www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Eskiler (Arşiv) (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=188)
-   -   Yusuf Ziya Leblebici (https://www.cakal.net/showthread.php?t=137019)

GooD aNd EvıL 11-18-2008 06:18 PM

Yusuf Ziya Leblebici
 
Alamazlar Seni

Usta, Hasretim demiş memleketine
Bense sana hasretim gülüm.
Ne balın şekeri,
ne de paranın rengi
senden daha güzel değil
benim aşk cümbüşüm.
Kelepçe de takılsa kollarıma
ben zaten sana plangalıyım.
Ne kelepçenin anahtarı
ne de onun ustaları
senden daha yakın değil
yıldıramazlar yüreğimi
ben senin hasretinle savaştayım.

Yıkılsa da üzerime
bir bir soğuk duvarlar,
yağsada bedenime
Baretta'nın nankör çocukları,
alamazlar seni benden
alamazlar bendeki hasretinden.
Ne bedenimin yılkıldığı
taş kaldırım,
ne de yıllarımı alan
dünki yaşantım
seni benden çalan düşmanım değil
hasret kadar hain değil
yüreğime beton atan...

GooD aNd EvıL 11-18-2008 06:19 PM

Alnımda ter oldun...

Uzaklardan kokun akar koynuma
Bağrımda gül oldun tenimde kokan
Sensiz her günüme dertler yağsa da
Alnımda ter oldun, yüzümden akan

Sılanın yolları dağdır aşılmaz
Hasretin bağrımı yakar kaçılmaz
Gurbet mezrasında sensiz yaşanmaz
Gönlüme fer oldun, yollar aşınmaz

Şu dağlarda keklik biter mi söyle
Bu gönülden sevdan geçer mi böyle
Tüfekler bir elden dönse de bize
Sazıma tel oldun, ferman türküme

Bülbüllerin güle küstüğü yalan
Gurbetin sılaya düştüğü yalan
Sevgin bana güçtür ardımda kalan
Yoluma bel oldun, bende yaşayan

GooD aNd EvıL 11-18-2008 06:19 PM

A be de Romanya’da

Romanya’ya geliyordu abede
Romen ilk kez görecekti
Görecekti
a
be
deliyi!
Mazgallar kaynaklandı
Dükkanlar kapatıldı
Sokaklar boşaltılırken
Balkonlar yasaklandı
Yoksa asker vuracaktı!

İlk kez
a
be
deli
Görecekti Romanyalı
Sınırlar kapatıldı
giriş yasaklandı
heyecan vardı halkta!
Ki -arabalara takılmıştı
Mavi-beyaz-kırmızı bayraklar
Amerika geliyordu Romanya’ya hey
Romenler çekilin kenara! ..

Geldi…
Halksız meydanda iki nutuk
Bir sahte mutluluk…
Romen izledi O’nu ekranda
Bilmiyordu ki
şeytan vardı karşılarında! ..

GooD aNd EvıL 11-18-2008 06:19 PM

Abcde

Akşamlar aynı ağırlıkta
Bünyeme binerken birden
Canıma can canandır.
Dağlarımın doruklarına düşer dertler
Ellerimdedir en edepsiz eziyetler!

GooD aNd EvıL 11-18-2008 06:19 PM

Abuzer...

Vur davula Abuzer
Yalçın dağlar inlesin
Davulu zurna sever
Memleketim dinlesin

Şu nasırlı ellerin
Tokmağı kucaklasın
Gözündeki şimşeğin
Kara gurbeti yaksın

Gel şuraya Abuzer
Hünerini döküver
Ağrı’dan çıkıp yola
Edirne’ye geliver

Kızılırmak boyundan
Şu Fırat’ın suyundan
Ses getir bu deriden
Halayların huyundan

Vur davula Abuzer
Halay başı haykırsın
Ortada bir dönüver
Yerler gökler oynasın

Yusuf Ziya’m halayda
Al mendilim havada
Vur davula Abuzer
Davul sesi dağlarda

GooD aNd EvıL 11-18-2008 06:19 PM

Aç bu şehrin kapısını

Hasretinle yanıyorum
Kır özlemin duvarını
Bugün sana geliyorum
Aç bu şehrin kapısını

Gurbette çok yoruldum ben
Eşkiyaya soyuldum ben
Sakladığım gizimsin sen
Aç bu şehrin kapısını

Filiz oldum başağında
Anadolu harmanında
Uçmuşum ben rüzgarında
Aç bu şehrin kapısını

Yağmur olup sana yağdım
Kızılırmak gibi aktım
Senin ayağına vardım
Aç bu şehrin kapısını

Çok yorgunum Yusuf Ziyam
Kurda kuşa yem mi olam
Gel senin bağrına dolam
Aç bu şehrin kapısını

GooD aNd EvıL 11-18-2008 06:19 PM

Adem Baba Havva Ana...

