![]() |
Adnan SATICI
Adnan SATICI 17 Haziran1962 tarihinde Diyarbakır'da doğdu.13 Şubat 2007 tarihinde Ankara'da bu dünyayı bize bırakıp gitti. Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü ile Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. Öğretmenlik yaptı. Şiirleri Edebiyat ve Eleştiri, Evrensel Kültür, Papirüs, Sanat Rehberi,Yarın,Yaşam İçin Şiir, Yeni Düşün, Yeni Olgu gibi dergilerde yayımlandı. Tutarlı bir dünya görüşü ve yaşama bakışıyla, lirikliği ve dokunaklılığı kırılma noktalarından yakalayan şiir tarzı, yeni bir soluk olarak 80 li yıllarda başlayan serüvenini sürdürüyor. http://siir.gen.tr/siir/a/adnan_satici/adnan_satici.jpg YAPITLARI |
ÖDÜLLERİ
|
BİN YIL DAHA ÜLKESİZ
NereyeO uysal saçlarınla nereye, hem sen nereyeNereye ey gözleri gurbetSınadım kendimi bir başka biçimlerleHer iklimde dondum, her aynada hiçYüzünü dönYüzünü dönCan aynam paramparça...NereyeO atlarla nereye, hem sen nereyeNereye hiç dönmeyecekmiş gibi böyleArdından kanım akıtır kendini gittiğin yereÇeviremem önünü kırılmış ellerimleYüzünü dönYüzünü dönDüğüm at damarıma...GidersenBin yıl daha ülkesiz bir çocuk kalırYıldızsız, pusulasız, mülteci, kanamalıGidersen fırtınada en ince söğüt dalıO sabah kırılırım toprağıma düşememYüzünü dönYüzünü dönGülümse baharıma... |
DOĞU BALADI
derinlik olmayı sürdüreceğim bu sığ denizde bir halkım ben, dünyanın kalbinde paslı bir hançer kabuk bağlayan yaranın altında kaynayan irin yurdumda konuk, içimde tutsak, uğraksız göçer bir derinlik hepsi bu, başka hiçbir şey saklı bir yanardağ olmanın kendisiyim ben doğuda, ellerinizden çok uzaklarda binyıllık bir uykuyu ölerek silkeleyen halkın derinlik olduğunu kim söylemişti söyleyin nerde seceresi yitik soyum, nerede derinliğim siliniyor ölü ceylanın derisindeki mürekkep avcı burda ey bilici ya ben nerdeyim yurdumun olmayan denizlere taşınan toprağım parçalanan kayayım bin parça eşkiyadan çoğalan bir korkuyum, bin parça yoksulluk ve kan... denizlere akan, denizlere, yurdumun olmayan uyruksuz mu denir limanı olmayan gemilere limanım yok, tutulduğum bu çağdaş fırtınada ışığım yok, dört yönüm karanlık bir pusula uyruğum yok, sığmıyor kavmim koca dünyaya umudum uygarlığım, ey bayrak, ey bayraktar ovalara bir dağ mağrurluğuyla inerken yeşil vuruldukça güzelleşen alnın ki, gül rengi güneşi ince kanadında sürükleyen esenlik rüzgar n'olur ölme artık, ölüp ölüp terketme beni ey ölür gibi yaşayan bir halkın derinliği... |
Ç o ğ u K e z K a y b e t m e k
Büyük konuşmamalı insan birgün yenilebilir ıssız bir patikanın dar bükümünde neler bekler insanı kimler karşılar belki güneş yağmuru belki çığ Mızıkmasın kimse; kağıtlar eşit dağıtılıyor zardır bu; herkese altı yüzü var tek yumurta ikizidir her olasılık çoğu kez kaybetmek iyidir kazanmaktan Ne diye taşımalı gurur denen urbayı masada bırakmalı yük sayılan ne varsa eşeğini sırtlamış Nasıralı'dan herkesin alacağı bir ders olmalı |
S e n d e n B i r A d ı m S o n r a A n c a k
Diyorum ve seni izliyorum hiç erinmeden dokunduğun her çalıya bir tutam yapağı bırakarak soyunup serildiğin kumsala ulaşıyorum senden bir adım sonra ancak Kâşif dediğin sevdiğinin acemisidir daha önce yürümediği yoldur aşk daha önce görmediği düştür gövdesi höyük altında gömülü şehir Ki her kalbin mimarı kendisidir örneksiz çizer sevda projesini aksak bir kalemle ilerler sayfalarda yaşamaktır gönyesi iletkisi Aynı dili konuşabilseydi adaş dağlar Büyük Ağrı'da da işe yarardı Küçük Ağrı'ya çıkma deneyi Şirin sarptır Leyla engin. Aslı dik Bundandır Kerem'in Ferhad'a benzemediği |
B u l a n ı k A ş k, Y a r ı m T ü m c e...
