarlarken ah-u zar
Canlarını ebeden nara ederler sürgün.

Bağ kuru bahçe kuru, balkonda saksı kuru.
Hasretler düştü gönle, güneşler yola doğar.
Barut nem kaptı çağdan, toplar delemez suru.
Dalga dalga bu deniz, nice firavun boğar.


6 Ağustos 2004 Cuma, Danimarka-Køge 00.26 *7+7

Necmi Ünsal

GooD aNd EvıL 04-10-2009 06:20 PM

Bulamadım Mısra Mısra Dibimi

Çirkeflik dolunca bu meydanlara,
Yüzsüzlere çatan bir azarım ben.
Bulaşınca gece âsi anlara,
Som güneşler satan bir pazarım ben.

Süsledim çiçekle ben bu kalbimi.
Güllerle çalışan bir yazarım ben.
Bulamadım mısra mısra dibimi.
Gönlümü kalemle hep kazarım ben.

Seherin kokusu tüm ufku sardı.
Bülbüle gül sorup da yazarım ben.
Genişledi dünya, önceden dardı.
Sonsuzu gözleyen bir nazarım ben.


14 Haziran 2004 Pazartesi, Danimarka-Køge 19.23
6+5

Necmi Ünsal

GooD aNd EvıL 04-10-2009 06:20 PM

Büyüyünce Anlarsın!

Gerçekleri sakladılar.
Karaları akladılar.
Şevkimi patakladılar.
Anlatmadılar bana.
Attılar yabana
Masum merakımı.
Kestiler makul cevaba akımı
Neme lazımcılar takımı.

Ben anlamaya çalışıyorum ya!
O kadar mı bozuk dünya,
O kadar mı karanlık?
Yapmayın oyun bozanlık!
Niye anlatmıyorsunuz?
Beni oynatmıyorsunuz
Saf düşlerimin kucağında,
Çocukluğumun berrak çağında?
Masumiyet bir anlık.
Basar beni karanlık.
Aklım yıldızlı *******de.
Sorular asılı hecelerde.

Kavurur yüreğimi yapmacık köz.
Hep aynı söz.
Aynı lakırdı.
Cevapsızlık ufkumu kırdı.
Leylekteki laklak gibi,
Hedefsiz eldeki şakşak gibi.

Ne sorsam söylesem,
Bir şeyi bilmek istesem:
Mazeretler mi, sürüsüne bereket!
Sizde yok mutmain hareket.
Kendi yelinde harmanlarsın.
Büyüyünce anlarsın!
Diyorsunuz.
Kestirip atıyorsunuz!

Ne olacak,
Vahşet son mu bulacak?
Ya masumiyetle yürüyemezsem?
Ya hiç büyüyemezsem? ! ...


7 Nisan 2004 Çarşamba, Danimarka-Køge 18.45

Necmi Ünsal

GooD aNd EvıL 04-10-2009 06:20 PM

Candan Saymam

Senin elinde bütün bu fâni hayatlar.
Yoluna koşmayanı kutlu candan saymam.
Elbette huysuz kalpler adınla rahatlar.
Zikrinle coşmayanı mutlu kandan saymam.

İhlas, iman esası; bütün kibri silsin.
Şirke bulaşanı ben saf imandan saymam.
Sanki allâme gibi, tüm dilleri bilsin.
Küfür konuşanı ben Süleymandan saymam.


8 Haziran 2004 Salı, Danimarka-Køge 00.39
7+6

Necmi Ünsal

GooD aNd EvıL 04-10-2009 06:20 PM

Cesaretli

Adı gibi
Kendi de cesaretli.
İlmi de o denli
Kesafetli.
Tüm kardeşlere eş.
İyi bir kardeş.
Civan gibi delikanlı.
Selvi gibi, doğru şanlı.
Neşesi iki kat.
Dostluğu büyük hakikat.
Bu gün konuk şiirime.
Bazen hekim sinirime.
Nice uzun yollar kat ettik.
Konaklarda çayı hak ettik.
Tercümandır hislerim bana.
İşte böyle uzandı şiirim sana!


19 Mart 2004 Cuma, Danımarka-Køge 18.18

Necmi Ünsal

GooD aNd EvıL 04-10-2009 06:20 PM

Coşmayı Çok Severim

Yaprak yaprak baharlarla,
Çiçek çiçek bozkırlarla,
Cıvıl cıvıl çocuklarla,
Mavi mavi boncuklarla,
Ben coşmayı çok severim!

Coşkun coşkun sevinçlerle,
Övgün övgün övünçlerle,
Dalga dalga denizlerle,
Güleç güleç benizlerle,
Ben coşmayı çok severim!

Kanat kanat şahinlerle,
Kumlu kumlu sahillerle,
Kıvrım kıvrım nehirlerle,
Koca koca şehirlerle,
Ben coşmayı çok severim!

Yaprak yaprak ağaçlarla,
Sarı sarı turunçlarla,
Salkım salkım üzümlerle,
Dolu dolu güğümlerle,
Ben coşmayı çok severim!


16 Mart 2004 Salı, Danimarka-Køge 22.18
4+4

Necmi Ünsal

GooD aNd EvıL 04-10-2009 06:20 PM

Çağdaşlık Gözde Kulluk

Zulmete kulmuş dünya, çağlar kandilsiz.
Çocuklar dolmuş gamla, ağlar mendilsiz.
Edepten solmuş mana, sözler kelamsız.
Menfaat yolmuş cana, özler selamsız.

Tebessüm yüzde buruk, kahırda büzgü.
Sedalar özde tutuk, sağırda süzgü.
Köpekler sözde sadık, taşlar bağlanmış.
Çağdaşlık gözde kulluk, başlar dağlanmış.


3 Ağustos 2004 Salı, Danimarka-Køge 23.21
3+2+2+2+3

Necmi Ünsal

GooD aNd EvıL 04-10-2009 06:20 PM

Çakallar Ulur İhanet Dağında

Her fesat asrın kurak toprağında.
Al bir gül açar bakımsız bağında.
Gül koku saçar en güzel çağında.
Çakallar ulur ihanet dağında.

Kavrulur adam hep kendi yağında.
İnsaf kalmamış solunda sağında.
Fitne oynaşır küfrün odağında.
Aşk mahkumu gül, bir sevda ağında.


3 Temmuz 2004 Cumartesi, Danimarka-Køge 23.45 *5+6

Necmi Ünsal


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 01:27 PM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.