![]() |
Yusuf Değirmenci
A gülüm
Aşk şerbetin içerek gönülden sevdim seni Sevmeyerek hançerle vurma güzelim beni Yıllar oldu, sakladın al yanakta buseni Olur mu bu kalpsizlik, söyle bana a gülüm Senin için başımı ateşlere atmışın Dayanılmaz aşkını hep kalbimde tutmuşum Manalı bakan gözden kanlı yaş akıtmışım Ebedi akmasını ister misin a gülüm? Kalpte temel bağlamış aşılmaz aşk sınırı Daha çok gencim amma, sanki hayatım yarı Ateşlendim, yanarım, seyrime dalsan bari Boşaltsan denizleri sönmez artık a gülüm. Kurduğum hayallerde bütün seni yaşattım Hiç farkında olmadan bu çılgın aşka çattım Gece rüyalarımda, dost göründün, aldattın Kara günde dost olmak istemedin a gülüm. Hiç aklımdan çıkmıyor,rüyamdaki gülüşün Unutulur şey değil, hayalimde duruşun Şu yaralı kalbime hançerleri vuruşun İnsafsızlık değil mi anla bunu a gülüm. Hayatın enginine dalıyordum rüyamda Mesut bir gün yaşayıp coşuyordum bu anda Bir cennet görüyordum, çevremde her yanımda O cennetin hurisi yalnız sendin a gülüm Bir motora binmiştik, giderken adalara Candan önem vermiştik, eski hatıralara Dünyalar versem azdır, o tatlı anılara O tatlı günlerimi unutamam a gülüm. Bitti tatlı anılar, uyandım,sona erdi Aşk denen viranede, baykuşlar ötüverdi Dermansız bir hastayım sebebi özlemindi Aşkından hastalandım gidiyorum a gülüm. Son yolcuyum göründe bakayım doya,doya Son olarak dalayım senle derin uykuya Eller sahip olmuşlar sendeki selvi boya Muradına ermeyen aşık oldum a gülüm emekli em. müdürü Şair Yusuf Değirmenci |
Acap neden dost değiliz bize biz
Acep neden dost değiliz,bize,biz Sözümüz bir başka,başka zikrimiz Bizi yönetmiyor kendi fikrimiz İ.M.F. ye bağlanmışız kalmışız Düşman olur, dostça selam verdiğim Beni şok ediyor,görüp bildiğim Arap saçı gibi, her şey kördüğüm Kaplumbağa hızı bir yol almışız Her gün çoğalıyor insanlık kaybı Küçüğe sevgi yok,büyüğe saygı Düşünen kafamı,almış bir kaygı Olup bitenlere şaşıp kalmışız Ermez böyle selamete başımız Keder,dert,üzüntü, oldu aşımız Çirkef emellere hizmet işimiz Ateşe sokulan maşa olmuşuz Oluşur mu,düşünceye de hürmet Kaç yıl bunu özleyecek bu millet Akılsız baş bize, en büyük illet Acı kazanında pişer olmuşuz Sorunlar hücuma geçtiler birden Şu gönlümüz sıyrılır mı kederden Kalkmaz bu gidişle sırtımız yerden Sorma sonumuzu hep tuşa gelmişiz Cemiyet içinde bir yerimiz yok Doğrular azaldı,namert ise çok Övünçle sunacak eserimiz yok Bunca yıl dünyada, düşe dalmışız Hep emanet edilmişiz Allah’a Mağdur’i doğruyu söyler vallaha Bulunmadı kurtaracak bir deha Dolunu yerine boşu bulmuşuz Şair Yusuf Değirmenci |
Acılar
Hoş görü ile bakıyorum hayata Hataları iyi niyetle karşılıyorum Hep iyimser düşünüyorum İyi yönleri ile değerlendiriyorum Yinede hafiflemiyor kederim Gün güne artıyor endişelerim Nedenleri çözemiyor Üzülüyorum. Kahrediyorum kendi kendime Kişiler var, nasihat dan almıyor Kişiler var, bir kenarda kalmıyor, Yetkililer mahiyetine hakim olmuyor Siyasi isteklere karşı koyamıyor Olmuyor Olmuyor Olmuyor Acılarla dolmuş gönlümüz Yüklenmişiz acıları Acılar baş tacı olmuş Sinelere gelip oturmuş Kovsam kovulmuyor Acılar karın doyurmuyor. Şair Yusuf Değirmenci |
Acımazlar gurbet ilde
Acımazlar, gurbet ilde, yad ele Gurbete git,birde, garip ol hele Çırpınman,didinmen, hepsi nafile Sen gidersin,çile gelir, dert gelir Yılların sonunda bir hasret gelir. Tanıyanın olmaz,dostun bulunmaz Serilip yatacak,postun bulunmaz Artık bir amacın, bir kastın olmaz Düşündükçe, keder gelir, dert gelir Artık geri dönmek bile,zor gelir Bir topluma, üye bile yapmazlar Zaten gülmemişsin,hiç ağlatmazlar Düşersen, elinden bile tutmazlar Ağladıkça sel misali, yaş gelir Hatırına sıla gelir, eş gelir. İstersin ki,annen açsın kucağın Baban, şefkat ile donatsın bağın Olsun dersin, belirli bir otağın Dersin amma, köhne hayat ters gelir Sonu görünmeyen hicran,yas gelir. Kara günde, kara yaslı olursun Kederlenir, ele kalem alırsın Bir mektup yazarsın, oyalanırsın Mektubuna cevap bile, boş gelir Ahenk ile meçhulden bir, ses gelir Haline hiç yazık diyen bulunmaz Çok çekti de,ezik diyen bulunmaz Bahtı kara, yazık diyen bulunmaz Beklenmedik anda, sadık dost gelir Ecel ruhun, toprak canını alır. Şair Yusuf Değirmenci |
Aciz insanlarız hepimiz
Aciz insanlarız hepimiz Zamanı tutamayacak kadar. Zevksiz insanlarız her birimiz Çalışmaktan haz duymayacak kadar. Korkağız, inkar edemeyiz Bilgiden kaçacak kadar. Tembeliz O derece sorumsuz,o derece günahkar İşten kaçacak kadar. O derece duygusuz,o derece hissiziz Gülüşlerde ızdırabı anlamayacak kadar. Gaflet bir yorgan gibi serilmiş üstümüze Bir birimize gülecek kadar. Beyaz bayrak sallamışız tembellik ordusuna Azimsiz olacak kadar. İnsanım derken utanıyorum Sorumsuzluk içinde teslim olduk tabiata Yuh çekilecek kadar Yusuf değirmenci emekli em.müdürü Şair Yusuf Değirmenci |
Aç şehir
Bir yanda ufuk,ufuk mutluluk Bir yanda gün batımları kara Bu şehirde acıyan,üzülen yok Aç dolaşan adımlara. Sokak,sokak aç ANKARA. Yıldız tepede Ak tepede,şen tepede Tepe,tepe açlık her evde, her ailede Kimileri madden aç Kimileri manen aç Çokları sevgiye muhtaç Katlanılır açlıklara. Bu şehirde Erkeğe aç kadınlar Gözü aç dolaşanlar Midesi boş olanlar Gerçeğe muhtaç kalanlar Herkesin bir açlık gösterisi var. Işık,ışık sokaklar Kat,kat bindirilmiş binalar Anakaradaki açlığı anlatıyorlar Bu şehirde herkesin bir açlık gösterisi var Rastlamak mümkün değil tok adımlara Umut gün batımları gibi kara. Bu şehir başkent ANKARA. Şair Yusuf Değirmenci |
Adalet Nasıl Gerçekleşecek?
