![]() |
Hüseyin Sığırtmaç
**Öyle Alıştım Ki Sana!
Gözüm yolda bekler sessiz. Aşk ateşi narsız, közsüz! Sensiz hayat olur ıssız. Öyle alıştım ki sana! Sen yokken neşem ağlanır, Elimle kolum bağlanır. Yüreğim aşka dağlanır. Öyle alıştım ki sana! Aşksız boylama cihanı. Al beni kurtar dünyanı. Gönlümün sensin cananı. Öyle alıştım ki sana! Kavuşursak bayram düğün. Şenlenecek gönül evin. Yaşat beni sende sevin. Öyle alıştım ki sana! Sığırtmaç’ın darda başı, Yetiş döktürme gözyaşı. Gel arzumun temel taşı. Öyle alıştım ki sana! Antalya 19 Ağustos 2008 Hüseyin Sığırtmaç |
*Aşkın Yeli Eser
Aşkın yeli eser alır götürür. Karşılık bulmasa yer de bitirir. Dil aciz kalırsa kalp de yitirir. İçine hasretlik geçer oturur. Karanlıkta şafak seçmez gözlerin. Fırsat geçer gider heyhat sözlerin. Kalırsın yollarda tutmaz dizlerin. Romanlar dizdirir artık gizlerin. Yürek ahu figan çeker boşuna, Çektikçe efkârı gider hoşuna. Hasret aman vermez tutar kurşuna. Gayri çıkmak düşer dağlar başına. Saçına başına toplanır aklar. Duygu deryasında hükümdar yoklar. Sevda sahrasında dolaştı çoklar. Sığırtmaç’ı ancak sevilmek paklar. Antalya 18 Ağustos 2008 Hüseyin Sığırtmaç |
Acemi
Acemi diyerek taşlama beni. Kalemi bilmezsin, kelâm bilmezsin. Soğuk nefesinle haşlama beni. Hatırı bilmezsin, selam bilmezsin. Engin dala konar Ulu ustalar. Tabiplere akıl vermez hastalar. Ekmeğin tadını vermez pastalar. Ariften uzaksın, alim bilmezsin. Harfi tanımadan hece okursun. Nesir, manzum bilmez şair çıkarsın. Dilinde dua yok, ölü yıkarsın. Diriyi fark etmez, ölüm bilmezsin. Acemi olanın burda işi ne? Karga alkış tutmaz bülbül sesine. Kalbini kırmadan var git işine. Saltanatın yıkar elim bilmezsin. Bizde acemiyi yüke tutarlar. Balı dosta verip zehir yutarlar. Yordam bilmezleri çöpe atarlar. Haksızı af etmez dilim bilmezsin. Derin bir kültürün izi var bende. Koca Pir Sultan’ın sazı var bende. Hacı Bektaş, Yunus özü var bende. Anlatsam ne fayda halim bilmezsin. Mamur et aklını, donat dünyanı. Hor görüp incitme, tanı insanı. Sığırtmaç taşımaz nefreti kini. Dikene alışık gülüm bilmezsin. Bursa 13/12/2005 Hüseyin Sığırtmaç |
Adımız Sevgi
Sevginin doğduğu yerdir adımız, Adımız sevgidir tadımız sevgi. Sevenlere fetva yazmaz kadımız, Adımız sevgidir tadımız sevgi. Haklıyı düşünür Hakka uyarız, Hakkın verdiğine ilgi duyarız. Her insanı sever, sevgi yayarız, Adımız sevgidir tadımız sevgi. Ceddimizden aldık bu değerleri, Kâinat bozamaz bu ayarları. Karanlığa gömdük bütün körleri. Adımız sevgidir tadımız sevgi. Sevginin olduğu yerde yok korku, Buna bağlı döner dünyanın çarkı. Sevgiyle dolanlar anlar bu farkı. Adımız sevgidir tadımız sevgi. Sığırtmaç sevgiyle yaşar yaşarsa. Nefreti bitirir sevgi taşarsa. Savaş barış olur sevgi coşarsa, Adımız sevgidir tadımız sevgi. Antalya 12 Aralık 2007 Hüseyin Sığırtmaç |
Adın Saklı Kalsın
Hep sevgiyle baktı sana gözlerim. Adın saklı kalsın belki laf olur. Bilemezsin seni nasıl özlerim. Aşkın beni aşar aklım saf olur. Nur dolu yüzüne bakar doyamam. Adını yazmaya bile kıyamam. Suçum sevmek ise suç çok sayamam. Hak sevenden yana belki af olur. Ne kadar isterdim bir kez sarmayı. Sen ise bilmezsin hatır sormayı. Bağrıma işledin aşktan armayı. Yaktıkça sinemi derin of olur. Görür müyüm bilmem artık yüzünü. Gücüm yetse sürer idim izini. Değişmem dünyaya sohbet, sözünü. Sığırtmaç dolaşır dilim gaf olur. Bursa 07 Haziran 2006 Hüseyin Sığırtmaç |
Adını Hasret Koyarım
Beğendiğim her güzelin, Adını hasret koyarım. Yüreğimdeki gazelin. Adını hasret koyarım. Arayıp bulamadığım, Bulup da alamadığım Yanında olamadığım, Adını hasret koyarım. Yaşanan her güzel anın, Özlem çektiğim cananın Gönlümdeki fırtınanın, Adını hasret koyarım. Dört mevsimdeki baharın, Özlediğim her diyarın. İçimdeki arzuların, Adını hasret koyarım. Her duyguma eklediğim, Ayrıştırıp teklediğim, Sığırtmaç der beklediğim, Adını hasret koyarım. Antalya 05 Ocak 2008 Hüseyin Sığırtmaç |
Adressiz
