www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Adult eski arşiv (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=376)
-   -   Zülfikar Yapar Kaleli (https://www.cakal.net/showthread.php?t=137768)

GooD aNd EvıL 12-05-2008 07:30 PM

Cenneti Verseler Bakmam.....

Hayat neler koymuş sevda tasına
Bunca yıllık ömür yola çevrilir
Ki bir ömrü gömdük yol ortasına
Çayır, çimen dünya çöle çevrilir

Bazen mazi ile halvet olurum
Bazen aradığım beni bulurum
Bazen gözlerimden seni solurum
Bir incecik nefes yele çevrilir.

Leyla’yı ararken kutup yazında
Yitirdim mecnunu çöl ayazında
Cömert sohbetlerin meram bazında
Şekere, şerbete, bala çevrilir.

Kimi görememiş, kimi duymamış
Müşteki özenmiş, derviş uymamış
Yemeyen imrenmiş, yiyen doymamış
İtibar acayip hala çevrilir

Uykusuz ******* uzar giderek
Sevgi ekip masal hasat ederek
Umut dağlarında hayal güderek
Dar düşüncem büyür bola çevrilir

Şefkat akmayınca ırmaklarımdan
Kıvılcım dökülür parmaklarımdan
Cenneti verseler bakmam arımdan
Ara yerde sevda tüle çevrilir.

GooD aNd EvıL 12-05-2008 07:30 PM

Çağ Atlamak...!

Evde ekmeği yok, çoktandır işsiz
İşte çağ atlama teraneleri.!
Minareler sessiz, camiler ıssız
Hizmete açarız put haneleri.!

Bir zamanlar dilde hep -izm -izm
Milli devlet için etmedik azim...
Çalışmak, yükselmek nemize bizim
Her gün doldururuz meyhaneleri.!

Zamane uşağı, devrin alığı
Hiç ayık bulunmaz nefsin gölüğü
Asrilik sayıyor kepazeliği
Zamanın akıllı divaneleri.! !

Zengine eğilir, mazlumu yerer
Her şeyi bilirim pozuna girer
Bıkmaz ikide bir ileri sürer
Seksenden önceki efsaneleri!

Ölsen umursanmaz, o hep gülüyor
Söylenmeyin, o her şeyi biliyor
Enflasyon- menflasyon millet ölüyor
Bırakın eskimiş bahaneleri.!

Zalim ah çekmeli, mazlum gülmeli
Mazlum ağlıyorsa zalim ölmeli...
İnsan vazifeyi namus bilmeli
Yediğin yetmez mi şu naneleri?

GooD aNd EvıL 12-05-2008 07:30 PM

Çağrı...

Çalışalım ikilik ne bilmeden
Birlik olup hep el ele verelim.
Çok yaşayıp mihnet ile ölmeden
Az yaşayıp bir gönüle girelim

Zalime namerde araç olmadan
Ecel henüz gelip bizi bulmadan
Gönüllere gül olalım solmadan
Sevgi çadırını göğe gerelim

Şu çeyrek aklıyla göklerde gezen
Yoksulu hor görüp tepeden süzen
Bayramlarda bile mazlumu ezen
Zalimleri, namertleri yerelim.

Şu mağdur, şu sefil, yok içeceği
Usanmadan arayalım gerçeği
Açmış Yaratan’ın beş dal çiçeği
Gönül verip demet demet derelim.

GooD aNd EvıL 12-05-2008 07:30 PM

Çaresiz

Karanlığa can katan şu bülbülü,
Hece hece okuyorum, çaresiz.
Reyhanı, zambağı, gülü, sümbülü,
Renkten renge sokuyorum, çaresiz.

Hasreti kahreder, yarası derin,
Toprak hararetli, güneşler serin,
Düşünce Allah’ın, varlık bu yerin,
Hasret oldum, bakıyorum, çaresiz.

Bu yüreğin çarpmaktaki kastı ne,
Kurbanlığın amiri ne, astı ne,
Senin içimdeki sevdan üstüne,
Sevdaları yakıyorum, çaresiz.

Sevdasını yakıp pişen güneşle,
Sır gibi tepeyi aşan, güneşle,
Gönlüme kor gibi düşen, güneşle,
Ta göklere çıkıyorum, çaresiz.

Bir zaman dünyaya yıldızdan baktım,
Doğudan, batıya çağlayıp aktım,
Gözyaşımı Balkanlar’a bıraktım,
Tuna olup akıyorum, çaresiz.

Sırtıma yükledim sıkıntıları,
Damlaydı, göl ettim akıntıları,
Gönlüm mekan tuttu yıkıntıları,
Bülbül oldum şakıyorum, çaresiz.

Irmaklardan akar, kardan daha ak,
Güneşe sırt verdim, yıldıza ayak,
Ateşte üşüdüm şu halime bak,
Bulut gibi döküyorum, çaresiz.

GooD aNd EvıL 12-05-2008 07:31 PM

Çekidüzen...

Cennet Anadolu, kutsal yurdumuz
Önce sen bil, bildirelim olmaz mı?
Tutsak olmuş kuşumuzla kurdumuz
Dağları del, deldirelim olmaz mı?