Adem Baba Havva Ana
Kardeşiz biz bu dünyada
Bu ne öfke, bu ne yalan
Değer mi hiç bu hayata

Aynı havayı soluruz
Ölünce toprak oluruz
Sınıf ayırmak nedendir
Hepimiz insanoğluyuz

Kadın erkek, yaşlı bebek
Yaşamalıyız gülerek
Savaşların tam aksine
Barışmalıyız severek

Adem Baba Havva Ana
Dağılmışız bu dünyaya
Her birimiz bir çiçeğiz
Çok muhtacız dalımıza

Toprak bizim, biz toprağız
Taşı suyu hep anamız
İnsanları ayırmadan
Yaprak sürmeli sevdamız

GooD aNd EvıL 11-18-2008 06:19 PM

Adımız Sevda...

Bizim adımız sevda
Gönlümüzün aşı
suyu ve kanı! ..
Bir nefes inerken gırtlaklarımıza
yutkunduğumuz hayattır bu dava.
Kuş gibi hafif sevdalar
bizlere mutluluk getirmez.
Biz seveceksek;
Adam gibi sonuna kadar
mahşere kadar severiz...

Ağaçların yerine
yüreğimize kazıdığımız,
Ekmek niyetine
suya bandığımız
bir dava bu
bu davanın adı sevda...

Bizim adımız sevda
Biz, resimleri cüzdanımıza değil
kalbimize çizeriz.
Sevdalımızın gözlerini
gözlerimize dikeriz...

GooD aNd EvıL 11-18-2008 06:19 PM

Akşamlardı...

Akşamlardı gecenin geldiğini söyleyen
akşamlardı hayalini davet eden.
Dökülmüşken yapraklarım hazanda
sevgi boşluğumda gönül kuyuma düşen
hasretindi sabahlara dek süren...

Dertlerim kalsaydı kuşların tüylerinde
basmazdı ayağım gerçeklere
yürüdüğüm yollar pamuk olsaydı
düşeceğim diye adım atmazdım bile

Akşamlar vardı yine *******in önünde
sabahlar en sona kalsa da
sınır yoktu uykularımda.
Şimdi;
*******im senin hasretinle kucaklaşır
umuttur beklediği
umuttur adın
uykumdur senin kanadın
açtıkça beni ürperten
çırptıkça rüzgarıyla deviren...

GooD aNd EvıL 11-18-2008 06:19 PM

Alara

Benim sana çağlayışım
Bulutlardan yağmadı mı
Hasretinle haykırışım
Şimşek olup çakmadı mı

Beynimde çınlayan sesin
Dilimden dökülen ismin
Gözlerine özlemlerim
Alara’dan akmadı mı

Dinlediğim türkülerim
Benden aldığın nefesim
İsmine gülüm dediğim
Rüyanda hiç çıkmadı mı

Sensiz geçen bunca zaman
İşkenceden daha yaman
Beni tutuşturan saman
Seni de hiç yakmadı mı

Ah Alara, can Alara
Gözüm sana kaymadı mı
Senin suyuna kapılıp
Gözyaşlarım akmadı mı

GooD aNd EvıL 11-18-2008 06:19 PM

Aldırma

Yürürsen bu yoldan varışın vardır
Attığın adımdan sakın usanma
Düşersen bir yerden kalkışın vardır
Acım geçti diyeceksin, aldırma

Gurbetten sılaya hasret çekerken
Yüreğine sevda gülü dikerken
Mevla’ya yalvarıp dua ederken
Bir gün sen de güleceksin, aldırma

Daha düşmeden bu derdin içine
Hani senin ile gülenler nerde
Kötü günler elbet kalır geride
Dost düşmanı bileceksin, aldırma

Kar yağmışsa senin yaslı bağrına
Dert üstüne dert binmişse sırtına
Düşmemişse kimse senin ardına
Sen de dostu seçeceksin, aldırma

Umut ekmek gibi Yusuf Ziya’da
Denizden gelen şu deli dalgada
Dağlardan esen şu deli rüzgarda
Bir gün sen de gezeceksin unutma
Bir gün sen de eseceksin, aldırma

GooD aNd EvıL 11-18-2008 06:20 PM

Alev alev yakıp da gel

Gönlümüzün semasında
Uçurtmalar uçuyorken
Bu gençliğin baharında
Adım adım gidiyorken

Güllerini alıp da gel
Kollarını açıp da gel
Şu kalbimin mühürünü
Sevdan ile kırıp da gel

Menekşenin yaprağından
Bulutların yağmurundan
Dirhem dirhem avucundan
Tel tel dökülüp öyle gel

Ardın sıra bakıtmadan
Gözyaşımı akıtmadan
Acıları yaşatmadan
Beni benimle sevde gel

Ömrümüzün çizgisinde
Gönlümüzün sevgisinde
Bu aşkın da ötesinde
Bir güzellik seçip de gel

Geleceksen bir an önce
Şu dağları yıkıp da gel
Ardında gemilerini
Alev alev yakıp da gel

GooD aNd EvıL 11-18-2008 06:20 PM

Aman aman...

