![]() |
Gözlerin
Sadece gözlerin yeter, Yaşamam için. Başka bir dileğim yok, yaradandan. Sen çekme bakışlarını, Ben sonsuzluğu, Mavilerde yaşarım. 03,12,2005 00,37 Ertuğrul Bayam |
Gözyaşı
adımı her duyduğunda içinde tarifsiz bir heyecanla gülüşlerini özleyeceksin kimse seni benim kadar güldüremediğinde. ne vakit karlı bir akşam camdaki buğuya kalp çizip beklerken aramamı çizdiğin kalbin bir gözyaşı gibi aktığını göreceksin.. sende anlayacaksın bu aşkın gözyaşlarıyla bittiğini... 20,01,2006 saat: içimde sana ait duygularla yaşamaya çalışıyorum bir ömür dayanabilirmiyim bilmem? Ertuğrul Bayam |
Gözyaşları
Babam vardı Tam bilemediğim duygusuyla Yokluğunu her an anımsadığım Anam var yokluğunu yaşamak istemediğim Göz yaşlarım var Kaybettiğim babama Kaybetmemek için aileme Umudum var yaşamak Başkalarını ağlatmamak için Ölüm var bize Ağlamak Ağlatmak için.. Ertuğrul Bayam |
Gurur Duy
bir seni sevdim bir de senin içindeki beni seni, beni sevdiğin için beni senin içinde olduğum için sevdim yoksa ben benim içimde sadece acı çekerdim seni sevdim çünkü artık seninim.. 06,01,2006 11,10,2006 gurur duy kendinden olur mu gurur duy çünkü senin için yazan bir şair var Ertuğrul Bayam |
Gül Doğan
Bir gün Yine karşılaşır mı yüreklerimiz? Gözlerimiz bir daha buluşur mu? Sensizliğin alabildiğine yalnızlığında Yine cevapsız sorulardayım. Yokluğunun boşluklarında Yaşamak değil nefes alışım İçimde atan bu kalp neye yarar Sesini duyamadığında kulaklarım. Anladım ki gözlerim Senden bir başkasını görmeyecek Anladım ki Yokluğunda her daim Varlığını Özleyeceğim. Gül Doğan Hanım'ın (Yoklayamadım) Adlı Şiir'inden Esinlenerek Yazılmıştır Ertuğrul Bayam |
Gül Ne Olur
fidanların yağmurlara hasreti martıların umudu bir parça ekmek bebeklerin muhtaç olduğu anne fakirlerin ihtiyacı bir tas yemek ve ben hüzünlerden kurtulmalıyım bir gülüşünle gül ne olur söz, sev demiyeceğim..... 28,12,2005 saat.. sen gülünce içimde aşk fidanları büyüyor Ertuğrul Bayam |
Gül Yazganarıkan
Bilmediğim bir şehrin Bilmediğim bir sokağında Kim bilir belki yürümektesin Bir bahar sabahı Nisan yağmurlarına sor beni Yada rüzgârlarına Biraz yorgun, Biraz ürkek Anlatacaklar halimi. Kendi sahillerimin Martılarında bir çığlık Dalgalarında sesini aradım Ve ******* hala serin Leylaklar henüz açmaktayken Bu bahar bul beni Hiç ummadığım bir anda Adımlarını duyayım Kokunu alayım sokağımda Tutamıyorum sensizliği Ve Sensiz geçtikçe Boşa harcanıyor Zaman Gül Yazganarıkan Hanım'ın (Bul Beni) Adlı Şiir'inden Esinlenerek Yazılmıştır Ertuğrul Bayam |
Güldür hüznümü
seyretmek güzeldi seni bir şelaleye bakmak gibi düşmekti, yükseklerden derin ve sıcak bakışlarına öpmek güzeldi seni farkettiğimde utanmanı hep ağlayarak uyanırdım güçtü,gerçekleşmesi düşlerimin. sensiz olmakta güzeldi en azından bilirdim içinde biryerlerde olduğumu.. 01,01,2006 saat: ben bende sadece acı çekerim beni sen yap güldür yüzümü Ertuğrul Bayam |