Söylenecek söz çok, sığmıyor dile
Her işi desise ve her iş hile
Bülbülüne cefâ çektiren güle
Tükürelim, solduralım olmaz mı?

Mecnun olduk leylâ gibi vatana
Söz vermişiz yerde şehit yatana
Dil uzanır ecdadına, atana
Hakkı tutup kaldıralım olmaz mı?

Sen hakansın, kahramansın,oğulsun
Fırsat verme düşmanına boğulsun
Kara Kağan olma, bahtın ak olsun
Bu milleti güldürelim olmaz mı?

GooD aNd EvıL 12-05-2008 07:31 PM

Çelişki? ? ?

Dinle sözümü de sonra yanlış de,
Evde, sokaklarda kız iki türlü.
Doğrusunu bulmak çetin gene de,
Doğrusu, eğrisi söz iki türlü.

Helal ile haram girmiş iç içe,
Birin talibi az, gözler hep üçe.
Virgül gibi eğilinir bir hiçe,
İçerde dışarda yüz iki türlü.

Herşey sona doğru kemali bulur,
Baş eğer mutlaka cemali bulur,
Çokları tam arar, yamalı bulur,
Yandırır dediğin köz iki türlü.

Mühür gözlü güzel gayri salınma,
Belki sen temizsin, sen safsın ama...
Doğrusunu diyeceğim alınma,
Artık cilve, eda, naz iki türlü.

Ne köyümde Fatma Bacı yetişir,
Ne dağımda şen bülbüller ötüşür,
Öyle bir bahar ki mazlumlar üşür,
Milletimiz bir de biz iki türlü.

Yanlış oldu, evet, tabiri yanlış,
Kaleli mümkünse bunlara alış,
Velakin eğilme, dik dur, hep çalış,
Bu çağda yolunan kaz iki türlü.

GooD aNd EvıL 12-05-2008 07:31 PM

Çığıra Türkü Çığır

Bahar gelmez bahar kızın güzüne
Kar altında kara kalmış karı var
Yıldıza yaslanmış günün yüzüne
Sitem eder sanırsın ki varı var

Akça gelin akça saklar yaşında
Damladıkça yeşil mermeri oyar.
Öbek öbek sitem yatar işinde
Ne gönlü işitir ne hasret duyar.

Bülbül susmuş taş bağlamış bağıra
Gül ile kestiği vadeye yanar.
Çığır gelmez türkü çığrır çığıra
Havada gün yerde bulutlar donar.

Gönlüm içre çiçek çemen gül yarim
Elleri böğründe ocak başında!
İsm-i Azm hakkı için gül yarim,
Ümit gezsin hayalinde düşünde.

Gülden güzel güller ektim bahçeye,
Atinin tavanı temeli olsun.
Hasılatım har, doldurdum bohçaya,
Yeni çiçeklerin emeli olsun.

Çığır: Zaman,çağ
Çığır: Söyle,seslen

GooD aNd EvıL 12-05-2008 07:31 PM

Çınar Ağacı...
Çınar ağacından bir yaprak düşse
O anda acıyı duyması gerek
Akrep iğnesiyle parmağı şişse
Zalimin gözünü oyması gerek

Bakılmalı artık gözdeki yaşa
Talihi yenmeli verip baş başa
Emir verilince gökteki kuşa
Yerde karıncalar uyması gerek

El ele vermeli kutlu obası
Boşa gitmemeli artık çabası
Söz yeri gelince olsa babası
Taşı gediğine koyması gerek

Kurtla savaşmalı pln kurarak
Erlik göstermeli karşı durarak
Her türlü illete neşter vurarak
Meyveyi dalında soyması gerek

Yılan yuva kursa akrep de ağı
Mutlak mamur edilmeli toprağı
Gövdeye uyarak dalı yaprağı
Helal su emerek doyması gerek

Bir çınar ağacı ve kutlu vatan
Bu uğurda aktı döküldü al kan
Terk etmesin diye gövdeyi tek can
Her gün yaprakları sayması gerek

GooD aNd EvıL 12-05-2008 07:31 PM

Çıra Gibi

Millet bugüne dek hep uyutuldu
Gözden akan selimize yanarım
Kimi nazlı, kimi sert büyütüldü
Tombul solan gülümüze yanarım

Güzellerim, yiğitlerim, mertlerim
Siz öldükçe depreşiyor dertlerim
Fakir Anadolu’m, esir yurtlarım
Dizde çamur yolumuza yanarım

Dünyaya mendil aç, sen ha bire yat
Faiz ile bu halk doyar mı heyhât!
Mutlu azınlıklar sürerken hayat
Kemer sıkan kulumuza yanarım

Garplı bir milletiz, şarktan gelmişiz!
Bir zaman çağlara rehber olmuşuz
Şimdi el uzayda, bakmış, gülmüşüz
Ağlanacak halimize yanarım

Karnı aç, sırt çıplak, ağlıyor bala
Bir umut güneşi doğmadı hala
Kaleli sen didin, çalış, çabala
Paramparça elimize yanarım

GooD aNd EvıL 12-05-2008 07:31 PM

Çiçekler

Kalenin başına güneş vurunca
Yıkıntıda paralanır çiçekler
Dağın üstü yele karşı durunca
Sevincinden nâralanır çiçekler