Para sende mal sende
Safsatalı laf sende
Neyi nasıl yarattın
Sözlerin hep kof sende

Çok öğünme arkadaş
Çöpüne nerde faraş
Havaların yoluna
Uzaktır Antep Maraş

Gösterme şu cebini
Ne sandın sen kendini
Zenginliğin var diye
Taş mı yaptın kalbini

Habire atıyorsun
Boşuna sallıyorsun
Güldürme elalemi
Kimi kandırıyorsun

Kendini düşünürsün
Kız mısın süzülürsün
İsteğin olmayınca
Herkesi küstürürsün

Paranın dostu para
Bulaşma sakın bana
Beni köle sanma sen
Aman aman sakın ha!

Aman aman...

Para sende mal sende
Safsatalı laf sende
Neyi nasıl yarattın
Sözlerin hep kof sende

Çok öğünme arkadaş
Çöpüne nerde faraş
Havaların yoluna
Uzaktır Antep Maraş

Gösterme şu cebini
Ne sandın sen kendini
Zenginliğin var diye
Taş mı yaptın kalbini

Habire atıyorsun
Boşuna sallıyorsun
Güldürme elalemi
Kimi kandırıyorsun

Kendini düşünürsün
Kız mısın süzülürsün
İsteğin olmayınca
Herkesi küstürürsün

Paranın dostu para
Bulaşma sakın bana
Beni köle sanma sen
Aman aman sakın ha!

GooD aNd EvıL 11-18-2008 06:20 PM

Anadolu kızıyım...

Ben, Anadolu'nun kızıyım.
Bağrımda onuru taşıyan,
beynimde dürüstlük ideolojisi.
Kazancımı, sıcak sıcak
alnımdan akıtan
kendi kendimin mahkemesi
ben,
Anadolu'nun sıcak nefesi...

Anadolu'nun kızıyım.
Beton binaların tam zıttına,
ker***li evlerin
tezekli tandırların kızıyım.
Karlı dağlarını tablo yaptığınız
ilmek ilmek kilimlerine
milyarlar saydığınız
o kültürün kızıyım
ben, Anadolu'nun evladıyım...

Ben bilmem kafa bulduğunuz şeyleri
ben havamı bulmuşum üzüm bağlarında.
Ben bilmem cazırtılı diskoları
ben kültürümü yaşıyorum
davullarda, zurnalarda.
Yüzüme kilolarca boya vurmak,
Kumsallarda sere serpe yatmak yerine
tarlada çapamla
güneşte kavrulan esmerliğimle
Allah vergisi tenimle yaşayan..
Benim tenim suni ten değil
gerçektir, terimin tuzuyla kavrulan...

Dedim ya, ben Anadolu'nun kızıyım.
At üstünde gelin giden
namusunu can bilen.
Bağda üzüm toplayan
tarlada çapa vuran.
Tandırda yufka açan
ve, onuruyla yaşayan
bir Anadolu kızıyım...

GooD aNd EvıL 11-18-2008 06:20 PM

Anamın tatlı gelini...

Anamın tatlı gelini
Dağlarımın kardeleni
Ruhuma bahar getirdin
Mevsimlerin en güzeli

Uzat bana ellerini
Paylaşalım sevgileri
Dertler bizden uzak olsun
Süsleyelim gönülleri

Anamın tatlı gelini
Bana verdin yüreğini
Yerde değil gökte misin
Hanemize ay mı geldi

Büyüttükçe sevgimizi
Küçültürüz o dertleri
Kalbim kalbin yarısıdır
Bağlayalım zincirleri

Anamın tatlı gelini
Ocağımın bir direği
Ne söylesem azdır sana
Gözlerimin gözbebeği

GooD aNd EvıL 11-18-2008 06:20 PM

Anne...