İçimde bir ben var, beni bitirir. Hayal alır yine yare götürür. Efkâr yüreğime geçer oturur. Kurar saltanatı olmaz haberim. Gurbetim bitmedi sılada bile. Umut duygusunu kaptırdım yele. Dost diye bildiğim düşünür hile. Kimlere güvenip nasıl severim. Duygulara mekan var mı bir alem? Yürekle sözleşti durmuyor kalem. Ben neşe dedikçe geldi her elem. Al beni de dünya, boş kalsın yerim. Yalnız ağaç gibi kaldım ovada. Hayat başka gönül başka havada. Yitirdim mekanı ben bu davada. Sığırtmaç, adressiz kime giderim. Bursa 02/07/2004 Hüseyin Sığırtmaç |
Ağlarsın
Yedi yabancıya katma gel beni. Varlığım yokluğa döner ağlarsın. Bir sıcaklık göster savmadan günü. Bağrına anılar siner ağlarsın. Sanma ki ebedi burda kalışım. Verdiğim yanında zerre alışım. Bir daha belki de olmaz gelişim. Üstünde ışığım söner ağlarsın. Yanındayken bil dost kadir kıymetim! Senden bir yakınlık görmek niyetim. Bir başka derdim yok sevgi beklentim. Gün geçer ay geçer, anar ağlarsın. Aklından çıkarma Hak ile hakkı. Yeniden bir düşün var ile yoku. Sığırtmaç, ölümlü aç ile toku. Azrail döşüne konar ağlarsın. Bursa 04 Temmuz 2006 Hüseyin Sığırtmaç |
Ağlatır Beni
Yine efkârıma gücüm yetmiyor. Dolup yüreğime çağlatır beni. Güvendim yollara hasret bitmiyor. Engel olup dağlar bağlatır beni. Gafil dosta kucak açtım boşuna. Hedef oldum sitemine, taşına. Mahkum kaldım her senenin kışına. Parça parça bölüp sağlatır beni. Ayla güneşimi kararttı bulut. Yüreğimde tutsak kaldı her umut. El aleme neşe sağlayan Mabut. Sürüp gamdan gama ağlatır beni. Sığırtmaç efkâra yenik pehlivan. Sonuç ölüm ise yaşamak yalan. Ağarttı saçımı geçen her zaman. Aşk ateşi yakıp dağlatır beni. Bursa 01/03/2005 Hüseyin Sığırtmaç |
Akan Yaşımda
Yare ulaşmaya yetmedi hızım. Yine hayaldeyim, yol çeker gözüm. Engeller çoğaldı, umutsuz arzum. Düştüm efkarına hasret başımda. Hüznüm neşe olsun tüm sevenlere. Mutluluklar olsun yar diyenlere. Kavuşmak isterken dost, yarenlere. Düştüğüm yollarda engel karşımda. Ayrılık rüzgarı savurdu beni. Gurbete sürerek ayırdı beni. İçimdeki hasret kavurdu beni. Tutuşur arzular alev döşümde. Sığırtmaç’ı eş, dost bıraktı yalnız. Kararan duygumda ışıksız yıldız. Hasret yüreğimi tüketir sessiz. Dost hayali yaşar akan yaşımda. Bursa 18/02/2005 Hüseyin Sığırtmaç |
Akasım Gelir
Yarin yüreğini oyup, Cismimi ekesim gelir. Hüzüne bir bomba koyup, Pimini çekesim gelir. Bitsin hasret, bitsin efkar. Mutluluk sarsın her diyar. Belki gönül aşka doyar. Yüreği yakasım gelir. Faydasız yaşamak zarar. İnsanlık doğruluk arar. Bulup şu gönlüme bir yar. Derdimi dökesim gelir. Sığırtmaç eğilmez baştım. Yar hasreti sardı şaştım. Gitti gençlik, çağı aştım. Geriye akasım gelir. Bursa 24/06/2005 Hüseyin Sığırtmaç |
Akgül’üm Leyla
Hangi bir yönünü yazsın bu kalem. Yüceden yüceye Akgül’üm Leyla. Tertemiz yüreğin görmesin elem. Şafaksın geceye Akgül’üm Leyla. Hak, adalet için çarpar yüreğin. Senden farkı ne ki huri, meleğin. Sevgiyi yaymaktır temel ereğin. Heceden heceye Akgül’üm Leyla. Genç yaşta yutmuşsun ilim irfanı. Beynindeki kudret değer cihanı. Yücelere taşır gönlün insanı. Bal olur acıya Akgül’üm Leyla. Dağılan parçalar birleşir senle. Buz olan yürekler korlaşır senle. Yer yurt bulamayan yerleşir senle. Rehbersin yolcuya Akgül’üm Leyla. Mecnun’u var eden sen değil misin? İlim, irfan ve fen sen değil misin? Cana can katan can sen değil misin? Kervansın hancıya Akgül’üm Leyla. Sığırtmaç’a cansın,dostsun, kardeşsin. Karanlığa ışık saçan güneşsin. Sen susma, hep şair dilin konuşsun. Derman her sancıya Akgül’üm Leyla. Bursa 06/05/2005 (Değerli Şair Kardeşim Leyla Akgül'e ithafımdır.) Hüseyin Sığırtmaç |
Aklıma
Efkârına alışmışken ayrılık. Kavuşmayı yar düşürdü aklıma. Aşk ateşi sardı geçmez sıcaklık. Yanıyorum kar düşürdü aklıma. Duygular karıştı beden perişan. Gidenden haber yok, gelen perişan. Ağlayan perişan, gülen perişan. Anlamadım zor düşürdü aklıma. Olurdan olmazdan her duygu bende. Dolaşır arzular yorgun bedende. Her anı bir izdir fani şu tende. Sayamadım bir düşürdü aklıma. Kendini Mecnun’a emsal görenler. Hasret çeker Leyla’sına yarenler. Sığırtmaç yoğrulup pişti erenler. Yok içinde var düşürdü aklıma. Bursa 24/02/2005 Hüseyin Sığırtmaç |
Aman