Beni yakar ateşlere yanası
Ne tohum saçılmış ne var anası
Susuz diyarların sarı sunası
Sıra sıra sıralanır çiçekler

Tan ağarma yakın, çise elenir
Gözlerinde hasret yaş tanelenir
Kuşluk vakti kızıl renge belenir
İkindi de karalanır çiçekler

Bu kayalık yerde bak neler biter
Hayali gözlerde kor gibi tüter
Sararır kayanın bağrına yatar
Ara ara aralanır çiçekler

Yıkıntıya rahman rahmet verince
Bir sızı duyulur inceden, ince
Başucunda sarı kızı görünce
Tam böğründen yaralanır çiçekler

GooD aNd EvıL 12-05-2008 07:31 PM

Çile Deryası

Gülmek için zaman mı var?
Çile derya, gayret oktur.
Ağlamaya vakit çok dar,
Koşmalıyım, yolum çoktur.

Ağır gelir götüremem,
Menziline yetiremem,
Gider gider bitiremem,
Yollar ki omzuma yüktür.

Zehir olur tatlı aşım,
Beladan kurtulmaz başım,
Olsun üzülme kardaşım,
Allah yücedir, büyüktür.

Başı sonu Hak katına,
Var Kaleli Hak katına,
Arzuhalim Hak katına,
Başka sığınağım yoktur.

GooD aNd EvıL 12-05-2008 07:31 PM

Çilemiz Bizim...

Anlatmak imkansız getirip dile
Ebu Cehilerden gördüğümüzü
Görmedik ehli salipten bile
Ebu Cehilerden gördüğümüzü

Bin dört yüz yıl önce ne ise cehil
Bugün de öyledir değildir ehil
Görmedi Bill'in çektiği dahil
Ebu Cehilerden gördüğümüzü

Ömrün baharında çıkmadan yaza
Onlar ize düşkün bunlarsa söze
Allah'ın aşkına bir sorun bize
Ebu Cehilerden gördüğümüzü

Bill'in gençliği zulümle öçtü
En son Nebi bile Yesrib'e göçtü
Sorun zindanlara gençliğim geçti
Ebu Cehilerden gördüğümüzü

Çile verdi suçun şudur demedi!
Devranını Karun bile sürmedi
İnan cahiliye devri görmedi
Ebu Cehilerden gördüğümüzü

Bir önceki Karun doymaz haramdan
Şimdiki Firavun alt kalmaz ondan
Kaleli duyulsun anlat sıradan
Ebu Cehilerden gördüğümüzü

GooD aNd EvıL 12-05-2008 07:31 PM

Çileyle Barışmak

Sizler yüz karası zamanın, anın
İsi, kiri, bitisiniz vatanın
Ey vicdanı pas tutanlar utanın
Ülkü gelin süslendikçe süslendi

Canlar hey, vatana adanan canlar
Mahpuslarda çile çeken civanlar
Dertlinin derdinden dertsiz ne anlar
Mustafa’'yla Fikri birer aslandı

Muhabbet sel oldu, sebebi sensin
Maskara oldu ya, kahrolsun, yansın
Bolu Beyi beyliğinden utansın
Köroğlu’'da bir kayaya yaslandı

Selâm olsun amirinden, erine
Sevgi yağar kalpten daha derine
Her zaman verilen kanlar yerine
Bu sefer verilen canla beslendi

Bağdan kopardılar, harmanda bitti
Kayada sekerdi, mahpusta öttü
Hesabı Allah’'a havale etti
Dağlar taşlar barış diye seslendi

GooD aNd EvıL 12-05-2008 07:31 PM

Çivinin İki Yüzü

Ah çektim gölge düştü, devrilmedi çerağı
Çırılçıplak geceye yıldızı soruyorum
Çorak topraklar gibi annelerin yüreği
Yıllardır yitirdiğim güneşi arıyorum

Kristal şafaklara sevdalanan her iklim
Güneş battığı yerde doğum sancısı çeker
Dört omuz üzerinde düşünce büklüm büklüm
Zaman bir bir öğütür unu toprağa döker

Kara ******* elbet ışıklı gün getirir
Issızlık ülkesinde çürürken hatıralar
İstikbale bir avuç umut alır götürür
Volkan gibi ruhumu kayalarda yaralar

Düştükçe düşüyorum derinlerden derine
Simsiyah kar yağıyor göklerin üzerine
Kara bulutlar çökmüş ülke yiğitlerine
Bakışlarım hep seni soruyor gözlerine

Saçlarındadır gecem, dudağında gündüzüm
Elveda yalnızların anası bozkırlara
Yerler ağzını açmış bekliyor beni hüzün
Zifiri karanlıkta günü çekmişler dara

Tutuşmuş bir yüreğin külünde yanıyorum
Kuzgunlar bayram eder, baykuşlar bana aşık
Öte sevdalısıyım, içmeden kanıyorum
Ağıt çelikten bıçak ve Resul yolda ışık

GooD aNd EvıL 12-05-2008 07:31 PM

Çözemem (Bakar Körler)

Aklım ermez bu dünyanın işine
Fakir kalkmaz, zengin yatmaz, çözemem.
Hayranım körlerin yol gidişine,
Bakar körler adım atmaz, çözemem.

