www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Edebiyat (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=268)
-   -   Ahmet Tevfik Ozan (https://www.cakal.net/showthread.php?t=144460)

GooD aNd EvıL 04-22-2009 05:13 PM

Ahmet Tevfik Ozan
 
Abdurrahim Karakoç'a Mektup

Karakoç, Karakoç; Koçsun, Karasın! ...
Lakin 'ak'dan, 'Akgünler'den haber ver(!)
Satıp bir 'Yalan'ı, bin bir dolara,
Fakirlikten, Fukaradan haber ver(!)

Kesme boynuzlan, yer yok koyacak!
Sormasan ne çıkar, Millet soracak!
'Ha gayret, ha gayret (zaman) duracak! ..”
Diyen eşseklerden, atdan haber ver!

'Anahtar uydurdum cennet açmaya.
Cihat devri geçti, gayret kaçmaya! ..
Hıyanet, Fesatlık, yalan saçmaya,
Ottan evvel koşan, 'sap'tan haber ver!

'İnsan mı maymundan, maymun insandan..? !
Bir üfürsem melek çıkar lisandan
Birbir yalan Peygamber’(s.a.v) den, Hasan' (r.a) dan
Fetva veren, ulemadan haber ver!

Haber ver, haber ver Çark-ı Felek’ten!
Allah için sözü indir elekten!
Aşk-ı Muhammed'le savur okunu
Bak bakalım, kimler çıkar delikten! ..

Ahmet Tevfik Ozan

GooD aNd EvıL 04-22-2009 05:13 PM

Adalet ve Hakikat

Ve döner, semaların nuru pencerelerde
Karanlık nura akar, haykırır; Ömer (R.A.) nerde?
Taş yürekli duvarlar, buzdan sükûtu keser
Bir çiçekte kelepçe, haykırır; Ömer (R.A.) nerde! ...

Ahmet Tevfik Ozan

GooD aNd EvıL 04-22-2009 05:13 PM

Adanın Çamları

Denize açılan çamlıkta, yollar..
Bir rüzgâr sesiyle, gönlüme dolar
Adanın aşk kokan, *******inde..
Şarkılar kıskanır... seni, şarkılar.! ..

Ahmet Tevfik Ozan

GooD aNd EvıL 04-22-2009 05:13 PM

Ağaç Olmak Varmış

Issız dağ başında, Ardıç ağacı
Donmuş bir türküdür... yeşil ve yalnız!
Haşir korkusu yok... Hesap Günü yok
Ve ölüm korkusu... soğuk, apansız!

Ahmet Tevfik Ozan

GooD aNd EvıL 04-22-2009 05:14 PM

Ah Başıma Gelenler

‘‘Sen çiçeksin, yeşil gözlüm.. bir çiçek!
Günler gibi, aylar gibi, yıllar gibi..ölecek! ...’’

Ne söylesem, anlamıyor bu çiçek..
Artık sözüm,bir gelmemiş Bahar’ın!
Bilmiyor ki, kış her şeyi biçecek..
Bilmiyor ki, yüreği yok; karların! ...

Çiçek, çiçek, güzel çiçek.. baksana!
Ben gönlümü, yeşil-beyaz bir periye emzirdim!
Alıp onu bir dalına taksana!
Gör ki; seni nice yıllar; ben başımda gezdirdim!
Çiçek, çiçek, güzel çiçek.. baksana!

Ne söylesem, anlamıyor bu çiçek..
Artık sözüm, bir gelmemiş Bahar’ın!
Bilmiyor ki, kış her şeyi biçecek
Bilmiyor ki, yüreği yok; karların! ...

Ahmet Tevfik Ozan

GooD aNd EvıL 04-22-2009 05:14 PM

Akıl Yetmez Bir hasret

Anamdan çok severdim, karpuzu; o günlerde! ...
Şimdi benim gibi,binlerce çocuk! ...
Akıl yetmez bir hasrettir, damakta..
Karpuzlara baka baka yolculuk! ...

