![]() |
Gidiyordun...
gözlerini önce kaçırdın gözlerimden
sonra sözlerini kaçırdın sözlerimden en acı olan yüreğinin gidişiydi benden gidiyordun yavaş yavaş geride neyin kaldığının önemi olmadan gücü yetmiyordu sevginin bu gidişe dur demeye gücü yetmiyordu zamanın bu firakı engelemeye seni bana getiren ne varsa gidişine bir yol oluyordu gidiyordun hemde benden bu kadar uzakken gidişine dur diyecek bir kelime varmıydı yeryüzünde vardı ise hangi sözlüğün hangi harfinde gizliydi , bilmiyordum bilmek istiyormuydum onuda bilmiyordum ama gidiyordun ve bu gidişe dur diycek hiçbir mücize yoktu.. |
2003 yılı aylardan ocak..varlığından haberdar olduk bir gün 25 ocak
bir testle dünyaya geleceğini öğrendik..en son hatırladığım koltukların üzerinde zıplıyordum..karanlık dünyama güneş gibi doğacağını o zamandan anlamıştım..derken 1 ay doldu..ardından 2,3,4 ve cinsiyetinin ne oldunu öğrenmek için gebzeye hakkı beye gittik..ne yalan söylüyeyim kız olmasını çok istemiştim..gerekli taramalardan sonra erkek,erkek dedi..biraz burkuldum...ama olsun,sağlıklı olsun diye geçiştirdik..ondan sonra başladı |
yarınlara bağışaladık umutlarımızı,bügüne hiçbirşey kalmadı..geçmişe
kalabalık yanşlızlıklarımızı ekledik,takvim yaprakları hayallerimizi boşa çıkarda...sevinçlerde yarımdı,hüzünlerde...yokluğun varlığına hiç alışamadık..başaka yollar vardı yürüdüğümüz,başka ufuklar..ilk kez dinlediğimiz bir şarkı gibi eşsiz gelmişti duygularımız.. oysa şarkılar birbirinin aynıydı,bizimkisi farklı sandık..yeni alınmış elbiselerle bayramlık sevinçlerini yaşayan çoçuklar kadar sabırsızdık ama bayramların çoçuksu |
daha kaldirimin basindaydi ömrüm
basindaydim bir cok seyin... anlattiklarim ve bir o kadarda anlatamadiklarim... düsündükce seni animsayamaz oldum bir hayalim vardi içimde hep sakli... tutup seni seni hiç birakmamak ... basimi gögsüne dayayip aglamak kendimi anlatmak sana içimdekilerini ayna tutmak isterdim bu benmiyim diye yanlislarim oldu cogu zaman kendime bile anlam veremedigim günler ve kendi kendime konustugum saatler seni animsamak seni hatirlamak ve seni yasat |
neler oldu bıze boyle
nıye ayrıldık severken bırbırımızı bu gecem sensız ılk gecem cıktım gece karanlıgında ıssız sokaklara yaktım bır sıgara cekıyorum dumanı senı ıcercesıne ıssız yerledeyım baykus seslerı otuyor askımız bıttı dıye morel vermeye calısıyorlar seslerıyle ben bu gece olmezsem olemem hıc bır vakıt bu gece sensız ılk gecem yapayanlız odamda duvar gelıyor sankı ustume boguldum evımın dort kosesınde alısmıstım senın varlıgına nasıl oluda gıttın bır an |
birgün eyerki aklına gelirsem bilki aglıyorumğülüm birgün sevgi aklına
gelirse düşün ğülüm aglatıhın günleri yaşattıhın acıları ğülüm hani hayelin le yaşARDIMYA HANİ MUTLULUK GÖZYAŞLARIDIR DERDİNYA NE OLDU UNUTULMUŞ ANILARI AGLAYAN GÖRLERİMİ SİLEBİLİRMİSİN KIRILAN DÖKÜLEN KALBİMİ ONARABİLİRMİSİN ĞÜLÜM SEN VARYA SEN SEVİYORSUN NEYİ BARAYI SEN SEN SEVİYORSUN AMA BENİ DEYİL ARABALARLA GEZMEYİ YABEN BENSE ELİM DE RESMİN BİRELİMDE İSE HAYELERİN ĞÜLÜM AGLATMIŞSIN BENİ |