Dost tutmayın aman ölçüp biçmeden. Sizde benim gibi yanmayın aman! Bal tadı bilinmez zehir içmeden. Her arı bal yapar sanmayın aman! Bozar asabını bakmaz haline. Değer yargısını dolar diline. Bir acı hatıra verir eline. Gül sanıp dalına konmayın aman! Güldürür ağlatır türkü saz ile. Sanma ki duygusu içten, haz ile. Eğleyip avutur bir çift söz ile. Şeytanın atına binmeyin aman! Sığırtmaç’a haram etti neşeyi. Dolaşır düşünce dokuz köşeyi. Öfkeli baş takmaz beyi, paşayı. Fazla da derine inmeyin aman! Bursa 26 Mayıs 2006 Hüseyin Sığırtmaç |
An Yeter
Sevdiğim boşuna hasretim meğer. Ne bir hatır sordun ne verdin değer. Ben bu efkâr ile ölürsem eğer, İstemem çelengi beni an yeter! Duygumda can bitti duymam nazını. Hasretinden öte bilmem hazını. Temelli unutma gel bu ozanı. Adımı anarak bir gün yan yeter! Sevginin dünyada yoktur mimarı. Bende onaramam koyarım yarı. Sayende virandır aşkın diyarı. Anla ki borçlusun bana can yeter! Yeşersin filizin demem ki sen sol. En çok sevdiğime götürür bu yol. Demem ki başımda dönen turna ol. Mezarım taşına bir kez kon yeter! Sığırtmaç sevgisi kalsın emanet. Yar hakkın kaldıysa öderim diyet. Hiç kabul olmadı tuttuğum niyet. Veririm toprağa aşka son yeter! Antalya 19 Eylül 2007 Hüseyin Sığırtmaç |
Anadolu Aşıkları
Anadolu Aşkı gönül erleri. Mevlâna ve Yunus esas pirleri. Geride bırakıp bütün körleri. Anadolu’m öz vatanım ben geldim. Dağ oba demeden kurduk çadırı. Canımıza candır dostun hatırı. Ahtı vefa bilip iki satırı. Anadolu’m öz vatanım ben geldim. Doğrudan ayrılmaz asla özümüz. Vatan, Bayrak için pektir gözümüz. Türklük meşâlemiz tektir sözümüz. Anadolu’m öz vatanım ben geldim. Sığırtmaç kopuzla düşmüşüz yola. Saf tutmuşuz Malazgirt’te kol kola. Birliktir çağrımız hem sağ hem sola. Anadolu’m öz vatanım ben geldim. Bursa 24 Mayıs 2006 “Anadolu Aşıkları” Grubuna ithâf olunur. Hüseyin Sığırtmaç |
Anam
Ömür ipliğinin son ilmeğinde, Yoğun bakımların ak gömleğinde, Mekânından uzak gurbet elinde, Gitmeden hakkını helâl et Anam! Eyüp dert içinde ya sabır dedi. Bu dünya kimseye değil ebedi. Yüreğime koyma sende hasreti. Gitmeden hakkını helâl et Anam! Ana baba hakkı varla ödenmez, Sevgi ifadesi kârla ödenmez, Yüreğin sevdası korla ödenmez. Gitmeden hakkını helâl et Anam! Babacığım bekler etmez acele, Her can teslim bir gün elbet ecele! Dünya gözü ile beni gör hele, Gitmeden hakkını helâl et Anam! Bana ızdıraptır hasta her anın. Dilerim hiç azap görmesin canın. Her can yolcusudur bu fani hanın, Gitmeden hakkını helâl et Anam! Sığırtmaç’ın ister yanına uçmak, Sarmazsın kol kanat zor artık açmak. Dünyanın kanunu konup da göçmek, Gitmeden hakkını helâl et Anam! Antalya 21 Kasım 2007 Hüseyin Sığırtmaç |
Anama Veda
Veda etme vakti, cansız cesedin. Nur yüzünden belli cennet ahretin! Bu güzel evlâtlar kalan servetin. Ardından yaş döker kuzular Anam. Babamla yan yana koyduk mezarın. Ağlar torun, oğul, damat, kızların. Büyük oğlun yoktur, kaldı nazarın. Depreşir bağrında sızılar Anam. Evin tarlaların büktü belini. Meyve ağaçların eğdi dalını. Kara toprak sardı kanat kolunu. Viranedir yaban yazılar Anam. Uzak diyarlardan geldi torunlar. Onlar temiz, leke tutmaz yarınlar. Bencillik olursa bitmez sorunlar. Eyvah deyip yanar bazılar Anam. Evine vurdular kilidi, sessiz. Duvarlar ağlamaz vefa yok, hissiz. Dünya malı için gülenler yüzsüz. Kenetlenir er geç azılar Anam. Sığırtmaç oğlunda bir gör vefayı. Yandığı bir değil sorma defayı. Süren sürsün artık zevki sefayı. Aslan mekânında tazılar Anam. Kayseri 22 Kasım 2007 Hüseyin Sığırtmaç |
Anlarsın
Beni anlamadan sürdün dağlara. Şiirler bağrını deler anlarsın. Ben adını çizdim yeşil bağlara. Bir gün sen de cana gelir anlarsın. Bir zerre ümitle yola bakarım. Küle dönsem bile seni yakarım. Esaret zincirim sana takarım. Aşka tutulunca bilir anlarsın. Cana gelir er geç taş olan bağrın. Karanlığı yıkar gün verir çağrın. Sığırtmaç der edep erkansa doğrun. Bir gün el, bel ve dil ölür anlarsın. Bursa 08/03/2005 Hüseyin Sığırtmaç |
Anlatamadım