Güçlü kollar bağlanırsa dedikodu ipleriyle Yetki,haklı bileklerde kelepçe ise Sorulamazsa duçarlığın nedenleri Bürokrasi korursa ispiyon ağızları Ve gerçekler araştırılmazsa Doğru doğruluğunu nasıl ispat edecek? Hiçe sayılırsa çırpınışlar Aldırış etmezse taktir edici olan Verilmezse hak edenin hakkı Ezerse hor bakışlar dürüst düşünceleri Ve gerçeği söyleyen dudak kilitlenirse Gerçekler geleceğe nasıl iletilecek Sebepsiz yapılırsa şahsa baskılar Fırçalamak için aranıyorsa kusur Vermeden almayı amaçlarsa zihinler Savunmanı yapmana imkan verilmezse Amirlerin kadı kesilirse başına Adalet nerde,nasıl gerçekleşecek. Yusuf Değirmenci Emekli Em. Müd. Şair Yusuf Değirmenci |
Adalet terazisi taratar günahı
Adalet terazi günahı tartar Terazi ayarlı,tartan hatalı Yargıcın kılıcı yırttıkça yırtar Kılıç keskin amma, yırtan hatalı Asla olmaz mağdurların muradı Kişi günah işler, suç olur adı Onu yargılarken,insafsız kadı Yalan,dolan,suçu örten hatalı. Duçar ahvalini anlatıp durur Güçlü,teraziye dirhem doldurur Hassas terazide denge bozulur Bu tartıya hile katan hatalı. Nasıl verilecek,haklının hakkı Menfaat ateşi,vicdanlar yaktı O güçlü çelmeler,güçsüzü yıktı Çıkar leşi diyen, sırtlan hatalı. İsyan kasırgası eser beynimde Kelimeler diziliyor dilimde Oyuncak misali,güçlü elinde Maşa olan,yağcı insan hatalı. Şair Yusuf Değirmenci |
Adalette denge bozulur ise
Tükendi sabırlar taştı taşacak Terazi bu hakkı nasıl tartacak Haksızlıklar hepimizi yutacak Adalette denge bozulur ise Davalar yıllarca uzar giderse Düzenbazlar yine canlar yakacak Yapılanlar insanlığı yıkacak Mağdur çaresizce boyun bükecek Adalette denge bozulur ise Davalar yıllarca uzar giderse Ne yakınmak,ne sızlanmak kar olur Hakkı tartmak bir o kadar zor olur Gerçek ortadayken insan kör olur Adalette denge bozulur ise Davalar yıllarca uzar giderse Tıka basa dolaplarda dosyalar Bakılmamış, toz ve toprak sayfalar Haksızlık yapacak bilen haytalar Adalette denge bozulur ise Davalar yıllarca uzar giderse Kaç yıl oldu bir kararı beklerim Günüme gün, yılıma yıl eklerim Boşa mı gidecek tüm emeklerim Adalette denge bozulur ise Davalar yıllarca uzar giderse Kaç ay, kaç yıl var ki karar çıkmaya Hakimlerde başladılar bıkmaya Başka sebep yoktur umut yıkmaya Adalette denge bozulur ise Davalar yıllarca uzar giderse Bu acıyı tatmayanlar anlamaz Bu dert ile yatmayanlar anlamaz Bu özlemle bitmeyenler anlamaz Adalette denge bozulur ise Davalar yıllarca uzar giderse Haksızlar hukuku alıp yırtarlar Mahkemeler dolup,dolup taşarlar Geleceğe güveni de yıkarlar Adalette denge bozulur ise Davalar yıllarca uzar giderse Kıssa pek çok, alınacak hisse yok Haksızlığı giderecek yasa yok Mağdur edenlerde hiçbir tasa yok Adalette denge bozulur ise Davalar yıllarca uzar giderse Hakime karışan neden çoğalır Çaresiz çırpınan beden çoğalır Dünyadan zamansız giden çoğalır Adalette denge bozulur ise Davalar yıllarca uzar giderse Sanmayın ki çaresine bakılır Mağdur edilenler her gün çoğalır Yer, yerinden oynar Dünya yıkılır Adalette denge bozulur ise Davalar yıllarca uzar giderse Şair Yusuf Değirmenci |
Adam sandık yanılmışız yanıldık
Başımıza taç eyledik sizleri Adam sandık, yanılmışız, yanıldık Sefalete gark ettiniz bizleri Adam sandık, yanılmışız,yanıldık Bu millete vekil seçtik, gittiniz Sonra türlü kötülüğü ettiniz Huzuru yok edip, nifak ektiniz Adam sandık, yanılmışız,yanıldık Lehinize çıktı kararnameler Adam kayırmalar ve neler,neler İlden ile sürdürmeler sürmeler Adam sandık, yanılmışız, yanıldık Baş diye seçmiştik siz taş çıktınız Dolu sanıyorduk hep boş çıktınız Çatı,çatı hayalleri yıktınız Adam sandık, yanılmışız, yanıldık İçimize, sığmaz oldu öfkeler Yoksulluk yuvamda yüzüme güler Aç yatıp ta, tok kalkmayı kim ister Adam sandık, yanılmışız, yanıldık Seçilenler halimizden anlamaz Baskıdadır bürokratlar dinlemez Hak,hukuk,eşitlik hiç gözetilmez Adam sandık, yanılmışız, yanıldık Adamına göre, tutum davranış Çıkar çizgisine doğru bir finiş Ön plana çıkar siyasi görüş Adam sandık, yanılmışız, yanıldık Ermek için, en güzele doğruya Güven duyduk, vurur diye eğriye İhanet kaması saplı sağrıya Adam sandık, yanılmışız, yanıldık Vekiller, çıkıp da, gık diyemiyor Meclis kürsünden hak diyemiyor Lider suntasına, yok diyemiyor Adam sandık, yanılmışız, yanıldık Fedakarlık dendi, kemeri sıktık Azınlık sefada, çok çile çektik Yalan söylendiğin ne bilecektik Adam sandık, yanılmışız, yanıldık Sıkıntılar yuva yapmış içime Tekmeler vurulur, durur kıçıma Umut ettik bir daha ki seçime Adam sandık, yanılmışız, yanıldık Uyanmalı artık, uyuyan çoğul Partiler bir spor kulübü değil Ben asılım, vekil isen sen eğil Adam sandık, yanılmışız, yanıldık Şair Yusuf Değirmenci |