Gülgün Çako
Gençliğimin yara almış Kurşun yemiş taze bedeninde Sanki yaşlı ellerinle sen ütülemişsin Üstüme örtülen Kandan kırmızı bayrağımı. Beni öldü bilme Kollarına saramadıysan Darılma gülemediysem yüzüne Ben küçücük kalbinde bugünde ölmedim Ölmedim anne. ............ Evlatlar Annelerin yüreğinde hep bir ağrıdır Ve en büyük acısıdır Bir Anne'nin, Yaşarken şahit olmak Evladının ölümüne NOT:Annesine, mermilerle yere yazdığı'Bugün de ölmedim annem'cümlesi ve çizdiği kalp önünde çektirdiği fotoğrafı gönderen şehit askerin anısına...... (Gülgün Çako Tarafından Araştırıldı: Şırnak’ta PKK'lı teröristlerle girdikleri çatışmada şehit düşen Komando Uzman Çavuş İsa Çiçek) Gülgün Çako Hanım’ın (Bugün de Ölmedim Annem) Adlı Şiirinden Esinlenerek Yazılmıştır Ertuğrul Bayam |
Gülüşlerim Yıldızlara Emanet
Her biten günde saklıdır şefkatli sarışların. Ve sabaha merhabadır öpülesi dudakların. Doğan her güneş sana gelebilmek için bir davet. Koyu bir karanlık sensizlik Gülüşlerim yıldızlara emanet.. 15,09,2006 Ne kardan beyazım Ne geceden siyah. Ben hüznün şairi, Sen mısralarısın şiirlerimin.. Ertuğrul Bayam |
Gülüşlerini Sakladın mı?
Hani dört mevsim vardı? Hani güneş? hani yağmur? Aşk yeşermekti hani gülüşlerinde Gülüşlerini sakladın mı gidişlerinde? 18,10,2006 Ertuğrul Bayam |
Günahlar Özlenirmi?
Seni düşünmeden duramıyorum Düşlerde artık tat vermiyor Ellerin,ahh o bembeyaz ellerin Yavaş yavaş hatıramdan siliniyor.. Ne kadar oldu görüşmeyeli? Öpmeyeli seni ne kadar? Üsküdarda,Çamlıcada,Bayramoğlunda Sevişmeyeli ne kadar? Soruyorum şimdi sana Günahlar özlenirmi? 17,01,2006 SAAT: Ertuğrul Bayam |
Güzel Kadınlar
Siz, Güzel kadınlar olmasanız Ben kimim ki? Şiirlerimin anlamısınız Yaşama sevincim Siz güzel kadınlar Hayat kaynağım Gülen yüzüm, Ağlayan vedalarımsınız. Siz olmasanız Ben kimim ki 16,11,2005 Ertuğrul Bayam |
Güzelsin
Güzelsin, Yeni açmış bahar çiçekleri gibi Ne güzel kokunu duymak En ücra yalnızlıklardan. Güzelsin Tarifi imkânsız anlatmaya Şiirlerin en güzel mısralarında 12.11.2005 Ertuğrul Bayam |
Haber
Arka arkaya gelen ölüm haberleri Artık bizi öyle yaptı ki Ne zaman çalsa telefon Ne zaman kapı Bir korku içimizde Acaba kim diyoruz kim? Ertuğrul Bayam |
Haberin Olsun
Anlamak istemiyorsan Bana mı yazdın diyorsan Bu şiir’i Ve inanmak istemiyorsan Seninle mutlu olduğuma Kaç benden! Ne kadar kaçarsın bilmem Ama Her gözümü kapadığımda Yanıma geleceksin, Haberin olsun 01.01.2006 29,06,2006 Gözlerimi kapamak Seninle olmaktır Açtığım zamanlardır sensizliğin kuytuları Ertuğrul Bayam |
Haberin Yok