Ben bana anlattım gamı hasreti. Gözümdeki yaşa anlatamadım. Her türlü mekânda çektim gurbeti. Akılsız bu başa anlatamadım. Yalanı yanlışı miğfer etmedim. Hak yolundan başka yola gitmedim. Ömür geçti gitti bir yer tutmadım. Toprağa ve taşa anlatamadım. Duygumun efkârlı demi devranı. Gönlüme sis düştü görmem evreni. Yine beni geçti aşkın kervanı. Bir kurda bir kuşa anlatamadım. Yüreğimde deprem, toz duman üstü. Karardı her yanım gölgeler bastı. Gecenin yıldızı ışığı kesti. Halimi güneşe anlatamadım. Sığırtmaç gün aştı doğmaz yeniden. Vazgeçtim istemem aşktan sevgiden. Bir pençe indirdi her gelen giden. Sebebini döşe anlatamadım. Bursa 03 Mart 2006 Saat: 17.15 Hüseyin Sığırtmaç |
Ara
Sarpa sarma artık gönül başımı. Pençe vurup yorma yine döşümü. Süsletme elimle mezar taşımı. Yaşamı sevginin gözünde ara Başımı kumlara gömme yeniden. İstemem seherlik aşk ve sevgiden. Darbeyi vurmadan her gelen giden. Aşk ararsan Yunus izinde ara. Yaşamanın hissi aşk ile belli. Sevgisiz can kurur eser sam yeli. Arzular bedene değil teselli. Derdine dermanı özünde ara. Yolun sonu belli bakma boşuna. Yıldızlara çakmak çakma boşuna. Efsaneye kafa takma boşuna. Kerameti kamil sözünde ara. Sevgiyle şenlenir yaşanan diyar. Sevgisiz yürekler çeker ahu zar. Ağustosta sanma yağmaz başa kar. Sıcaklığı yürek közünde ara. Sığırtmaç sevgiyle sağlanır birlik. Sevgisiz varlığın ömrü seherlik. Bu günden yarını gör bir seferlik. Geleceği oğul kızında ara. Bursa 11 Nisan 2006 Hüseyin Sığırtmaç |
Aramazsın Yar
Boşuna arayıp sorma sebebi. Bu aşkın sırrına eremezsin yar. Gönül deryasında derin bir debi. Balinalar yüzer göremezsin yar. Bu aşkın hikmeti bir efsânedir. Zahiri görünen can divanedir. Batıni olanlar hep viranedir. Şekle bakıp gönül veremezsin yar. Can gözü görmeyen uzak menzile. Rahata erilmez çekmeden çile. Bülbülün nağmesi zevk verir güle. Ateş olur dalı deremezsin yar. Bakma Sığırtmaç’ın garip aşkına. Her güzel mihmandır gönül köşküne. Geçer gençlik gider döner düşküne. Belki de unutur aramazsın yar. Bursa 19/08/2005 Hüseyin Sığırtmaç |
Ararım
Yaşamaya olan dargınlığımı, Yürekteki bütün kırgınlığımı, Dallarına konup yorgunluğumu, Alacak fedakâr bir dost ararım. Dünya kaygısını atıp kenara, İhtiyaç duymadan düzen ayara, Kararan duyguma yeniden çıra, Olacak fedakâr bir dost ararım. Çok mu seviyorum bilmem kendimi? Paylaşsın isterim neşe, derdimi. Şenlendirip bütün yer ve yurdumu. Kalacak fedakâr bir dost ararım. Arzular kalmasın artık içimde. Gayrı çoğalmasın aklar saçımda. Gönlüme eş olup dürüst biçimde. Gelecek fedakâr bir dost ararım. Bir gün bulacağım umduklarımı. Aramam maziye gömdüklerimi. Duygusuzlar bilmez duyduklarımı. Bilecek fedakâr bir dost ararım. Sanmayın bencildir bendeki bu can. Beni dost bilene olurum kurban. Nihayet sevgiyle derdime derman Bulacak fedakâr bir dost ararım. İlânım var duysun yalnız kalanlar. Yetişsin sevgiye muhtaç olanlar. Bir daha ayrılmaz kalbe dolanlar. Dolacak fedakâr bir dost ararım. Sevginin ateşi yangın sinemde. Çıkar gözetmeden darda yanımda, Sığırtmaç diyerek ecel günümde, Ölecek fedakâr bir dost ararım. Bursa 10 Nisan 2006 Hüseyin Sığırtmaç |
Ararsın Beni
Derde derman sanıp düştüm peşine. Beni değil, eli sardın döşüne. Bilmedin kıymetim küller başına. Gün aşar, yıl aşar, ararsın beni. Yüzünden ne çektim, bir kez sormadın. Yoruldum peşinden, koştun durmadın. Burnun Kaf dağında geçtin görmedin. Gün aşar, yıl aşar, ararsın beni. Mağrurluk ve kibir sarmış bendini. Dünyanın hâkimi sandın kendini. Bozacak değilim bu ahengini. Gün aşar, yıl aşar, ararsın beni. Sığırtmaç efkârı dizdim bu başa. Kahrından çatlardı yazsaydım taşa. Ben geçer giderim sen senle yaşa. Gün aşar, yıl aşar, ararsın beni. Antalya 01 Ekim 2006 Hüseyin Sığırtmaç |
Arkadaşım
Yüreğine sinmiş dostluk davası Kahverengi gözler olmuş sevdası. Genç yaşta yalnızlık sarmış yuvası. Tek başına takım kur arkadaşım. Gecesi yok, gündüzü yok yollarda. Sevdasını arar sanal kollarda. Yitirmiş yönünü sağ ve sollarda. Yine saçak salkım dur arkadaşım. Güzel yüreğine bulmamış dengin. Gönlünde sevdan mı ne, kahverengin? Tertemiz kalbiyle engin mi engin. Dönüyor dört iklim yer arkadaşım. Sevgi müptelası çakmak gözü var. Doyulmaz sohbeti ve de sözü var. Kışa kafa tutan bahar yazı var. Yüreğine aşkı kor arkadaşım. Film şeridi gibi anı hayatın. Tek kişilik takım bu saltanatın. Çift olanlar sanma buldu rahatın. Bazen yedi büklüm gör arkadaşım. Uçup bulutlarda yer bulmuş eşin. Yorgan tutuşmaz