![]() |
Temel, Alman, Fransız, ve Rus birlikte bir otele kalmaya gitmişler.
Otelde de boş tek bir oda kalmış. Onda da çok fazla karınca olduğundan kimse o odayı tutmamış. Bizim kafadarlar "önemli değil biz kalırız" demişler. Birinci gün Alman kalmış ve ancak iki saat durabilmiş. Fransız onun kadar da dayanamamış. Bunun üzerine Rus kalmaktan vazgeçmiş. Temel o gece odada kalmış ve odadan sabah geç saatte çıkmış. Alman, Fransız ve Rus çok şaşırmışlar: - "Nasıl bu kadar kaldın yahu Temel? Temel de: - "Karıncanın tekini öldürdüm diğerleri cenazeye gitti", demiş. |
İki dağcı arkadaş yorucu bir tırmanış gecesinde minnacık bir çadır kurup yatmışlar. Gece yarısına doğru biri ötekine sormuş..
- Uyuyamıyor musun? - Evet.. - Kendini tatmine mi çalışıyorsun?.. - Evet.. - Sertleşme sıkıntın var değil mi?.. - Evet?.. - O Zaman Bir de kendi aletini dene?.. |
--------------------------------------------------------------------------------
Göl (Eklenme Tar. : 04.10.2003 Hit: 32) Temel, dere kenarında oturuyormuş. Oradan jeeple geçmekte olan bir adam suyun derin olup olmadığını sormuş. Temel: - Derin değildur geçebilirsun. Adam da Temel'e güvenerek suya jeepiyle girmiş. Jeep bir anda sulara gömülmüş. Kan ter içinde sudan çıkan adam Temel'in yakasına yapışmış: |
Telsiz Telefon
(Eklenme Tar. : 04.10.2003 Hit: 41) Temel bilim adamı iken bir arkeoloji araştırmaları konferansına davet edilir. Amerikalılar anlatmaya başlar: - Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 25 metre aşağıya indik ve telefon kabloları bulduk. Öyleyse bizim atalarımız asırlar önce telefon kullanmışlardır. Sıra Türkiye'ye gelir ve Temel başlar anlatmaya: |
Temel Kamyon Şoförü
(Eklenme Tar. : 04.10.2003 Hit: 26) Kamyon çok yüklü, yükseklik 6 metre... Bir köprüye yaklaşıyor.. Köprünün üstünde azami yükseklik 4 metre yazıyor. Temel sağına soluna bakıp söylenir: - Polis yok geçerim |
Laz Virüsü
Su anda bilgisayariniza Türk Laz virüsü bulasmistir. Teknolojik olarak çok gelisemedigimizden bu virusun manuel çalistirilmasi gerekmektedir. Lütfen bilgisayarinizdaki tüm dosyalari silip bu mesaji yollayabildiginiz herkese yollayiniz. |
Sarışın Fıkraları
Zaten Bu da.. : Genç sarışın yüksek ateş şikayetiyle doktora gider. Kadın; -"Dr.bey çok yüksek ateşim var beni muayene eder misiniz?" Doktor; -"Tabi hanımefendi,lütfen şu dereceyi dilinizin altına koyun" Kadın; -"Ama ben dereceyi ağzıma sokamam tiksinirim" Doktor; "-O zaman koltuk altınızdan alalım ateşinizi.." Kadın "-Şeyy..doktor bey,oradan da çok gıdıklanırım.." Doktor; "-O zaman son çare olarak makat dan ölçeceğiz" der. Kadın bunun olabileceğini söyler ve derecenin koyulması için gerekli olan pozisyonu alır. Doktor dereceyi yerleştirir ancak sarışın hatundan bu sefer de bir itiraz yükselir; "-Ama doktor bey dereceyi koyduğunuz yer benim makatım değil ki" Doktor; "-Ehm, zaten bu da derece değil.." |
hainsin
Günün birinde İstanbul’da sarışının biri hayattan o kadar bezmiş ki kendini boğazın soğuk sularına bırakarak hayatına son vermeye karar vermiş. Boğaziçi köprüsünden geçerken arabasını durdurmuş, bariyerlere çıkmış ve titreyerek az sonra kendisini bu çekilmez hayattan kurtaracak olan sulara baka baka ağlarken yanına genç ve yakışıklı bir genç gelmiş. Genç ona acımış ve sarışının ellerini tutup "Bak, yasaman için çok neden var.Yarın sabah gemim Amerika'ya gitmek üzere demir alacak. Eğer istersen, seni de çaktırmadan gemiye alıp saklayabilirim. Sana hem yemek getiririm hem de sana çok iyi bakarım." demiş. Sarışın bakmış kaybedecek bir şey yok; belki de Amerika'ya gidip yeni bir başlangıç yaparım umuduyla denizcinin teklifini kabul etmiş. O akşam denizci genç onu gemiye almış ve filikalardan birine saklamış.Her gece sarışına üç sandviç ve bir meyve getiriyormuş, sonra da sabaha kadar sevişiyorlarmış. Bir kaç gün sonra, kaptan rutin kontrolleri sırasında sarışına rastlamış.Orada ne aradığını sormuş. Sarışın da "Ben bu gemideki denizcilerden biriyle anlaştım. O bana her gün yemek getiriyor ve Amerika'ya gitmemi sağlıyor. Ben de onun benimle sevişmesine izin veriyorum." demiş. Kaptan, "Seninle seviştiği kesin küçük hanım da .... Bu Kadıköy-Beşiktaş vapuru". |
Hala Zonkluyor :
Bir cumartesi sabahi.. Iki genc kadin golf oynuyorlar. Sarisin olani topu dikmis.. Sopayi oyle bir savurmus ki.. Top havada kursun gibi ucmus, obur delikte golf oynayan bir erkege o hizla carpmis.. Kadinlar dehset icinde, erkegin iki elini bacaklarinin arasinda kelepceleyip iki buklum kaldigini gormusler. Sarisin hizla oraya kosmus ve ozur dilemeye baslamis.. "Lutfen izin verin size yardim edeyim.. Ben bir fizik tedavi uzmaniyim ve eger izin verirseniz cektiginiz aciyi azaltabilecegimi biliyorum." "Yooo.. Yooo.. Gerek yok" diye inler gibi konusmus adam, elleri hala bacaklarinin arasinda kelepceli.. "Onemli degil.. Birkac dakika icinde duzelirim merak etmeyin.." Sarisin israr etmis.. Oyle israr etmis ki adam "Peki" demis sonunda.. Kadin cok yumusak hareketlerle adamin ellerini birbirinden ayirip iki yana sarkitmis once. Sonra adami cimlere uzatmis. Pantolonun kemerini gevsetmis.. Elini iceri sokmus ve masaj yapmaya baslamis.. Biraz sonra sormus.. "Simdi nasil hissediyorsunuz kendinizi.." "Harika" demis adam.. "Harika hissediyorum.. Ama bas parmagim hala fena halde zonkluyor!.." |
Olay Yeri :
Tecavüze uğrayan genç kadın yakışıklı avukatına başından geçenleri anlattıktan sonra avukat sorar: - Peki, ne yapmamı istiyorsunuz? Kadın şehvetli bir şekilde: - Hele siz olay yerini bir inceleyin de... |
Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 05:02 PM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.