![]() |
Metin Yaltı
** Neyse...
Birinizden biriniz Yalan söylüyorsunuz ya Neyse... Ulus Fatih “Kıl İpek” adlı şiirinde Comma kelebeğini anlatmış Bir günlük ömrü varmış ya… Şiirin sonunda “Unutmayın dostlar Aldığınız her solukta Nazım Hikmet, Camperalla Ve Gabriel Mistral’in olduğu kadar Tek bir comma kelebeğinin de Molekülü var” Demiş bitirmiş. Koca şair Kitaba yazmış bunları Yalan söyleyecek değil zaar Değil de Anlayamadığım bir şey var? O bir günlük böcek İçine işliyorsa eğer insanın Ben, Bu kaç bin yıllık evrenin Bu küçücük gezegeninde Elliyi aşkın yılda Ve doksana varan kütlemle Nasıl işlemem içine Şaşarım. Dedim ya İçinizden biri yalan söylüyor ya Neyse! 04.06.2007 Metin Yaltı |
**Büyük Yürüyüş
Teşekkür Ederim ATATÜRK’ÜM On kasım iki bin beşte Sana yazdığım rapor şiirde Söz ettiğim yılgınlığımızdan. Sen kurtarırsın demiştim ya size. Gördünüz işte bu gün sizde… Haklıymışım değil mi Atam? Yeni Cumhurbaşkanı için Onuncu selefiniz için Kurduğun partinin Biliyor musunuz hala bir adayı yok diye Soyununca fikrine düşman kişiler adaylığa Yara almasın diye ilkelerin Çiğnenmesin diye kirli ayaklarla köşkün Belki de işaret edersin diye Bütün sevenlerin Ankara’ya koştular bugün. Kulluktan yurttaşlığa yükselttiklerin. Bugün iki bin yedinin 14 Nisanı Sana giden yolları bir görsen Atam Doldurmuş yollarını yurdum insanı Sanırsın Kurtardığın Anadolu buraya akmış Sanırsın Ankara tümden Anadolu olmuş. İşte gördün Atam haklıyım yine Sanki Mustafa Kemal yeniden çıkıyor Samsun’a Hala rahat değilsin biliyorum bilmesine Ama söz veriyorum size Bugün yoluna çıkmış milyonları Gördün işte Biz Mustafa Kemalleriz diye Ant içtiler huzurunda. Teşekkür ederim Atam Teşekkür ederim katkına. 14/04/2007 Metin Yaltı |
**Cadde Hayattır
**Cadde Hayattır Cadde hayattır derdi 'Cad d e ha yat tır' Üstüne basa, basa söylerdi… İzbe bir sokağa bakan kuytu pencere gibi hem kirli ....hem karanlık ........... hem yorgundu. Biraz güç bulsa Doğrulup yatağından Başını uzatacak Caddeye akacaktı. Sana söylememiş miydim? Demek ki unutmuşum Onu tanırdım. Bütün derdi… Caddeydi bütün derdi. 23.02.07 Metin Yaltı |
**İkilem
Sen gidince Bir yanım eksiliyor iyice Yanımda olunca Didişmekteyiz iyice Bir ikilemdeyim şimdi Eksilen yanım mısın? Didişen kimliğim mi sen? Metin Yaltı |
**Sorgulamak
Barışı simgeler mi? Gagasında taşıdığı dalı Koparan güvercinse eğer. 12.2.2007 Metin Yaltı |
*Aşk Kuramı
Bilim adamı Yoktan var etmez şeyi Buluş yapmaktır işi Kanıtlamaktır bilinmeyeni Şiirdir, yaratıcı olan Bu yüzden iddia ederim Şair sezgisi güçlüdür bilimden Matematikçisi de Diğerleri de Benim yıllarca öncesinden Gözlemlerimden deneyimlerimden ve diğer yaşanmışlıklarımdan Vardığım sonuca varacaklar. İki aşkın çarpımı bir aşktır Diyalektikçiler atılacaklar Zıtların birliği bu Bunun biliyorduk diyecekler Yanılacaklar Bu benim kuramım Adına aşk travması derim Siz insanın yücelmesi belleyin. 9/2/2007 Gayrettepe Metin Yaltı |
*Benim Ezberim Sensin