Yaz ortası kış yaşarım
Kucağında ısıt anne
Bu yaşımda indi akım
Aklarımı kopart anne

Güneş doğsa önüm sıra
Alnımdaki çizgi kısa
Derdim yara bu sırtımda
Şu hançeri çıkart anne

Bu yollardan geçilmiyor
Nar'da tane seçilmiyor
Dostu postu bilinmiyor
Biliyorsan ayırt anne

Sırtıma bir kurşun geldi
Göğsümü de deldi geçti
Gelen yağmur değil seldi
Kollarını kapat anne

Yavrum yiğit desen bile
Dağa gücüm yetmez anne
Haydi al beni göğsüne
Sende sevgi bitmez anne

GooD aNd EvıL 11-18-2008 06:21 PM

Arkadaş gibi sevelim...

Aşkımız bittikten sonra
Bir rüya gördük diyelim
Biz bizi bildikten sonra
Arkadaş gibi sevelim

Sen yoluna ben yoluma
Ayrı tellerden gidelim
İkimizin hatırına
Arkadaş gibi sevelim

Ne yaptıysak yarım kaldı
Yol yakın iken dönelim
Yürünen yollar çıkmadı
Arkadaş gibi sevelim

Kaç mevsim geçti beraber
Baharlar gördük el ele
Nasıl kokardı çiçekler
Biz otururken diz dize

Dudaklarımız suskunken
Gözlerimiz konuşurdu
Caddelerde yürürken
Ellerimiz buluşurdu

Bir aşk yaşadık seninle
Bu bir rüyaydı diyelim
Şimdi ayrıldık seninle
Arkadaş gibi sevelim

Tanıştığımız o günlere
Bir dostmuş gibi geçelim
Düşmeyelim el diline
Arkadaş gibi sevelim

Yarınlara gidemedik
Yollar kapalı diyelim
Bu aşkta kar edemedik
Arkadaş gibi sevelim

GooD aNd EvıL 11-18-2008 06:21 PM

Arkadaş...

Bugünler de geçer takma arkadaş
Her inişin bir de çıkışı vardır
Dünyaya karamsar bakma arkadaş
Bugünlerin bir de yarını vardır

Elini uzatsan bir tutan olmaz
Bir de bakarsın el uzatan vardır
Sakın düşmeye gör bakan olmaz
Bir bakarsın seninle yatan vardır

Bu dünya hakikat değil arkadaş
Bu cihanda doğru insan da vardır
Onlara ister yar de, ister yoldaş
Doğru yolda seninle yanan vardır

GooD aNd EvıL 11-18-2008 06:21 PM

Arkadaşım olamazsın

Dost düşmanı ayırmazsan
Doğru yolu bulamazsın
Seni benden sakınırsan
Arkadaşım olamazsın

Avuçlarım sevgi dolu
Uzatmışım sana doğru
Kucaklayıp sarmıyorsan
Arkadaşım olamazsın

Her adımı ben atarsam
Ben gelirken sen kaçarsan
Ürkek ceylan olacaksan
Arkadaşım olamazsın

Paran pulun senin olsun
Bir yerine onbeş dolsun
Bana hava atacaksan
Arkadaşım olamazsın

İki yüzün benzemezse
Kem bakarsan döndüğünde
Ardımsıra vuracaksan
Arkadaşım olamazsın

GooD aNd EvıL 11-18-2008 06:21 PM

Asalak nesil

Biz, iki dünyayız sizinle
karayla ak misali.
Bizdeki mert, sizdeki namert yürekle
aratmıyoruz Filistin'i...
Biz çorbamıza bandığımız ekmeği
nimetten bilirken,
siz bizlerden çaldığınız alın terimizi
içiyorsunuz kadehlerle.
Benim hakkım var,
giydiğin elbisede, içtiğin sigarada.
Yetimin nafakası
tuğlası var oturduğun sarayda.
Benim hakkım var,
ben meydanlarda hak ararken
benim paramla ceket yaktığın
eğlendiğin o barlarda.
Senin altında son model araba
yaktığın benzinin parası
kimbilir, kaç garibanın nafakası.
Yanında bir manken
gözü, senin cüzdanında
yani benim paramda.
Yüzünde üç kilo boya
içinde insanlık bulabilirsen
bak dur, doya doya...

Ben, senin yaptığını nasıl yapamıyorsam
sen benim yaptığımı yapamazsın.
Ben, diskolarda on dörtlük kızları kandırıp
esrarı çektirmiyorsam,
sen, meyhanelerde, tamburun eşliğindeki
balık mezeli rakıyı tadamazsın.
Ben, varoş kızlarına değer verirken
sen, badanalı duvardan farkı olmayan
boyalı süs köpeklerinle
boğaz sefası yaparsın.
Senin yaptıklarını yapamıyor değil,
Yapmıyorum, yakışmaz bize hırsız olmak.
Bizde nefes almak, borçtur namustur
Beynimizdeki ardır yaşamak...

