![]() |
Suç ve Ceza
Zorla kendini sevdirmeye teşvikten… Sözlerle sataşmaktan Bakışlarla tâcizden Bitmeyen serkeşlikten Gülüşlerle sürekli tahrik, Hayal öldürtmeye azmettirmekten Gizli gizli süzmekten Yüreğimi insafsızca ezmekten Yalnız diz bağlarımı değil Gönül bağlarımı da çözmekten Canımdan bezdirmekten Daha sayamayacağım bir çok gizli açık sebepten Tutuklanmanı istiyorum senin! Anla ne olur anla! Korkuyorum işte sevmekten! Suç ortağım ol benim!? Konuşmama ya da konuşup Bütün gerçekleri bir bir açıklama hakkını tanıyorum sana!? Sakladığın her gerçek aleyhine delil olabileceği gibi söyleyeceğin her doğru hafifletici sebep yerine geçebilir Dilersen anlat bana! Eğer bildiklerini Açıklamamakta inat edersen!? Sır saklama hakkını kendine istinat edersen!? Sevdâ yasalarının Bana tanıdığı yetkiye dayanarak.. Bütün hislerimin oy birliğiyle verdiği karar göre!? -İnan içim yanarak! Affedilmez cürümünden cürümünün sabit görülmesinden dolayı -Böylesi belki işin kolayı!? Seni ilk ve son celsede gönül mahpushanemin sevgisiz, şefkatsiz zindanına Mahşere kadar Müebbet mahkum olarak karar verdim koymaya! Sen duy, başkaları duymaya! Hakkında verdiğim bu âdil karara(!?) Uymaya özen göster! Uğrama başka zarara!? Uğraş; susuzluğunu gidermeye acıkmayacak şekilde doymaya! Dikkat et! gönlüm yanına Başka mahkum koymaya! |
Vah Irak, Ah Amerika
Sebep çığlığa Kükrer sığlığa Mikrop sağlığa Yarası ırak? Bombayı bırak! Acıma, saldır Ortadan kaldır Savaş kutsaldır!? Neresi ırak Bombayı bırak! Kafa tutana Lafa tutana Safâ atana Çâresi ırak Bombayı bırak! Kiminmiş parsa? Güç, kuvvet, forsa Bilmeyen varsa Orası ırak Bombayı bırak! Hizâya getir Gelmezse götür İşini bitir Töresi ırak Bombayı bırak! Haddin bilmeze Yola gelmeze Senden olmaza Merâsı ırak Bombayı bırak! Bitsin ödünün Eşi Ladin’in Azgın kedinin Fâresi ırak Bombayı bırak Besleyip büyüt Savaş savaş güt! Almazsa öğüt Sonrası ırak Bombayı bırak! Ders alsın azan Kuyunu kazan Kim oyunbozan Püresi ırak Bombayı bırak! Petrol hârika Beyinler yıka Vah Amerika! Yöresi ırak Bombayı bırak! Âlem sorumsuz Şâki yorumsuz Ağlar kurumsuz Şurası ırak Bombayı bırak! |
Yalnızlık
Yalnızlık içimde aşılmaz bir dağ; rüzgar olup esiyor, bulut olup aşıyorum. Yalnızlık içimde dipsiz bir uçurum; düşüyor, düşüyorum! Yalnızlık içimde bitmeyen bir azap; her şeyimi bölüşüyorum; yalnızlık duygularıma dökülen kezzap her ânım, her yanım harap! unutmaya çalışıyorum; Yalnızlık içimde susuz, dipsiz bir kuyu; hasretten, hicrandan gözyaşından suyu! Yalnızlık içimde gölgesiz bir korkuluk; özenerek kuran bana her pusuyu; hedefinde titrer canım; kaçmak istedikçe, menziline kayarım; atamam içimden, ne yaparsam yapayım, bu korkuyu. Yalnızlık, âh yalnızlık!... bitmeyen hüznümün; gitmeyen kederimin tek sebebi; yalnızlık...yaşar bedenimde başka bir beden gibi. Yalnızlık... içimde insafsız bir girdap; düşüyor…düşüyorum!... kurtulmam çok zor; kurtar elinden Ya Rab! |
Yanlış Zaman Yanlış Sevda