ağrıyan dişimimi düşüneyim benim olmanı isteyişimin verdiği, üşümeyimi? bir yanda yazılmayı bekleyen şiirler diğer yanda sen olsun şiirlerim var benim bilirim ki istediğim insanla istediğim şiirimle yakıştırabilirim kendimi sen sevme, özleme istersen ben şiirlerimde sevdirir, onlarla özletirim kendimi nasıl olsa şair olan ben kurban olan sensin 22,12,2005 saat ben şairken, sen hep beni seveceksin haberin yok.. Ertuğrul Bayam |
Haberini Aldım
Haberini aldım canım Önce yaralı dediler Sonra gazetelerde okudum Televizyonda seyrettim Çoluk çocuk trafik kazasında Oysa,oysa yaşın daha 26 Ya bebeğinin 2 yaşında mıydı? Ya eniştem o da kapı gibiydi Şimdi kapandı kapılarınız bu dünyaya Haberini aldım canım Almaz olaydım Not: ŞEHNAZA Ertuğrul Bayam |
Hakkında
Sana ne yazdıysam Şiir dediler, Harika dediler, Hüzünlü dediler Hep beğendiler Sana ne yazdıysam Güzel dediler, Hoş dediler Şanslı dediler, Bazen güldüler Sana ne yazdıysam Sana kızdılar, Nefret ettiler Üzüldüler Sana ne yazdıysam yazdığım kadar bildiler 17,11,2005 Ertuğrul Bayam |
Hakkını Helal Et
yazdım farzet, bütün şiirlerimi sana çıkmazsam, eğer sabaha isterim ki helal et, geçmişse hakkın mütemadiyen gülüşlerinle huzur verdiğin yorğun kalbime.. biliyorum kolay olmamalı bırakıp gitmek seni ölürken ne hissederdim acaba? . hep merak ederdim, anımsayabilirmiydim son nefesimde bana hayat veren gülüşlerini.. 20,12,2005 saat: sıkıştırıp duran göğsümü, eğer sensen azrail bil ki hazırım her daim... Ertuğrul Bayam |
Hasan Emre Koçak
Bir gecenin koynuna girer gibi Terk edip gittin beni Ansızın sonbahar oluverdi mevsim Kupkuru döküldü gözlerimden yapraklar Gidişinin dönüşlerindeydi gözüm Doyamadım senli vakitlere Bir gece sessizce gidişin Gözlerimde bir kapanış oldu Olmadı işte Yine mutlu olamadım.. Hasan Emre Koçak Bey’in (Olmadı) Adlı Şiir’inden Esinlenerek Yazılmıştır Ertuğrul Bayam |
Hasan Kantarcı
Vakti daralan bir ömrün Şiirlere yansımasıydı acı dizeler Dönüp geçmişe bakıldığında Bir testerenin yankılarında kalan Beklenendi hep İçinde sevgi barındıran Mutluluk dolu bir dünya. Ve gençlik, Avuçlarımızdan yavaşça kayan Akıllardan çıkmayan Anne sözlerinde saklıydı hep Anneye duyulan özlem “Ye hasan ye,sende iç ayranı,damağın kurumadan” Hasan Kantarcı Bey’in (Vakit Daraldı) Ve (Ah Annem) Adlı Şiirlerinden Esinlenerek Yazılmıştır Ertuğrul Bayam |
Hatice Bediroğlu
Ruhumda gezinirken ellerin Duyarım yosun kokusunu maviliğin Hiç bırakma isterim Saatler sürsün sımsıkı sarışların Gözlerimde bir anlamdı gülüşlerin Yetersiz kalırdı anlatmaya Ağustos güneşinde Yakıcı öpüşlerin Hatice Bediroğlu Hanım'ın (Yakar Öpüşlerin) Adlı Şiir'inden Esinlenerek Yazılmıştır Ertuğrul Bayam |
Hayallerinde Hep Benim