Yaşlı çalışıyor, gençlere hayret,
Elde sermaye yok, kendinde gayret,
Dünya gidişinden almayıp ibret,
Çirkinlik gözüne batmaz, çözemem.

Bazısında acıma yok, kaskatı
Bazısı tarlanın ısırgan otu.! !
Bazısı kibirli, bazısı kötü
Bazısı tamahı satmaz, çözemem.

İlim gayret ister, olur mu soyda?
Alçak gönüllüde, yumuşak huyda!
Tembeli görürsün düğün de, toy da,
Göz nuru olsa da tutmaz,çözemem.

İlim sahibinde sabır diz boyu,
Haylaz da, sülük de, kibir diz boyu,
Ahmağı koy girsin, kabir diz boyu,
Deryaya bir katre katmaz, çözemem.

Okumayı bilmez, her şeyi yutar!
Kabadayılığı baştacı tutar.!
Çarşıda, sokakta herkese çatar,
Vatan düşmanına çatmaz, çözemem.

GooD aNd EvıL 12-05-2008 07:32 PM

Dağ Eteğinde

Artar da eksilmez gönül yarası
Mehmet’in sülüsü dağ eteğinde.
Lalenin siyahı, bahtın karası
Ki yaban çalısı dağ eteğinde.

Ta kalubeladan, ademden beri
Bin senelik tutku bir tek seferi
Bu sefere çıkan dönemez geri
Alisi Velisi dağ eteğinde.

Bir saniye varla yok arasında
İki lokma açla tok arasında
Ve bir gram azla çok arasında
Alemin delisi dağ eteğinde.

Hasret düğüm düğüm, söz çeper çeper
Çeperin dibinde kurulmuş siper
Soğuk rüzgar çıplak alnını öper
Kudretin halısı dağ eteğinde.

Göklerde nur, yerde bağlar dayalı
Umut ağacına çağlar dayalı
Dağlar sıra sıra, dağlar dayalı
Velinin ölüsü dağ eteğinde.

Kayıp eden arar, arayan bulur
Kuş yuvadan uçar arzusu kalır
Aşığı bir derin inleme alır
Dert deniz, yalısı dağ eteğinde.

GooD aNd EvıL 12-05-2008 07:32 PM

Dağlara Sitem

Yolları dar, yamacı sarp dağlar ha!
İbret alır oldu çağlarımızdan.
Bir akarsu sessiz sessiz fatiha,
Okuyarak akar bağlarımızdan.

Ölüdür demeyin, aman ha aman!
Ser vermiş toprağa sevdası yaman,
Yamaca yan vermiş, yatar kahraman,
Bir inilti gelir dağlarımızdan.

Dağ devrilsin, ağlamayın analar,
Yas tutmayın, kına yakın sunalar,
Balkanlarda ‘akmam’ diyor Tunalar,
Hala haber gelmez sağlarımızdan,

Yollar akar gider, dağ ağır başlı,
Yıldız ışıl ışıl, bulutlar yaşlı,
Dağlar, taşlar, uçan kuşlar telaşlı,
Felek fukarası ağlarımızdan.

GooD aNd EvıL 12-05-2008 07:32 PM

Dağlarla Yarış…

Yamacı sarp, başı karlı dağlar hey!
Derdimi yüklesem çekebilmezsin.
Haline hapsolmuş, sırlı dağlar hey!
Ben gibi göz yaşı dökebilmezsin.

Ne var ki halinde, şükreyle dersen,
Gel bir yarışalım meydanda ersen,
Kanını, canını ırmağa versen,
Gözüm nuru gibi akabilmezsin.

Ben diyeyim, dinle beni, duy beni,
Sen anlarsın, kul anlamaz, oy beni,
Tependeki kar yerine koy, beni,
Yüreği kor gibi yakabilmezsin.

Gelene, geçene yol olan dağlar,
Köroğlu’na kanat, kol olan dağlar,
Tahammülü kat kat, bol olan dağlar,
Kula benim gibi bakabilmezsin.

Dağlar dert yüküdür, üsten bakılır,
Bir of çeksem, senin başın yıkılır,
Bağrına her türlü canlı sokulur,
Kaleli derdini sokabilmezsin.

GooD aNd EvıL 12-05-2008 07:32 PM

Dahası Var...

Nur çeşmesinde başım
Çığlığım çıttan öte...
Mahkeme görmez yaşım
İndirir kütten öte...

Çözemem bu düğümü
Kim görmüş güldüğümü
Görse de öldüğümü
Saldırır itten öte...

Utancım tutar arşı
Baharsız yazı kışı
Her gün çatılı kaşı
Duymadım “höt”ten öte...

Kuşanır silahını
Alır mazlum ahını
“Müstemleke şahini”
Görmedim betten öte...

Sebepsiz gülüşen kör
Duymaz ya anladım der
Ayaklar başı güder
Ve Müslim “ şit “ten öte!

GooD aNd EvıL 12-05-2008 07:39 PM

Davet

Özüm yüreğimde hasret duyduğum,
Ayaklarım dolaşıyor, çabuk gel.
Candan içre, öz yerine koyduğum,
Tüm yıllarım gülüşüyor, çabuk gel.