sabahın saat beşi böyle güzel görmemiştim güneşi kıyıda bir taşa oturmuşum aklıma seni koymuşum. bir gün ”bütün doğumlar sancılı olur” demiştin. sanırım yanılmışsın Küçük bir dalga uyardı da gördüm gün doğarken gülümsüyordu Aksaz'ın sarp dağlarını kolayca aşıyordu. güneş bugün ...azimliydi ......kararlıydı .........güneş bugün her zamankinden sevimliydi... sanırım sevdalıydı... dağları da bu aşkla aşmıştı aslında tüm bunlar bahane güneşin doğuşu da doğumun sancısı da bir anlamı olacaksa eğer ikinci binin yedinci yılında yedinci ayın yedinci gününde sabahın saat yedisinde seni duyumsadığını bildirmekti amacim. bilmelisin ki aklım hep sende. yedilerin yana yana dizilmesinde ne varsa kimi safsata olarak nitelese de kimileri bunu çok önemsemekte bak iste, açıkta demirlemiş yatta saat yediyi yedi geçende kimilerince sabahın en köründe yani şampanyalar patladı çığlıklar arasında merak ediyorum ne getirecek bugün umrunda değil hiç bir şey yürüyor kendi ezberiyle Marmaris üstünde güneş Benimse ezberim sensin. 07.07.2007 Amos/Marmaris Metin Yaltı |
*Bir Kazanin Anotomisi
Sana da olur mu bilmem Hayır, değil öyle her zaman Gene de zaman zaman Bakmak geçer içimden Geçmişin penceresinden. Aydın İzmir otobanında Son sürat seyrederken Bakmak geldi içimden Gönül penceresinden. Anılar ışık ışık Anılar bölük pörçük Kimisi çok aydınlık Kimileri karanlık Selçuk Tüneli gibi Çok uzunlar üstelik... Seninle olanlarsa Bazen hüzünlendirsede Çoğu sevinçle dolu Sanki dün yaşanmışlar gibi Anılar tren gibi Geçiyor katar katar Ani bir fren sesiyle Durdu önde gidenler Gelip gelip çarptılar Arkadan yetişenler Hurdaya dönüştüler Aralarda kalanlar, Mesele anlaşılınca Beni bir gülme tutmuş Ne hatali sollama Ne de aşırı hızmış Meğer küçük bir kaplumbağa Otobanda gezmeye çıkmış, 14.7. 2007 Metin Yaltı |
*Düş ve Gerçek
Sıcağa yenik girmiştim yatağa Usumda Düşlerimde serinlemek umudum vardı Sen vardın. Seninle. Tüm gözlerden Tüm korkulardan uzakta Kırların uçsuz bucaksız esenliğinde Uzanıp küçük bir kaynak başına Ele, ele Göz göze olmak vardı Suları avuçlayarak içmek Meyveleri birlikte dişlemek vardı Aklımda seninle sevişmek vardı. Öpüşüyorduk uyandım. Yanağımda sımsıcak bir öpücük Karşımda yemyeşil gülümseyişle kızım vardı Babalar günün kutlu olsun diyordu Her şey silinmişti artık Şimdi Dört yanımı sarmış bir mutluluk vardı. 17.06.2007 Metin Yaltı |
Gitmeler Dönmek İçindir
Sana demiştim gitme diye Her vedalaştığımızda Ağzımda tuzu kalıyor gözyaşlarının Biliyorum Ezberledim artık ''Ayrılık sevdaya dahil'' diyeceksin Gülümseyerek gideceksin Git hadi Gitmeler gelmek içindir Ayrılık rüzgarı dinmeden git. Dönmek daha zordur gitmekten Bunu öğreneceksin sende Dönmek istediğinde... |
Her Tercih Bir Vazgeçiştir
İçimizde En şanslı kişi Âdem Vazgeçmedi Havva uğruna kimseden. 12.2.2007 Metin Yaltı |
Yürek Demlenmeye Durur Sadece
Şiirimi okumuş Yüreğim boş demiştin Yürek boşlamaz sevdiğim Deme durur yalnızca... Sevgi dolu günler göreceğiz seninle Şimdi yüreklerimizle tutunuyorsak O zaman da ellerimizle Tutunacağız birbirimize Yürek demlenmeye durduğunda 'Unutma, Yol değişir Yolcu da Değişmeyen erimdir sadece…**' 14.2.2007 Metin Yaltı |
Sense Bir Kardelen
Anımsar mısın? Bana bir gün Buz gibisin demiştin Şaşırtmıştın Merak ettim hep O günden beri Bilir misin kardelenleri? Buz mavisi giyiniktir gözleri İncecik boyunları Sevda bakışlı yüzleri vardır azimli inançlı nazlı Sabır çiçekleridir Güneşe ulaşmak için Sabırsızca beklerler baharı Şaşırtırlar beni Onlara benzetirim seni Bilir misin sahi Nasıl delerler öyle Buz bağlamış kalpleri! Say ki kış güneşiyim Bulutlar arasından gülümseyen Sense bir kardelen. 8.10.06 Metin Yaltı |