yokluğuna bir mum yakarım serefine bi sarap ardındanda bı cigara
üzerinede adımı yazdım mı son nefesımde duman olur ucarsın |
insan tüm güzelliklerine,tüm yaşanırlığa rağmen bıkar bazen bulunduğu
yerden...biraz ötelere kaydırıp bakışlarını,uzakları merak etmeye başlar...karşısında yükselen dağı,başka ovaları,vadileri,çölleri,yıldızları özler...ufkun ötesine düşer hep....hazırlığını yapar her fırsatta cıkacağı yolculuğun,sıkıntılarını,gözyaşlarını,kırıklıkları nı topluyup doldurur bavuluna....unutmak istediklerinide alıp götürür yani...unuttukları ise zaten silinmiştir benliğinden...gördüğü güzel bir |
yanıram aşkına can yar
mene naz eylesen de bu nazı sen mene bu kadar az eylesen de vala görmüşem, sevmişem, isterem seni edim ne çare... evlerinin önü kaya kayadan bakarlar aya sensiz geçen günlerimde gelmez heç aklıma saya vala görmüşem, sevmişem, isterem seni edim ne çare... |
Rüyalarımdasın göz bebeklerimdesin
Sen her gün içtigim su damlalarındasın Anlamak zor anlatmak zor kimbilir kimlerlesin Sen unutamadıgım hatıralarda binlerce kulun feryadındasın çöle dönüşmüş topraklardasın Kimbilir hangi kıyametlerdesin Mazideki gibi gafletlerdesin Bendeki kalıntılardasın Müziklerdeki güzeliklerdesin Anlımdaki yazıda degil çaresiz ayrılıklardasın Ama sen istemeden teslim oldugum rüyalarımdasın Rüyalarımdasın. |
En sevdigin günün yagmurlu oldugunu bildigim halde ilkez elini
güneşli bir günde tuttum ve seni o gün kaybettim içimdeki yangın öyle büyüdüki hayatta ilk kez güneşe lanet ettim. zamansızlıkdan mi?kaderden mi? yoksam ahmaklıgımdan mi? bilemiyorum bildigim tek şey var oda senii cokkkkkkkk seviyorummmmm:((((( |
Duyunca sana olan sevdamı
Doldu gözleri bulutların Sessizce akıttılar göz yaşlarını Bütün rüzgara küskün bulutlar Sanki; yaşadılar sana olan aşkımı Gülün, açmamış tomurcuk yaprakları Damla damla eriyen kar taneleri Ağladılar, doğan güneş ve ayda o gün Sevgi şarkıları söyleyen şimşeklerdi Aşka; umutla koşuşan yıldızlardı Buğulu gözlerimden damlayan yaşı Ağlayarak sessizce sildiler gözlerinden Nur dolu ışık saçan karanlıkları Hatıralarında yaşattılar o an |
Ben seninle konuştuğumda hiç bilmediğim bir zaman dilimine uzanıyorum
. Duruyor zaman duruyor dakikalar . Ayaklarım bir denizin masum akışlı kıyılarında ve dalgalarıyla oynuyorum . Kumsalına adını yazıyorum kum taneleriyle . Sonra bırakıyorum dalgalara ismini.. İçimden seslenen bir şarkıyla yokluğunla dans ediyorum bir ateşin başında . Martıların kemanına tutuluyorum . Ben senin yokluğunla yaşamaya alışıyorum . Varlığına elveda ... |
hayat mücadelemde saflarımın çoğunu kaybettiğim günlerdi..birbirini
aynı olan günlerde bana uzatılan her dalı "işte beni kurtaracak dal..beni hiç geri çevirmeyecek"diye tutuyordum..daha elimi uzatır uzatmaz kırılacağını biliyordum oysa... yenilgiyi asla kabullenmeyen beynim,sevmekten hiç yorulmayan yüreğim,alarım zilleri çalıyordu sanki..ikisinide kaybetmek üzereydim.. ben ben olmaktan çıkıyordum..bunu fark ettiğim halde birşey yapamamanın acısıyla gittikçe gömülüyordum karanlığa,k |