Ey mübarek bir yeşilde, kırmızı
Karpuzu dillere gönderen toprak!
Dedemin kanı var, kızıllığında
O nurdan karpuza, bir de öyle bak! ...

‘‘Bu efkar, gönüle damlayan ataş..
Taş olmuş, göklerde dualarımız!
Bir yağmur, bir yağmur, bir yeşil yağmur
Yağmasın, kapanır yaralarımız! ...’’

Anamdan çok severdim, karpuzu; o günlerde! ...
Şimdi benim gibi binlerce çocuk! ...
Akıl yetmez bir hasrettir, damakta..
Karpuzlara baka baka yolculuk! ...

Ahmet Tevfik Ozan

GooD aNd EvıL 04-22-2009 05:14 PM

Alemlerden Aleme

Gözbebekleri, alemlerin
Aleme açıldığı penceredir...

Ahmet Tevfik Ozan

GooD aNd EvıL 04-22-2009 05:14 PM

Amentü Billahi

Zerreler akıyorken, zamanın yalağında
Bir sır var, bu alemde; zerrelerce bir sır var! ...
Hayattan kelebekler uçar, ölüm bağında
Bir sır var bu kalemde, çizgilerce bir sır var! ...

Ahmet Tevfik Ozan

GooD aNd EvıL 04-22-2009 05:14 PM

Analar

En uzun *******in
Anaları, çileye çağırdığını bilirim..
Bilirim, bahar çiçeklerinin
Ana kalbinde yeşerdiğini..

Analar... sevgi dağıtan melekler
Canlı çiçekler için, çırpınan kelebekler

En anlatılmaz sevgilerin
Göz pınarlarında çağladığını bilirim
Bilirim en güzel dileklerin
Ananın ağzından söylendiğini...

Analar... uykusuz *******den taşan pınarlar
Gülen çiçekler için, yıllarca ağlayanlar! ..

Ahmet Tevfik Ozan

GooD aNd EvıL 04-22-2009 05:14 PM

Ankara Kızlarına

Varın, siz; gönüllerimizi çaladurun..
Bizler senelere, sığınmışız!
Güzelliğinizi götüren ellere
Canı gönülden, yalvarmışız..
Durdurun, şu zamanı; durdurun! ..

Ahmet Tevfik Ozan

GooD aNd EvıL 04-22-2009 05:14 PM

Ankara Yılları'na

Yalanmış, allı-pullu Ankara.. yalanmış rüya!
Bin kerre ölüme yenilmiş, O Şehir; yalanmış! ..
Döndüm hülya, döndüm hülya.. gene döndüm: O Hülya!
Belli ki: kanmış gönül, bir hayale aldanmış! ...

Ahmet Tevfik Ozan

GooD aNd EvıL 04-22-2009 05:14 PM

Anlaşıimaz Bir İş

Ümidim, ormanlar gibi yeşil
Hasretim, sular gibi akmakta...
Ve gördüğüm her yaprak
Sensizliğinden, solmakta! ...

Ahmet Tevfik Ozan

GooD aNd EvıL 04-22-2009 05:14 PM

Ardıç Dalı

Ardıç dalı, ardıç dalı!
Sen yalnızsın, ben sevdalı! ...

Gece gündüz, kırlangıçlar
Senin üzerinden uçar..
Nah göğsümün şurasında
Bir ağrı var, bir ağrı var!

Kar dökülür, yağmur yağar
Senin rengin aynı kalır!
Seninle konuştum desem
Kim inanır, kim inanır? ...

‘‘..Duydum, eyvah! ... yarim, gitmiş gideli
Gökyüzünde iplik iplik bir yağmur
Kirpikleri, ardıçlara dal olmuş..
Dal dal parmakları, yollara çamur! ...’’


Sen benim dert ortağımsın
Sen benim aşk ocağımsın
Sen benim gençlik çağımsın! ..
Sensiz gönlüm, nasıl güler? !