Bu benim esrik yazım durmadan yalpalıyor derinliği bulandıran kıpkızıl mürekkebim çağırır gibi sessiz bir gülümseyişle bir şeyler mırıldanıyor anlamıyorum Sanki gelme diyor, sanki gel diyor varınca kapısından kovuyor beni umudunu kesme diyor falıma bakan teyze başka türlü düşünüyor kalbin telvesi Bulanık aşk, yarım tümce, böyle de iyi keskin ışıklara sırtını dönmüş ayna geri çeviriyor saygıyla sunulan giysileri yapyalnız, çırçıplak bir belirsizlik Bir şeyler görünüyor yine de çift taraflı aynada bir yüzünde ergimiş ruhun ötekine aktığı ne demektir bu, hayra yoramıyorum bir yüzünde ellerimi bıraktığını |
K a v u ş m a k G i b i A y r ı l m a k d a...
Kıyıya set çeken kayaların üstünde yırtıcı bir hayvanın kanlı ayak izleri vurmuş da biri; biri yarasına sarmış da gibi takılıp kalmış acılı bakışları geriye Ve hançer ürpertisi ipeğin yüreğinde bir zamanlar dağlandığımı anımsatıyor bana geriniyor kendini içimde unutmuş pençe hayli karışık rüya sona eriyor Gerçi bir an olsun aklımdan geçirmedim neye varır diye bu işin sonu yenildiğim için pişman değilim yerlerde sürüklediğim için gururumu Biraz üzgün biraz kırgınım ama kavuşmak gibi ayrılmak da senin eserin sormasın mı, yakınmaya da mı hakkı olmasın korkusunu saklayan kör cesaretin Aşkım... aşkım... niçin beni bıraktın. |
ÖLÜ BİR GÜRÜLTÜYÜM
Büyüdüm ey girdap, yanılmayan yasa büyüdüm Bedelsiz bir askerim ve senin surlarında Cankuşum kafesinde, yüreğim yurdunda değil Selinden kopan bir damlayım, yitmek yolunda Birgün kavuşacak toprağım da yok Sonsuz boşluğa dökülüyor kanımın şelalesi, Ölü bir gürültüyüm yalnızca Ya da bir ölünün çürüyen sesi Çürüyorum ey girdap, ürkülecek yanım yok. Pusatsızım ey yasa, hançer belimde değil Boğazımı paslı bir hırıltıyla yırtıyor gurbet Tanık yok. Oysa kentin ortasında cinayet Sinsice gizledim katilimi yüzümün gölgesiyle. Duyarlı çocuklar uykusu için Katlanmaksa bu işte. Düşürmedim gecenin tenhalığına beyaz bir leke. Katlanıyorum ey cani ey kahreden açlığım Umarımı eriterek geçen günlere İntiharı düşünsem; ne bir şakağım var, ne de bir mermi Sormuyorum bile birgün... Birgün biter mi? Sormuyorum bile. Su olsam döner miyim Koptuğum dağlarıma, en derin yatağıma Güz öncesi resmime, en eski çerçeveme Anlıyorum ey yasa, yargıçlar yanıtlamaz Kırık bir asa olur, körün tek karşılığı Attığı her adımı saydıran kaygı Dönmekten vazgeçmeyi bile yasaklar. Olmadı öyle bir şey, o geçmiş yoktur Bin kez daha tövbeler, beni bağışla O geçmiş yoktur... O geçmiş yoktur... Koru ölü sesimi ey çağdaş dua. Olmadı öyle bir şey, tek bir çiçek vermedim Filizi olduğum ilkyaz anaya Yollara düşmedim hiç, dağlarda ölmedim hiç Kanayarak söylemedim hiçbir şarkıyı Sevmedim hiçbir şeyi, bir şeyden iğrenmedim Bu kadarı yetmez mi yüzümü anlatmaya Olmadı öyle bir şey, öyle bir geçmiş Dayadım ağzımı kuruttuğun çeşmeye Çıldırırsa bilincim suyu beklerken Küflenmiş tırnaklarım çökerse gırtlağına Suçsuzum ey yasa Çünkü bütün ölüler dışındadır yasanın. |
Aşktan yana