Yiğit harmanları, yığınaklar,
Kurulmuş çetin dağlarında vatanların. Dize getirilmiş haydutlar, Hayınlar, amana gelmiş, Yetim hakkı sorulmuş, Hesap görülmüş. Demdir bu... Demdir, Derya dibinde yangınlar, Kan kesmiş ovalar üstünde Mayıs... Uçmuş, bir kuştüyü hafifliğinde, çelik kadavrası korugan ların. Ölünmüş, canım,ölünmüş Murad alınmış... Gelgelelim, Beter, bize kısmetmiş. Ölüm, böyle altı okka koymaz adama, Susmak ve beklemek, müthiş Genciz, namlu gibi, Ve çatal yürek, |
seni sevdim ben...başkasını değil...başkasını yar etmedim kendime
sevdim seni...kalbim şimdi bir rüzgar gibi hür,göç etmiş yüreğimin ağırlıkları,ıssızlaştı sanki hayat,biretk sabahı eksik şiirlerimin...sanki gecesi kanayan yara oldu bilirmisin..? ve hepsi kanayacak şimdi....ağlanacak bir aşkın kıyısına vurduysa kalbimin acılar çare yok ağlayacak... kapını ben çalmadım arsızca,davetsiz gelen misafirde hiç değildim,yanlış saatleri seçmedim kendime,beklememiştim sadece.. düşündüm sen gideli...h |
dokunmayın bana
sormayın neler olduguna oylesıne dopdoluyum kı ıcımde bır sıkıntı kopuyor fırtına yakacam resımlerını yıkacam evrenı o kadar doluyum kı nasıl gulmusum resımlerde nasıl aglıyorum sımdı kac gun dayanacam sensızlıge yakacagım resımlerını yok edecegım kendımı yok yere acıtıyor bedenımı bıraktım artık senı anmayacagım ebedıyı yakacagım resımlerını kaldıracagım hatıraları |
Merhaba!
doğan gün dalucları tomurcuklar dağların esen rüzgarı sıvırcık kuşlarının sevinci bahar güneşe koşan çocuklar bahardalım merhaba ! Merhaba ! sevgi düşüm utangaç gülüşüm ilk yaşam çığlığı gelin duvağı türkü tadındaki yaşam yürekteki sevda, gözlerdeki ışıltı dudaktaki şarkı, özlemi çekilen yarınlar İçerdekiler dışardakiler hasreti kanayan dostlar merhaba ! Merhaba ! ağaçta göveren dal güllerin güne gülüşü yerdeki çiy, gökteki ay yağmurun çimlere dökülüşü sa |
Gitme
figan düşer denizlere sular çekilir yağmur yağmaz vahalardan kirpiklerime bir rüzgar hıçkırır tenhada, bir dal kırılır boynunu büker sabah kervanları kelebekler ölür gitme bir yıldız küser göğüne, içini çeker bir çocuk şaşırır yönünü rüzgarlar bütün pınarların suyu çekilir solar nazlı çiçekleri kalbimin, üzülürüm gitme öksüz kalır içimdeki imge dağları saçlarını öpen seher yeli, çoban yıldızı bir daha turnalar geçmez, bülbüller ötmez çiçekler açmaz bahçemde |
Bir mavi denizdeyiz şimdi seninle
ak bir martı gibi umut ve sevinç yüklü gemimiz mutluluk rüzgarları vuruyor yelkenlerimize pupa yelken yol alıyoruz sabaha güneşli günlere çıkıyoruz mavi *******e seninle güzelliklerin el değmemiş ormanlarındayız düşlenmemiş renklerin çılgınlığı var bakışlarımızda kulaklarımıza binlerce kuş sesi dökülüyor şiir cıvıltıları üşüşüyor saçlarımıza sevgi çelenkleri örüyor zaman içimizdeki ışıltılardan türkülerle beslenerek, bir çiçek büyüy |
Gidiyorum
