www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Edebiyat (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=268)
-   -   Kürşat Uçar (https://www.cakal.net/showthread.php?t=145144)

GooD aNd EvıL 05-06-2009 06:05 PM

Mezarlardaki Çiçekler Koklanırsa...

mezarlarına
çiçek bıraktığınız insanlar
onları kokladığı zaman
bilin ki artık
başka insanlar da sizin mezarınıza çiçek bırakıyor...

ve güneşin batıdan doğması kadar
ölüm de doğal
hiç oyuncağı olmayan
ama oyuncak olmaya alışık bazı çocuklara...
derdi
dondurmasının çeşidinden çok
yemeden içmeden de olsa
yaşamaktı ya
barut sosu dökülmüştü artık
nadir de olsa
kurulan sofralarına...

Kürşat Uçar

GooD aNd EvıL 05-06-2009 06:05 PM

Mucize

sanırım
yağmurdu
en büyük mucize
hiç sevilmeyen adamların
hiç sevilmeyen hayatlarına...
ve aslında mucize dediğim;
bir ruhun okşanışıydı
yataktan değil
gökyüzünden yağan bir ıslaklık sayesinde....

Kürşat Uçar

GooD aNd EvıL 05-06-2009 06:05 PM

Mum Kokusu

henüz
söndürülmüş mum kokusu
ve arta kalan
dumanıydı
bir ipin ucundaki yangının...
ve üzerimize eriyorduk
küçülüyorduk zaman geçtikçe...
sureti olmayan hesapsız bir sevişte
bir kibrit çöpü uzaklığındaydı;
boşalmak...

'sevişmek' denen şey
birbirini sevmeyen iki kişinin
birbirini kirletmesiydi
doğal bir yolla
ve bu katliam
insan değil ama insanoğlu
yaşadıkça değil ama yaşadığını sandıkça
varolmaya devam edecekti...
ve artık çocukluğumun
iç ısıtan mum kokusu
yine sıcak bir iç salgısının
başka bir bedende mucizelere dönüşmesiydi
ama bu koku iç ısıtmak yerine
soğutuyordu birbirinden
amaçsız yanan
herhangi iki bedeni...
ve sönüyordu son defa
kalan;
bir ipin ucunda
iki yabancı yangının
aynı elektrik kesintisinde
ve aynı soğuk odada
karanlığa eriyişi...

Kürşat Uçar

GooD aNd EvıL 05-06-2009 06:06 PM

Müptela

susuyor harfler
güneş geçmiş şapkasını evde unutan a'ya
ki bilirsin
rüzg'a'rda da lazım olur o,
dağılmasın diye güzel saçları...

bir ilkbahar koşusudur hayat
ve en çok 'seviyor'lusu makbuldür papatyaların
eğer kaldıysa
liberalizm mi
sosyalizm mi
-hayır hayır 'romantizm'dir hayatımız
ve tüm felsefesi

diyen
varoş aşıkları...

ve tek taraflıdır da o bilirsin
yansıman sen değilse
en çok güneşli sabahlarda üşüyen sen
yarana melhem yağmurlarda kurutan geçmişini
ve ağlayan bir şehrin ilk gözyaşı sen
kendinden yaşça büyük sevdaların müptelası...

Kürşat Uçar

GooD aNd EvıL 05-06-2009 06:06 PM

Nefret...

Sefil
Bir gecenin
Koynunda eşkıya
Nöbetlerdeyim hâkimi
Benim karanlıkların elimin
Altındadır tüm yalanlar geceni
Aydınlatan ne varsa düşmanımdır
Sokak lambalarından aya kadar tanımam
Bu gece karanlığın diğer adıyım bu gece aşkın
Rezil tarafıyım sana huzur veren ne varsa düşmanıyım
Sevdaya dair ne varsa güzel uzak olsun yorgunum sevişlerden
Adım gönlüm bakışım karanlık kalsın yoktun bugüne kadar olmayacaksın
Sevilmeyi hak etmedi hiç sevilen sefil bir gecenin koynu sebep varlığın bu gece
Sefil
Koynu
Cehennem
Çünkü
Yoksun…

Kürşat Uçar

GooD aNd EvıL 05-06-2009 06:06 PM

Nükleer Sevişme

aşk
kimyasal bir silahtı artık
ve bu işten en çok
at ile avrat alınıyordu...

nükleer bir sevişme içindi
tüm hesaplar
ve üstü kalıyordu
amansız *******de
yalan terleyişlerin...