Seni tanığım anda, Yüreğim doldu aşktan yana, Seninle olmak ne güzel, Gülen gözlerine baktıktan sonra, Öp ki dudağımda izin kalsın, Sula toprağımı kuru kalmasın, Kalbimde bir tek sen varsın, Gece rüyamda benimle yatansın. Nerde olsan görüyorum seni, Hep gönlümün gözü ile, Hasretinle yaktın beni, Sanki ateşin közü ile. Bekleyişler güzel sen geleceksen eğer, Bu bekleyişler seninle güzel, Beklerkende yazarmışım meğer, Senin için herşeye değer. Sevdalanmış gönül sana, Şair yazar özü ile, Aşkını dünyaya duyurur, Şiiriyle sözü ile. |
Ateşli Öpücük
Duygularımın ötesinde bugün sensizliğim Parmaklıkların arkasında hep sana tutsak bu yüreğim Kimi zaman tüm güzellikleri gören gözlerim senin Oysa ki kalbimdeki yara çok derin Ne zaman seni düşünsen sevesim geliyor Unutuyorum geçmişi Dalıyorum düşlere Seninle Sevesim geliyor içten içe Bir çizik daha çekiyorum dertlere En güzel hediye dudaklarından Dudaklarııma gelmeli Kalplerle Sevmeli Gözlerle sevişmeli İşte gecenin finali Gözlerimin içindeyken Ateşli öpüşmeli. |
Ay'a gidelim Ay'a
Gün ışığı özenle eğiliyor saçlarını okşarken Bir gün daha batıyor sen uzaktayken Kaç kere daha batacak güneş sana kavuşmanın özlemiyle Kaç gece daha geçecek sana dokunmanın hasretiyle. Gel sevgilim seninle ay'a gidelim ay'a Ay ışığında dans edelim çılgınca Ay batmıyor güneş gibi nede olsa Aşkımızı yaşıyalım ay'da doya doya. Sevgilim sen yanımdayken Mutluluk benim olur Ay ışığında dansımız Elaleme kapak olur. Gel sevgilim seninle ay'a gidelim ay'a Ay ışığında dans edelim çılgınca Ay batmıyor güneş gibi nede olsa Aşkımızı yaşıyalım ay'da doya doya |
Ayrılığın şerefine
Bir damla sevginin bile değerinin bilinmediği, Gündüzün karanlığı çökmüş bu dünyaya, Oysaki canımı verdim ben sana hediye, Benim bir damla sevgim canımdır diye, İçin başka, dışın başka, Başkalaşım yaşıyorsun bu dünyada, Başkalarıyla... Bana bir tek seni sevdim diyordun, Başka bir aşk bana haram diyordun, Ne oldu şimdi neden değiştin, Senin gibi yalancı dünyayı seçtin, Benim için belkide tektin, Sense ihanet ettin, Af edilmeyensin. Tatlı dilinde ki numaralarla, Alemi kendine hayran edersin, Yalanın anlaşılır, Bir gün sende kem gözlere gidersin, Bir anlam değil, Sadece ezbersin. Aşksız aşkları bilirmisin sen, Orada sevmenin tadı hep acıdır, Bırakacak gibide değil ki meret, İçtikçe içilesi gelir Şişenin dibine ihanet düşünce, Sarhoşluktan uyanırsın, Yinede içiyorum, Ama bu sefer ayrılığın şerefine. |
Ayrılık
Bu ıssız gecede sensiz kalmışım Ayrılık ne kadar acı sevgilim Bir rüyadayım düşe dalmışım Seni düşünürüm inan sevgilim Bir rüzgar cama vurduğunda Dalga bir kıyıya çarptığında Martıların duyulan her çığlığında Sanki sesini duyarım inan sevgilim Bedeni sarmış o yakın aşkın Sanki deli olmuşum veya şaşkın Bir divane kalbi öksüz bıraktın Mutluluk artık bana haram sevgilim Seninle konuşmuştuk yazın sonunda Şimdi ayırıyız sonbaharda Seni hatırlarım düşen yaprakta Unutamam seni bir an bile sevgilim |
Ayrılık ölümden üstte yazılınca
Uzaklarda duygusal biri var Mutluluğu kalbimi yakar Utangaç gözlerle mahrum mahrum bakar Sevgisini yüreğine takar Üzültülü olsada sadece kendine saklar. Bir telaş almış başını gidiyor. O vadiden buraya mutluluklar, Inan güzelligin tarif edemem, Sözler anlatamaz, peridir, peri. Bir an bakarken yıldızlara Düştün aklıma bu gece Yol alırken sonsuz semaya Anlatamaz seni hiç bir hece Uzaklarda bir yerde, Aşkın olduğu yerde, Kirin utandığı, Sadeliğin var olduğu Çok tatlı biri var. |