Ağla bebek ağla
Ana rahminde başladı yaşamın Doğduğunda tanıdın hayatı İlk nefes alışında başladı mücadelen İlk arzuladığın bir sıcak sevgi İlk aradığın memeydi annenin sinesinde İlk işin ağlamak oldu Ağla bebek ağla Ağlamakta haklısın. Büyüdüğünde,o sevgiyi bulamayacaksın Anne sinesinde kalmayacaksın Gök yüzü tanıklık edecek ızdıraplarına İlk gördüğün yüzü hatırlamayacaksın Ağlamaların,sızlanmalara dönüşecek Annen olmayacak yanında Uzaklardan seyredip üzülecek Elinde değildi dünyaya gelişin Gidişinde elinde olmayacak. Bakabildiklerine değil Görebildiklerine kızılacak Ninniler söylendi uyuman için Gündüzleri bakman önerilecek *******i uyuman istenecek. Gözlem,gözlem görürsen gerçekleri Engellersen fesat,nankör emelleri İki maşa sokulacak öfkenin ateşine İnsan kılıklı maşalar takılacak peşine Ne evine huzurlu gidebileceksin,nede işine Hem çevrene ketumlaşacaksın,hem de eşine Kuşku örümcekleri saracak beynini Kuşkular kemirecek iradeni İstemeyecekler Gölgeleyecekler Gerçekleri görmeni. Yıkamazlarsa iradeni Sindiremezlerse seni Planlar yapılacak Maşalara talimatlar yağacak Pusular atılacak yollarına Ölmeni isteyecekler,ölmeni Doğuşun gibi ısrarlı ol İlk nefes alışın gibi kararlı İlk meme arayışın gibi çözünler ara İlk hayat mücadelene başladığın gibi Sarsılmaz iradeni çak duvara İlk gün ağladığın gibi korkusuz Anlat bildiklerini Anlat gördüklerini Anlat haykıra,haykıra Dur denilebilmesi için dalkavuklara Ders verilebilmesi için maşalara Dizgin vurulması için ihtiraslara Sorunlara çare ara Önder ol,çoğunluklara Dost ara, yandaş ara Çoğunlukları yönlendir doğruluklara Ara ki Gelecek kavuşsun aydınlıklara Aydınlık ufuklara. Şair Yusuf Değirmenci |
Ağlama bacım ağlama
Ağlama bacım ağlama Ağlama düşkünlüğüme Akıtacaksam göz yaşlarını Sevinçten yaşarsın gözlerim. Bizler Türk askeriyiz Can feda vatan uğrunda Yo,yo,yo, sakın sizde ağlamayın Yazık olur gözlerine. Ben acınacak biri değilim Üzülme,ağlama, ölecek diye .Biz ülkenin bekçileriyiz Bir ölür, bin diriliriz biz Sonunda Bir gün sevinçten yaş dökecek gözlerimiz Kalkacak kaygılılarmız Huzursuzluk kalmayacak yaşamda Hain kurşunlar kıymayacak kimselere Uzakta değil uzanacağımız umutlar Çok yakında Mücadelemizin sonunda Şafak ağardığında İşte orda Ben yeneceğim üzüntülerimi Sileceğim öfkemi Herkes gibi güleceğim Olsam bile mezarda. Şair Yusuf Değirmenci |
Ah baba ah
Ah baba ah Sev ki, sevilesin derdin Sevmeyi öğütlerdin İnsanları sevmeyi öğretirdin. Şimdi başka davranışlar görüyorum üzülüyorum Düşünüyorum Neler,neler görüyorum hayatta Sen bana bahsetmedin, karanlık çehrelerden Anlatmadın ihtirasları Hep toz pembe çizdin ufukları İnsanlığı menfaatlere kurban edenlerden Hiç söz etmemiştin Bunlarla savaşmanın yollarını Ve nasıl savaşılacağını öğretmemiştin Sakın hayır deme bana Tabi ki kızamam sana Benim kızgınlığım aldatılmama Kızıyorum,kızıyorum kandırılmama. Ah baba Seni ne çok seviyorum Sevdiğim kadarda sinirleniyorum Neden,niçin diye sorma Aldatılmışlığım gidiyor ağrıma Diğer babalar ne öğretti oğullarına Senin öğrettiklerini göremiyorum Topluma giremiyorum Aldatılıyorum kandırılıyorum Taş basıyorum bağrıma Ağrıma gidiyor ağrıma emekli em. müdürü Şair Yusuf Değirmenci |
Ah o cocukluk yıllarım
Keşke geri gelse çocukluk yıllarım Aynı bilgileri hecelese hocalarım Kanunlara,nizamlara itaatten bahsetseler Hak adalet duygusunu ruhuma sindirseler Keşke babamın sözlerini dinleyebilsem Ben yine o sözleri doğru bilsem Yine sevgiden saygıdan söz etse Küçüğü sev büyüğe saygılı ol dese Keşke dönsem o çocukluk yıllarına Saygısızları,sevgisizleri bilmesem Keşke dönsem o okul sıralarına Dönen dolapları idrak edemesem Ah o çocukluk yıllarım geri gelse Üzüntüm olumsuzluklarla uzayıp gitmese Şair Yusuf Değirmenci |
Ah vah feryatları
Kırılan umutlar Bozulan hayaller Çekintiler düşmüşse payına Acıları yudumlamışsa kırmızı şaraplarla Ömür karamsarlıklar içinde sürerse Çekintiler düğümlenirse gırtlaklarda Sessiz feryatlar varsa hıçkırıklarda Ömür çile çekerek geçerse İnsan ruhen çökerse Sevgisine karşılık verilmemişse Erkeklerde akıtır gözyaşlarını Akıtır içine sinsi.sinsi Ve Umutları kırılmışsa Hayaller yıkılmışsa Çaresizliğe boğulmuşsa Boyun bükerse çaresizliğe Umutlar dirilmezse Yürekteki ateş Gırtlaktaki hıçkırık Gözlerdeki yaş anlatır Anlatır çaresizliğini Ah vah feryatlarıyla Anlatır insan emekli emniyet müdürü Şair Yusuf Değirmenci |
Ahmet amca