Kürşat Uçar

GooD aNd EvıL 05-06-2009 06:06 PM

Otuz beş yaş şiiri(son versiyon)

Yaş yirmidir
Ama yolun tamamı edebilir bazı durumlarda
Ettiğin tüm yeminler tek tek çarpar yüzüne
Karşına çıkan her aynada
Yeni bir söze ne gücün vardır
Ne inanacak sıra arkadaşları o boş sınıfta


Şimdi yeni bir ders yılı başlangıcında
Bir aşk tutarsın mavi önlükler arasında
Ve inat tüm geç kalınan sınavlara
Kurtarsın diye seni tüm yaşlı başlı zamanlardan

Ve gömsün diye ilkokul fişlerine yine
Seversin yeniden, yetmişe…

Yaş yetmiştir
Ve yolun başı olabilir bazı sevdalarda
Yetebilir bir boş kâğıt geçmen için tüm kalınası sınıfları
İsteyip de geçemediğin dersler acıtır seni
Her hayat bir ders ya işte ondan
Tüm okunası ömürler erken yiter ve de
Yüz yıllık saltanatı olan var şu musalla taşında
Hayat bir ölme biçimi ya işte
Ondandır
Yaşamak istemek ve yavaş yavaş ölmek her defa
Yenilmek, daha iyi yenilmek çabası tüm savaşlarda…


Ve şimdi
Yaş otuz beş…
Ölümün tam ortasında…

Kürşat Uçar

GooD aNd EvıL 05-06-2009 06:06 PM

Oyun

saniyenin binde birine bölünmen
çaldığın zamanlardaki gibi
ve çalındığı andaki tedirginlik
o hep ardına saklandığımız kapıların.

yine oyunu bozmak istiyorsun.yine ve en erken eve sen çağrılıyorsun.gitme diyorum...hava kararıyor.ellerimde oyundan kalanlar...
göz yaşları, kıskançlıklar, küfürler...
yere düşürdüğüm ayrılık bir de.bilirsin taşıyamıyorum ayrı gayrı.affet yapamıyorum.saçların öyle ağır geliyor ki bazen...ellerin ellerime öyle küçük geliyor ki.senin yaşını taşıyamıyor yüzüm.acını taşıyamıyor bu kardiyolojik sarsıntılarla bastırılmış organ.

küstüğümüz an yeniden barışmayı düşlemek,çocuk gibi.
adam gibi...

boş sayfalara küsmek,yaşamayan ve bu yüzden yazamayan çok büyük bir şair gibi...
hiçbir zaman olamadığım o acılı adam gibi şair gibi...

gerçek gibi ürkütücü yalanlara bezeli,yalan kadar gerçek,aslında hiç olmayan bir hayat gibi...küsmek...
barışmak için...
oyuncaklarımız için.
gitme diyorum.hava kararıyor.ve ben o parkta halen seninle barışmayı bekliyorum.lanet olsun oyunbozanlığını bile seviyorum.

gelmedin.ben;
beni bul diye
saklambaç oynarken dahi
saklanmamıştım zira.

'analog acılar biriktiriyor
çocukluğunu duvarlardan söküp alan
zaman süsü verilmiş
akrep ve yelkovan'

ama gelmedin.yalnızdık.o koca parkta tüm salıncaklar boştu oysa.hayatında hiç ağlamamış bir çocuk,sırf bu yüzden o parkta toprağa verildi dün gece.

ziyan olundu bizzat
adına yazılan her şiirde.şimdi..son kez gel ve taziye süsü ver yokluğuma.

toprağın binde birine bölündüm,çaldığım hayatlar gibi.

analog yalnızlıkları söküyorum
çocukluğumun duvarlarından...ve

perde bu gece
son kez
kapanıyor...

Kürşat Uçar

GooD aNd EvıL 05-06-2009 06:06 PM

Ölüm

ölüm astım tebessümlere sıralı dağlara
gülmek bilmeyen yüzleriniz vardı
çocuktunuz
istemediniz yarın olsun
yarındınız...
teneşir kokulu önlüklerim vardı
yerler gazete kağıdı
yer yer kan
ve ölüm yeraltı...

usülsüz yakıyor ateş gözlerimden düştüğü yeri
yağıyor 'son'
gri bir şehre
ve takvim kış diyor...

yaşı kadar bekleyenler var bir yazgıyı
sıralı dağlar
ve ölüm
ve tebessüm yazılır henüz gidenlerin yüzlerine...

*birimi günahtır pişmanlıkların
kendi dininde
ve ölüm...*

Kürşat Uçar

GooD aNd EvıL 05-06-2009 06:06 PM

Panzehir

kanadına sür
taze uyanışlarımı...
rüzgarda saçlarını okşamaktı
en mavi yalanı
sevişmek için...
ilkel ruhlarımızla
mağara duvarlarını boyamalı
ama zehrimize...

fosilleri tazedir
iki bacak arası unutulan
ve saatleri biraz daha geridir
yontma taş devrine
paha biçilmez geyiklerin...
acıyı icat etti insan önce
ki keşfetti demiyorum
elindeydi yaratmak
ara sıra da bacaklarında
milyonlarca umudun akması
toprağa...

panzehirdi...

Kürşat Uçar


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 04:31 AM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.