Bir Filmin Anotomisi
Sabaha karşı üçte bitti İzlediğim bir polisiye filmdi. Tüm dünyayı tehdit ediyordu biri Çok filmde olduğu gibi İyilerin temsilcisi polisti Sistemin yozlaşmış değerlerini Tükettiği için kötüydü diğeri Böyle kurgulanmıştı film Bir rahatsızlık hissetmiş olmalı ki yönetmen Kahramanının ağzından. Sonunda kendini sorguluyordu Polisin diyordu her düzende görevi Güçlüyü korumaktır mazlumdan. Benim yaptığım da o Bana yok ki bir zararın Maaşımı vereni korumak için Seni yakalamakta ki maksadım Düşünürüm de zaman zaman Bizim gibilerin çıkarı Yanında olmaktır senin. Sabaha karşı Bilmem kaçıncı tekrarında haberlerin Cumhurbaşkanı yemin ediyordu. Okumakta olduğu Anayasal metinde “Soyal hukuk devletini koruyacağım” Diyordu. Biliyor musun? Tuş olmuş pehlivan gibi Sırt üstü yatmaktayım hala Yapabildiğim tek şey TV izlemek saatlerce… 2, 9.07 Metin Yaltı |
1 Mayıs 1979
Sessizliğini bürünmüş gibi Caddeler sokaklar ölümün isatnbul suskun, İstanbullu tutuklu bugün. Yurdun esenliği ve güvenliği için Sıkıyönetim Komutanlığınca 1 Mayıs 1979 günü Sokağa çıkmak yasaktır Gün boyunca... İstanbul suskun İstanbullu tutuklu bu gün. Bir çocuk çıkıyor sokağa Eylemi bir devrim sanki Bir çocuk daha... Sonra çocuklar çıkıyorlar sokağa Yasaklar yetersiz Çocuklar birer militan devrimci sanki. Sessizliğini yırtarcasına Çığlık çığlğa doluyor sokak Her çığlık bir türkü sanki Tek arzum çocuklara katılmak Dudaklarımda 1 Mayıs Marşı Penceredeyim Dudaklarımda 1 Mayıs Marşı Sokakta çocuklar Çocuklar faşizme karşı. Seviyorum çocukları Her biri militan devrimci sanki. Umut doluyorum yarınlara Çocukların kişiliğinde tutukluluğu yeniyorum Özgürlüğü duyuruyorlar bana Seviyorum çocuklarımı. Sessizliğini bürünmüş gibi Caddeler sokaklar direncin İstanbul suskun İstanbullu tutsağı hükümetin. Yalnızca çocuklar özgür Uzuyor boyları güneşe karşı Dolduruyorlar adımıza İstanbul'u Çocuklarımız faşizme karşı.. 1 Mayıs 79- Gayrettepe Metin Yaltı |
1 Mayıs 78
dört bir yandan geldiler doldu, dört bir yan doldu, her yan hepsi bir ağızdan hepsi bir ağız gibi haykırdılar. dağı taşı çınlattı tüm kenti sardı haykırışları 'gökte kuş suda balık toprakta karınca' katıldı onbinlere Bir kükremeki aman hey dostlar görmeliydiniz görmeliydiniz dostlar coşkun bir sel oldular tuttular dağı taşı tuttular her bir yöreyi oldular birler onbin onbinler yüzbin oldu. yüzbinler bir yürek oldu. dayanıp birbirlerine güçlendiler 1 Mayıs alanında bir ağızdan bir mayıs türküsünü söylediler '1 mayıs, 1 mayıs işçinin emekçinin bayramı' her işçi bu bayrama yöresel bir oyunla katıldı biriken yüzbinleri 1 Mayıs alanı almadı almadı yollar yürüdükçe işçiler alçaldı sygıyla yokuşlar inançları yolları düz .....yolları geniş ediyordu yüzbinler bitmezcesine alanı dolduruyordu. Alanın orta yerinde kürsü Kürsüde sıkılı bir yumruk gibi biri biri değil hepimiz yarını vaad ediyoruz. devrimin kuramını pratiğini yaşarken kuruyoruz. Bir Mayıs Alanında Yep yeni bir Türkiye kuruyoruz.. Selamlıyoruz halkımızı selamlıyoruz dünyayı kuruyoruz başladık işçilerin omzunda yükselecek pırıl pırıl bir dünyayı.. Selam dünyaya Türkiye işçi sınıfına selam' 1/2 Mayıs 78 Metin Yaltı |