Azim ve Mutluluk
Bir duygudur içimdeki yazdıran, gidiyorum hiç durmadan, karanlıklardan çıkma günümdür bugünüm yarın aydınlığa kavuşacağım içimde hissederim. Yürüyorum dedim ya emin adımlarla arkama hiç bakmadan geleceğe doğru yürüyorum usanmadan, karşıma bir asansör bir de merdivenler çıktı yükseklere gitmemi sağlıyan, ben merdiveni seçtim yavaş ama emin adımlarla basamakları teker teker çıkıyordum bazen duraklamalar oluyordu bazen iki merdiven aşağıda buluyordum kendimi ama o kadar emindimki kendimde yılmadan azimle çıkıyordum merdivenleri. Asansörle çıkmak daha cafcaflı olabilirdi aslında hem daha çabuk ulaşabilirdim doruğa aydınlığa ama ne kadar hızlı çıksam her çıkışın bir inişi olduğundan asansörle kendimi bir anda dipte bulabilirdim o an belkide biterdim ama ben umudumu kırmamak için sade ve yorucu olan merdiveni seçtim inişi olmayan bir yolda hissediyorum kendimi bu merdivende.sonunda ulaştım zirveye ve yorgunluğumu hissettim o kadar tatlı bir yorgunluktu ki bu mutlu etti beni karanlıklarda yoktu artık herşey çok ama çok merdivenler aşağıda kalmıştı. uzandım merdivenlerin sonundaki mutluluğa artık herşey kolay geliyordu bana kendimi bıraktıkça mutlu oluyodum zirvenin muhteşem güzelliğiyle insanlara seslenebiliyordum oysaki yanımdan asansörle çıkıp beni geçenler gelmişti aklıma şimdi neredeyiler tek başımaydım bu mutlulukta, ben buraya varana kadar kaç kişi inmişti hızla aşağıya sayamadım, asansörün hızına güzelliğine zirveyi birden yakalayacağına inananlar o kadar çoktularki herkez bir anda olmasını istiyordu zirvedeki mutluluğun oysaki bir anda yok oluşlarının başlangıcıydı asansör. Artık beni örnek alıp arkamdan gelenleri gözlüyorum insanların emek sayesinde mutluluklarını istiyorum, bir anda yakalanan şöhretin sonu da bir anlık oluyor, her kalıcı mutluluğun, güzelliğin temelinde olmalıdır azim zorlukları teker, teker, yavaş,yavaş, aşmalıyız aştığımız engelleri tanımalıyız ki bir daha karşımızı engel olarak çıkmasınlar. Gelin dostlarım mutlulukta kalıcı olalım azmin zaferini beraber yaşayalım, bıkmayalım bin biliyorsak bir bilene soralım, öğretici olalım, öğrenmekten kaçmayalım, bilmeyenleri ayıplamayalım bilmemek suç değil öğrenmemek suçtur, bir kitap alalım okuyalım okuduğumuz kitabı raflarda saklamayalım, okuyupta öğrendiklerimizi kendimize paylamıyalım, paylaşımcı olalım, dinlemeyi öğrenelim dinletmeyi öğretelim, sizlerle savaş yapanlara zeytin dalı uzatalım, insanoğluyuz hata yapabiliriz ama hatamızdan ders alalım. GELİN DOSTLARIM BİRLİK OLALIM, MERDİVENLERİ TEKER TEKER ÇIKALIM. |
Babam
Gölgesine düştüğüm bir adam Sakin ve gururlu yükseklerdedir onuru Uzaklardan görünür duruşu Duruşunla belli eder huyunu Yıldırım gibi düşer içime Çarpar beni benliğinle Bazen okşar, okşar ve okşar Bazense Gözlerimin içinde yaşar. Bana çok yakın ama uzaklarda bir adam Arkamda onun varlığıyla güzel yaşam Sırtımı Dayayacağım varlığımdır babam Sessizdir çoğu zaman Üzüntüsünü belli etmez hiç bir zaman Tek kaidesi çocuklarıdır Çocuklarının mutluluğuna geleceğine adamış yaşamını Uzaklardan belli eder varlığını Gururlu, düşünceli bir adam benim babam |
Bahar