Bugün, bu an değil; yıllar önceden Karşılaşmayı isterdim seninle! Aradığım hep senmişsin bilmeden Ne olursun, itirafımı dinle! Gönlüme ektiğim özlem senmişsin! Senmişsin, gözümden hiç gitmeyen, sen! Yıllarca çektiğim çilem senmişsin Senmişsin özümde hiç bitmeyen, sen. Ruhumda fırtına, kalbimde tipi... Estiren o gözler, bakış o gülüş... Elinde aşkımın idamlık ipi... Senden her ayrılık, sana her dönüş! |
Yaralarım Gül Ağacı
Hiç fark etmez, yansın gönlüm İkimizindir bu acı. Acılarım güldür, Gülüm Yaralarım gül ağacı. Sevdân ıtır kokan çiçek Kâlbim sevdânın bahçesi... Tebessümün ballı petek Gülüşün kır menekşesi. Sonbahar yok, bahar da yok Çelişki değil, güzellik Gözden daha hovarda yok Kâlpte olmayan özellik. Olsun bütün gül deseni İşleyelim içimizi Unutalım seni, beni Bir bilsinler ikimizi. |
Yaralı
Yaralar var sevgisiz kaldığından kanayan Yaraları sarması gereken de yaralı. Sızladıkça yarası, merhemini arayan Yaralı kendin bilmez, hançer vurdun vuralı. Yönelir gökyüzüne umutla gündüz, gece Gözleri yaşla dolu, kâlbi binbir bilmece Dualara nakşeder hâlini hece, hece Yaralısını arar, duyguları çıralı. Düşer binbir denklemli sancılara şifasız Çâre arar, bîçare acıları devâsız Seslenir uzaklara duysun diye vefasız İşitir de sevdiği olmaz belki oralı. Kayan yıldız misali düşer boş sonsuzluğa Kızar, beddua okur bitmeyen şanssızlığa Her sefer yorgun, argın gömülür yalnızlığa Sığınaksız, sığıntı, umutları karalı. |
Yeniden
Ahududu reçelim Dut pestili gülüşüne Çok susadı yüreğim!.. Yediveren tomurcuğu yanaklarında eriyen kaybolan… geçtiğin yollarda açılmak için çan atan çiçek benim!.. Yırtmak istiyorum ayrılıktan yıpranan kozamı ipekböceği ömrü kadar.. bir mutluluk için!.. gel el ele verelim!.. Tek başına tat vermiyor… Yoksunluğun şarabından içmek… gel yine berâber içelim!.. gülleri kıskandıran sevdâmızı yeniden ezber edelim! Yeniden yazsın rüzgarlar adımızı Göklere, bulutlara resmimizi çizsin dağlara!.. Yeniden düşler ülkesine hayâller diyarına gidelim!.. Gülsuyu rengi gözlerinde kendimi kaybettiğim bilinmesin, söyleme kimseye!.. ne olup bittiğini yalnızca biz bilelim!.. Kara üzüm pekmezi bakışların öksüz kalmış resimlerimin tek tesellisi!.. Hatıralarımı özlem emzikleriyle beslediğim dedikodusu yayılmış her tarafa deme sakın, yayan değilim!.. Yüreğini damıttığı rafineri demişler gözlerine!.. Desinler, mühim değil!.. Kıskansınlar, aldırma!.. Biz birbirimizi sevdiğimiz, ve sevmemiz gerektiği için sevelim!.. |
Zor Yangın Kara Sevda
Gül ağlarsa, baharın gözyaşı hiç diner mi? Zor yangın kara sevdâ, yâr olmadan söner mi? Yâre kapılan kalbim, köle yapılan kâlbim Sormakta, “son nefesin vermeden yâr döner mi?” Doruklarda kar aşkım, şahidim karlı dağlar Gökyüzünün gözleri gözlerim gibi ağlar Vaktinden evvel hazan esâretinde bağlar Gül ağlarsa, baharın gözyaşı hiç diner mi? Boğarmış hiç alışkın olmayanı hıçkırık Olurmuş hasretinden canın her yeri kırık Yangınmış aşk, sönmeyen; körüklermiş ayrılık Zor yangın kara sevdâ, yâr olmadan söner mi? Şaşkın çarpılan kalbim, vîrân kırpılan kâlbim Aşk nedir hiç bilmeden aşkla serpilen kâlbim Yâre kapılan kâlbim, köle yapılan kâlbim Sormakta, “son nefesin vermeden yar döner mi?” |
Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 07:58 PM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.