Giderken amacı yok,gelirken de olmamış Altmış yıl yaşamışta, kendine eş bulmamış Düşünmemiş yarını,gününü gün eylemiş Bu gün buldumsa yerim,yarın hak kerim demiş Eşi,işi olmamış,sıcak aşı olmamış Yaşlılığı düşünüp,tedbirini almamış O şimdi yatağında yaşlanmış bir hastadır Azrail’i döşünde, can almak kastındadır Kurtulmak imkansızdır, ecelin pençesinden Herkes döner sırayla, bu yolun köşesinden Ne atlı geçer bu yoldan,ne rastlanır yayaya Gelmiş yolculuk sırası,şimdi Ahmet amcaya Bir şey anlatmak istiyor ağlamaklı bakışlar Üzüntüyü belirtir,yanaktan akan yaşlar Onun hayatında da ne fırtınalar esmiş Belli ki yaşamaktan artık umudu kesmiş Hep hırpalamış durmuş onu hayat kırbacı Ahmet amca çaresiz, hala çekiyor acı Azrail’i dost diye çağırıyor sonunda Verecektir ruhunu,vakit geldiği anda Bilinmez müze gibi kalacaktır otağı Hep bekleyecek onu, kırık şarap bardağı Çekintinin simgesi,alnındaki çizgiler Anlatmak istiyordu,yetmiyor saniyeler Paylaştığı son anlarıydı hayallerinin Anıtı gibiydi sanki,gülmeyen kaderinin Perde,perde inerken,gözlerine karanlık Gırtlağında hıçkırık, düğümlendi bir anlık Bir asrın bittiğine bile tanık değildi Ahmet amca, altmış yıl yaşadı ve yenildi Dünya, bu gelenlerin, hiç birine kalmıyor Ecel,hayata nokta,insan ibret almıyor Onun tertemiz naşı, neler anlatıyordu Şimdi başındakiler,hep ona bakıyordu O cenaze asırlık çınara benziyordu Her dalında bir ayrı efsane geziyordu Bir dalında dertleri,diğerinde çileler Birinde gülmez kader,öbüründe hayaller Umutları bir dalda, kurumuş yaprak gibi Desen,desen suratı,çatlamış toprak gibi Altmış yıllık hayatı anlatan bir tarihti Hayatının özeti hiç gülmeyen talihti Dünyanın Ahret’e, bir hatırasıydı o Giden yolcuların, en sonuncusuydu o Ufuktan caddelere iner iken kızıllık Kucak açmıştı ona, gel diyordu mezarlık Uğurlayanlar üzgün,gözler ise buğulu Onlarda gün gelecek, kat edecek bu yolu Saatler adım,adım ilerliyor bu anda Gidiyor Ahmet amca,dört kişinin omzunda Şair Yusuf Değirmenci |
Aklım var idrak ım var onursuz yaşayamam
Yıllar yılı suçum nedir diye sordum kendi kendime İyi ki huzurlarda dört büklüm, olanlardan, değilmişim Çıkar için üstlerine dalkavukluk yaparak Cemiyete zehir saçan, yılanlardan, değilmişim Hisse senedim olmamış, çıkar ortaklığında Hilem,hurdam kalmamış,kefemde kantarımda Kurt koyuna,kartal leşe,saldırdığı anlarda Masum kuzu parçalayan, sırtlanlardan, değilmişim Ufacık bir ihmal ile, milyonlar çalınırken Perdenin gerisinde, pazarlıklar olurken Bencillik sinsi,sinsi onur’u gölgelerken Düşkünlerin haline, gülenlerden, değilmişim İnsanlığı uçuruma sürüklerken ihtiras Bense, hep mazlumların haline tutmuşum yas Meğerse güçlülere vermek gerekiyormuş pas Namert ile beraber, olanlardan değilmişim Adalet dağıtan el,yetkiye güce veriyormuş Aşılmaz denen dağlar, hileyle devriliyormuş Madrabaz güçe,her zaman önde yer alıyormuş Safımda bunlara yer, verenlerden değilmişim Benim suçum huzurlarda sekiz büklüm olmamam Aklım var idrak ım var onursuz yaşayamam Ben aç kalmış kurt değilim kuzu parçalayamam ,Arsız, hırsız, namertlerle mücadele benim işim yusuf Değirmenci Şair Yusuf Değirmenci |
Aklımı başımdan alır gülüşün
Yüzünde gamzeler gözünde ışık Başıma sam yeli gelir gülüşün Seni her kim görse olmaz mı aşık Çeken bir mıknatıs olur gülüşün Göz göze gelince selam verince Elde değil bürünürüm sevince Nabzım atar kanım kaynar görünce Aklımı aşımdan alır gülüşün Teklifime hayır deme ne olursun Bakışından sevgi gönlüme dolsun Aşılmaz surlarla çevrili olsun Gül fethetmeyi bilir gülüşün Kalp kalbe karşıdır,göz aynasıdır Bir tebessüm vücudumu ısıtır Sevdama çengel bir aşk kancasıdır Akılma takılıp kalır gülüşün Şair Yusuf Değirmenci |
Al götür beni
Sevenler sevgiye ihanet etmez Olmasın başımda çatı fark etmez Yerine dünyayı verseler yetmez Unutamaz oldum ben gözlerini Dilediğin yere al götür beni İster at la götür istersen yaya İster bir yuvaya ister yaylaya İstersen al götür beni uzaya Yaşarım seninle her serüveni Dilediğin yere al götür beni Ben sevenim sevmek nedir bilirim Vurgunum uğruna ölen olurum Sen iste kapında kölen olurum Çoktan kabullendim esaretini Dilediğin yere al götür beni Gönül kelebeğim konmuş dalına Sensiz ihtiyaç yok dünya malına Asanda elinle aşkın darına Ruh gibi taşırım kalpte sevgini Dilediğin yere al götür beni Gece uyku tutmaz yatmam imkansız Aşkını zihnimden atmam imkansız, Sensiz bir yerlere gitmem imkansız İnan hiç şeye değişmem seni Dilediğin yere al götür beni Alda götür beni kızgın çöllere Alda götür beni gurbet illere Nere gitsen ben gelirim her yere İstersen gezerim senle evreni Dilediğin yere al götür beni Şair Yusuf Değirmenci |
Al hakkın varsa