mı sararken döşün? Ellere benzemez buruk gülüşün. Yine şaştı aklım dur arkadaşım. Varını yokunu paylaşmak ister. Yüzünü yitirir ararken astar. Gökyüzünde yalnız bir turna göster. İstekleri saklı yar arkadaşım. Bir takımı yener dünya görüşün. Neşe dağıtıyor hayat yarışın. Yürekler pareler gamlı duruşun. Her yönüyle farklı zor arkadaşım. Sabah tek başına spor ve de gezi. Öğlen yalnızlıktan yürekte sızı. Akşam eşlik eder müzik ve dizi. Hayalden hayale sır arkadaşım. Ömür sayfan geçip giderken sona. Alem terler iken kalırsın dona. Yorgun kanatların nereye kona? Yanında yörende har arkadaşım. Bilgisayar tuşu kış ile yazı. Büyüyen sevgisi gönlünde hazı. Yüreğinde öfke sevdası bazı. Başın taştan taşa vur arkadaşım. Kıymeti yok namertlerin aşının. Kanadı yok gezer gönül kuşunun. Sanma iyilik bulur iyi düşünen. Feleğin gözü kör kör arkadaşım. Sığırtmaç’ı aşar hayat bakışı. Derin iz bırakır kalbe akışı. Koşarak çıkarsın ama yokuşu. Yalnızlık bir ömrü yer arkadaşım. Bursa 25 Nisan 2005 (Bu şiirimi Sevgili Arkadaşım Sevim E. Tezel'e ithaf ediyorum.) Hüseyin Sığırtmaç |
Artık
Duygular içinde buz tuttu sözüm. Aşk ateşi yaksa çözülmez artık. Tel perdeye küstü suskundur sazım. Yar diye türküler dizilmez artık. Hasret mahkum etti canı kedere. Ayrılık derdine kim bulur çare. Leyla’nın izi yok düştüm çöllere. Dünyada yar ile gezilmez artık. Efkâr mı çekerdim yari bulsaydım. Cana can verirdim candan bilseydim. Yenerdim feleği bir kez gülseydim. Kurudu göz yaşım süzülmez artık. Öfke yıkar sabır bittiği zaman. Güller açar bülbül öttüğü zaman. Can bedenden çıkıp gittiği zaman. Sığırtmaç gam çekip üzülmez artık. Bursa 04 Nisan 2006 Hüseyin Sığırtmaç |
Aşk Taşırım
Yar sevdanı yüreğime, Yükle gitsin, ben taşırım. Bakma kazma, küreğime, Gömmem korkma, aşk taşırım. Aşktır yaşam, dünya tadı. Aşktır Leyla, Mecnun adı. Mülke adaletse kadı. Sadece aşkı taşırım. Aşk olursa dünyada var. Kalmaz nadan, tükenir har. Saracaksan hep aşkı sar. Duygusunu ben taşırım. Sığırtmaç aşk ile yaşar. Yüreğe aşk doldu taşar. Ferhat Şirin’ine koşar. Feryadını ben taşırım. Bursa 04/05/2005 Hüseyin Sığırtmaç |
Aşkı Aratma
Alışamam, olmaz kolay. Bana aşkı aratma gel. Senden ayrı anım olay. Bana aşkı aratma gel. Beklemekten yorulurum. Bir haber sal darılırım. Gider ele sarılırım. Bana aşkı aratma gel. Usanırım kalmaz heves, Gelmiyorsan bari ver ses. Dönebilir yalnızken his. Bana aşkı aratma gel. Sanma kolay beğenirim. Sensiz kime güvenirim. Sevgi göster sevinirim. Bana aşkı aratma gel. Aşkın her zerresi ince, Duygumdadır gündüz gece. Dayanmam güzel görünce, Bana aşkı aratma gel. Gençliğim olsaydı keşke. Gelirdim daha çok aşka. Sığırtmaç’la aşk bir başka, Bana aşkı aratma gel. Antalya 12 Haziran 2008 Hüseyin Sığırtmaç |
Aşkın Uğruna
Sevdamın üstüne çekme buzları, Bu aşka dayanmaz Huri kızları. Ellisinden sonra bahar yazları, Yıktırma gel bana aşkın uğruna. Çöllerde bırakma sarı sıcağa, Zaten yürek döndü yanan ocağa. Maskara ederek çoluk çocuğa, Taktırma gel bana aşkın uğruna. Kardelenler gibi açmaz yaprağım. Son bir kez bakayım örtme toprağım. Değerler taşırım ondan korkağım. Yaktırma gel bana aşkın uğruna. Sen duygum içinde ölümsüz bir taç, Belki son kazancım ağaran bu saç. Beni ele güne ederek muhtaç. Baktırma gel bana aşkın uğruna. Sığırtmaç aşk ile sevgiyi bozan. Esti sam yelleri ondan bu hazan. Varımı yokumu döktüm, yok düzen. Çektirme gel bana aşkın uğruna. Antalya 15 Mayıs 2008 Hüseyin Sığırtmaç |
Atam
Dalgalanan bayrak çağırır adın. Sayende eşittir erkek ve kadın. Çağdaş uygarlığa ermekte yurdun. İzinde hep yürür ülke duy Atam. Seni anmayanın zaydır akılı. Biriz, beraberiz taşı, çakılı. Bu vatan bekçisi kışla, okulu. Yapıştık diktiğin köke duy Atam Dahi denilmez mi sendeki güce? Işık oldun karanlığı görünce. Seni örnek alır çok lider nice. Sensin tarih, sensin ilke duy Atam. Mazlum milletlere oldun meşale. Önderliğin ile tuttuk el ele. Dumlupınar, Sakarya, Çanakkale, Senden iz taşır her Türk’e duy Atam. Her Kasım ayında çekeriz hüzün. Biliriz ki üstümüzde hep gözün. Bize rehber oldu veciz her sözün. Dünya adın yazdı ilke duy Atam. Hep seni okuduk, hep seni yazdık. İlke, inkılâbın yüreğe kazdık. Bu ezân, bu bayrak sayende, çözdük. Sığırtmaç kondurmaz leke duy Atam. Bursa 10/11/2005 Hüseyin Sığırtmaç |