Parmaklarımdan kayıp giden O ince bileklerin, Pamuk tarlası ellerinle Söylermisin? Sen benim değilmisin.? Gözlerindeki o ışıltı olmasa Çocukları kıskandıracak güzelliğin Aşk şarkıları söylediğin dudakların olmasa Bakışların olmasa içimi ısıtan İnanırdım,benim olmadığına Ama benimsin Bedenin başka kollarda. İçin benim aşkım, Duyguların benim, Sevişiyorsun hep boşuna Gözlerin kapalı, Hayallerinde hep benim.. 17,11,2005 Ertuğrul Bayam Ertuğrul Bayam |
Hayata Dair
Yaşamın ölüme gebe kaldığı gibi Aşk hep ayrılıkla son bulacak Ne kadar gülerse gülsün İnsan Bir gün aynada yalnızlığına ağlayacak 01,09,2006 Her zaman dediğim gibi Mutluluk geçici yalnızlık baki Ertuğrul Bayam |
Hayatı Seviyorum
Hayatı seviyorum Sevinçler, hüzünler Mutluluklar, yaşamayı Dünyayı seviyorum Masmavi gökyüzü Bembeyaz bulutlar Sapsarı kumsal Yıldız dolu gece Uçsuz bucaksız deniz Doğayı seviyorum Yemyeşil çayırlar Rengârenk bahar El değmemiş orman İçinde sen varsın Nefes alırsın diye Seviyorum hayatı Ertuğrul Bayam |
Hayatım
Biz on bir kardeşiz,altı kız beş erkek. Çoğumuz tam olarak babamızı bile tanıyamadan Elimize tutuşturulan siyah beyaz bir resminle avunduk. Hep babamızı özlediğimizde Amcamıza bakardık baba yarısı diye Ama artık amcamızın da resmine bakarak avunuyoruz. Böyle yılları yıprattığımızı zannederken Geriye baktığımızda yıpranının biz olduğunu anladık. Birkaç ablam evlendi önce Sonra kavgalarımız azaldı Pazar kahvaltılarımız vardı Çatalların havada uçuştuğu Annemin evlatlarına bir şey olacak diye Haykırmaları ve bayılmaları vardı. Gülsuyu'nda bir evimiz vardı. İçinde çocukluğumuzun sevimli günleri Tahta zeminine sakladığım misketlerim vardı. İki tarafı bahçeli Ön kapısında bembeyaz güller Arka bahçesinde mısırlarımız,kuyumuz Uzun kavaklarımız vardı. İçim içime sığmazdı o evde, mutlu olurdum Ve bir gün o baba yadigarı evimiz yandı. İçimdeki çocuk ağladı. Renkli hatıralarım simsiyah bir kül oluverdi sonra Ne misketlerimi bulabildim Ne bir daha beyaz güllerimiz açtı. Öylesine sustu yıllarca bizimle dertleşen Göz yaşlarımızın saklı evi. Çok ihtiyacım vardı bir dosta Ama sen yoktun... Yeni bir mahalleye taşındık Eski eve nazaran biraz lüks Gençliğimi,o mahallede büyüttüm Aşkımı iki sokak ileride. Sonra seni gördüm hayatım değişti O günlerde duvarlara seni sevdiğimi yazardım Pencerenden görebilicegin her duvar dolmuştu. Akşamları arkadaşlarla toplanıp Gizli gizli sigara içerdik Ve ben sana duygu yüklü şarkılar okurdum. Ama cama sen değil hep annen.çıkardı Ve ben utanırdım. Büyüdükçe sevgimin derinliklerini keşfettim Seninle gittiğimiz o pikniklerde Yemyeşil çayırlara uzanıp Senin bana uzattığın Tereyağlı ekmeği yerken O anın hiç bitmemesini isterdim Sonra aradan yıllar geçmiş Bunu yiğenlerim asker olunca anladım Ağbim evlendi,sonra ablam Ağbim ablam derken ben kaldım Birde ufaklık. Tabi artık ona ufaklık denebilirse Büyüdü asker oldu Annem onca evladını