Halbuki, sizlere ezen sınıf diyorlar.
Siz ki; kendi kendinizi ezdiğinizin
farkına varamayan
bir kanadısınız bataklıkdaki sineğin.
Kendi deyiminizle asil,
bize göre;
Bol paralı asalak bir nesil...

GooD aNd EvıL 11-18-2008 06:21 PM

Atacak bir damar varsa...

Atacak bir damar varsa
Damarların şahı olsun
Koşacak bir zaman varsa
Korkakların vahı olsun

Gönlüm Deniz kafam Mahir
Yarınlarım gelir zahir
Uzun ince bu yollarda
Yürüyoruz aşka dair

Pir Sultan'a Mevlana'ya
Gidiyoruz hak yoluna
Susamışız çeşmelerde
Çare varken susuzluğa

Atacak bir damar varsa
Damarların şahı olsun
Bekleyecek zaman varsa
Mutluluğun anı olsun

GooD aNd EvıL 11-18-2008 06:21 PM

Avukat

Beni anlat hakimlere savcıya
Hiç bir suçum yok ki, nerde vukuat
Gelmeyi ben mi istedim bu hana
Neyi kimden çaldım anlat avukat

Tamahım yoktur haram lokmaya
Sıcak ter akıtırım nafakaya
Üç-beş zeytin kuru bir soğana
Nelere katlanırım be avukat

Yeni bir elbise mi girer bedene
Karne hediyesi yoktur bebeye
Yıkılan hep ben olurum nedense
Benim günahım ne söyle avukat

Ne mutfakta et, ne hanımda neşe
Kıymaysa misafir değil yemeğe
Midemizi küçülttük ya git gide
Etten bile davacıyım avukat

Ha doğu, ha batı bu topraktayım
Ha kentli, taşralı ben bir insanım
Sen de ayırırsan vallah şaşarım
Şaşarım ağlarım billah avukat

Derdimi dökünce para istersen
Düzen böyle deyip bana gülersen
Meteliksiz diye bana söversen
Senden bile davacıyım avukat

GooD aNd EvıL 11-18-2008 06:21 PM

Ayazmı ayaz

Hava soğuk mu soğuk
Bir tipi var dışarıda karla karışık
İstanbul beyaz, İstanbul ayaz mı ayaz...
Deryuze olduğum kar
inmiş şehrin her bir yanına
don süzülmüş ocaklara, insanlara.
İstanbul beyaz, İstanbul ayaz mı ayaz.

Soğukkuyu lastiği giymiş
dondan uyuşmuş bir adamın
ayak gıcırtısı...
Kaldırımlardan gelen buruk sesleri
yere düşen bu adam bozar!
Kaymıştır ayağı, kırılmıştır bir yanı
İstanbul beyaz ya, İstanbul ayaz ya...

Ey kara memleket,
nasıl da döndün birden aka
nasıl da büründün karlara...
Şimdi çocuk olmak vardı
çocuk olup da
karda oynamak vardı anasını satayım!
Sıcacık bir yuva,
kestaneleri çizmek vardı sobada,
ama dönüşüm yok ki çocukluğa.
Ama soğuk var acıyla karışık
Kar, karanlığı kapatmış
eriyene kadar.
İstanbul beyaz, İstanbul ayaz mı ayaz...

GooD aNd EvıL 11-18-2008 06:21 PM

Ayırma gözlerini...

Ne olur yeter artık, susma karşımda
Anlat bana bende gördüklerini
Yılların yazısı var suratımda
Bu kitaptan ayırma gözlerini

Ne hazanlar gördü suskun gözlerim
Ne çileler çekti garip yüreğim
Alnıma yazılmış acı kaderim
Umudumdan koparma gözlerini

Canım ol sararan yapraklarıma
Suyum ol kurumuş topraklarıma
Bakma sen benim bu kara bahtıma
Sakın ola kapatma gözlerini

Ela gözlerimde daldığın dünya
Dönüşür gider durgun bir sedaya
Ruhumu okşar, döner bir rüyaya
Cennetimden kaydırma gözlerini

Damarda kanım dönse de ateşe
Tut ellerimi bırakma avare
Bedenim yanar, durmaz ki yerinde
Ellerimden sakınma gözlerini

Bir ışık ol yarınları gösteren
Yağmurum ol bulutlardan süzülen
Nefeslerin yüreğimde eserken
Gözlerimden kaçırma gözlerini

Dünlerimi vurma sakın yüzüme
Derin derin çek beni nefesinle
Geçmişi yırttığımı bilsen bile
Bana bakıp karartma gözlerini