Biçiliyor kalbim aşk hızarında Beş paralık oldum halk nazarında Satsam almıyorlar dost pazarında Bedelini sorma al hakkın varsa Ayrılık hançerin bağrıma çaktın Seviyorum diye söz etme sakın Dedim ödeyeyim geçtiyse hakkın Var diye haykırma al hakkın varsa Ben sevdim seninki sahteymiş meğer Seven sevgisine karşılık ister Bende hala sevgin kaldıysa eğer Sükut edip durma al hakkın varsa Şair Yusuf Değirmenci |
Al oku
Anlatmak istedim kaygılarımı Sana yazdım bu şiiri, al oku. Sere serpe açtım duygularımı Sana yazdım bu şiiri, al oku. Geçmişten bir demet toplayıp sundum Semalara uçtum, dallara kondum Deryada balıktım, sana tutuldum Sana yazdım bu şiiri, al oku. Girdabında benim, dönmek isteyen Benim ocağında, yanmak isteyen Benim, hep adını anmak isteyen Sana yazdım bu şiiri, al oku. Sabrımın üstüne sabır ekledim Yol boyunca, gelir diye bekledim Ayrılınca, daha da çok, özledim Sana yazdım bu şiiri, al oku. Yüz yüze gelince, utandım, sustum Seviyorum derken,sesimi kıstım Sevgilim, sanma ki, ben sana küstüm Sana yazdım bu şiiri, al oku. Uzanıp, elini tutmak istedim Aşkımı, itiraf etmek istedim Sarılıp, seninle yatmak istedim Sana yazdım bu şiiri, al oku. Birazcık, umut ver biraz gül artık Çok fazla bekledim, geri gel artık Sevmesen de, sevdiğimi bil artık Sana yazdım bu şiiri,al oku. Yusufn değirmenci emekli emniyet müdürü Şair Yusuf Değirmenci |
Allah aşkına
Sana olan duygularım bambaşka Yanına yaklaşıyorum Göz göze geliyorum Soğuk duş yapmış gibi oluyorum Açılamıyorum. Dilim tutuluyor Dudaklarım kuruyor Yangınlar yüreğimde Fırtınalar esiyor içimde Tutkularım coşkun sele dönüşmüş Başımdan ter boşanıyor seni görünce Beni ateşler sarıyor yüzüme gülünce Kırılacağından,darılacağından korkuyorum Zehir içer gibi yutkunuyorum hislerimi Gizliyorum duygularımı Frenliyorum arzularımı. Toplayabilirsem cesaretimi Silkinip atarım sıkılganlığımı Kurtulurum ürkekliğimden Cihana haykırırım seni sevdiğimi Patlayıveririm ansızın Bana darılır mısın? Sözüme kırılır mısın? Hatırlayıp sevginin sınırsızlığını Beni anlar mısın? Hoş karşılar mısın? Kızmadan kırılmadan uğurlar mısın? Bir gün mutlaka yapacağım Alacağım elime kalbimi Bir gül gibi sana sunacağım Kabul edersen mutlu olacağım Ret edersen hüsrana uğrayacağım. Nasıl davranacağını bilmiyorum Hiç karşılık beklemeden Sana kalbimi veriyorum Kalpsiz yaşanmaz deme Ben sensizde yaşayamam Ilık rüzgar gibi es ruhuma Kulak ver haykırışıma Karşılık ver aşkıma Sev beni Allah aşkına. Şair Yusuf Değirmenci |
Ana
Kundak ta bebekken, meme ararken Göğsüne basarak seni sararken Aç iken,hastayken,birde ağlarken Uykusunu bölerek,kim meme verdi sana? Unutma yavrucuğum,bunu yapandır ana. Kâr’ına,zararına hoş görü ile bakan Günde üç beş defa,temizleyen,yıkayan Sinirlendiği halde, kaldırıp vuramayan Yine bağrına basıp, sevgi gösteren sana Unutma yavrucuğum,çok fedakardır ana. Senin için yaşadı,senin için çalıştı O,senin sevgin ile,canından çok kaynaştı Şimdi anneler yaşlı,çocukları gelişti Ona saygı göstermek,sevmek düşüyor sana Unutma dünkü çocuk,en mukadderdir ana. Şair Yusuf Değirmenci |
Ana ma
Bir masal gibi geliyor,anlatılanlar bana Meğerse neler,neler borçluymuşum ana’ma *******i bölerek uykusunu,o bana Emzirir,doyururmuş,sallar imiş daima Dünyaya getirirken katlanmış sancılara Benim için katlanmış,o bunca acılara Her hasta oluşumda,halime yana,yana Uyumadan erermiş,ikinci sabahlara Karnı doysun diyerek pişirmiş de aş vermiş Bana kendi teninden,göz,kulak ve kaş vermiş Benim için yıllarca gözlerinden yaş vermiş En yüce,en kutsaldır,mukadderdir her ana Ödenmez ana hakkı,ezer geçer insanı Unutmam,unutamam canıma can katanı Bir anamı değişmem birde ana vatanı Sever ana yüreği yangın olsa her yanı emekli emniyet müdürü Şair Yusuf Değirmenci |
Anadolu anası
O kadını düşünüyorum hep o yaşıyor gönlümde Boğulmaya mahkum olmuş zavallı bu çekinti gölünde Elleri çatlak, çatlak, işe arzulu Dudakları morarmış, suya, aşa arzulu Gözleri yol bekliyor, eşe arzulu Bağrını güneş yakmış, kışa arzulu Tırnaklarına ot yeşili ruj olmuş Dudaklarına,susuzluk mor bir boya vurmuş Parmaklarında çamur,kına gibi kurumuş Halsiz,halsiz gidiyordu, yorulmuş Köylerde çekintilere verilir, ömrün yarısı Hep bu hayatı yaşar kalanların gerisi O kadındır, o kadın bu milletin annesi Sevgimin ilahisi,duygularımın sesi O kadını düşünüyorum, hep o yaşıyor gönlümde Böyle yaşıyor binlercesi,Anadolu köylerinde Temmuz 1970 Yusuf Değirmenci emekli em. müdürü Şair Yusuf Değirmenci |
Anadolu insanı