evlendirmenin rahatlığıyla Bazen mutlu oluyor bazen ağlıyor Tam sevmeye başlarken hayatı Yaşlı ananemizin körlüğünden faydalanan ölüm Bir sabah beş kat aşağı dikti bizi Bir daha çıkmak istemedim o balkona Ne gözümde yaşam var artık Ne günün doğması mutluluğa Bir elime yıldızlara emanet bıraktığım hüzünlerimi aldım Diğerinde senin ilgisizliğini Yine aynı yalnızlığın kapısındayım işte Sana en çok ihtiyacım olduğu bir akşam, Camınızda satılık yazısını gördüm Sonra kopkoyu karanlıkta kayboldun sen. Duvarlardaki yazıları sildim önce Sonra göz yaşlarımı Artık sigara tat vermiyor Şarkılara da küstüm. Büyüdükçe sevgimin derinliklerini keşfettim Sensiz uzandığım boş çayırlarda Şimdi yıllar geçmiş o günlerin üzerinden Duydum ki sen evlenmemişsin.. Gece şu an soğuk Evde sessizlik hakim Annem namazını kılıp yattı. Düşünüyorumda nereye geldik Ben sokak serserisi gibi gezerdim Annem camda sabah ederdi. Sanki evlenen kurtulmuş sanırdım. Sonra evlenenlere baktığımda Aynı kavgaları gördüm Çoluk çocuk hep aynı. Ben boş hayatın o boş günlerinde, Seni unutmak için gittiğim şehirlerde Hep yazısız duvarlar gördüm Beton girmemiş dağlık yerlere gittim, Ne çare görünce o yemyeşil manzarayı Sen geldin aklıma, Köyümde-sapsarı Sakarya nehri Uzun fındık bahçelerinde Şehir görmemiş dostlarım vardı Onlarla gölde balık tutar Dağlara odun kesmeye giderdik Tatmadığım anlardı onlar Günler ağır hareket ederdi. Bu zamanlarda kendi kanımdan birçok kişiyi gömdüm Şerefiye'nin sararmış çamlarının, otlarının altına. Ve ağlayan akrabalarımı teselli ettim Dayanmaya çalıştım Yaşamın zorluklarına Ve sen yine yoktun beni teselli etmek için. Izdırap şeritli yolların Gişelerinde kaybettim gözlerini Ve bir daha anımsayamadım rengini. Sonra gökyüzünde simsiyah bir bulut gördüm O sel gibi yağmurun öncesinde Ama sen yine yoktun. Şimdi,ise Her şeyiyle hayat zor hepimiz için Artık eve erken geliyorum Geç geldiğim zamanlarda annem ağlıyor Bulduğumu sandığım denizin dalgalarıydı göz yaşlarım Umut dolu bacaların tütüşü beni hayata bağladı Havaların çekilmez soğurundan kaçıp Eve kapandığımda anladım Ailemin bu denli sıcak olduğunu Bir vapur çığlığını çağrıştırdı Martıların yalnızlığı Uzaklara öylece bakışımı Beklentilerin koynundaydım yıllardır Sevgi denilen duygu beni hayata bağladı.. Birkaç arkadaşı toplayıp Kanlıca'daki çay bahçesine götürüyorum Herkes çok seviyor burayı Ama kimse daha önce seninle geldiğimi bilmiyor Birkaç bambu masa Bir kaç sandalye dışında Birde yaşıyorlarsa simit attığımız martılar.. Arabada oturduğumuz saatleri anımsıyorum hep Camların nefesimizden buğu yapması Heyecanlandırırdı ikimizi Bana sarılıp uyuyuşlarını Sevişlerini birde deli gibi. Çamlıca da boğazı gören tepelerde Şimdi seni arıyorum Şu koskoca istanbulda İnsanların birbirine