Yapraklar Dökülmüş Yüreğim Bükülmüş Hislerim Üzülmüş Uzakta Yar Sonbahar Zamanlar Geçmiş Yalnız Tekmiş Gönül Hissetmiş Sıcaklık Vermiş Tomurcuklar Yeşil Mavidir Nehir Mevsimler Harikalar Sıcaktır İlkbahar Soğuk Sarar Sıcak Yakar Hoşgeldin Bahar |
Bal gibi
Cıvıl, Cıvıl uçuşan kuşlar, Kanatlarının arasında mutluluklar, Kuru bir ekmek peşinde koştururlar, Oysaki ekmek onlara bal gibi. Çıplak kalmış soğuktan bedeni, Karşı bahçede duran hanımeli, Toprağına düşen bir kaç damlalar, Soğuğun yanında bu damlalar bal gibi. Cebi dolgun bir adam, İçinde bir sızı, üzüntülü bakışlar, Sevdiğini kaybetmiş yıllar önce, Neylesin sarayları, bu hayat sevdiğinle bal gibi. Bulmuşsan seni yokluktan çıkaran duyguyu, İçinde yaşattığın bir can varsa, Hiç çıkmıyorsa aklından bakışları, Aşk, Sevgi, Mutluluk, Tereyağlı ekmeğin üzerinde bal gibi... |
Bana bir şiir yaz
Şiir insanın aynasıdır, Bana bir şiir yaz. Ruhum şiir hastasıdır, Bana bir şiir yaz. Kalbinin içini nasıl göreyim, Bir şiir yaz, sevildiğimi bileyim, Yüreğimi titret önünde eğileyim, Bana bir şiir yaz. Istersen doğadan, kuşlardan bahset, Öyle bir şiir yaz ki yüreğimi hapset, Isterim bütün herkese nisbet, Bana bir şiir yaz. Zararı mı olur şiir yazsan? Yüreğinin kapısını biraz açsan, Başarırsın kendini zahmete soksan, Bana bir şiir yaz. |
Bayram sabahı
Yeni doğmuş bir çocuğun gözleri, Yüreğindeki sevgi ve hisleri, Mahsum mahsum bakışları gibi, Gözlerimi açtım bugün bayram sabahı |
Bebek
Büyüme bebek hep bu yaşta kal Sana anlatılan masallara kan Ninni ile uyu, agu ile uyan Meleklerin en güzeli yanında anan Büyüme bebek hayat senide harcar Senide dert tiyakisi yapar Önüne katar diyardan diyara atar Mutluluktan ağla Büyürsen gözyaşların sel gibi akar Bende bebektim bir zamanlar Gözyaşlarım hep aktılar Kimi zaman mutluluktansada Sonu her zaman hüsranlar Büyüme bebek hep bu yaşta kal Rüyalar aleminde hayallere dal Melekleri sen kanatlarına al Ninni ile uyu, Agu ile uyan. |
Bekleyiş
Bekleyişlerle dolu hayat Ne kadar beklemeli oysaki Sonunda mutluluğu bulabilsem Bu bekleyeşim olur ebedi Zaman her şeyin ilacıdır derler O zaman vakit neden nakittir ki Hiç tükenmeden bekleyeceğim Mutluluk için sevgi için senin için sevgili Seviyorum yinede karşılıksız sevgiliyi Hiç tükenmemecesine hemde Sevgimden haberi olupta karşılık vermeyen birini Daha ne kadar seveceğim deliler gibi. |
Ben seni ölesiye severim
Bir gülün suya düşkünlüğü gibi muhtacım sana Toprağına bağlılığı gibi aşığım anlasana Seni her tuttuğumda dikenin batsada Sonsuzdur bu sevda bitmez asla Her sabah yolunu gözlerim Uzaktan göründüğünde titremeye başlar ellerim Her an yanında bir gölgeyim bebeğim Sen benim kalbimin içindeki cevherim Yanında olmasam bile senleyim Duygularımla her an hislerindeyim Sana kavuşmanın özlemindeyim Sana öyle içten duygular beslerim Anlatılmaz sana karşı sözlerim Seni senden daha çok özlerim Ben seni ölesiye severim. |
Ben Yağmur Olayım Sen Deniz
Aslında biz tekiz Irmak gibiyiz Çoşkulu çoşkulu akan Nehir gibiyiz engel tanımayan Kimi zaman sessiz Kimi zaman şiddetli Hedefler hep ileri Saf, berrak ve temiz Kalplerde buluştuğumuz deniz Güneş doğmuştu Sıcaklığına kandığım Oysaki ben ırmak olup sana varcaktım Isıttı hislerimi Isıttı yüreğimi Uzaklara çekti Buhar etti beni Oysaki hislerim hep sendeydi deniz Bekledim Bekledim bulutları Bekledim umutları Bekledim yarınları İstedim yağmur olmayı Yağmur olup sana varmayı deniz Yıldırım düşsün yüreğimize Aşk gibi Sevgi gibi Çarpsın tüm şiddetiyle kalplerimiz Ben yağmur olayım sen deniz Buluşalım sessiz sessiz |