Bu ''düzen'' göçüyor, duyun ahali,
Onun boynunadır varsa vebali,
Cömertliği Ebubekir timsali,
Damla çaya alışıyor, çabuk gel.

Resul-ü Ekrem’in ıyal, alisi,
Tümden olmuş Ehl-i Beytin delisi,
Hattab oğlu Ömer adaletlisi,
Dertler beni bölüşüyor, çabuk gel.

İçim kan ağlarken yazmam mı ağıt,
İlim arif işi, gerekmez öğüt,
Osman’la Kuran’ı hatmeden yiğit,
Gönlüm sana çalışıyor, çabuk gel.

İşkenceye maruz koyunca bahtı,
Ali’nin mertliği gönlünün tahtı,
Bir yana koyamam amanı, ahtı,
Acı, sızı buluşuyor, çabuk gel.

Hasan, Hüseyin’e sevdalı kişi,
İslamı yüceltmek olmalı işi,
Ey yarlar sultanı, sahabi eşi
Riyakarlar yılışıyor, çabuk gel.

Garibim yurdumda, kaybolmuş sılam,
Dünü düşünürüm, şaşarım balam,
Kaleli’den kucak dolusu selam,
Dostluk yeni oluşuyor, çabuk gel.

GooD aNd EvıL 12-05-2008 07:39 PM

Değer mi?

Dünya iki gülmek, üç ağlamaktır
Servete, şöhrete, üne değer mi?
Büyüklük kul olmak, bel bağlamaktır
Kırk gece, bir ayyaş güne değer mi?

GooD aNd EvıL 12-05-2008 07:39 PM

Değmez

Safahat insanı eğlememeli
Bu dünya bir kaşı sırmaya değmez.
Ne iyi, ne kötü, söylememeli
Bir deli gönlünü kırmaya değmez.

Kim ister insanlık kendini yesin
Ve lâkin kendini yediği kesin
Siyasetin ilmi ne derse desin
Yanında bir nebze durmaya değmez.

Biriler ha bire taşlıyor gönül
Kışınla savaşın başlıyor gönül
Gökler bildiğini işliyor gönül
Boynum kıldan ince, vurmaya değmez.

Gündem hakikatsiz, meydanlar ersiz
Çulsuzu haşlamak değil mi yersiz?
Bir ayağı birisinden habersiz
Taşın yamacına varmaya değmez.

Her havadan çalan kaval gibiyim
İçi boşaltılmış çuval gibiyim
Yalınayak koşan hayal gibiyim
Bana hiçbir şeyi sormaya değmez.

Yanıp yakıldığın aşk çırasıysa
Hasretin kaş ile göz arasıysa
Gönlündeki yara yâr yarasıysa
Bırak da kanasın sarmaya değmez.

GooD aNd EvıL 12-05-2008 07:39 PM

Deli Divane

Gönül hamt etmeli, günde bin kere
Şükrünü bilmeyen ölü divane
Dudak aç, bu ağız dönsün şekere
Susuz pınarların seli divane

Sevda girdabında terlerken al al
Sustu Kızılırmak, haykırdı Aral
Sahradan, semaya yükseldi meral
Baktı insanlığın hali divane

Söylemi berraktı, kalplere aktı
Gönülde korlaştı, dillere çıktı
Aklın gözü ile cihana baktı
Gördü, kâinatın dili divane

Diller nasıl zikretmesin, anmasın
Gönül nasıl şükretmesin, kanmasın
Çöller nasıl kavrulmasın, yanmasın
Serin yaylaların yeli divane

Aşığın gözünde yaş olabilmek
Seni gören göze kaş olabilmek
Gaye, sevdalıya eş olabilmek
Hasret bahçesinin gülü divane

Hükmün, adaletin, can katar cana
Seni anlayana, seni duyana
Bir seni bildiğim günden, bu yana
Deli divaneyim, deli divane.

GooD aNd EvıL 12-05-2008 07:39 PM

Deli Gönül

Kalbin temiz ise ispat
Et göreyim, deli gönül.
Gece ayaz, buz üstünde
Yat göreyim, deli gönül.

Seni düşür sade bire
Can veren o steplere
Tatlı dili akreplere
Sat göreyim, deli gönül.

Eksilmiyor canda firak
Sararmış, düşecek yaprak
Nimetlerin özü toprak
Tat göreyim, deli gönül.

Artık unu serme ipe
Daneyi tut, katma sapa!
Kendi gözündeki çöpe
Bat göreyim, deli gönül.

Aşkı yükle acı dile
Onunla yürü menzile
Seher vakti bülbül ile
Öt göreyim, deli gönül.

İsyan etme, baş eğ ona,
Gayret göster, kalma sona,
Sende seni yine sana
Kat göreyim, deli gönül.

Öz girerse kutlu yola,
Mevla yardım eder kula,
Benlik putu başa bela
At göreyim, deli gönül.

Çölde çiçek açıyor bak
Oğlun kızın kaçıyor bak
Can kafesten uçuyor bak
Tut göreyim, deli gönül.

GooD aNd EvıL 12-05-2008 07:39 PM

Demokrasi Ürünü.! ! !