Atamın Ruhu
Bir Mehmet’in kanı dünyaya değer, Ne için yaşarız sormazsak eğer. Hükmedip dünyaya yeniden ayar, Vermez isek sızlar Atamın ruhu. Ölmez isek eğer vatan uğruna, Dirilir şehitler gider ağrına. Türklük paydasını yurdun bağrına, Örmez isek sızlar Atamın ruhu. Yeniden bir destan yaratmalıyız, Hain emelleri kurutmalıyız, Düşmana ölümü aratmalıyız, Vurmaz isek sızlar Atamın ruhu. Yeter anaların feryadı yaşı, Gülüp eğlenmesin terörün başı. Topyekûn birleşip düşmana karşı, Durmaz isek sızlar Atamın ruhu. Bu kudret Ceddimin bize mirası, Biz değil düşmanlar çekmeli yası. Sığırtmaç der bizde yiğidin hası, Görmez isek sızlar Atamın ruhu. Antalya 23 Ekim 2007 Hüseyin Sığırtmaç |
Atatürk
Atatürk çok çalıştı. Hep zafere ulaştı. Arzusu da barıştı. Sevgi yaydı yurt için. Savaşarak kazandı. Hep doğruyu yazandı. Cumhuriyet düzendi. İlke koydu yurt için. Yurt için fedakârdı. Millet için hep vardı. Durmak ise zarardı. Lider O’ydu yurt için. Çıkar nedir bilmezdi. Haksıza eğilmezdi. Yoksul varken gülmezdi. Güneş, Ay’dı yurt için. Hep ilme verdi değer. Gelmedi böyle lider. Ölümsüzlük bu meğer. Fikri paydı yurt için. Misakı milli derdi. Her yönüyle önderdi. Sığırtmaç gönül verdi. Sevda buydu yurt için. Antalya 21 Kasım 2006 Hüseyin Sığırtmaç |
Ateş Düştü
Ateş düştü yüreğime. Dağ başında kar olayım. Senin gibi bir zalime. Çile çekip yar olayım. Bir vefa görmedi sevgim. Sarardı da soldu rengim. Bozuldu artık ahengim. Yana yana kor olayım. Umutlarla hasret güzel. Meşakatli yaşam rezil. Dünyada almadım menzil. Nerelerde kâr olayım. Sığırtmaç yorgun boşuna. Sevgisi bela başına. O yarin beyaz döşüne. Sarılarak sır olayım. Bursa 16/03/2005 Hüseyin Sığırtmaç |
Ateşin Gönlümde
Ateşin gönlümde yandığı zaman Yücelerde yıldız şavkı olurum. Özlemin ufkumu aştığı zaman Seninle Mecnun’un aşkı olurum. Parlayan gözlerin yaşam güneşim. Senin hasretinle hoş değil başım. Sensiz huzur bulmaz makberde taşım. Seninle saltanat köşkü olurum. Efkârlı başımın sebebi oldun. Duyguma eş sandım yabancı kaldın. Ruhuma can veren kanat ve koldun. Sensiz gurbet elin çarkı olurum. Sığırtmaç umutlu belki boş yere Derdimi anlattım çok *******e Duygum mahkum etti hep hücrelere Meçhul sevdalarla kuşku olurum. Bursa 14/10/2004 Hüseyin Sığırtmaç |
Avun Biraz
Yüreğin dert yükü olmuş, Tut elimden avun biraz. İçin dışın hasret dolmuş. Al sevdamı sevin biraz. Ortak edelim sevdayı, Yakalım dağı, ovayı. Unutmadan yaşamayı. Aşka gelip övün biraz. Dağ, bayır dolanma keyfi. Gel yanıma aşkım safi. Tutturmamışsın hedefi. Yanlış izde avın biraz! Öfken yıkmasın bendini. Esirgeme yak sevgini. Haydi, gel buldun dengini. Aşka muhtaç tavın biraz! Sevgisiz kalmışsın yasta. Çıkıp yanma Everest’te. Torosta can bulur hasta. Gel Sığırtmaç evin biraz. Antalya 14 Ağustos 2008 Hüseyin Sığırtmaç |
Avutur Beni
Oyuncağa döndüm yarin elinde. Bir sağa bir sola savurtur beni. Mecnun’a çevirip Leyla çölünde. Aşkın ateşiyle kavurtur beni. Ne atar kurtulur ne de vazgeçer. Ne terk edip gider ne de yar seçer. Bir bakışı kalpte bin yara açar. Mavi boncuk ile avutur beni. Bazı kar, fırtına dağlar başında. Bazı gül, çiçekler açar döşünde. Güneşi yitirdim yağmur yaşında. Sevda rüzgarıyla kurutur beni. Sığırtmaç’a gam ve neşe kaynağı. İşgal edip gönlü kurdu konağı. Duygum yar aşkıyla yanan buzdağı. Dünya zevklerinden soğutur beni. Bursa 18/05/2005 Hüseyin Sığırtma |
Ayrılığa Olma Sebep
Baharsın kara kışıma, Hasreti sarma başıma. Kaynaksın hayal düşüme. Ayrılığa olma sebep. Yar deyip düşerim aşka. Yar ile yaşam bambaşka. Sultanı olmuşken köşke, Ayrılığa olma sebep. Yollarda kalmasın gözüm. Sevgiye hep muhtaç özüm. Yarına teminat sözüm. Ayrılığa olma sebep. Sahip çık koyma arada. Yoksa duramam burada. Sensiz dünya ıssız ada. Ayrılığa olma sebep. Sığırtmaç’ı salma çöle, Bülbülü figanım güle. Yalvarıp yakartma ele, Ayrılığa olma sebep. Antalya 24 Temmuz 2008 Hüseyin Sığırtmaç |
Babama Ağıt
