![]() |
Çekmiyor Radar
Başka daha neyi koparacaksın benden! ? Kavurdun bu aşkı, çölden ne alacaksın? Sana nakış verdim sevdamdaki desenden. Bakıp ona, çiçek çiçek mest olacaksın. Bıraktım geniş bir yürek, deryalar kadar. Enginlere yelken açarak dalacaksın. Daha ne vereyim sana, çekmiyor radar! Frekans değişik, orada kalacaksın. 23 Haziran 2004 Çarşamba, Danimarka-Køge 22:19 6+7 Necmi Ünsal |
Çığlıklar Kâbuslara Esrik
Asırlardan koşan bir ateş gelir, yüreğe oturur. Geleceğe tutunan sevdalarla coşar tüm arzular. Sürdüremez ******* karanlığı, güneş onu vurur. Yeni güne uyanır, baharlara koşar tüm arzular. Bu hayatın yarışı, süreta bir deniz dolukluğu. Dolunaya ibreli, bu çığlıklar kâbuslara esrik. Düşlerinden sıyrılmış uykular bir kazın yolukluğu. Bu sitemkar ağıtlar gül devşiren bir ülkeye devrik. 30 Nisan 2004 Cuma, Danimarka-Køge 00.38 4+3+4+6 Necmi Ünsal |
Çiçekler Yetişmez Saksıda
Bizim oralarda, Çiçekler yetişmez saksıda. Ya bir dere kenarında, Ya bir kaya çatlağında Askıda. Veya örme taş duvarında, Karşıda. Bir bakmışsın Beton yığınlar arasında Parayla satılır çarşıda. Ben şaşkın, Sevdam şaşkın. Hasret ıstırabıyla Gurbetler taşkın. Bizim oralarda Çiçekler yetişmez saksıda. Ya bir nadas tarlasında küskün. Yada bir yem torbasında suskun. Kurtulur gövdesi kalın olanlar. Tohum olur güneşte solanlar. Seni göremeyince Ben askıda, Sevdam askıda... 15 Mart 2004 Pazartesi, Danimarka-Køge 20.40 Necmi Ünsal |
Çiçeklerin En Üstünü
Senin için en iyisini yazarım! Kelime kuyusunu tırnaklarımla kazarım! Sensiz ben dünyaya sürgünüm, A benim gülüm! .. ******* yıkılsa ağırlığıyla üstüme! Yeter ki sen gül, hiç üzülme! Filizlenip çıkarım bir akşam, Beyaz papatyam! Dertler olsa hırçın tayfun, Karanlıklar atsa üstüme afsun, Seninle yeşereceğim, Kır çiçeğim! Işık-ışık güler gözlerinin içi, Sevgin hayat evimin kerpici. Beni saran hâlem, Boynu bükük lalem! Birdik, derken olduk iki, Ayşe, Feyza, Mustafa, Bâki... Sensin çocuklarımla âtiye gelenim, Beyaz kardelenim! Cennet kokulu çiçekler umutlarımda! Zaman durur seninle çocuklarımda! Dünyalara değer bu iki dem, Sarı orkidem! Assan çehreni gamlanır bulutlar, Şimşekten kamçı gözlerinde umutlar. Gönlümün sevinci bitmez neşem, Mor menekşem! Hayat deryamdaki Nuh’un gemisi, Gelmesin hicranlı günlerin yenisi. Şu fani dünyadaki cennetim, bağım, Beyaz zambağım! Yığınların çığırtkan vâveylası, Olmaz bana ilaç, Mecnunun Leyla’sı! Kalabalıklar Aslı olsa yine sensizim, Güzel nergisim! Sana ulaşamaz; hangi çiçeği saysam! Öyle kabul et eğer ben buysam! Kırılır sana kapanan kapı ve her cam, Mavi ortancam! Sensiz kızıl ufuklar hasret ateşim! Her tanda doğan ümit güneşi, ikiz kardeşim! Yaz yağmurumsun kuruduğunda çimenim, Beyaz çiğdemim! Gülüş iksirinde büyülü gizem. Duygu derinliğimde bitmez esrarlı dizem! Bahçeme diktin görünmez büstünü, Tüm çiçeklerin en üstünü! Senin için en iyisini yazarım! Kelime kuyusunu tırnaklarımla kazarım! Sensiz ben dünyaya sürgünüm, A benim gülüm! Mor sümbülüm! Ben sana bülbülüm! 11 Şubat 2004 Çarşamba, Danimarka-Køge 23:29 Necmi Ünsal |
Çürüdü Bu Ömrüm Çürüdü