bütün acılarımı vurup sırtıma umutları bırakıp başucuna ıtırları, menekşeleri, kırgüllerini bırakıp şiirlerimi sarıp bohçama yüreğimin yangınına gidiyorum hoşca kal usulboylum, güzel gözlüm hoşca kal gidiyorum gözyaşlarımı papatya diye saçlarına takıp yüreğimdeki yağmurlarla bir ırmağa akmaya gidiyorum içimde yeşerttiğim tüm çimenler sana kalsın sana kalsın baharçiğdemleri, kırgelincikleri, kırkkanatlılar gülleri sana bırakıp dikenlere gidiyorum |
Aşk Olur Adı
Sen! Ey yalnızlığımın adı, sevdanın adresi, sonsuz ahı hasretimin. Tükenmeyen hülyalarımın sahibi dili suzan. Benim bitmeyen yanlızlığım, yanlızlığımın bitmeyen umutışığı. Ruhumun sahibi, yüreğimin canyoldaşı dilruba. Beni diyar diyar süren gurbet ellere, seyyah edip gezdiren, hasretini çektiren ölümüne... Sonsuz acılara gark edip kanlı yaşlar döktüren gözlerimden... Gözlerindeki aşka mahkum kılan ve azat etmeyen bir ömür... çıkıp gitme zamanı şimdi yin |
Sen bir nazlı gül olaydın
dalına yaprak olurdum canına can verirdim acına toprak olurdum sen bir damla yaş olaydın başına bulut olurdum düştüğün denizlerden her damlanı bulurdum sen bir türkü olaydın kıskanırdım rüzgarlardan kalbime koyardım sesini yalnızca ben duyardım tual olaydın fırçalarıma sevginin rengine boyardım ne okşardım saçını ne öpmeye kıyardım ne elveda eder ne görmeye doyardım sen de sevseydin beni başımın üstüne gezdirirdim |
Erişilmez bir uçurumun kıyısında,
senden başka kimsenin farkında olmadığı bembeyaz bir çiçektim ben. Sen ise, dört mevsim özlemini çektiğim yağmur. Üstüme yağışını severdim, yapraklarımdan aşağı akışını, her damlanı içime çekişimi severdim. Bedenimde seni hissedişimi. Her damlan alıp götürürdü beni Yıllar sonra şimdi yine bekliyorum seni, bir umutla. Ama artık azalan hatta tükenen bir umutla... Ömrümün bütün dilimlerine kar yağıyor şimdi. Kar da beyaz ama ben yine de direni |
Ömrümden ömür verdim birlikte olalım diye.
Gönlümden sevgi verdim gönülden sevesin diye, Aşkımdan ümit verdim hayırsız çıkmayasın diye, Ziyan oldu bak ömrüm senin yolunda. Uğruna döktüğüm her damla yaş için, Aşkına tükettiğim her neves için, Harcanan günlerimin bedeli için Senden hesap soracam mahşer gününde. |
Kapımızda nöbet tutuyor ölüm
Diyecektim ki gülüm; Mevsim hazan mevsimi, mevsim gözyaşı mevsimi... Mevsim ayrılık mevsimi. Tarifsiz bir hüznün sarmalındayız. Anlatılması zor, ifadesi güç. Fikirler tel tel, şehra şehra düşünceler, duygular buruk buruk.... Bir yanı bahardır kıyılarımızın bir yanı cehennem. Durmadan gözyaşı dökülüyor yüreğimizin üstüne. Acıdan, ayrılıktan haritalar ekleniyor alnımızın çizgilerine... Sararan yapraklar tutunamıyor artık dallarda gülüm! |
Karlı bir akşamdı ankara'da;
Son kez elele yürümüştük, Bitmesin istediğimiz yola. Kısacık beraberliğimizin bütün anılarını sığdırmıştık. Yazarsın bana demiştin. Bende yazarım sana sık sık. Ağlıyordum.... Sen görmeyesin diye kaldırmıyordum başımı. Elimi daha sıkı tuttun, Anlıyordun.... Bu ayrılığa dayanmıyordu kalbim, Öğrettiğim çiçek adlarını unutma dedin, Kelebekleri kitap arasında kurutma, Sık sık fotoğraf çektir, yolla bana, Kitaplarım sana emanet, İncitme kimsey |
Kaçmaya çalıştığın gerçek,