Bir başkadır Anadolu insanı Sabır denizinde bir liman onlar. İş ile yoğrulmuş et,kemik,kanı Emek harmanında toz duman onlar. Anaları sancılarla doğurur Kaderleri acılarla yoğurur Feleğin rüzgarı eser savurur Gurbette hasrete dayanan onlar. İş çarkını çeviren kol onlarda Sükut eden ve susan dil onlarda Kanaatle şükreden hal onlarda İşte ve emekte çok yaman onlar. Yetiştiren onlar bağda, tarlada Eğlence ne bilmez düğün,bayramda Vatan,için hudutlarda,soğukta,karda Nöbette,savaşta kahraman onlar yusuf değirmenci Şair Yusuf Değirmenci |
Anadolu toprağı
Bereketlidir Anadolu toprağı. Analar doğurur Anadolu da Toprak gibidir analar Ürün üstüne ürün verir. Doğurur besler büyütür Hudutta orduya gönderir Dahilde polis yapar Huzuru bekletir Analar oğullarına. Biçildikçe çoğalan üründür Irgat pazarlarında amele Bürokrat kapısında kul Maksatlı ellerde maşa Biçildikçe çoğalan ürün Yaşanır sürüm,sürüm Çaresiz bekçidir namert kapılarında Ana evladı Anadolulu. Sevgi doludur yüreği anaların Evlat acısı kor olur yakar Dağlandıkça dağlanır ana yüreği Unutulmadan bir öncekinin acısı Bir sonraki yollanır orduya Bir sonrakine ağlanır. Bereketlidir Anadolu toprağı Bereketlidir Anadolu anası Evlat üstüne evlat verirler Vatan için gönderirler Ezilmişliğe dost Ezene öfkeli Düzene isyankar Acılı yüreklerde yas Kabulleniyor diye her şeyi Getirip koyarlar avuçlarına öfkeyi. Gülen gözleri ile gelirler evimize Tatlı sözleriyle girerler beynimize Çıkmasınlar diye aydınlığa Bilince ermesinler Gerçeği görmesinler Yan yana gelmesinler Birleşip güçlenmesinler diye Bizi,bize düşürdüler Unutturdular kardeşliğimizi Düşürdüler bize,bizi Kırdırdılar bir birimizi. Kendi mallarıymış gibi devşirdiler Gençleri, gençlere öldürttüler Ölen öldü deyip geçtiler Kanlanan halkımın eli Yanan bağırlar halkımın Yine Anadolu anasıdır ağlayan. Çaresiz kabullenir Anadolu anası. Özgürlüğe özlem duyan Kinle yoğrulmuş makineli Öfkeyle yapılmış bomba Anadolu delikanlısı. Ömrünün yirmi yılında Ölümlere pervane Kurşunlara siper Sonra evetli bir oy makinesi. Kazmaya dost,küreğe eş Emekle kucak kucağa kardeş Akıtılan terin babası Çekintilerin akrabası Sabırlara kenetlenmiş elleri Anadolu insanı ki İnsanlığın abidesi. yusuf değirmenci Şair Yusuf Değirmenci |
Anadoluda
Anadolu denen benim ülkemde İşçisi de vardır,beyi de vardır. Gidersen görürsün,en ücra köyde Herkesin bir ayrı huyu da vardır. Der ki,ben yurttaşım,ve vatandaşım Ne ırkdaşlık bilir ne der dindaşım Köylü tarlasında olur bir hışım Helalı çalışan soyu da vardır. Araba işlemez, telefon gelmez Köyden köye,at olmasa gidilmez Çilesi çekilmez,derdi bilinmez Acıya sarılı dayı da vardır Köylüyü düşünün beyler, paşalar Gelin,görün bunlar nasıl yaşarlar Varlıklılar eğlenceye düşerler Zenginin her zaman payı da vardır. Hükümet unutmuş yıllardır köyü Meşakkat gıdası,çiledir suyu Düşünmekten uyuyamaz uykuyu Eyvah demese de,vay ‘ı da vardır. Devir cumhuriyet eşitiz derler Adaletten günlerce söz ederler En sonunda seçim deyip gelirler Her seçim zamanı reyi de vardır. Köylerden oy toplar,meclise gelir Akıllı kişidir,işini bilir Dört sene hayatı garanti alır İkinci seçimde,şeyi de vardır yusuf değirmenci Şair Yusuf Değirmenci |
Anılar Olmasaydı
Geleceğim olamaz, geçmişimle yaşarım Duvardan resmin alır, tekrar, geri asarım Kitaplarımı açar,hep ismine rastlarım Dünü unutmak kolay, anılar olmasaydı. Esen rüzgarlar ile saçların dalgalanır Nerde bir çiçek görsem, duygularım uyanır Her ışık bir özlemdir, ta kapıma dayanır Günü unutmak kolay,anılar olmasaydı. Buluştuğumuz parkta, her şey yerli yerinde Dönüyor dönme dolap, hep kendi ekseninde Yapraklar seni söyler, her rüzgar estiğinde Yani,unutmak kolay, anılar olmasaydı Günde, belki bin defa, o semte uğruyorum Kaldırım taşlarına, adını yazıyorum Haber ver neredesin, sensiz yapamıyorum Hani,unutmak kolay, anılar olmasaydı Hep özlem duyuyorum, o gençlik yıllarına Ya beni al yanına,ya geri dön yuvana Sırılsıklam sarılıp, kaldım anılarıma Seni unutmak kolay,anılar olmasaydı Yusuf Değirmenci emekli em.müdürü Şair Yusuf Değirmenci |
Anlamı olmazdı
Zorluklar yenilemeseydi Sorunlar çözümlenmese idi Hazzın anlamı olmazdı. Kış mevsiminde üşünmese Barınaklar muhkem yapılmazdı Yakacak aranmazdı Gazın anlamı olmazdı. Yapraklar sararmasa Sararıp dökülmese Ağaçlar yasa bürünmese Güzün anlamı olmazdı. Bahar yeşerip süslenmese Yazları meyve vermese Yazın anlamı olmazdı. İnsanlar anlaşamazsa Dil ve dudak konuşmasa Yalanı doğrusu yoksa Sözün anlamı olmazdı. Dünya tepsi gibi olsa, İnişi,yokuşu yoksa Düzün anlamı olmazdı. Mızrap vurmasa Notalar olmasa Nağmeler çıkmasa Sazın anlamı olmazdı. Şekiller renkler olmasa Renkler algılanmasa Ufuklar kızıl olmasa Deniz maviye boyanmasa Orman yeşile doymasa Gözün anlamı olmazdı. Hayat monoton olsaydı Yenilip içilseydi Çiftleşip üreseydi Zorluklara boyun eğilseydi Sorunlar kabullenilseydi Özün anlamı olmazdı. Sevinçler yaşanmazdı Hayvandan farkımız kalmazdı. Şair Yusuf Değirmenci |