karıştığı Kalabalık ada vapurlarında Ve Haldun Taner tiyatrosunun önünde Sevgilisini bekleyenlerin arasında Ben kendimi yalnız hissediyorum Tek başıma rıhtımda balık tutuyorum Yakaladıklarımı öldürmeden Yaşamın sularına bırakıyorum. Sonra sonbahar geliyor ansızın Ağaçlardan solgun ve kupkuru döşüyor yapraklar Bahara inat bir kaçı çiçek açıyor Ve sen yoksun yine baharda yanımda Şimdi çizgiler aşılmış gibi geliyor bana 23 yiyen kaybedilen onlarca akraba Bir saksıda solmuş gibi çiçek Kalkmış saatler önce yaşamın gemisi Ne senden bir şey kaldı artık Ne her akşam yediğimiz kokoreç Mısırcımızda yok sahilde Yoksa sana doğum gününde aldığım vak vak gibi Bir kenaramı atıldım mı canım. O günlerde duvarlara seni sevdiğimi yazardım Pencerenden görebilicegin her duvar dolmuşu Akşamları arkadaşlarla toplanıp Gizli gizli sigara içerdik Ve ben sana duygu yüklü şarkılar olurdum Ama cama sen değil Hep annen çıkardı Ben utanırdım... Pazar kahvaltı larımız vardı Çatalların havada uçuştuğu Annemin evlatlarına bir şey olacak diye haykırmaları Bayılmaları yok artık. Tıpkı Amcamın,ilhan ağ binin,şehnazın Sedat agbimin Beyza nın ananemin ve babamın olmadığı gibi canım Sende yoksun.. 31,temmuz,1998 Cuma Ertuğrul Bayam |
Hayatımın Anlamı
İyi ******* sana Günümün çiçeği Sabahlarımın neşesi Biliyorum Düşlerinde bekliyorsun beni Kapat gözlerini Hayatımın anlamı Kapat Bak geldim işte 31.12.2005 11.06.2006 Sen gözlerini kapadığında Kirpiklerin Demir parmaklık mutluğuma Biliyorum Düşünmeden uyuyamıyorsun beni Bu yüzden Aç diyemiyorum o deli gözlerini Ertuğrul Bayam |
Hayatımın En Değerli Varlığına
Bir kez daha anladım yokluğunu, Eve karnım aç geldiğimde, Soğuk tek nefesli, dört duvardan ibaret, Sensiz eve. Artık her kapıyı açtığımda seni uyurken öpemeyeceğim, Dönüp hoş geldin demeni, Karnın aç mı oğlum demeni duyamayacağım. Ablamın senin için açtığı ara pencereden aldım bugünde yemeği, Oturup sobanın yanında yemeğe çalıştım, Durdum önce ağlayacak gibi oldum, Yetimler gibi, öksüzler gibiydim, Öyleydim oysa Görseydin halimi kahrolurdun Anne. Hep derdin ki yeter oğlum ben yaşlandım, Artık al şöyle fidan gibi bir kız o dönsün etrafında, Yoruldum mürivetini göreyim ölmeden.. Olmadı Anne, ne yazık ki olmadı.. Hep yanlış insanlar çıktı karşıma, Bir dileğini bile yerine getiremedim, özür dilerim Anne. 14 evlat doğurdun, 38 yaşında dul kaldın, bir kez olsun düşünmedin evlenmeyi, Zaten vaktin mi vardı ki uğraşmaktan bizle. Bir arada tutmaktı tek dileğin evlatlarını Ne zaman bir kavga çıksa evde bayılırdın, Ağlardın, fenalaşırdın bir şey olacak diye birimize, Seni az üzmedik, özür dileriz Anne. Şimdi hatırlıyorum, Toprağa koyarken bembeyaz, Melek gibi bedenini, Genç kızlık saçlarını, kıpkızıl Bembeyaz ayaklarının bağını açıp, Yanı