Ardıç dalı, ardıç dalı!
Sen yalnızsın, ben sevdalı!
Söylesene ne yapmalı? ! ...

Ahmet Tevfik Ozan

GooD aNd EvıL 04-22-2009 05:14 PM

Arzu

Sende şark *******inin
Tatlı esrarı
Doyulmaz tadı
Ve bir siyahi dilberin
Körü körüne sadakati olmalıydı...

Ahmet Tevfik Ozan

GooD aNd EvıL 04-22-2009 05:14 PM

Asker Tütün ve Kesmetaş

Bir tabip üsteğmen ve iki tabip asteğmen, Erzurum- Tekman Yolu’na koyulduk… Kıvrıla kıvrıla Palandöken'e çıkan toprak yolda yükselirken, Ağustos sonunda gördüğümüz rengârenk bahar çiçeklerini hayranlıkla okşuyorduk... Dağın zirvesinde, sağda: bir siyah heyula gibi üzerinde yıllanmış bir toprak yığını Palandöken Tabyaları’nı seyretmeye başladık.. Durduk; bir elin ayası ve beş parmak misali yapılmış tabyaların içine girdik. El ayası mesabesinde karargâh binası, binanın üzerinde kesme taşlarla yapılmış eyvan ve taş avluya, parmaklar gibi dağın çeşitli cephelerine dağılmış dehlizlere ve nakışlı kemerlere daldık gittik…
Loş dehlizler ve avlularda; mazgallarda, geçen “Zaman ve Tarih” gözlerimizi yakan bir küf kokusu ve sükût ise; tenimize değen bir ince soğukluk olsa gerekti... Sükûta dokunmanın, zamanı koklamanın karmakarışık hissiyatı içinde dudaklarımızda bildiğimiz dualar, bir rüyayı yaşarcasına tabyalardan ayrıldık...


Ağaçlarda tek tük sarı yapraklar
Yaz desem, bir tuhaf., güz desem değil!
Sonra Palandöken... sanki Kafdağı
Gönül duman duman, köz desem değil! ..

Şu kesıne taşlara yaslanmış asker
Kimbilir kaç sabah ufka bakıp da
Köyünde yarını, ceddini anmış....

Ufukta, sadece bir mavi beyaz
Güvercin ve boşluk... sonsuzluk hissi!
Derin bir çukurda, çok zor sezilen
Paşa Camii'inde bir titrek ezan
Ve hüzün ve eylül... ve titreyen an!

Dağların başında yalnızlığımız
Az nemli, kokulu kesme tütünle
Tayın torbasında zor kardığımız
Bir efkârlı duman gibi sevdamız
Devlet-i Ali Osman’mış....

“Tebaa dediğin ancak emanet..
Dünyada her çocuk, bir nurlu çiçek!
Bir azıcık zulme, biraz muhabbet;
Bil ki Allah rızasını biçecek! ...'

Ağaçlarda tek tük sarı yapraklar..
Yaz desem, bir tuhaf... güz desem değil! ..

Ahmet Tevfik Ozan

GooD aNd EvıL 04-22-2009 05:14 PM

Aslı Böyle

Yağmurlar; lanetlenmiş şehirden, kaçıyordu..
Ajanslar; “seller, bastı! ..” diye, haber dağıttı...

Ahmet Tevfik Ozan

GooD aNd EvıL 04-22-2009 05:14 PM

Aslında Nur Yağmuru

Tek renkli semadan, renksiz su iner
Kara topraklarla yoğrulur, çamur!
Ve Tohum... Kâinat, izahtan aciz
Canlanır, ruh bulur… nur üstüne, nur!

Ahmet Tevfik Ozan

GooD aNd EvıL 04-22-2009 05:14 PM

Aşk Ordusu

Dağların doruğunda parlayan ışık, bizden
Güzelin dudağına erişen kaşık, bizden..
Bizler; aşk pınarının, yıkanmış kumlarıyız..
Bir sarışın dilbere vurulan aşık, bizden! ..