Beni hatırla
Bir yıldızın parlağında Bir güneş doğuşunda Bir sevginin doğduğunda İşte o zaman beni hatırla Sonbahar geldğini düşün Yaprakların döküldüğünü Kuşların göç ettiğini Yağmurdan sonra gökkuşağının açtığını Bizimde altından geçtiğimizi düşün ve......BENİ HATIRLA! ... |
Benzemek
Bugünlerde nedense herkes Bana benzemeye çalışıyor... Herkesin hareketleri Her hareketimin aynısı. Sözlerim herkesin ağzında. Duruşum, bakışım... Herkes bana benziyor. Bir anda kendime geliyorum Kendimi ayna karşısında buluyorum Yoksa herşeymiydi AYNA. |
Beyaz Lale
Bir lale bahçesinde dolanırken ben, Kafaları karıştıcı sesler gelirdi heryerden, Bahçede herkez birbirini çekiştirirken, Benim İçin lalenin beyazlığı oldun sen, Sonbahar kavururken yapraklari bir seher, Ümidin tükendigi bir günde, Nice tomurcuk verir kalbe sızarken cevher, Kıraç toprakta açan beyaz bir lalesin sen, Günlerin mutluluğa dönüştüğü bir gün, Yarınların huzurlu başlangıcı, Bahçemdeki güzel kokulu çiçek, Kokunla büyülüyen beyaz lalesin sen, Surlara çıktığımda, Rumeliyi dolaştığımda, Hisarın tam ortasında, beşiktaşta yanımda, Kalbimden sunduğum toprağımla, İstanbulda yetişen bembeyaz bir lalesin sen. |
Bıkmadınmı
Bıkmadınmı acı çektirmekten Bıkmadınmı sevdiklerini aldatmaktan Seni sevenleri kırmaktan Bıkmadınmı ayrılıklardan bıkmadınmı Mutlu bir yuva kuracaktık Ölesiye sevecektik birbirimizi Hani seviyordun sen beni Bıkmadınmı bu yalanlardan bıkmadınmı Bak neler diyorum Çare yok biliyorum Bir şey var gerçek Seni çok seviyorum |
Bilet
Bir bilet aldım karanlık yollarda Saat gecenin kaçıydı hatırlamıyorum İçimde bir mayhoşluk attı beni dışarı Başı boş geziniyorum sokak lambaları arasında Birini geride bırakıp karanlığa yol alırken Bir diğeri gecemi aydınlatmak için çaba sarfediyordu Birden bir karanlık çöktü geceme Sokak lambaları ışıldamaz oldu Üstelik ay da yoktu gökyüzünde Yıldızlar kabuğuna çekilmiş Kulağımda uzaklardan gelen denizin sesi Uğultusuyla sanki bir kurt inlemesi Sağım karanlık solum karanlık Bana huzur veren sadece gönlümün sesi Yavaş yavaş adım atıverdim gönlümün kuvvetiyle Karanlıkta yolumu bulacak bir pusula gibiydi Karanlıkta korkusuz bir korkaktım halbuki Bir his bir duyguydu o anki adımlarım sana doğru Sana gelmek için ben karanlığı seçtim Sana doğru yollarda dönüşü olmayan bir biletti benimkisi Gecemi aydınlatan yüreğimdeki ışık sendin sevgili Sana gelmek için karanlığı seçtim sevgili Karanlığın acımasızlığı birlikte yenmek için Aydınlığın kıymetini bilmek için Başı karanlık olmalıki sonu hep aydınlık olsun sevgili Karanlıktan aldım dönüşü olmayan biletimi Huzur, Mutluluk dolu aydınlık geleceğe 2 kişilik senle benim için bir bilet sevgili. |
<DIV id=post_message_371611><B>Bir anlık hissimdi
Sevdim seni varamadım Sana su gibi kanamadım Ateşinle yanamadım Sayfalarca yazamadım Belki şimdi uzaktasın benden Uzaktan yazıyorum ne gelir elden Yanında olamamam bir garip histen Hislerin kaçıyor kuş gibi senden Yalnıştı yaşadığımız ufak ilişki Daha fazla bağlanmak yıkardı bizi Sağımda Solumda hep onun izi Siyah beyaz ekranda renkli bir |