Birgün karşına çıkacak. Ve işte o gün Kaçacak yerin olmayacak. Ben senin varlığını seviyorum, Yokluğunu seviyorum Sana ulaşamadığım dakikalarda. Seni duymayı Seni özlemeyi Hiç görmesem bile seninle olmayı seviyorum. Hiç korkmuyorum seni sevmekten. Senin gülüşünü seviyorum. Her bana bakışında Gözlerinede okuduğum o duyguyu Gözlerindeki gözlerimi seviyorum. Gönlünü seviyorum Özünü seviyorum senin Dudaklarındaki sözlerimi seviyorum |
Günüm güneşim ol, ısınacağım
Ümit duvarım ol, yaslanacağım Sevgi yağmurum ol, ıslanacağım Gül kokun bir ömür tenimde kalsın Sen uykuysan ben gördügün düş olam Sen yuvaysan ben bir yavru kuş olam Ağlar isen yanağında yaş olam Gözlerin bir ömür gözümde kalsın Gel sevgilim ol benim, düş kaçağım Göğsüne başımı yaslayacağım Kalbimin içinde saklayacağım Özlemin bir ömür gönlümde kalsın Bir dünya sun bana tutunacağım Gönlümü sevginle avutacağım Bütün ihanetleri unut |
Bir ömür seninle başbaşa kalsak
Hayatı beraber koşsak ne olur Bütün yıldızları bir bir dolaşsak Zamanı beraber aşsak ne olur Şarkılar söylesek aşkın dilinden Nağmeler dinlesek seher yelinden Bahar yağmuruyla duygu selinden Gönül ırmağına taşsak ne olur Dudaktan dudağa bir şiir gibi Gönülden gönüle bir nehir gibi Yıldızlara hasret bir şehir gibi Derin uykulara dalsak ne olur Kuşlar gibi geçip tüm hudutlardan Selamlar iletsek ak bulutlardan Kovup elemleri şen duygulardan |
çicek çiçek açıp ağaçlarımda
Yaprak yaprak dalda solan sevdiğim Damla damla akıp göz uclarımda Derya derya kalbe dolan sevdiğim Bazen bir alevsin avuçlarımda Bazen bir menekşe yamaçlarımda Bazen bir rüzgarsın kır saçlarımda Tutam tatam başım yolan sevdiğim Bir zaman ömrümüz yazdı bahardı Ne bülbül ah eder ne gül ağlardı Dört mevsim kalplerde bir aşk yanardı Şimdi bir külleri kalan sevdiğim Kalmadı içimde sevgiye bir yer İşkenceye döndü saatler günler |
Ne zaman sonbahar gelse,
sarı sarı yapraklar düşse dalından ve sürüklense rüzgarın önünde bir yaprak. Ne kadar ısıtırsa ısıtsın dağları, ovaları güneş; ne kadar sıcak ve parlak olursa olsun gökyüzü, üşürüm, ürperirim içimden!.. Üstüme üstüme yürür hüzünlü güz günleri... Bilirim ki, acılardır yüreğimde yankılanan ve içimdeki sevdadır acı veren her andığımda yurdumu. Şimdi her zamankinden daha yorgun ve çaresizim. Her zamankinden daha çok muhtacım sana anlıyor musun? |
gıdenler gerı gelmıyor
seven kalbım aglıyor neden hep boyle oluyor gelen nıye gıdıyor yokmu bu yuregın gercek sahıbı gelen nıye gıdıyor sevıyor madem neden ayrılıyor ınannıyorum yalancı bahara acıyorum ask cıceklerını yasıyorum geceyle gunduzu geldıgı gıbı gıdıyor gıden gerı gelmıyor seven kalbım yorulmuyor bırı gelıyor bırı gıdıyor |
Sarılıp da ağlamak istedim dost
Derdimi anlatıp, çareler aramak istedim seninle Derman bulunca, etrafa gülücükler şaçmak Bulamayınca ölmek istedim, ama SENSİZ! Bırakıp kaçmak istedim her şeyi Belki de daha de üstüne gitmek istedim korkuların çekip gitmek istedim günlerce Bırakamadım seni seninle Bırakamadım beni sensiz Paylaşmak istedim sevincimi hüznümü Ben ki bunları düşünüp bırakmadım seni; Sen ne yaptın? Birkaç metre kumaşa, Birkaç tahta parçasına, Ve.... Bir avuç toprağa TER |