GooD aNd EvıL 11-18-2008 06:22 PM

Ayyaş

Havanda su döve döve
Her geçene söve söve
Rakı şarap bırakmadın
Meyhanede içe içe

Akıllısın biliyorum
Kullanmazsın şaşıyorum
Adam olamadın ama
Ayyaşlığa sayıyorum

Köpek öldüren ve peynir
Yanına da ekmek gelir
Taşburların eşliğinde
Ağlayan göz hep sendedir

Sonun kötü bile bile
Yarınını göre göre
Azrailin kucağına
Gidiyorsun seke seke
s

GooD aNd EvıL 11-18-2008 06:22 PM

Babam...

Bu dağların arkasında
Görmediğim bir şeyler var
Gözlerinin torbasında
Hissettiğim çok şeyler var

Alnındaki çizgilere
Yıllar inmiş gözlerine
Döner isen gençliğine
Bilmediğim çok şeyler var

Merdivenden bir bir çıktın
Yıllarını geri attın
Mazileri sakladığın
Gizlediğin çok şeyler var

Babamsın sen benim babam
Soyum sopum benim atam
Üç alıp da bir koyamam
Vermediğim çok şeyler var

Kalbime sorsan yerini
Anlarsın sen değerini
Senin sevgin bir su ise
İçmediğim çok şeyler var

GooD aNd EvıL 11-18-2008 06:22 PM

Bağdaş kuran sen...

Her gece koynuma giren
beni benden eden
uykumu bölen de sen
kabusuma
bağdaş kuran da sen...

Sen, aynada gördüğüm göz
gırtlağımdan dökülen
şairimsi söz...
Her nefesimde içime dolan
ciğerlerimde dolanan
bir nefes, bir hava
Bir sen, beni benden çalan...

Sen;
Ruhumun alabildiğine uzanan
benim dediğim rüya.
Tel tel baktığım
bebek kadar temiz papatya.
Bir yağmur,
bir bulut yukarıda.

Sen;
Benim yarımımsın bu dünyada
Sen;
Kalkansın, mantığımla
yüreğimin savaşında....

GooD aNd EvıL 11-18-2008 06:22 PM

Bağır be gardaş bağır

Bunlar bizi duymuyor
Sağır be gardaş sağır
Sesin çıktığı kadar
Bağır be gardaş bağır

Uyuyan cahilleri
Hak'kın yoluna çağır
Savunduğun gerçeği
Bağır be gardaş bağır

Hurafelerden şaşmaz
Kur'anı hiç okumaz
Doğru söyleyenleri
Aday yerine koymaz

Bunların adımları
Ağır be gardaş ağır
Duyamaz nasihatı
Bağır be gardaş bağır

Yusuf Ziya'm doğrular
Kurşundan daha ağır
Belki bir gün duyarlar
Bağır be gardaş bağır

GooD aNd EvıL 11-18-2008 06:22 PM

Baharım

Sen mevsimleri sormuştun bana
bense baharın dışında kalanları
Bir bir anlatmıştım sana…
“bahar? ” diye sorduğunda
Gözlerine bakmıştım dalarcasına…

Mevsimlerim öksüzdü, baharsızdı
Aslında gebe kalıyordu
her zemheri sabahı
Beklerken ha bugün
ha yarın doğacak diye
Gelmiyordu nedense
Düşük yapıyordu bekleyişlerde…

Mevsimlerim döl tutmuyordu belli ki
Ta ki sen gelene dek
Ta ki ayazıma el sürene dek…
Soğuk mevsimlerime inat
Sen geldin ya
İşte budur hakikat! ..

GooD aNd EvıL 11-18-2008 06:22 PM

Bana aksın...

Bir damla gözyaşın akacaksa eğer
Bırak benim gözlerimden aksın
Ağlaman çare olacaksa eğer
Sen ağlama, gözyaşların benden aksın

Sen söyle, ben dinleyeyim derdini
Yeter ki yıpratma sen kendini
Kalbinin bir parçası say beni
Sen üzülme, dertlerin bana aksın

Saçlarında hissettiğim o çiçekler
Ne olur daha fazla kurumasın
Cenneti gördüğüm o kapkara gözler
Seninle birlikte gözüme aksın

GooD aNd EvıL 11-18-2008 06:22 PM

Bana bir şey vermelisin

Şarkılardan daha değerli
çiçekten daha kıymetli
bir şey vermelisin bana.
Elime alamayacağım
cebime koyamayacağım kadar
kutsal,
satılamayan,
çekmecelerde tutulamayan
insan üstü bir değer olmalı.
Uzatmalısın bana
ellerinle olmasa da.
Yağmurla yağdırmalısın
insanlar ıslanmasa da...