Asırlık çınardın teslim zamanı. Anam sözün tutup bağlar çeneni. Oğlun kızın geldi bir aç gözünü. Çok yaslıyız Babam sen rahat uyu. Gün iki bin beşin on dört Aralığı Nesiller görmedi bu kalabalığı. En hasından yaptın hep babalığı. Çok yaslıyız Babam sen rahat uyu. Kayseri mekânın Pınarbaşı’sı, Salman Obası’dır Şirvan karşısı. Derdinden ah çeker konu komşusu. Çok yaslıyız Babam sen rahat uyu. Acı telefonla oldu haberim. Direksiyondayım yaşlı gözlerim. Dünya gözü ile bir bak özlerim. Çok yaslıyız Babam sen rahat uyu. Bursa’da Uludağ çöktü başıma. Gençliğin yeniden çıktı karşıma. Uğradım yedide ben bir hışıma. Çok yaslıyız Babam sen rahat uyu. Kayseri yoluna düştüm gelirim. Yüreğim kan ağlar öksüz kalırım. Garip Anam seni yalnız bulurum. Çok yaslıyız Babam sen rahat uyu. Radarın cezası vız gelir gayrı. Kadere razıyız gerekmez duyru. Meslekler uğruna olmuşuz ayrı. Çok yaslıyız Babam sen rahat uyu. Beklemedin neden yedi evladın. Teslim ettin ruhu, cansız cesedin. Hepimiz de tattık sevgi, şefkatin. Çok yaslıyız Babam sen rahat uyu. Aniden gidişin çok acı geldi. Gördüğüm son rüya bağrımı deldi. Azrail sonunda seni de aldı. Çok yaslıyız Babam sen rahat uyu. Hakkın emri geldi tattık ölümü. Kime arz edeyim gayrı halimi. Garip Anacığım bekler yolumu. Çok yaslıyız Babam sen rahat uyu. Gülümsüyor yüzün nurlu bedenin. Hoca talkın verip biçti kefenin. Ağıtlar yakıyor büyük Elif’in. Çok yaslıyız Babam sen rahat uyu. Ninemin yanına koyduk mezarın. Seni unutturmaz gelecek yarın. Şen olsun bucağın cennet diyarın. Çok yaslıyız Babam sen rahat uyu. Antalya’dan geldi torun Cafer’in. Canına can ise bak gör Metin’in. Başucunda işte yetti Engin’in. Çok yaslıyız Babam sen rahat uyu. Gülkaynak Yeter'in uçtu burada. Gülay torununsa uzak diyarda. Bir ömür çalıştın dinlen mezarda. Çok yaslıyız Babam sen rahat uyu. Sakine, Meral'in çeker yasını. Torunların özler şefkat hissini. Evlâtların duymaz gayrı sesini. Çok yaslıyız Babam sen rahat uyu. Hatıralarını gömdük sineye. Senden memnun herkes, bakma geriye. Dolu peteklerin döndün arıya. Çok yaslıyız Babam sen rahat uyu. Senden kalan nesil örnek bir nesil. Yaşar değerlerin istemez kefil. Senden yadigardır alınan şekil. Çok yaslıyız Babam sen rahat uyu. Darda hiç koymadı rahman ve rahim. Burda damat Ali, Hakkı, İbrahim. Ceddi cananımsın aslı ervahım. Çok yaslıyız Babam sen rahat uyu. Geldi subay Hasan, kızın Hacihan. Torunların Bülent ile Erhan’ın. Kalbinin hükmüyle morarmış yanın. Çok yaslıyız Babam sen rahat uyu. Evlatlar torunlar döküyor yaşın. Yoksula, garibe ilaçtı aşın. Yeter çektiklerin dinlensin başın. Çok yaslıyız Babam sen rahat uyu. Yurdun dört yanından vardık yanına. Sığırtmaç Mehmet Ali derler namına. Kemlik bulaşmadı asla kanına. Çok yaslıyız Babam sen rahat uyu. Canın feda ettin oğlun kızına. Tahsile erdirip vardın arzuna. Yetmedi bir asır bile hızına. Çok yaslıyız Babam sen rahat uyu. En hasıydın daim Türk’ün, İslam’ın. Sıcağı severdi diyor Gülsüm’ün. Yiğidiydin gelmiş geçmiş aslının. Çok yaslıyız Babam sen rahat uyu. Cennet olsun evin şad olsun ruhun. Ulu bir çınardın olmadı kahrın. Eyüp’e emsaldi çektiğin sabrın. Çok yaslıyız Babam sen rahat uyu. Hemşire torunun Semra çok ağlar. Figana dayanmaz Tahtalı dağlar. Senden yadigârdır tüten ocaklar. Çok yaslıyız Babam sen rahat uyu. Bursa’dan getirdim kızın Yeter’in. Aydın’daki çiftlik çeker efkârın. İsmail oğlunla tüm çocukların, Çok yaslıyız Babam sen rahat uyu. Yalnız kaldı sensiz gariptir Anam. Büyük kızın Elif der ki ben alam. Mersin’e götür ya ben nasıl duram. Çok yaslıyız Babam sen rahat uyu. Emektar ellerin bak kucağında, Adana’dan küçük Elif figanda, Güzel kızın Gülsüm ağlar sağında. Çok yaslıyız Babam sen rahat uyu. Komşulara verdik inek tavuğun. Yokluğunla döner kedi manığın. Görevin tamamdır git son durağın. Çok yaslıyız Babam sen rahat uyu. Yoksullara paydır son sucukların. El pençe karşında tüm çocukların, Örnek aldı seni hep komşuların. Çok yaslıyız Babam sen rahat uyu. Evlatsız diyordun canım Hüseyin. Ondan açık gitti güzel gözlerin. Sevgi haykırırdı daim sözlerin. Çok yaslıyız Babam sen rahat uyu. Dayım Kayıran’a çevir başını. Elem bastı Şahin arkadaşını. Minnetle öpeyim mezar taşını. Çok yaslıyız Babam sen rahat uyu. Görmez misin yanan yeğen Hamza’nı, Cesedin