Bir Aşk Hikayesi
gök yüzü zifiri karanlıkken, pembe bir dünyada el ele bu sevdanın içinde *******i beklerdim kavuşmak için sevgilime, ayışığında dans ederdim hayalinle, güneşin doğmasını beklerdim kimi zaman aynı yöne bakarak aşk zaten aynı yöne bakmak değilmidir ki. mutluluk reçetesimiydi benim yazdığımız *******e, ay ışığındaki dansımızda ilaçtı heralde, ben seni kocaman bir yürekle sevdim. gözlerim değil, yüreğimdi seni gören, bize sevmesini öğretmediler sevgili,bize hep sevgiyi saklamasını öğrettiler.hep bekletmeyi, hep ertelemeyi. bu yüzden biz kiminle birlikteysek bir diğerini ama hep uzakta olanı özledik hayaller kurup kumsaldaki ayak izlerinin peşinden koştuk sonunu mutluluk bulduk, gelmesini bekledik sevginin, yakalaması bekledik saklanmadık sevgiden, hep ebe olmak istedik sevgiden yana.. hadi şimdi sen aşkı anlat bana öyle bir anlat ki ilk defa aşık oluyormuşcasına, gözlerimden başla aşka gözlerimden kalbime inerken dudaklarımda mola ver on dakika, hadi sevgili aşkı anlat bana, ellerime değdiğinde çırpınan kalbimizi kalplerin birliğini gönüllerin tekliğini anlat bana, hadi sevgili hayaller kur ikimizin adına, başını koy dizlerime gir hadi hayaller ülkesine... aynı hayallerle gecemizi süsleyelim sadece sen ve ben olsun karanlıkta, karanlığı aydınlatan tek bir ışık olsun yüreğimizden gelen, başını dizlerime koyduğunda okşadığım saçların duyduğum mis kokun gibi kokumu hisset sende en derinden, bir nefes al benden ve bir nefes daha.. hadi sevgilim gözlerimden başla aşka, karşılıkla dalalım hayeler diyarına, ufak tek odalı bir evimiz olsun sahil kenerında, bir kanepe yeter ikimize sarılalım tüm gece boyunca, ellerimiz kenetlensin dudaklarımız birleşsin çılgınca dudaklarımda mola ver sonsunca, hadi sevgili duygularına sende anlat bana benimle yaşa benimle dans et bu gece boyunca... beklentisizce sev beni bugün nerede demeden şu an nerede diye kendini yemeden, bu gece gelecekmi diye beklenti içine girmeden. çünkü ben kalbinde yer ettim hiç çıkmamak üzere bağlandım sana en derinden.. yaşamda yalnız kalmayalım içimizdeki beni çıkartalım dışarıya ve sevginmiz avuçlarımızda saklı kalsın, hapsetmiyelim yüreğimizi hadi sevgili çık gel gelmeni bekliyor yüreğim avuçlarımdadır sevgilim bizi bekleyen güzel günler. bir küçük aşk hikayesidir bizimkisi gözlerde başlayan dudaklarda mola veren avuçlarımın arasındaki bir çift yüzüktür sonsuzluğa giden, hadi sevgili parmağını uzat bana bir çift yüzük seni bekler. |
Bir başkaydı dünlerim sayenizde kirlendim
Bir başkaydı dünlerim Çocukluğum gibi kaybolan günlerim Temiz ve saftı hislerim Yaşadıkça kirlendim Onaltı yaşında ilk aşkım Yirmiikiydi aldatılışım Sözde en iyi arkadaşım Arkadaştan öte bir dost sanmıştım Oysaki sen dost sandığıma bağlanmışsın Sessiz geçen iki yıl Kalbimde hançer yarası Dostluk duygusunu yok eden geçmişim Ben o zamanda tekmişim Askerdeydi günlerim Gemi nerede demir atarsa orasıydı evim Kafamı dinlediğim en güzel yerim Geçmişimi gömdüğüm denizlerim Ve terk edilişlerim İki sene daha gömdüm geçmişe Etilerde cocuklar en güzel giysilerle Lüx otomobillerle okula gitmekte Taksimde yalın ayak caddelerde Çocuklar dilenmekte Beklide zorla dilendirilmekte Dışarıda hayat acımasızlığı göstermekte Yaşadıkça kirlenen bir dünya Boş vaatlerle dolu boş bakanlar At gözlüğü takanlar Hep ezilmek zorundamı alın teri ile çalışanlar Yirmisekiz yaşımın ilk demleri Yaşadıkça özlerim dünleri Gençliğimin kayıp olan günleri Sayenizde kirlendi |