başına sermek tarumar saçlarını, Ne de çok istemiştim o an, Üstümüze toprağı örtseler diye, Yemeklerde hep aç kalkardın, Bir yavan ekmeği ağzına götürüp, Dalardın düşüncelere. Kızardım sana, Ben tokum derdin, ne de güzel yalan söylerdin, Maksadın aç kalmak değil doyurmaktı evlatlarını, hep bilirdim. Kim bilir aklından neler geçerdi söylemezdin anne. Arada bir ablamlar la dertleşiriz, Sorarız birbirimize, Ne hissediyorsun yokluğunda diye, Herkes dertli, herkes kırılgan Dokunsak ağlayacağız birbirimize. Bir kez daha anladım, Sensizlik yoklukmuş Anne, Yokluklar içinde bıraktın bizi, Sırf bunun için sana kızgınım Anne, ******* uyanırdım bazen, hep namazda görürdüm seni, Oturmuş uyuya kalmış, Elinde tespih iki büklüm boynun. Kıyamazdım sana üzülürdüm anne. Şimdi durup durup kendimi dinliyorum, Bazen bir film izlerken, Bazen olmadık bir anda aklıma düşüyorsun, İnsanlardan kaçıyorum, gözlerimi görmesinler diye. Bana kızışların geliyor hep aklıma, Sabahları beni uyandırmak için ettiğin diller, Hakkımı helal etmem seni derdin, kalkmazsan, Acaba gerçek miydi söylediğin, Hakkını helal etmedin mi? Etmedin mi Anne, Devam edecek. Yaşadığım Sürece. 10.12.2005 Saat: yokluğunun akşam vakti Ertuğrul Bayam |
Hazan Sultan Ayten
Unuttum senden öncesini Düşürdün derde, Çalarken kalbimi. Heyecanımın tek sebebi Eserisin gülen gözlerimin Sonsuzluğu yaşatan Sevgilim benim.. Kaybolan yanımsın Bir sana yandım Bir sana kandım Ruhum seninle her daim Ben sensizken hiç var olmadım. Hazan Sultan Ayten Hanım'ın (***Birtanem***) Adlı Şiir'inden Esinlenerek Yazılmıştır Ertuğrul Bayam |
Hep Bekliyoruz
Hep bekliyoruz Sevgiliyi, daveti Sevilmeyi, saadeti Hep bekliyoruz Ölünce mahşeri Sevince sevilmeyi Ağlayınca gülmeyi Doğum günlerini Evlilik yıldönümlerini Ev kiralarını Telefon faturalarını Çocukların büyümesini Maaşlarımızın zammını Hep bekliyoruz Bitsin diye acılar Silinsin diye acı hatıralar Çalsın diye telefonlar Patlasın diye toplar Açlıkla. Sefaletle. Onurla Yalnızlıklarla bekliyoruz Daha ne kadar bekleriz Allah bilir. 10.11.2005 Ertuğrul Bayam |
Hep Sevdim Hep Sevildim
Adı Bahardı ilk aşkımın Bahar gibi güzel Ve heyecan vericiydi, Utangaç bakışları.. Ve ilk evlenmek istediğim di Makbule Benim Baharı sevdiğim kadar sevmişti beni O da iyi niyetli,ve neşeliydi benimle Nurgüldü askerden sonra sevdiğim, Anlayışlı ve bir o kadar değerli Başak tı Nurgülü unutmak için sevdiğim Eş olarak gördüğüm Hoş haketmedi ya neyse Kafanızmı karıştı ey dostlar Belki bir kaç kişi daha İsmini vermek istemediğim Ama hepsini gerçekten sevdim Ve hepsi tarafından sevildim Şimdi çoluk çocuk mutlular mı bilmem Ama görürseniz hepsine sorun Eminim hala beni hatırlar Belki benim için ağlarlar.. 28,11,2005 01,07 Ertuğrul Bayam |
Hep Umut