10 Kasım'da Kafama Takılanlar
KAFAMA TAKILANLAR Bakma sen On beş yılda yaptıklarını Yetmiş yıldır yapamadığımıza Bazen takılıyor da aklıma Sanmam ki sana inat olsun diye Bak yetmiş küsur üniversitemize Bazısı muhtaç hala Öğretim üyesine Sakın anlattıklarım sanma nazire Olanları da düşmüşler intihale Bu gün bile muhtacız hala sana Bu utançla yarın çıkarız huzura Bine bin katan söylemlerimizde Yanlışları doğru anlatırız baştan sona Ah Atatürk ah ne vardı gittin erkenden Geceyi gündüze kattın hep aceleciliğinden Sandın ki çağdaşlığı kaçıracak Türkiye Tabii haberin yoktu AB’ye aday üyelikten Biliyor musun Atam Hala gücün var senin Şöyle bir silkelesen Kurtaracaksın bizi Üstümüzdeki yılgınlıktan 10/11/05 Metin Yaltı |
Adam Gibiyse İçmen
Kim demiş İçilmez diye Ramazanda... Dün okudum kitapta Yazıyordu içkili durulmaz namazda. Aldırma sen kimseye Benim inancım o ki Herkese eşit duran tanrı Birine yasak kıldığıyla Kutsamaz diğerini… Değil mi ki Dinlerin en büyük amacı İnsanı sevmek? Şairsen Yüreğinde ki sevgi İçtiğinde daha çok Çıkıyorsa ortaya Değil ramazan Kadir gecesinde bile olsan İç sevgili İbadet sayılmasa da Günahta yazılmaz Adam gibiyse İçmen... 16.10.05 Metin Yaltı |
Adı Sevgiydi
Akşamdan çıktı dolaşmaya Kıyılarda gezindi önce Çay içti bahçelerde Barlara uğradı tek, tek Geceydi evlere girdiğinde Kiminde yakıcı bir nefesti Fısıltıydı kiminde sessiz. Kiminde yalnızlıktı, kimsesiz Bezginlikti kiminde Gün geceye devrildiğinde Sıcağa sığınmışlardı Yorgansız yatıyordu bebekler Geceyle sarılmışlardı Üstsüz uzanmıştı kadınlar Çıplaktı çoğunlukla kocalar. Sevginin bir adı da uykuydu Marmara uyuyordu Sevgi hasadındaydı Sakarya Fındık topluyordu Değirmendere Denize topuk vuruyor Gölcük Vapur kalktı mı? Soluk soluğa Yalova Biriyle saklambaç oynuyor Düzce Yaşamın düşmanı ölüm Sevginin belalısı öfke Tanıyamazsınız ki, kalleş ikisi de Azrail diye gelirdi ölüm hep Zelzele giyinmiş bu gece. Demedi bu yaşlı, bu genç Demedi çoluk çocuk Hoyratça çöktü üstüne yaşamın Harmanı yerde kaldı Sakarya'nın Fındığını kıramadı Değirmendere Soluksuz kaldı Türkiye Soluksuz kalınca Gölcük, Yalova. Bir adı sevgiydi uykunun Marmara uyuyordu Sabaha yakındı gece Türkiye’m ağlıyordu |
Ağız Tadı
Ağız tadım bozulalı Tadını alamıyorum yaşamın Nedeni sensin Bütün suç senin. Ne kadar geçti aradan ? Bilemiyorum. Özlemin çığ gibi büyüyor Dayanma gücünü bulamıyorum. Yalnızca avunuyorum. Ellerini tutamasamda Bakışların hep gözlerimde duruyor Ağız tadım bozuk dedimsede İnanma Dudaklarının tadını unutamıyorum. Göğüslerini avuçlamak bazı bir bir emmek istiyorum Buz kesildiğim oluyor bazen sana sarılıp uyuyorum. Tüm bunlar yetmiyor ama Seni ara sıra gözlüyorum da Nasıl bir duygu anlamıyorum Kahroluyorum. Sana müthiş kızdığımda oluyor bazen İliklerim sızlıyor seni anımsadığımda diri, dip diri oluyorum Allah belanı ver(me)sin Seni özlüyorum seni istiyorum. 10,12,1994/ Gültepe Metin Yaltı |
Ağlama
Çisil, çisil yağıyor diyorsun özlemin Saçlarım ıslandı Damlıyor sular kirpiklerimden diyorsun Biliyorum sevgilim biliyorum Mavi gökleri seversin Seni ıslattımsa kurunursun Hem şimdi daha bir parlaktır gözlerin Nasılda sıcacıktır göz pınarların Gene de ben Dudağımla ıslanmanı yeğlerdim Beni bağışla Nisan yağmurlarından say beni Bak, daha bir mavi bakıyorum bugün ve Biliyor musun hep üzerinde gözlerim. 8/11/05 İst Metin Yaltı |