Bir yıldız olmak istedim gökyüzünde parlayan
Sırf senin yıldızın olabilimek için Bir gül olmak istedim, en güzelinden Sırf senin avuçlerının arasında olmak için Bir bülbül olmak istedim, durmadan şakıyan Sırf senin gibi gülü, sabahları uyandırmak için Bir güneş olmak istedim, insanın içini ısıtan Sırf üşüyen ellerini ısıtabilmek için Bir yağmur damlası olmak istedim çisil çisil Sırf yüreğine düşebilmek için Bir çiçek olmak istedim, senin bahçende yeşeren |
defalarca kendime söz verip yazmıcam dememe rağmen gene aldım
kağıt,kalemi elime... gece yıldızların sözcüsü,bir tek seni anlatıyor...yanıma bakıyorum yoksun,nefesim daralıyor,boğazımdan başlayıp tüm vucuduma yayılan bir ağırlık yerimden kaldıramaz hale getiriyor beni...kapıyorum gözlerimi,yoksan görmesinler hiçbirşeyi... ansızın çıkıp gelse diyorum....bir dokunuşuna bir kenti feda edeceğim bilse ve gelse... uzaktasın ama değilsin aslında...yüreğimden kalkan kelebeklerin saçlarına konduğu o a |
Şiir,
Kadının; Mini eteği gibi kısa, Saçları gibi uzun Tesettürü gibi gizemli Vucudu gibi açık, Ruhu kadar grift, Topuğunun sesi gibi anlaşılır, Ağlaması gibi içli, Bağırması kadar sesli, Sevgisi gibi sıcak, Bırakması gibi soğuk, Kaşları gibi simetrik, İstekleri gibi karışık, İnadı gibi çetin Elleri gibi yumuşak, Göğüsleri gibi dolgun Beli gibi ince Yapısı gibi narin, çenesi gibi güçlü, Gençlikleri gibi asi, Annelikleri gibi makbul Olmalıdır. |
yönünü arayan bir yolcuyum artık..bir yanımsenin gözlerinin peşinden
gitmek istiyor,öbür yanım beni düzlüğe çıkaracak ışıklı yolu arıyor.. seninle kaybettiğim günleri,bundan sonra kazanacağım yıllarla ödeştireceğim... seninle yitirdiğim değerleri yeniden ayaklandırmam zaman alacak elbet ama ben bunu başaracağım... penceresi bol evlerde büyüdüm,hayatın ne çok penceresi olduğunu da biliyorum... kapanan kapıların yerine yenilerini açacak sihride,çocuk yaşımda öğrendim... |
Seni seven bu serseri
Olmuş sevdanın esiri Bırak sevsin gönlünce seni Sende sevsen ne olur sanki. Olmuşsam aşkının bir delisi Suç değilya gülüm, sevdim seni Sevmişse gönlüm bir kalpsizi Alınyazım kaderim derim. Birgün bu şehri ateşe vereceğim Bütün sokakları bütün caddeleri Senden ne bir anı nede hatıra, Kalmıyacak bu şehrin sokaklarında.... Tövbe ediyorum artık aşka Ne sana nede bir başkasına Gönül verirsem bundan sonra Kül olsun yüreğim sevmesin bir daha. |
Sevgileri yarınlara bıraktınız
çekingen, tutuk, saygılı. Bütün yakınlarınız Sizi yanlış tanıdı. Bitmeyen işler yüzünden (Siz böyle olsun istemezdiniz.) Bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi Kalbinizi dolduran duygular Kalbinizde kaldı. Siz geniş zamanlar umuyordunuz, çirkindi dar zamanlarda bir sevgiyi söylemek. Yılların telaşlarda bu kadar çabuk Geçeceği aklınıza gelmezdi. Gizli bahçenizde Açan çiçekler vardı, *******de ve yalnız. Vermeye az buldunuz Yahut vakit olma |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 02:15 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.