Soyundan habersiz dolu her yanı
Yetmedi mi kaçırmayın kaçağı
Soygun, vurgun,talan ile vatanın
Kemiğine dayamışlar bıçağı

Zincire vurulsun kapansın yırtık
Fakat namussuzluk kalmasın örtük
Gafil olmak ayıp görmeli artık
Millete kurulan bunca tuzağı

Ehliyetsiz olan işini bulmuş
İhtisası olan kenarda kalmış
Başımıza amir diye oturmuş
Devrin en azılı kösnük bunağı.

Soyguncu, vurguncu ülkeye dolmuş
Üstelikte kanun, ceza o olmuş
Yalanın, talanın tadını almış
Bulmuşken şu başsız baş avanağı.

Hep git dedik, kovduk kovduk gitmedi
Çaldı, yedi haramı hiç itmedi
Sattı savdı, yedi içti bitmedi
Hâlâ gözü beklemekte bu bağı

Bunlar hiç olur mu Allah’a yakın
Sakın ha! ! Bunlardan kendini sakın
Fırsat kaçırmazlar görün de bakın
Çünkü bunlar şeytanların ortağı

GooD aNd EvıL 12-05-2008 07:39 PM

Deprasyon

Yazı yok yüz yıldan beri,
Kara kışa kaldık eyvah!
Gömülmüşüz diri diri
Bitmez düşe kaldık eyvah

Sevda yavan, sevgi nursuz
Gece kara, gün uğursuz
Tarla çıplak, gök yağmursuz
Yavan aşa kaldık eyvah!

Deryada küreksiz kayık
Çünkü kaptan değil ayık
Altı sakal, üstü bıyık
Çıkmaz işe kaldık eyvah!

Lime lime dağılırım
Elbet bilinmez olurum
Söylemezsem boğulurum
Boydah başa kaldık eyvah1

Biz bir başa evet dedik
Kör savaşa evet dedik
Yedi şaşa evet dedik
Altı yaşa kaldık eyvah!

Kim bakar gözün yaşına,
Ya gözüne, ya kaşına! ..
Kaleli toprak başına
Bir baykuşa kaldık eyvah!

GooD aNd EvıL 12-05-2008 07:39 PM

Devam....!

Mazlum, zalim kadar cesur
Olmuyorsa, zillet devam.....
Ürkekliğe bin bir kusur
Bulmuyorsa, zillet devam....

Olmak gerekmiyor katı,
Sağlamsa çatılan çatı,
Bağdaki ısırgan otu,
Solmuyorsa, zillet devam...

Neden susuyorsun? Hayret!
Haksıza çat, göster gayret
İnsanlar O Dost'tan ibret
Almıyorsa, zillet devam....

Yol alınmaz, övgü ile
Başarılmaz, sövgü ile
Kafa-gönül sevgi ile
Dolmuyorsa, zillet devam....

İşte sevda değilse bu....
Boşa emek, boşa hu hu! !
Bir insanda cihat ruhu
Kalmıyorsa, zillet devam....

GooD aNd EvıL 12-05-2008 07:40 PM

Devler Ve Cüceler

******* günleri boğmaya talip
Sevdalar düşlere sığar oldular.
Ahmaklar akıllı, aptallar galip
Cüceler devleri boğar oldular

Üç kez kazanıp da bir elenenler
Kanatla yedi kat yere inenler
Ayın kırk dokuzu, debelenenler
Hayal ikliminden yağar oldular.

Büyük başlar sevdamızı taşımaz
Küçük başlar günü tutar, ışımaz
Seher yeli bulutları kaşımaz
Yıldızlar öğleyin doğar oldular.

Ruh yoksa bedende değer mi eti?
Dünya için terk etmem ben ahreti
Neyleyim dünyada şanı, şöhreti
Güneşler gönlüme ağar oldular.

Bilir misin her mekanda ötmeyi?
Aralıktan Ağustosu tutmayı
Yılın dört mevsimi, on iki ayı
Sülükler devleti sağar oldular.

GooD aNd EvıL 12-05-2008 07:40 PM

Dilek

Yirmilikte hovarda söz,
Yetmişlikte diş olaydım.
Görmeyene bir humar göz,
Kut eline iş olaydım.

Deseler yeryüzü sizin,
Fayda vermez yoksa izin!
Biçarenin kimsesizin,
Çanağında aş olaydım.

Gönüllerde bayrak alı,
Umutsuza hayat yolu,
Boğazına kadar dolu,
Kör gözlerde yaş olaydım.

Cevahiri cevher ana,
Satar. utana utana! !
Şu gönlümü köşk tutana,
Bir ağrımaz baş olaydım.

Dalıp deryadan derine,
Sevgi sunup her birine,
Çöldeki serap yerine,
Göz üstünde kaş olaydım.

Hukuk yalan doğurunca,
Doğru imdat bağırınca,
Ve hak beni çağırınca,
Kanatlanıp kuş olaydım.

GooD aNd EvıL 12-05-2008 07:40 PM

Diyemem

Kendime atlastan bir dünya ördüm
Tül sarayda mutlu oldum diyemem.
Atılan taşları yaralı gördüm!
Taşın esrarını bildim diyemem.