Ağlarsın Her Gün
Sanma ki sürecek bu gidiş böyle Sönecek senin de devranın bir gün Varsa diyeceğin şimdiden söyle Yaslanır omzuma ağlarsın bir gün Ne dedim sana da çektin elini Çevirdin yüzünü kırdın belimi Ne çabuk unuttun sevgi dilini Karşıma geçip de ağlarsın bir gün Seviyorum dedim buna aldırma İstemezsen eğer yüz çevir bana İçinden gelmezse kendin zorlama İş işten geçince ağlarsın bir gün Yüreğinde azıcık bir yerim mi var? Gözünde sözünde dolu sitem var Yoksa bilmediğim bir derdin mi var? Neden gizli, gizli ağlarsın her gün 1.7.06 Metin Yaltı |
Ağrı Nerdeyse Can Orda Atarmış
Günlerdir Bir komando eri gibi yerlerde sürünmekte bedenim Bu yetmiyormuş gibi Bazen bir sirk cambazından daha hünerli Tavanlarda yürüyorum Duvarları tırmalıyor, yumrukluyorum Tutukluluğuna isyan eden bir mahkum gibi Evdeyim, yalnızımda üstelik Ne kızım var yanımda.. Ne de Mavi Dünyam Her şey üç gün önce başladı İnce, ince sancılardı. Yeldir, geçer dedim haber vermedim Yoksa koşup gelirlerdi hemen Daha yeni gittikleri İzmir'den Bekledim, Aradıklarında iyiyim dedim tatilleri zehir olmasın istedim. sayrılığımı sevdiklerimden gizledim. Acılar içindeyim oysa acılar ve sancılar Sancılandığımda zaman, zaman Şiir içerdim dinerdi acılarım. Bu kez kar etmiyor dostlar Böbreğimdeki taşlar Yaz geçiyor telaşından olacak Apar topar yola çıkmışlar Bütün telaşım, sıkıntım ondan 30/7/2005 16,30 Metin Yaltı |
Akdenizlim
Sen orada Akdeniz de sevişirken deniz güneş ve kumsalla Ben İstanbul da kahredici yalnızlığımla yaşıyor olacağım Sensizliği… 16.10.05 Metin Yaltı |
Aklıma Geliyor Yokluğun
— Hay, ağzına sağlık Dediğin gibi dostum. İstanbul'a Salacak'tan Senin gibi bakıyorum. Önümde deniz Önümde Kız Kulesi Az ilerde Sarayburnu Orada Mustafa Kemal'leyiz. Çağdaş uygarlık diyor hedefiniz Gidiyoruz, şaha kalkmış tay gibi Gidiyoruz, şahlanmış Mustafa Kemal gibi Ödüle bulaşıyor ellerimiz... Ellerim... .........ellerin... .................elleri... Ellerimiz temiz... Şimdi keyfini çıkarmak Tadına varmak var hayatın. —Çak dostum diyecekken Aklıma geliyor yokluğun. 17,10,2006 |
Aklımda Kal
Öyle kararlıydım ki Çıkaracaktım seni aklımdan. Denedim de… Tatile gittim bu yüzden… Düşlerime girdin bu kez de. Vazgeçtim. Her gece, her gece İyisi mi sen aklımda kal. Rahat durmuyorsun düşlerimde 31.08.06 Metin Yaltı |
Aksortiş 'Sevginin gücü, hiç bir şeyde yoktur '
Sevginin gücü, hiç bir şeyde yoktur Emek verildiğinde, tüm güzellikler Ve geçerliliği olan her şey Dahası doğa sevginin ürünüdür Açıkcası insan sevdiğince güçlüdür. Metin Yaltı Metin Yaltı |
Akşam İSTANBUL
Saat akşamın henüz beşi Görmemiştim böyle karanlık bu kenti Ay incecikti O parlak yıldız Tutmasa arkasından Haliç’e düşecekti Kara dumanlı bir yangın gibi İse bulanmıştı İstanbul kenti Oysa her günbatımında İstanbul’la sevişirdi bulutlar Güneşin gözü takılınca yüzü kızarır Utangaç ufkun ardına saklanırdı. Bugün bulutlar tacizci Korkunç, büyük ve kapkaranlık dalgalar gibi devrildi devrilecekler Piyer Loti sırtlarından Büyük bir yangının Karanlık dumanlarını arasından Parlayıp kaybolan İnce alevler sanki Evlerin zavallı ışıkları Ve Bir yılanın uzanmış kıvrak ince dili gibi Art arda geçen araba farları Aydınlatmaya yetmiyor kenti İçim kapanık İstanbul bulanık Böyle mi gelecektin yeni yıl? Ay karanlık 1/1/06 Metin Yaltı |