Anlamıyorsun
Tutku ormanımı sardı alevler Çakıyor başımda kızgın şimşekler Göz göze gelince yüreğim titrer Ne ben anlatırım,ne sen anlarsın Sarılmışım umut denen yorgana Gönlümde volkanlar patlıyor amma Sevdiğimi söyleyemiyorum sana Ne ben anlatırım,ne sen anlarsın Balık suya nasıl muhtaçsa öyle Bağlandım ki sana aşkla sevgiyle Özlemlerle ömür geçermi böyle Ne ben anlatırım, ne sen anlarsın Nere gitsen aklım senin peşinde Gündüz hayaldesin gece düşümde Sen yaşarsın baharımda kışımda Ne ben anlatırım,ne sen anlarsın Bir gün anlayacak diye susarım Sana değil ben kendime küserim Sıkılır çekinirim utanır ar ederim Ne ben anlatırım ne sen anlarsın yusuf değirmenci Şair Yusuf Değirmenci |
Anlatamam benliğimin içini
Anlatamam benliğimin içini Ben hiç ölçemedim hayat açımı Dıştan tarar, içten yolar saçımı Bir meçhul evhama atılmışım ben İçime dönmüşüm dışla ilgili Beni anlatamaz bir devrin dili Esen dışta bahar,içte sam yeli Böyle bir ahenge katılmışım ben Dıştan yaşıyorum içten ölüyüm Neyime ağlayım,neme güleyim Kimi terk edeyim,kime geleyim Yalnızlık içine itilmişim ben Benim benliğimde bir insanlık var Bu,dışımda feryat içimdeyse zar Ölümdür dünyada gerçek tek şey var Dünyada boş yere tutulmuşum ben Şair Yusuf Değirmenci |
Anlatamıyorum
Tamamen silinip atılmak değil Bir kenara itilmek kahrediyor insanı Gece gündüz koşturulmak değil Engellenmek, kösteklenmek Teşvik edilmemek Taktir görmemek Yıkıyor bütün dünyamı. Sevilmemek değil Horlanmak,hakir görülmek değil Kararsız yalpalamalar Keder dolu düşünceler Karartıyor dünyamı. Aydınlatamıyorum Yaşam, gerçek mi? Karar veremiyorum. Tatlı ile acıyı Güzel ile çirkini Doğru ile eğriyi Anlamıyorum. Anlatamıyorum. Gördüklerim bir serap mı Bir hayal mi, yoksa Yoksa gerçekleşmez bir rüyamı Anlamıyorum anlatamıyorum Şair Yusuf Değirmenci |
Anne
ANNE Sen ban karnında can verdiğinde Sancıyla dünyaya getirdiğinde Uykunu bölerek emzirdiğinde Fedakardır dedin anneler anne Hastalandım baş ucumda ağlardın Ağlasam sen vardın,gülsem sen vardın Yorulmadan beşiğimi sallardın Hala kulağımda ninniler anne Büyüde topluma karış diyordun Hayat yorucu bir yarış diyordun Herkes ile dost ol barış diyordun Özlenen dostluklar nerdeler anne Yarışa katıldım sözüne uydum Sılada değil de gurbette doydum Ben seni kalbimin içine koydum İnsanlar doyduğu yerdeler anne Uzaktaydım aklında hep ben vardım Sana her gelişte sevgiyle sardın Ayrılırken gözyaşını saklardın Gelişimi kimler müjdeler anne Hastalandı diye haberin aldım Topladım valizi köyüme vardım Seni ellerimle toprağa verdim Sensizlik bahtımı gölgeler anne yusuf değirmenci Şair Yusuf Değirmenci |
Anneme
Bebekliğim, özlediğim anne Ilık,ılık süt emzirişin memenden. Sevginin daha ağır basışı öfkenden Sıcacık bağrına basışın Kollarınla sarışın Uykusuz *******inde ninni söyleyişin Erinme den yüksünmeden Özlediğim, sevgine mahsar oluşum Özlediğim,kucağında uyuyuşum Özlediğim, sadece çocukluğum değil anne Kış günlerinde tiril,tiril titreyişim Köyümün berrak derelerinde çimişim Kırlarında döl güdüşüm Merkebe binişim Kekik toplayışım Yonca biçişim Özlediğim geçmişim anne Özlediğim geçmişim. II Özlediğim sadece gençliğim değil, anne Tırpan biçişim Harman sürüşüm Düven dövüşüm Kendime gelişim Benliğimi buluşum Hayatı öğrenişim. Sadece geçliğimi değil, geçmişimi özlüyorum Kavak yeli deliliğimi, davranışlarımda Dünyayı kucaklayan arzumu, ihtiraslarımda Bütün problemleri çözebilmemi, azımım da Her mücadelede galip olmak, hayatımda Özlediğim hiçbir şey yok artık Gençlik tutkularımda. İsteklerim var anne İstediklerim var İstediğim Nefes alıp yaşamak değil Geçmişi geleceğe taşımak istediğim. Tutkularım, mutlu görmek geleceği Sevgi bahçesi yürekler taşıması insanların Kırılan sırça kalplerin tamiri istediğim. Sen değilsin özlediğim Çocukluğum değil Gençliğim değil Bu günüm değil Yarınımı özlüyorum anne Yarınlarımı özlüyorum. III Seni özlerim göremem Gücümün ötesine gittin getiremem Yüreğimin derinliklerindesin Seni orda yaşatırım,silemem Sevgiyi tatmayanlar Sevmeyi bilmeyenler Gözden geçirmeyenler ibret tahtası geçmişi Neyi özlediğimi, ne bilecekler? Onu ancak sen bilirsin Sevgiyle taşıdın karnında Sevgiyle sardın kollarını Sevgiyle vardın yanımda Sen yüreğimin derinliklerinde Sevgiyle yaşamaktasın Sevgiyle yaşamaktasın, anne Şair Yusuf Değirmenci |
