![]() |
Bir Güldü
Bir güldü Uzatılan güle. Uzak bir iklimin Ayaz kokusuydun simdi. Sert rüzgarlarla sınanmış Hıncında yüzen Berrak gözlerinle İsyanın bulaştığı Eşsiz güzelliğinle Yanımdaydın işte Zoraki mi? gülümsüyordun Olsun ben sana sarıldım İnadına kavradım seni Kollarımla inadına. Ve bir gül uzattım güle Dikenleri içinde Özgürlüğünü arayan Kıpkızıl bir gül. Ufuk Nazım |
Bir Gün
Bir gün sağalacak dertleri insanlığın En güzeliyle dermanların Bütun yolların sonunda Artık aşka varılacak bir gün... Noktalardan noktalara dosdoğru Işıyacağız yaratmak için yeniden Yeniden karanlığında savaşların Ortasında güller büyütmek için... Bir toplama varabilmek için İnsanlığın kayıp hafızasında İnsanca bir yer bulabilmek Bir gün gercekleşecek... Ufuk Nazım |
Bir Tutam Yalnızlık
Bir tutam yalnızlıktır, Uzaklardan sunulan. Ve çenkirirken köpekler, Uzaklardan; Soluk soluğa kalan, Yorgun bir atlıdır, Zaman. Ve sonda, Belkilerin sonunda ki; Nokta kadar karadır. Göz bebeklerinin; Korkudan küçülen, Dut karası. Ufuk Nazım |
Biter Elbet
Biter elbet Her yaşam sonunda. Sonun da; Tatlı bir Gözyaşına girer Bütün sevgiler Umut denilen Her sevda fırtınası Diner elbet. Ufuk Nazım |
Bize Düşer
Yaşamda değişen Ne varsa. Ardında bir gölge taşır... Sağır bir ayazda Sessiz sedasız dolanır ay. Ve karanlık gecede Rüzgarlar uğuldar Saçaklarında evlerin... Her rüzgar Bir gölge saklar içinde Ayda karanlık olursa Geceyi aydınlatmak Bize düşer. Şiir şiir ağarız Göğün yüzüne... Ardımızda bir nefes Ve soluğumuzla İleriye doğru yol alır Şiir gemisi, Ay karanlık olsada Biz var oldukça... Ufuk Nazım |
Boğuldukça
Gözlerindeyim, Ey sevgili. Masmavi gözlerinden, Yol alıyorum yüreğine. Umutlu ve bulutsuz, Masmavi gözlerinde, Boğuldukça diriliyorum. Daldıkça derinlerine. Ufuk Nazım |
Borsalar Yükselirken
Sesleri uzak ve yalın Bir matlıkla yankılanıyordu Hepsi evlerine hapsolmuş Devasa kalabalıklardı... Kah bürolarında kah arabalarında Yada internet ve televizyon başında Ömür törpüleme saatlerini tüketiyorlardı... Yaşamak daha cok kazanmaktı Gözler uzak bir ufukta donuklaşmış Ve eller kelepçelenmişti Ekonomik endekslerle... Kuşlar ölmüş, ağaçlar kurumuş Dünya sapsarı bir çöl sıcağında Eriyen bir kar tanesine dönüşmüştü... Yok olan koca bir dünyaya tezat Borsa Hisseleri yükselmekte Ve insanlar ekranlara taşınmaktaydı... Her şey sahte Ve herkes herkese yabancıydı Bir gün bütün ışıkları söndü Mavi dünyamızın Bankerler çoktan Başka gezegenlere göçmüşlerdi Ve borsaları hala işliyordu... 16.03.07 Ufuk Nazım |
Boş Deniz
Yürüyorum; Bir yokuştan aşağı. Boşalıyor bütün kıyılarım. Artık boş bir denizim. Bana kalan tuzlardır. Çekildi işte sular, Savruldu tuzlar, Kavruldu içimdeki canlar. Yürüyorum kendi içimde; Arıyorum hayatı. Ufuk Nazım |
Boşunamı
Sonsuz bir okyanusta; Boşuna mı? Kürek çektik. Nuh’un gemisinden; Hiç inmedik mi? Belki de: Hafızalarımızı kaybettik, Ve hiç uğramadığımız, Yerlerdeymişiz gibi. Yarattığımız şeylere; Tapmaktayız. Ufuk Nazım |
Bozkırda
Solda deniz gülümsüyor Sağ yanımda Alabildiğine bozkır Ufka uzanıyor. Kapkara bir yorgan gök Yığılmış toprağa Ve gecenin gülleri Yıldız yıldız açmış Gönlüme. Deniz gülümsüyor Bozkırın mutsuzluğuna Dalga dalga Tebessümler saçıyor geceye. Dengemi sınayarak Yürüyorum kıyı boyunca Doğan ayın Soğuk ışığıyla. Ufuk Nazım |
Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 03:50 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.