Dosta selâm saldım, olmaz oralı
Boynum bükük kaldı, ciğer yaralı.
Felek sillesini vurdu vuralı,
Hakikate nazar kıldım diyemem

Gözündeki yara gördü yâr beni
Sitemliydi, yara sürdü yar beni
Bir vefasız yâra verdi yâr beni
Sahrada Leyla’yı buldum diyemem.

Dünyanın kaç kulaç boyuyla eni?
Gaye idrak etmek bu serüveni!
Gecenin zülfünde gündüz güveni
Ben bendeki pası sildim diyemem

Dünyanın ahvali kor beni derde
“Her hale tahammül göster” der birde
Yaşamanın yalan olduğu yerde
Kırk boşaldım, iki doldum diyemem.

GooD aNd EvıL 12-05-2008 07:40 PM

Doğal Yarışma...

Sular rahmet olup, düşünce yerde
Tabiat can bulur ferdinden elbet.
Bakıp şu alemi görmeyen kör de
Yüz döner mertlerin merdinden elbet.

Ehil ile halleş, kusur aramaz
Cahil ile yoldaş olma, yaramaz
Cılız sular deryalara varamaz
El çeker aslanın yurdundan elbet.

Bu dünya kaş ile göz arasıdır
Öğrenmemek elbet yüzkarasıdır
Cahil sofu elin maskarasıdır
Anlamaz bülbülün derdinden elbet.

Coşunca deryalar, yatışa bilmez
Derya ile damla atışa bilmez
Hırs ile koşanlar yetişe bilmez
Aşk ile koşanın ardından elbet

GooD aNd EvıL 12-05-2008 07:40 PM

Dokuzlama.! !

Eğilen baş kesilmez
Biliyoruz demeyin.!
Bu karayı su silmez
Biliyoruz demeyin.!

Haddini bilmez devlet,
Kendinden gelmez devlet.
Sizinle gülmez devlet,
Biliyoruz demeyin.!

Zorbalık kol geziyor
Bir çıkmaz yol geziyor
Cehalet bol geziyor
Biliyoruz demeyin.!

Su gidip kumu kalmaz!
Yel mi kayadan almaz?
Mazlum dese de olmaz,
Biliyoruz demeyin.!

Cihan susar, it ürür
Sular kumu götürür.
Yel kayayı bitirir,
Biliyoruz demeyin.!

Doğrudan zarar gelmez
Bin dost adamı yemez
Bir düşman doğru demez
Biliyoruz demeyin.!

Alim ilmini bilmez
Hasta yatmakla ölmez
Cahil imana gelmez
Biliyoruz demeyin.!

Ağacı kurt kemirir
Dert insanda semirir
Kan donar, yağı erir
Biliyoruz demeyin.!

Evladın varsa sakar
Alık, balığa bakar
Balıksa baştan kokar
Biliyoruz demeyin.!

GooD aNd EvıL 12-05-2008 07:41 PM

Dost Yüzlü Yalancı

Bir sahil akşamı tenhalığına
Yalnızlığı buyur ettim nazlandı.
Bakınca bu şehrin insanlığına
Yalnızlık içini çekti, sızlandı.

Dost yüzlü yalancı bir akşam üstü
Nere yöneldimse yolumu kesti
Ayağıma bastı, gönlüme esti
Üşüdükçe ince ince sazlandı.

Şeceremi taş dibine yatırdı
Muhabbeti yedi içti bitirdi
Beni aldı nerelere götürdü
Umudumu aldı, düşü tozlandı.

Ayrıldım, yalnızlık peşimden koştu
Benimle dolaştı, kendini aştı
Hasretim büyüdü, emelim coştu
Hislerimi kemirdikçe hızlandı.

Gözler dondu, yeryüzünü bürüdü
Duygu büyüdükçe dağı kürüdü
Başka başka alemlere yürüdü
Hayallerim bu akşam da buzlandı.

GooD aNd EvıL 12-05-2008 07:41 PM

Dönülmez Yol Atlıları

Tüm ışıklar söndü güneş karardı
Uzattılar arkam tahta önüm yar
Yola revan oldum gelmiyor ardı
Yollar uzun zaman kısa geçit dar

Yıldıza dayalı merdiven burda
Ahirete göç başladı art arda
Ah şu adaletsiz haksız diyarda
Bir ana oturmuş ellerin ovar

Kıyarım geceye el vermez arım
Yıldızı çengelle yere sarkarım
Eller boş göz yılgın dizden korkarım
Yar bizi başından düşüne kovar

Destursuz ordular otağsız hakan
Yetkisiz mahkeme etkisiz bakan
Yar başında yazma yar başında kan
Ülkülerim beni başından savar

Sevda gelin olur şölensiz yuğsuz
Yıldız aya bağlı zincirsiz bağsız
Yüksekten seslenir kumandan tuğsuz
Yüreklerde ezilmişlik hırsı var

GooD aNd EvıL 12-05-2008 07:41 PM

Dönüyor

Dört tarafı mayın gözleri nemli
Yerde yılanlara kanmış dönüyor
Sinesi yaralı, yüreği gamlı
Yüzü Beytullah'a dönmüş dönüyor

Bulut gökyüzünde hora tepiyor
Yeryüzü ufukta göğü öpüyor
Baykuşlar bayramı arşta yapıyor
Gönüller bulutta sinmiş dönüyor

Yıldız yeryüzünün fener lambası
Hilal gönlün anlam veren imlası
Gülün yaprağında yağmur damlası
Erimiş, nefsini yenmiş dönüyor

Gönlünü sevgiyle, aşk ile donat
İnat eden şu ham kafaya inat
Yerdeki gökteki bütün kainat
Onun aşkı ile yanmış dönüyor

GooD aNd EvıL 12-05-2008 07:41 PM

Dua...Dua...