Bir benmiyim
Bir benmiyim Şu dünyada dertli doğan Bir benmiyim Şu dünyada sevilmeyen Kim olduğu bilinmeyen Bir benmiyim Genç hayattan bıkan Gözlerinden pınar akan Izdırap içinde yanan Bir benmiyim.. |
Bir çift gözüm
Yaşamak ölümden daha zor geliyor bana Anlamını yitirmiş bir tılsım gibi İlk sevmelerim hayat'tı bana Yitirmişim ilk öpücüklerimi Kalmamış ne sevgi ne huzur İçimde yanan ateş sönmüş Kızılımsı ateş kıvılcımları Şimdi benimle karalara bürünmüş Geçmişten kalan bir hayat hüzün Şimdi bende mutluluk görmez BİR ÇİFT GÖZÜM. |
Bir Çift Yüzük
Gecenin karanlığında arayıp bulamamak Gölgenin peşinden koşturup sana varamamak Tam yakaladım derken rüyadan kalkmak Bir nefeste iki heves yaşamak Biri aşk Biri hayallerin arkasında koşmak. Sanattır işimiz, işleriz sözü Yazarız, çizeriz şahane yüzü Gönlüme bakar hep o deniz gözü Gönlüme gel zorla diyemem. Avcumun içinde saklıdır yüzük Bu nasıl hayat bu nasıl tüzük Aşk ve hayaller arasında buğulu gözlük Sana kovuşmayıda beklemiyorum diyemem. Bilirim zordur... Enkaz altında kalmak Kalbinde büyüttüğünü avuçlarında saklamak Açıldığında avuçların ortaya çıkan bir çift yüzük Al bu yüzüğü parmağına takma diyemem... |
Bir damla su gibi
Yine düşüncelerdeyim Arıyorum seni hislerimde Çok değerlisin çünkü Bir damla su gibi Ruhumu okşayan o tatlı sesin İçimi ısıtan ılık nefesin Her zaman sen benim şu kalbimdesin Çok değerlisin çünkü Bir damla su gibi Sen bir damlasın benim için Gökten huzur ile yağan Denizleri Okyanusları oluşturan Kimi zaman mutluluktan gözlerimden akan Bazen canıma can katan Bir damla su gibi Bulutlarda doğan bir damlasın sen Güzellikler gökyüzünden doğar ya Düşüyorsun mutlulukla gönüllere Beyaz, Saf ve temiz Çok değerlisin çünkü Bir damla su gibi Engin olmalı gönül Her dem neşe dolmalı İnsanlar sevip sevilerek Her gün mutlu olmalı Düşmanlıktan ne çıkar Sarılalım herkese Sevip sayalım birbirimizi Koyalım sevgiyi Kalpteki merkeze İnan sevgi herkese neşe mutluluk verir Bir ufacık tebessüm Herkesi sevindirir Cana can katan bir damla su gibi. |
Bir eylül sabahında
Bir eylül sabahında Varlığımla, Yokluğumun tam ortasında İki adım ileride Hayat Bir adım gerideydi batak Bir eylül sabahında Gözlerimi açtığımda hayata Onu düşünür olduğımda Gözyaşlarım dalardı çok uzaklara Bir eylül sabahında Gencim daha yirmi altı yaşında İki adım ileriye attığımda Bende gideceğim umutlu yarınlara Bir eylül sabahında Yağmurdan ıslanmış yollarda Belkide hayaller dünyasında Sevgilimle beraberdim kol kola Bir eylül sabahında Kendim ile savaşırken umutsuzca Bana gel konuşalım dostça Belkide başlarız tekrar o mutlu sonsuzluğa İki adım ilerideki sen olmalısın yarınlarda Bir eylül sabahında. |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 09:00 PM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.