Şu hayatın bozuk yolunda, Yürüdü bu ömrüm yürüdü. Şeytanların günah kolunda, Çürüdü bu ömrüm çürüdü. Güller deremeyip hep diken Sürüdü bu ömrüm sürüdü. Geçen hayatıma kefen, Bürüdü bu ömrüm bürüdü. 11 Temmuz 2004 Pazar, Danimarka-Kopenhag 16.22 Necmi Ünsal |
Dağ Çiçekleri Açmadı Bugün
Hiç açmadı dağ çiçekleri bugün. Bulutlara kara bir hüzün hakim. Şu amansız girdaplardan çıkamaz dün. Yarınları büyüleyen sayha kim? Fırtınalar gönül dağında eser. Kumla dolmuş sulak, yeşil vahalar. Her bir ömür ayrı birer şaheser. Hep sorgular bu hayatı dehalar. 30 Mayıs 2004 Pazar, Danimarka-Koge 22.33 4+7 Necmi Ünsal |
Dağım İşgal Edildi
Dağım işgal edildi keskin bir ayazla. Boyun büktü kardelen, artık çıkmaz oldu. Safiyeti nasıl da sarmıştı beyazla! Çağıl çağıl pınarlar artık akmaz oldu. Paramparça güllerim, doğrandı doluyla. Şu gönlümü alları köz köz yakmaz oldu. Feveranım şiirde heceler yoluyla. Serbest şiir yüzünü astı bakmaz oldu. Ufuklarım küf tuttu, sarardı düşlerim. Şiir perim mısraa güller takmaz oldu. Hasretinle ey şiir, zirveni düşlerim! Ustalarım bayrağı fecre dikmez oldu. Hislerimin gölünde usum yana yattı. Afaktayım, enfüsüm dibe çekmez oldu. Edepsizlik edebi arsızlara sattı. Masumiyet mısrada artık sekmez oldu. Necmi der ki, deruni duygular uyandı. Uyandı da isyanım gırtlağa dayandı. Ahlak, iman; dil, tarih siyaha boyandı. Yaslandığım sineler cennet kokmaz oldu. 19 Temmuz 2004 Pazartesi, Danimarka-Køge 19.17 *4+3+6 Necmi Ünsal |
Dalgaların Vurduğu Kaya Benim
Yuvadır gönlüm Asırlardır biriken ateşlere. Sönmesin diye Çağlar üstü nefesle Üflerim ben. Kalbime dolan fısıltıyı Değişmem güneşlere. Kutlu bir sesle O gün hayat mumuma Püf derim ben. Olmasın benim lale devrim, Yalnız gül devri yeter. Sahilde Haşin dalgaların vurduğu kaya benim. Görmeyen gözden Anlaşılmaz sözlerin cevri beter. Ademin hayat özü sevgi, Evrensel maya benim. 4 Mayıs 2004 Salı, Danimarka-Køge 00.03 Necmi Ünsal |
Dere
Bir dere kenarındayım. Hep kendimin yanındayım. Şırıl şırıl akıyor dere. Kendini yere sere sere. Kenarında yemyeşil otlar. Üstünde mavimsi bulutlar. Onda denize kavuşma arzusu. Ben hâla anasının kuzusu. Bölük pörçük umutlar. İsyanı hedef komutlar. Çobanın ağzında türkü yanık. Bülbüller de buna tanık. Dinleyicisi sadık bir köpek. Yada toprağı tepen köstebek. Otların arasında bir çiçek. Yaprağa tırmanan böcek. Dibek tokmakla dövülür. Diğerleri bakmakla övünür. Ben güzelliklerin seyircisi. Tokmağı vuranın hık deyicisi. Biliyorum dere denize gidecek. Var mı benim bir yerim sinecek? 22 Mart 2004 Pazartesi, Danimarka-Køge 18.45 Necmi Ünsal |
Deryalarda Islık Nefesin
Zirvesi hep bembeyaz, eteği yeşil Cıvıl cıvıl bir dağın ezgisi sesin. Bütün cümleler kısır, zihinlerde zil Çalıyor; deryalarda ıslık nefesin. Sensin bu kırık kalbin son tamircisi. Sevgin bu mısraları yazar, yeşertir. Sensin tutuk kalemin son emircisi Hemen şiir yazmazsam sevdan gebertir. 25 Mayıs 2004 Salı, Danimarka-Køge 18.53 7+5 Necmi Ünsal |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 01:27 PM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.