Anacığım
Bugün analar günüymüş anacığım Senin için anlamlıymış bugün Anlayamadım bunu ben. Nedenmiş anacığım? Sensiz anlamlı olur mu gün? Sen bütün günlerimin güneşi gibi Ruhumu aydınlatan tek varlığımsın Doğurdun, emzirdin, büyüttün bizi İlk gençliğinin tüm *******ini verdin Her acıma üzüldün, sevinçlerimle güldün Ya ben anacığım, ben ne verdim sana Her kızgınlığımda, bunaldığımda yüklendim sana Bir kez yakınmadın, kızmadın bana Bir gün yeter mi sana? Al anacığım al Bütün günlerim senin olsun Bütün günlerim armağan sana 1977/ istanbul Metin Yaltı |
Anı Yaşamak
(Bakış Açısı) Anı yaşamak lazım. Kaç kulaç olursa olsun Gecenin zifiri karanlığı Varsın öldürsün saatleri Akreplerin zehiri Sürüklensin zaman Yelkovanlarla serserice... Yeni rekorlara koşacak umut Yılmamak lazım. Zamanı zehirlemek lazım Demesine aldırmayın ustamın Bir seferliğine Öfkeye yenilgisine sayın En iyisi mi siz? Nihavent makamlarında Hep şarkılar söyleyin Coşkulu şiirler yazın. Değerini bilmek lazım Her bir anın. Böyle sevince döner hüzün Kışlar bahar umutsuzluklar umut olur yeniden Boşa geçirmemek lazım. İstanbul 23/12/06 Metin Yaltı |
Anketlerdeki Çocuklar
Sorgulamaca Yurtta kalan çocuklar Yaşamı Yarıdan yarı oranında Anlamsızca bulmuşlar… Mutsuzluk mu şimdi bu? Sorgucunun sorusu Yaşamı Kılmak için anlamlı olunca Tartışmak gerek demişler Sorunları çocuklar… Akılcı mı oldu bu çocuklar şimdi? Örneğin demiş sorgucu? Sorun varsa biriyle aramda Kendimi onun yerine koyarım Demişler üçte ikisi.. İyimser mi bu çocukların hepsi? Haksızlığa uğradığımda Yutarım demiş onda biri Hak aramak kavramını Öğrenmemişler olmalı. Gelecekten umutlu çıkmış yarısı Hayal kırıklığı demiş Gelecek için üçte birisi Kalanının yokmuş bir beklentisi… Özgüvensiz sayılır mı çocuklar? Paylaşmak istersen sorunlarını Kimi seçersin diyen sorgucuya Arkadaşımı demiş yarısının azı Sevgisiz olabilir mi bu çocuklar? Bir anketi yanıtlayan yurtsuz çocuklar Yaşamı Yarıdan yarı oranında Anlamsız bulmuşlar.. 27/1/06 Metin Yaltı |
Anlaşılmamak
Israr etme n’olur Yüzüne bakamam... Sanma ki söylediklerimden Sanma ki yapamayacağımdan Burnu havalarda diyorlarmış, desinler İnan ki ondan da değil... Yüzüne bakmayışım. Elbette söylerim Gözlerinin içine bakarak —Seni seviyorum, demek isterim. Yanlış anlamlar çıkarma her duruşumdan Merak bu ya... Ay tutulması olacak diye Başımı göğe diktim saatlerce Dün gece... Yıldızlar kayıyordu durmadan Birini sen sandım. Israr etme n’olur Yüzünüze bakamam... Boynum tutulmuş arkanızdan koşarken 08.09.06 Metin Yaltı |
Arkamdan Vurma Beni