Ciğerlerimizde nefes
gözlerimizde fer,
kelimelerin yetmeyeceği
bir şey olmalı.
Karşımdaki her insanda
onu bulmalıyım.
Senden istediğimi
ondan da almalıyım.

Uzattım sana sevgimi
al onu koynuna
sal bulutlara
savur havaya.
Bir çiğ düşerse başımıza
tohumu attık sayılır.
Biz yeşertirsek,
Bu sevgi;
Her zaman yaşanır...

GooD aNd EvıL 11-18-2008 06:22 PM

Bana düşen hissem nerde...

Ben koşarken dost peşinden
Ardımsıra gelen nerde
Dağıttığım sevgilerden
Bana düşen hissem nerde

Hani nerde dost dediğim
Elverdiğim sevdiklerim
Yer yarıldı faya girdi
Bana yoldaş bildiklerim

Ben herkesi dost bilmişim
Yollarına post sermişim
Arkadaşlığın uğruna
Bir adıma üç gitmişim

Hani nerde dost dediğim
Zorda iken beklediğim
O dostlarım yoldaşlarım
Bana düşen hissem nerde

GooD aNd EvıL 11-18-2008 06:22 PM

Barış ver amca

Umudum önümde ışık tutarken
Bana bomba değil, çiçek ver amca
Niye savaşayım barış dururken
Bana mermi değil, şeker ver amca

Kalem tutan elim tetik basamaz
Güçsüzdür kollarım silah alamaz
Söndürürsen beni güneş doğamaz
Bana kavga değil, kitap ver amca

Oyun bahçesinde koşup oynarken
Gülen yüzlerimde güller açarken
Sabahlarımızda ışık beklerken
Bana savaş değil, barış ver amca

Kanlar resim yapmaz boya isterim
Tetiğe basamam kalem beklerim
Ağlamak yerine gülmek dilerim
Bana zulüm değil, sevgi ver amca

*******i ağlar, sızlar dururum
Uçaklar gelmesin derken uyurum
Sabahları kalkar korku solurum
Bana korku değil, oyun ver amca

Bir lokma ekmeği suya banarken
Marazlı anama deva ararken
Yoksulluk yarama tuzu basarken
Bana kurak değil, yağmur ver amca

Tezgahlar kurulur halkın üstünde
Ben oyun, onlarsa silah derdinde
Top, tüfek, bombalar pazar keyfinde
Bana pazar değil, parkı ver amca
Bana savaş değil, barış ver amca

GooD aNd EvıL 11-18-2008 06:22 PM

Baston

Kan çanağına dönen bu gözlerde
Güller açıyordu bir zamanlar.
Bastonu bile titreten bu ellerde
kalemler, harflerle geziyordu diyar diyar.
Ne güneşin kızgınlığı, ne de zemherinin ayazı
Durduramıyordu bu delikanlıyı
Ne sonbaharı, ne de kışı...

Zaman,
Bir tek o durdurdu bu tazıyı.
Dönüp arkasına baktığında
kapılar vardı, açtığı kapattığı
maziler vardı, güldüğü ağladığı...

Ne sevdaları vardı yaşanmış
ne acıları vardı yara almış.
Hepsi de bir bir zamana karışmış.
Gerçek olan bir tek
bu ihtiyar kalmış.

Dost;
Dost ha! Hangi dost?
Bastonundan başka dayandığı
ne sevdası, ne de dünyası
kalmamış ki.
Bir yarın için duası
bir de tek dostu, yoldaşı
bu baston işte
O'nun yegane tek arkadaşı...

GooD aNd EvıL 11-18-2008 06:23 PM

Baş koyduk...

Akan gözyaşları yabancı değil bize
Biz bu yaşların denizinde doğduk
demir attık gönüllere.
İnat olduk,
inattı bu yolculuk
gönül harmanından çıktık
dünyaya savrulduk.

Koştuk bu yollarda
ecelle ardarda.
Yakalandık,
başka yüreklere tohum attık.
Yeşerdik inadına
başka canlarda.

Bir bir vursalar da bizi
bir öldük, bin kez dirildik
bu sonsuz yolda.
Baş koyduk ya inadına
Baş koyduk ya doğruluğa...

GooD aNd EvıL 11-18-2008 06:23 PM

Başaklar

Beklenen rahmetti bulutlardan beklenen
Haykırdı yağmur gökyüzünden
Güneşin kızgınlığına yanan başaklar
Kafasını kaldırdı yılan gibi.
Bir jestti bu atmosferden
Yel verirken rüzgarlar
parladı başakların yelesi.