Ant içiyoruz atam
Düşmanın amacına bir mezar kazmak için Şeref dolu tarihi yeniden yazmak için Yıllarca ve yıllarca didinmişti Atatürk Onu önder bilerek izindeydi her bir Türk Milletimin başına kahramanca geçmişti Hasta denilen ordu yeniden dirilmişti Doğdu bir güneş gibi samsun semalarında Acze düşmüş padişah,esirdi sarayında Erzurum da,Sivas ta alınmıştı kararlar Vatan bir bütün dendi,daralamaz sınırlar Milli sınır içinde vatan parçalanamaz Sultan sükut etse de Türk kayıtsız kalamaz Acelemiz var idi,yurt elden gidiyordu Toplamak gerekliydi,savaşacak bir ordu Anayurdun her yanı istila edilmişti “Ya istiklal ya ölüm” parolamız olmuştu Bu tutkuyla savaşıp kazandık istiklali Baş seçtik kendimize biz Mustafa kemal’i Genç,dinamik ve cesur bir yeni devlet doğdu Yeni devletin adı cumhuriyet konuldu Bu isim inkılap’a ilk adımdı ilk hamle Her Türk övünç duyuyor Mustafa kemaliyle Devrim üstüne devrim yarattı zekasıyla Altın sayfalar açtı tarihe icrasıyla Karanlık zihinleri aydınlatan ışık o İnsanlık şuurunu büyütecek beşik o O tarihten yüce,en aydın, en uluydu Tanrının yarattığı en münevver kuluydu Kendisinden daha çok vatanını düşünen Her şeyi doğru gören, her şeyi doğru bilen Düşüncesi aydınlık bakışları ileri Tarih hiç çıkarmadı böyle büyük önderi Milletimi mateme boğuyor on kasımlar Atam öldü derseler sakın inanmasınlar Atam eserleriyle tarihlerde yaşıyor Türklüğün evlatları gönüllerde taşıyor Yıllar geçti geçse de ışığımız, izimiz Ant içiyoruz Atam milletçe izindeyiz yusuf değirmenci Şair Yusuf Değirmenci |
Ararım
Sevenim olmadı bilmem ki neden Ben ölemem sevilmeden,sevmeden Arıyorum köy kasaba demeden Kalbimin içinde yari ararım Sararan gülümü kimse dermedi Şefkat göstermedi,sevgi vermedi Halimi hiç kimseler sormadı Benliğimi unuttum beni ararım Yalan dünya geniş midir,dar mıdır Bu inleyiş feryat mıdır zar mıdır Yaşam gerçek midir,zaman var mıdır Bu günü yitirdim,dünü ararım Şair Yusuf Değirmenci |
Arı kovanı türkiyem 1
Arı kovanı Türkiye İnsan patentli cumhuriyet Dökülen kanların bedeli hürriyet Verilen canların pahası istiklal Saldırdılar bu kovana,o eşek arıları Zorladılar sınırları Topa tuttular kıyıları Kan kusan toplara siper edildi sineler İçerde ikilik yaramak istiyorken, sinekler Tek bir vücut Tek bir ülkü Tek bir düşünce doğdu Mustafa kemalle Bu tutku bu idealle Koptu kol Kırıldı bacak Uçtu kelle Yürekler tekti Amaçlar tek Gaye hep aynıydı İstiklal için çarpıyordu her yürek. Lozan da, son çiviyi çaktı ustalar Ve son keseri vurdu Osmanlı yıkıldı cumhuriyet kuruldu. Anadolu,Trakya hür oldu Çalışkan milletime arı kovanı oldu. Artık çalışmak zamanı Barışmak zamanı Balla dolduralım bu kovanı Her arı, üzerine düşeni yapmalı Bazıları petek örmeli Bazıları polen toplamalı Zahmetin ürünü bal olmalı Kovan balla dolmalı Arılar aç kalmamalı. Şair Yusuf Değirmenci |
Arı Olması Gerek
Ölüm, hayat için bir son duraksa Sevgiyi taşıyan, kalpse, yürekse Binlerce soruya, cevap gerekse Ölenlerin, geri gelmesi gerek Açılan yaralar sarılacaksa Her suçun hesabı sorulacaksa Adalet’e güven sağlanacaksa Kefelerin, eşit kalması gerek Zamansız çıkmasa, tenlerden canlar Boyamasa, sokakları al kanlar Düşünen bir varlık ise insanlar Olaylardan, bir ders alması gerek Alınlar açıksa, gönüller paksa Umulanlar olmuyorsa, aksaksa Bunda insanlığın kusuru yoksa Derin düşünceye dalması gerek Kimin, kime neden,niçindir hıncı Yarım kalmış murat gönülde sancı Namus tarlasına iffet ağacı Bir iyice kök salması gerek Deniyorsa insan kalmamalı aç Kalmasın dünyada bir karış kıraç Bu dünyayı cennet yapmaksa amaç İnsanların arı olması gerek Herkes anlatmalı bildiklerini Cehaletin bizden çaldıklarını İnsan insanlıktan aldıklarını Fazlasıyla geri vermesi gerek Değirmenci arzuların bir rüya Bunları yapması çok zordur güya Bir refah yıldızı olmalı dünya İnsan bu bilince ermesi gerek Yusuf Değirmenci Emekli Em. Müd. Şair Yusuf Değirmenci |
Arımdandır arımdan
Dost olanda düşmanımda Hatamı söylemediler Bir çile abidesi haline getirdiler Mutluluğu reva göremediler Hayat denizinde, yüzmeyi unuttum Dost diye, yılanlara sarıldım Yaşama savaşı verdim biteviye Kopmuşken tutunacak dallarım. Beynimi kemiren mantıksız düşünceler Gönlümü tırmalayan ezik duygular Sere serpe dağılmışım ideallerimde Teselli istemiyorum artık çevremde Uzaklaşmak istiyorum dost dediklerimden İstenen ödünü veremem, vakarımdan Ayrılamam çocuklarımdan İsyan etmemişsem hayata Arımdandır, arımdan. Şair Yusuf Değirmenci |
Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 04:22 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.