Haklısın yakınmakta haklısın yiğit dostum Akılsız olunca dost çıkılmaz yola dostum Yiğit ve mert düşmanı yeğlerim ona dostum Bana göz göze söyle arkamdan vurma beni Binlerce yıl bu yurtta kardeş gibi yaşadık Birlikte yer içerken ortalığa kin saldık Gel, oyunu bozalım sanırım aldatıldık Gelsinler dize söyle arkamdan vurma beni Bizde öyle söylenir “Kanı kanla yumazlar” Kimseye de arkadan pusu kurup vurmazlar Namertlerden uzak dur onlar sözde durmazlar Sözünü yüze söyle arkamdan vurma beni Dünya tehlikedeymiş öyle diyor bilginler Ne yapacak o zaman bu kahraman yiğitler Dünyayı kurtarır mı dökülen haksız kanlar Sözünü öze söyle arkamdan vurma beni Bırakalım yok olsun artık bu kin ve nefret Onlarca aydın vurdun buldun mu huzur rahat Pişman olursan bir gün büyür içinde bu dert Tezini bize söyle arkamdan vurma beni 4/2/2007 Metin Yaltı |
Arzu Türküleri
Gülümseyişin miydi Güneşin Işıkları Aşkı anlıyor, Eskişehirli kuşlar Dudaklarımda dudaklarının tadı Sanki bir savaşı kazanmış gibi Eşlik ettiler bana Afyon’a doğru. Öylesine güzeldi ki dolunay Bakışlarınca sevecen Gözlerinin iriliğinceydi ay Göğüslerin gibi yumuşacık Başları gibi diriydi o gece ay. İzmir güne uyanırken karşılamıştı beni Doluştu gözlerime güneşin ışıkları Vallahi ayıramadım hangisiydi güzel Aynıydı gülümseyişin ve güneşin ışıkları Anlamıştım ilk gördüğümde, kadınım olacaktın Rüyalarımda yıllarca seviştiğim sendin Zulasına öylesine yerleşmiştin ki yüreğimin Umutla beklemiştim. Biliyordum. Gelecektin. Körfezle konuştuk dün sabaha kadar Sevindi, bir görsen nasıl kıpır kıpırdı Bitirecekmişsin yalnızlığımı artık Olmasan da yanımda, yetermiş beni düşünmen Hani sana demiştim ya Verdiğinin fazlasını alırsın benden Sonra düşündüm bunu defalarca Kalmamış verecek bir şeyim sana Aklımı almışsın başımdan. Bana geleceksen, hemen gel İstersen bekle bir akşam üstü gel Bir şey alma yanına Yüreğini koydunsa eğer yoluma... Bana, yağmurlu bir günde gel Damlalar uyaracaklar seni Aşk yoksa yüreğinde Dönebilirsin de geriye... 8/11/2000 / Metin Yaltı |
Arzulayınca
Testis tepelerine inen vadide Çoşkun akan nehir gibi vurmakta kendini o yamaçtan bu yamaca helak olacak diye donumu baraj yaptım kıyılarına Kara bir bulut gibiydi çevresine kurduğum orman. ne kadar geçerse geçsin aradan şaha kalkmış bir aygır gibi dörtnal ezerken testis tepelerini zor dizginledim avuçlarımla senin gençlik tayını... II ..........................-İlgilisine not- Elli yıldan bu güne çoşkun Aras gibiydi bendini aşmak isterdi hep Şimdi dicle gibi küskün Oluyor zaman zaman Benim bir yakınmam yok söylemedin deme yanlış anlamlarda çıkarma bundan Ama artık gına gelmiş olmalı şaha kalktığı zaman başka kısraklar geçmekte onun aklından... III beş altı yıldan beri şakak platolarına düşen karlar testis vadisine de düşmekte artık Bilim adamları söylüyor Son yıllarda Küresel ısınma artmış. İklimsel değişiklikler ondanmış. O kapkaranlık çam ormanında - bu sebepten olsa gerek- Artık kayınlarda çıkmakta. istersen dur, düşün biraz o sımsıkı dayandığın sert çamlardan sonra ne kadar mutlu eder seni Yumuşak kayın ağaçları... 29/01/05 Sadabat Metin Yaltı |
ASLANIM DERDİN
Ben sana Hep insanca yaklaştım. Genede sen bana -ara sıra da olsa- Aslanım derdin. hep merak ederdim Bir hayvani yönüm mü var Ki sen bunu gördün. Haklıymışsın. Dün televizyonda 'Aslanların Dünyası'nı izledim Bir erkek aslanın yavru bir ceylana Bakışını zumlayınca kamera Aklıma geldin. 17/01/03 Metin Yaltı |
Aslolan Aşktır
Sürdürmektir güzel olan, tanışmak değil Başarmaktır güzel olan,Başlamak değil Dün olmadıysa,bu gün belkiyse yarın var daha Kazanmaktır güzel olan kaybetmek değil Sevmektir asl'olan sevilmek değil. 1983 Metin Yaltı |