Akmasa da bir kandı insanda
Nimet,ekin, ekmekti
Boyun büktü orağın karşısında
işlenip işlenip yenecekti.

GooD aNd EvıL 11-18-2008 06:23 PM

Be İstanbul

Denizinde bir balık
Sahilinde bir dalga
Bir martı bağrıyanık
Olsaydım be İstanbul

Beyoğlu'nda bir cadde
Topkapı'da medrese
Kumkapı'da mesireye
Esseydim be İstanbul

Alibeyköy sokakları
Gecekodu duvarları
Aksaray'ın bulvarları
Olsaydım be İstanbul

Adalarda bir kayık
Ormanlarda halayık
Masalarda bir balık
olsaydım be İstanbul

Tophane'nin rampasında
Kocasinan çarşısında
Mahallenin pazarında
Olsaydım be İstanbul

GooD aNd EvıL 11-18-2008 06:23 PM

Bebek...

Hoş geldin bebeğim, içi boş şu loş dünyaya
İyi yaşa farkında olmayacağın zamanı
Ana sütünün bedava olduğu şu anda
Yapıştır ananın göğsüne dudaklarını.
El bebek, gül bebeğim mevsimi geçtiğinde
Hasret kalacaksın sen, bu güzelim anlara
Ah diyeceksin, kalsaydım anamın rahminde
Ama olmayacak, tek yöndür geldiğin güzergah
Sorsalardı diyeceksin, gelmezdim düzene...

Bir yetişkin olacaksın sen de bizler gibi
Sürüngen olmasan da haksızca sürünecek
Haketmesen, zorla olsa hakettirilecek
Hakların gasbedilecek, umutlar bitecek.
Bir düşünce olacaksın sen de bizler gibi
Savunduğun ilkelere hep suç denilecek
Denildikçe bir şiir olup yücelecek
Yüceldikçe, boynuna yağlı urgan geçecek.

İyi yaşa bebek yaşa cicim aylarını
Yarınlar gelmeden bulduğun bu zamanı.
Sana aldıkları lastik topu, dünya yap da
tekmele benim için, yapamadığım rüyayı...

GooD aNd EvıL 11-18-2008 06:23 PM

Beleşçi dost!

Gecenin rengini bilmezsen eğer
Karanlığa kurşun sıkılır mı dost
Gözlerinin yaşını silmezsen eğer
Yarinin koynunda yatılır mı dost

Yalanın önünde yalan olursan
Attığın adımda çıkar solursan
Arsızın yolunda rızık bulursan
Sana haklı diye bakılır mı dost

Alınteri varken haram şey yeme
Gelip gidenlere cebim var deme
Yanına gelenden bir şey bekleme
Her selama kaşlar çatılır mı dost

Hey gidi yalancı dünya insanı
Bulamazsan yüreğinde ihsanı
Kimle paylaşırsın berbat lisanı
Çözmediğin diller yırtılır mı dost

Kalkmazsan bulduğun beleş masadan
Bir kuruşun senin cepten çıkmadan
Başka kadehlere hiç çaktırmadan
Rakıya ispirto katılır mı dost

Yusuf Ziya sorar daha ne diye
Bedeva mezarda yatılır mı dost
Ne satarsın bana pırlanta diye
Senin olmayan mal satılır mı dost

GooD aNd EvıL 11-18-2008 06:23 PM

Ben Anadoluyum...

Ben bozkırların rüzgarıyla savrulup
türkülerin yüreğinden fırladım.
Zeynep Hatun'un yemenisine desen olup
menekşeden sümbüle zıpladım.

Ben Anadoluyum;
Davarın başında kaval çalan
elimde çubukla eşeği dama sokan
Her çığrıda otlaklara ıslık çaldıran.

Bacılarım süt sağarken ineğin altında
Ben orak sallarım tarlada.
Ben, Kara Bahattin'in oğluyum
karakıza, karakaçana meydan okuyan...

Ben Anadoluyum; Ege'de, Doğu'da
kimi zaman zeybek,
kimi zaman halaydayım kolkola.
Davullar vururken yaylalarda
yüreğimi savururum kovanlarla.
Karadeniz'de gezerim kemençenin yayında
ezgiler dökülürken dudaklarımdan
Ben, divanece gezinirim
Anadolumun topraklarında...

Köy yerinde adettir ya,
Babam geç yazdırmış nüfusa
Ha Ali, ha Hasan,
Adım ne olursa olsun
Ben bu yaylaların çocuğuyum
Kanıma işlemişken 'ay' ile 'yıldız'
Bu uğurda can verenlerin torunuyum...


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 02:53 AM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.