![]() |
birgün başımızda sevda rüzgarları eserse
deli deli yıldırımlar düşerse yüreğimize hızlanır kan dolaşımı babil'in asma bahçeleri değildir artık dünyanın bilmem kaçıncı harikası karanlığın bahçesinde açan gülümüzdür. hüzün dolarsa içine bir gece yarısı çevir gözlerini güneşin doğacağı yere çek bir soluk rüzgarından sevdamızın, "kapı"yı, "duvar"ı "kara kara gelen ölüm"ü düşünme çevir gözlerini güneşin doğacağı yere. |
Ay ıŞıgı
AYIŞIĞI Ay ışığı kutsal sevgilim Fısıltıların yumuşak toprakta Ayak izlerime doluyor Sen de terkedip gitme Sularla oynaşmaya Doğur beni ışığınla Lekeli yüzüne Bulaşmış gibi yeni bir iz Şarkımızı çalıyor dağlar Haydi dans edelim özlemle Çakışsın bedenlerimizdeki giz Mırıl mırıl büyüsün başaklar Barış içinde çoğalsın sevgimiz. A. KADİR BİLGİN |
AYRI AYRI
Kaçamak bakışlarımız dokunurdu birbirine suçlu suçlu yürürdük gülmeyi konduramadan dudaklarımıza acılarla delik deşik bir olgunluk izlerdi gölgelerimizi yağmur ıslatırken kaçak evi kimsesizliğimiz ayrı ayrıydı. Aslında yakamıza yapışmasaydı aşk sahtekarlar cennetinde çakışmasaydı yollarımız sen ve ben pekala kandırabilirdik kendimizi mutluluk oynayarak ayrı ayrı yas içimizde uzun yolculuğa çıkmış olurdu ve bitmemiş olurdu takas. |
AYRILIK
Tüm umut yollarını kapayan aşk da bir isyandır. Nerede kimbilir o fırtına, beni yüzyıllara savuran yüzü yırtık kan. İşlediğim zamansız sevdanın cılız kemiklerini sayıp, özgürlük adına soyunuyorum uykunun karesine aşk kafesimde. Ey duru bestesini dinlediğim gökyüzü! Kiminle o ihtiras denizi, kimi boğuyor dalgalarıyla, nedir bu uğultu, Kimdir tanık? Sussun sularını aşınmış yatağımdan alıp götüren deli yel, umarsız dalgaların uzandığı hiçbir kuyuyu bağlamayan köprünün üstünde Kral Lear gibi güçsüz ve deli düşsün elime ayrılık |
BAŞKA İŞ
Hep merak ederim Nasıl sevişir kardelen çiçeğiyle kar Ve kar damara nasıl akar, Uzatıp başını ak yorgandan Nasıl sessizce ortaya çıkar? Oysa geldi de denemez Şenlikleriyle bahar. Benim bildiğim bahar Çiğdemle başlar, Bu işte belli ki Başka bir iş var. |
BİR AKŞAMLIK
Sevgilim kimsesizliğiyle övünmesin ellerim efkar dağıtalım bu akşam kabuklu meyvalar al içkimize arkadaş olsunlar şu cırlak satıcıdan içimde titreşen suları alıp sakla ağaçların ve gökyüzünün hamağında labirentleri boş kalsın biraz ülkemin Ankara kalesinden seyrederken kenar mahalleleri kibrit kutusu evlerde konuk olup radyasyonlu Karadeniz çayları içmeliyim gecekondu sakinleri bu akşamlık affetsinler bizi Güney Afrika madenlerinde kurşuna dizilen işçilerin Filistin'de katledilen dostların hoşgörüsüne sığınalım bu akşam. |
BİR SEVDA TÜRKÜSÜ
Sokul yanıma, çığlıklar dolarken kentin sokaklarına yirmidört ayar yankılar düşer dağlardan. Üşürüm kar giyinmiş ağaçlar gibi sımsıkı tut ellerimi ki, bir kır çiçeği korkusuzluğuna ulaşayım. Tuz ekmek ve şarap kadar kutsal, okunması düşlenen bir kitabın el değmemiş koyakları kadar gizemli, sevdaya ait ne varsa içimde sırtımda taşıyorum akşamları. Rüzgarın baştan çıkarıcı çağrısına kapılıp ipini koparan uçurtma gibi çılgın olmak istiyorum, bu yüzden, görmüyor musun kollarım sana uzanıyor savaş alanının tam ortasından Peşimde kanıma susamış canavarlar var, gecenin sabaha yakın olan kısmında çalı ol yapraklarının arasına al beni, dikenlerin batmasın ama. Çocuklar kadar berrak pınarlar olsun avuçlarında, bir yudum içtiğimde ay kanatlarını tak gözlerime gözlerinle yak beni yüreğindeki ateşle. Karınca gölgesi olsan bir öğle üstü, uyusam uykuların en derininde, mermer yontular görsem düşümde, kılıfından çıkarsam ölümü rasgele öpsem ağustos gibi yanan göğsünden, uyandığımda sen yoksan haykırsam, haykırsam, haykırsam... |
DÜŞMEK
Ölüme düştü akşam tülbentten süzdüler bataklığı öksüz bir arı kuşu kaldı. Dalgaya düştü deniz unutup tuza döndü koynundaki balığı Maviye düştü kırlangıç kanadı bulutla oynuyor düşler ışık yokluğun öbür adı. Sevgi çağırınca düşmez savur umutlarını yele göğe yükselsinler hele. |
DÜŞÜNCELER
Pınarından özgürlüğün al bir yudum, çek bir soluk rüzgarından sevdamızın seni benden ne bu kapı, ne bu duvar ayıracak, seni ne bu kara kara gelen ölüm. al bir yudum pınarından özgürlüğün rüzgarından sevdamızın çek bir soluk gelir bir el kırar birgün kapıları karanlığın bahçesinde açar gülüm. seni benden ne bu kapı, ne bu duvar ayıracak seni ne bu kara kara gelen ölüm. |
ELLERİN
Ellerimden çıkmıyor ellerinin izi Yalnızlık çalarken sirenlerini, Sensiz duygular da anlamsız Nasıl yığdın aramıza Bunca dağı ovayı denizi Ayaklarıma dolaşıyor gözyaşlarım Özlem yine dizi dizi Sular akmıyor Sevişmeler yakmıyor tenimizi. Ben hüzün avcısıyım bilirsin Bu yakınmalar kendime Sen üstüne alınma Yalnız da çoğaltırım gizi Gece beni çağırıyor bak Şimdi dalarım cadde sokak Yüreğimde gecikmiş boşluk Ellerimde ellerinin izi. |
Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 12:11 PM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.