Aşık Oldum
Ne istedim benden kader Beni ettin hepten heder. Niye bitmek bilmez bu yol El kızı ne kadar bekler? Kaybolunca yön mü verdin Şöhret ile şan mı verdin Akıl fikir zaten yokta Sanki bana aşk mı verdin? . Fidan diktim fışkın verdin. Sıkıntıyı aşkın verdin El âleme sazlı sözlü Bana hepten suskun verdin. Bakırköy’ün trafiği Yükseltiyor grafiği Ne söylenip durursun ki Mantıkla yok ilişiği Hele şükür bitti bu yol Aman oğlum sabırlı ol Nedir kimdir bilmiyorsun Bu işe de katma sağ sol Mavi, mavi gözleri var Dudağında pembe rujlar Burun hokka kaşları yay Saçı sarı, endamda var. Dedim kadın sevdim seni Geç vakitte buldum seni Kollarınla sarıversen Aşktan yanan şu bedeni Görmüş geçirmiş belli Yaş kırk dokuz ya da elli Bal damlıyor sanki dilden Hoş sohbetmiş tatlı dilli. Yanağımda dudak izi Kulağımdan gitmez sesi Öyle hoş oldu ki içim Dizime değince dizi... Dostlarım ben bir hal oldum Açıkağız şaşıp kaldım İçimi bir kavuran var Sanırım ben aşık oldum. 12,1,07 Metin Yaltı |
Aşk Bile Yaralanır
.................................................' Affeyleyelim ki belki bilmez .................................................B ir sürçen atın boynu kesilmez' Her kes bildiği halde Tanığı yok yazdıklarımın Kızmadım kimseye bu yüzden Tanrı bile kaçınınca tanıklıktan... 'Umut Tükenmez' dediğimden Ümitliyim yalnızca sizden İnanacaksınız bana Şiire gönül verdiğinizden... Öğrendimki yaşadıklarımdan Bozulunca düzeni insanın Dönüşü bile değişmekte dünyanın Her şey sorun olur birer birer Drama dönüşür yaşamın Dostları terk eder önce Fareler misali.. Kalır insan bir başına Kalır yapa yalnız Gemisi batan kaptan misali... Anlar ki insan Sende var olunca Herkeste de var. Aranır gene de Çölde bir yudum su misali... Yanılgıya düşen bensem Suçlu olan sistem Der, düşünür insan. Acımasız olan sa yaşam. İyilerle kötüler Doğrularla yanlışlar Artılarla eksiler Karışır birbirine Kördüğüm misali. Bu yüzden. Belki de bu yüzden Sevdiklerinin bile değişir bakışları Yüz çevirir hep dost bildikleri Etrafından eksilmeyen -Sensiz olmaz diyen herkes Kaybolurlar birden, serap misali.. Aşk bile yaralanır Ne yüreğinde çırpıntı Ne gözlerde bakış kalır. Gücü tükenir insanın Yüzünde Acı bir gülümseme Ardında. Bu hüznün şiiri kalır... 10.08.2005 Sadabat Metin Yaltı |
Aşk Boyunca
Bir durgunluk Bir sessizlik var sende Tedirgin gibisin son günlerde Benimle ilişkilendirmen varsa Bilmelisin ki Benim bir sorunum yok Ne yaşamla Ne seninle… Mutluyum olabildiğimce Huzurluyum da Yüreğim dolu aşkla… Aldırma sende hiçbir şeye Herkes herkese bir şeyler söyler hep Dinlense de Dinlenmese de Bana da söylüyor bir sürü kişi bir sürü şey Her fırsatta İlişkilerim uzun sürmüyormuş örneğin İşleri güçleri yok ki Bunu gözlemlemişler Tanıyanı, tanımayanı var içlerinde Bilmeliler ve bilmelisin ki Yaşamım boyunca Olmadım, olmakta istemedim Günü birlik ve Kısa süren ilişkilerde kahraman Hiçbir zaman Buysa seni mutsuz eden Tedirginliğin bundansa Bu bayram arefesinde Söz veriyorum sana Sürecek ilişkimiz Bu aşk boyunca… 3.11.2005 4,Levent /İst Metin Yaltı |
Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 04:08 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.