Hakk'ın düşmanına hiç taviz vermez
Duruşuna asalet ver Yarabbi!
Merhametsiz gönül cennete girmez
Hazinenden merhamet ver Yarabbi!

Türküyü uzaktan dinleyenlere
Dilimden konuşup anlayanlara
Esaret altında inleyenlere
Türkeli’ne hürriyet ver Yarabbi!

Fırsat ver zalimden hesap sormayı
''Müntakim'' adına layık olmayı
Bahşet cümlesine namaz kılmayı
Yurdumuza selamet ver Yarabbi!

Doğrult onu, şüphe kalmasın özde
Ham kalmasın pişir, Hak diyen közde
Haramlar çok malda, yalan çok sözde
Mazlumlara afiyet ver Yarabbi!

Düzene tufan ver, koyma taş üste
Yaş dökeriz gözümüzden, yaş üste
Senden gelen cümle bela baş üste
İster isen eziyet ver Yarabbi!

Kaleli; ah eder hep için için
Sabreyle zulm olsun, yanmasın için
İlimde, teknikte yükselmek için
Türlü türlü meziyet ver Yarabbi

GooD aNd EvıL 12-05-2008 07:41 PM

Durgun Akmak



Bazen dertli gezer bazen ağlarım
Sevdiğimden ayrı kaldım neylerim
Bazı durgun akar bazen çağlarım
Sevdam için çalar çalar söylerim

Aç koydular yiğit delikanlımı
Ben ararım yüzde çifte benlimi
Cennet yurdum için yanan gönlümü
Alçak bilmem yükseklerde eylerim

Vatana millete can verenleri
Genç yaşında toprağa girenleri
Kürşad Alparslan Alperenleri
İsterim ben nerde benim beylerim

GooD aNd EvıL 12-05-2008 07:41 PM

Duy Beni.!
Yolun ortasında bırakıp beni
Kalanlara isyan ettim duy beni.
Kürkçü dükkanıdır deyip encami
Salanlara isyan ettim duy beni.

Çileyi, cefayı sayarsan mubah
Sevilende, sen de, seven de günah?
Gam yükü sırtımda dağ gibi eyvah
Alanlara isyan ettim duy beni.

Desteksiz, hayasız yalanlar ile
Yaraladı gizli plânlar ile
Arzı endam eden falanlar ile
Plânlara isyan ettim duy beni.

Densiz aramızda gerili perde
Günlerim, aylarım, yıllarım nerde
Haktan uzak olan her türlü ferde
Yılanlara isyan ettim duy beni.

Didik didik oldu ocağım yerim
Bağlandı kollarım, çiğnendi serim
Ne derse desinler, vallahi derim
Falanlara isyan ettim duy beni.

Diyeceğim çokça idi, bitmedi
Anlatmaya bilgim, dilim yetmedi
Yaptığımız hiç bir hesap tutmadı
Yalanlara isyan ettim duy beni.

GooD aNd EvıL 12-05-2008 07:41 PM

Duyarsızlık
Olmuşuz vurdum duymaz
Kuşlar düşer duymayız
Köyün var köye uymaz
Yaşlar düşer duymayız

Tahrifat köşe köşe
Sevdam var sığmaz düşe
Yıldızdan yıldız başa
Taşlar düşer duymayız

Dileklerim yüceye
Meydan kaldı cüceye
Yarı çıplak geceye
Düşler düşer duymayız

Mülküm hayal ardında
Yok mu dedik sordun da
Bu erenler yurdunda
Başlar düşer duymayız

GooD aNd EvıL 12-05-2008 07:42 PM

Duyulmayan Feryat...
Göklere yekseldi feryadım kat kat
Duyanların yüreğini dağladı
Öpmeye kalktığım el idi fakat
Tuttu benim kollarım bağladı

Sevdim vatanımı, bugün dardayım
Suçum kimse bilmez, zindanlardayım
Arayanım da yok, yok oldu adım
Anam geldi garip garip ağladı

Tıkıldık zindana, boş geçti yıllar
Ne garip, kargalar kartal kovalar
Allah var be zalim, yıkılmaz dağlar
Eteğinde coşkun sular çağladı

Sönmedi bu ocak, tütecek elbet
Biraz sabır lazım, biraz da gayret
Esirgeme, Rabb’im bize yardım et
Çatlak bekçi bir düzendir sağladı

Namusunu yiyen kadın piyasa
Bu mudur töre be, bu mudur yasa?
Bekçi makamında kurarsa masa
Kaleli’nin elbet yok olur adı


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 09:48 AM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.