seni hep umut edeceğim hep umut asla muradıma eremeyeceğim seni hep düşleyeceğim hep düş asla gerçekleşmeyeceksin ki mümkün olmayan bu sen umut sen düş sen bir öykü öylece kalacaksın sadece sesin yetecek bana kulaklarımda şen bir melodi 06,01,2006 saat: düşleri hafife almadım asla senin olmadığın yerde bana fazla bile geldiler Ertuğrul Bayam |
Hep Yalnızız Aslında
soğuk sözlerime aldırış etme içim hala senin, aldırma kanadığına sabrı bilirim ben kimsesizliğide sevmeyi de bilirim midye kabuğunda küçük bir inci, mercanlara tutulmuş yosun kıvamında ve hep yalnızız aslında gereksiz kalabalıklarda duyduklarımız, konuştuklarımız, hep boşuna atılan kahkaha biz biz oluyoruz, odamıza karanlık dokunduğunda.. süzülen sıcak bir şey tarifi imkansız götüren bizi geçmişe.. yanımızdaki kim? elimizi kim tutan dudaklarımız soğuk ve hep kurmaca yaşam aslında yalnızız hepimiz bir göçmen kuş kadar maviyi tanıyan... 24,12,2005 saat maviyi, tanımaktı önceleri sevgi seni tanıdım, gökyüzünün rengi değişti.. Ertuğrul Bayam |
Her akşam Aynı Yorgunluk
Her akşam Evimin yokuşunda gördüğüm ağaç Arabaların farlarından uzayan gölgem Ağır ağır yürüyen yaşlı adam Ve evimin yakınından görünen mezarlık Her akşam aynı yorğunluk 97 Şiir'lerimden Ertuğrul Bayam |
Her Ayrılık Bir Vuslat
sür içime acısını gözyaşlarımı akıt yokluğunun denizlerine sensiz geçen her gün kanasın yüreğim varsın adı ayrılık olsun gidişinin ama unutma! her ayrılık özlenen bir vuslat ve her gidiş gebedir pişmanlıklara 22,12,2006 sen gittin yine hüzün yağmurları başladı yalnızlığımın sokaklarına Ertuğrul Bayam |
Her Dilde Güzelsin
Her dilde güzel Seni sevdiğimi söylemek. Tüm kıtalara yakışıyor, İsmin ve güzelliğin. Ben sende Kalbime anlam kazandıran, Dünyayı sevdim. 05.12.2005 13,23 Sana Ertuğrul Bayam |
Her şeyim
Toprakta yağmur kokusu Yanağımda tuzlu gözyaşısın Kalbimde sarmaşık misali Yeşerip durmaktasın Bulutta bir damla yağmur Benliğimde gizemli bir aşksın Evimde sıcacık bir soba Düş olup beni uyutmaktasın 23.01.2006 Her şeyim olmaktasın Haberin var mı? Ertuğrul Bayam |
Hiç Bilemeyeceksin
Hep tuttum sana uzanan ellerimi Gözlerimi sorguya çektim Sevgiyle bakmasınlar diye Bırakmadım konuşsun dudaklarım Dudaklarım Dudaklarım sanki benim değildi. Bilmedin Yağmur ormanlarında Kökünü salan ağaçlar gibi Aşkımın acılar içinde büyüdüğünü Ne yazık hiç bilmedin 31,01,2007 Nedenini sorma ne olur Bırak sevgimi Hüznümle arkadaş edeyim Ertuğrul Bayam |
Hiç bir şeyim
Her şey, Hiç bir şeyle başlar. Çocuk hiç bir şeydi rahme düşmeden, Güneş buz gibiydi, Sabaha gün doğmadan, Yaprak kupkuruydu, Yağmurla tanışmadan, Ve sen hiç bir şeysin, Yanımda olmadan 28,11,2005 00,10 Ertuğrul Bayam |
Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 11:56 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.