yumağa yaktı kazanı. Gayrı hissetmezsin ağrı sızını. Çok yaslıyız Babam sen rahat uyu. Tek başına gelmiş torun Zeynep’in. Çok memleket gezdin buldun son evin. Peşinden yas tutar gelin güveyin. Çok yaslıyız Babam sen rahat uyu. Hacihan kardeşin ve eşi yorgun. Ömründe olmadı sana bir kırgın. Güzel kardeşinse durgun mu durgun, Çok yaslıyız Babam sen rahat uyu. Erdoğan Öğretmen bile başında. Mevsim yaza döndü kar ve kışında. İbreti âlemsin misk naaşında. Çok yaslıyız Babam sen rahat uyu. Kırkgeçit’li Rüstem kirven burada, Annemiz canımız sanma arada. Kim bilir ki kimin canı sırada. Çok yaslıyız Babam sen rahat uyu. Avşar Metin’ime gönül borcum var. Yeğenin Mahmut’sa çok içten yanar. Ramo Salman seni çok derin anar. Çok yaslıyız Babam sen rahat uyu. Rahatlık uğruna değildi davan. Büsbütün konforun bir yırtık savan, Yağlı durur iken çok yedin yavan. Çok yaslıyız Babam sen rahat uyu. Gelinlerin olsun kutlu ve mutlu. Yukarı Karagöz yaya ve atlı. Rahmet olsun sana melek suratlı. Çok yaslıyız Babam sen rahat uyu. Tahsile erdirip büyüttün bizi. Senden teslim bize insanlık hazı. Duygum alev alev yürekte közü, Çok yaslıyız Babam sen rahat uyu. İlkeliydin yoktu asla tavizin. Yerini tutar mı oğlun ve kızın. Babandan kalmadı toprağın, yozun. Çok yaslıyız Babam sen rahat uyu. Hiç muhtaç olmadın namert aşına. Her derdi yüklendin yalnız başına. Kalbin ağır geldi kalkan döşüne. Çok yaslıyız Babam sen rahat uyu. Tarlaların sensiz virane olur. Arpanla buğdayın ambarda durur. Diktiğin fidanlar peşinden gelir. Çok yaslıyız Babam sen rahat uyu. Bağın bahçen viran gittin çınarım. Emek verdiklerin bilmez yanarım. Ömrüm var oldukça seni anarım. Çok yaslıyız Babam sen rahat uyu. Emeklerin kimler bilir bilmem ki. Anam Babam deyip gayrı gülmem ki. Dünya mekan değil ben de kalmam ki. Çok yaslıyız Babam sen rahat uyu. Mersin, Adana’da el oldu Anam. Kalbin dayanır mı İsmail Ağam. Karlara büründü koskoca dağım. Çok yaslıyız Babam sen rahat uyu. Ne binalar kurdun usta başıydın. Bize mekan kuran mihenk taşıydın. Yaz kış aramazdın gurbet kuşuydun. Çok yaslıyız Babam sen rahat uyu. Namını yaysınlar yedi düvele. Yasından şaşırdı mevsimler bile. Sonunda ulaştın yüce menzile. Çok yaslıyız Babam sen rahat uyu. Bursa’ya döndüm ya acı içinde. Yine ak çoğaldı siyah saçımda. Öksüz koydun bizi yalnız biçimde. Çok yaslıyız Babam sen rahat uyu. Sığırtmaç kız oğlun helâllik diler. Toplandı başına şehirler köyler. Huzur bul ey Atam senin son zafer. Çok yaslıyız Babam sen rahat uyu. 14 Aralık 2005 Kayseri (Ruhun Şad Olsun Babam) (Sevgili Babacığımızın cenaze töreninde, fiilen ve manen yanımızda bulunup, acımızı paylaşan, bütün dost ve yakınlarımıza Sığırtmaç ailesi adına teşekkürlerimi sunarım.) Hüseyin Sığırtmaç |
Bahar
Beni yalnız koyup geçti gitti yar. Hasret hep benimle bitmez gam efkâr. Yar yanımda olsa bulurdum ayar. Doğa canlandıkça vuruyor bahar. Baharda canlanır doğa yeniden. Gönül aşka gelip coşar aniden. Candan geçer seven geçmez sevgiden. Yeşili bağrına sarıyor bahar. Bahar dirilişe, gençliğe çağrı, Sevenlerin sönmez alevdir bağrı. Aşığın mesajı maşuka doğru, Türküyü, şiiri soruyor bahar. Gönül gezer saniyede kıtayı. Aşka gelip dizer sözü, notayı. Gâhî deli dolu yapar hatayı. Bülbül olup gülü arıyor bahar. Sığırtmaç baharda coşkun sel gibi, Zaman geçip gider esen yel gibi. Yar uzakta kaldı şimdi el gibi. Tükendi dal, yaprak kuruyor bahar. Antalya 06 Haziran 2007 Hüseyin Sığırtmaç |
Bahar Yazım Kalmadı
Küllendi yürekte yanan hasretin. Artık söndürmeye lüzum kalmadı. Gittiğim her yol, kolu gurbetin. Vazgeçtim sıladan, gözüm kalmadı. Dünyada beklerken dem ile devran. Işığım tükendi karardı her yan. Çağları atlatır duygumda zaman. Oysa tarihlerde izim kalmadı. Duygumdaki hayal gerçeğe zincir. Sonucu hasretlik yüreğim incir. Özleminle geçen gün ömür gelir. Dünya varlığına hazım kalmadı. Sığırtmaç hedeftir hasrete döşüm. Yürekte duygumla belada başım. Bitmedi fırtınam, yağmurum, yaşım. Mevsim dört ya bahar yazım kalmadı. Bursa 06/12/2004 Hüseyin Sığırtmaç |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 04:00 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.