Ahmet Tevfik Ozan

GooD aNd EvıL 04-22-2009 05:15 PM

Aynalar

Ey.. aynalar karşısında, süslenen
İhtiyar kadınlar! ...
Yere saçılan mücevherler..
Ismarlanan kumaşlar...
Hepsi hepsi avunmak için, biliyorum
“Bu dünyanın düzeni! ..” diyeceksiniz!

Oldu olacak
Bana da kulak verin
Yaşlanan, aynalar değil; sizlersiniz! ..

Ahmet Tevfik Ozan

GooD aNd EvıL 04-22-2009 05:15 PM

Aynalarda Bir Ömür

Aynalar, param parça.. dökülmüş yollarıma
Rakseden, ışıl ışıl güneşlerle gel diyor...
Sardığım, yarı şeffaf bir hayal; kollarıma
Bir hayali sevgili; gülüşlerle, gel diyor..

Bir bilseniz; bu yalın ayaklarım, ne kadar
Ne kadar, tuz-buz olmuş; camlarla boğuşmakta..
İliği boşalır da, gariptir; gene kanar..
Tebessüm, bende belki; halime ağlamakta! ...

En nihayet, ufuğun bittiği yerde bir gün
Gölgelerin toprağa düştüğü gibi, sessiz
Yıkılıp kalacağım.. çok erken batacak gün...
Kanla kaplı aynalar, o gün; sırsız, güneşsiz! ..

Ah, şu bin kerre nankör; vefasız muhayyilem
Beni takmış ağına, çarpa çarpa sürükler..
‘‘..Parça parça topla dik, güneşi aynalardan
Ve altında, güneşlen! ...’’der, sinsice gülümser...

Her şey, her şey bir yana.. ben bunu hak etmişim
Bir lahza bile dönmüş olsaydım semalara
Güneşi görecektim.. ben bunu hak etmişim
Ve bir ömür kanamış, şu doymaz aynalara! ..

Ahmet Tevfik Ozan

GooD aNd EvıL 04-22-2009 05:15 PM

Balıkesir'de Akşam

Zannımca karanlık, göklerde Deniz..
Dibi, şeffaf bir zar... nazenin, ürkek
Belli ki: delinir, her gün ansızın...
Önce akar, Dursunbey'in Dağı'na! ...

Çöllerde yarılmış taşlar üstüne
Nasıl damlar, yağmur; ince tül gibi...
Toprağın kokusu ciğerlerinde
Serinlik, dallarda kızıl gül gibi..

Erimiş kurşun gibi; yayılır, akar artık...
Dursunbey'den, ovaya...ta Ayvalık'a kadar
Siyah bir yorgan sanki, ak kuğu tüylerinden
Gece...mazlum anası, belki şafağa kadar!

Denizin, yeşilin,dağın Türkçe’si
İşte Balıkesir! ... Zağnos'tan kalan
Ve bir Fatiha’dır... zaman içinde
Paşa Camii'nde, bir dosttan kalan...

Ahmet Tevfik Ozan

GooD aNd EvıL 04-22-2009 05:15 PM

Benim Hikayem

Bir körün gamını, Hayal taşırken
Benim kederimin, kaynağı: gözler...
Bir hayal tükenir.. bir dert eksilir..
Oysa benim gözüm, Güneş’i özler!

Ahmet Tevfik Ozan

GooD aNd EvıL 04-22-2009 05:15 PM

Bilmeden İyilik

Güneşe açılan pencerenin tokmağına
Uzanan iplere, karanlıkta
Yarasalar da tutunur...

Ne garip Güneş geldiğinde
En önce, onlar kaçacaklar! ..

Ahmet Tevfik Ozan

GooD aNd EvıL 04-22-2009 05:15 PM

Bilmediğin

Ben senin bildiğin gibi, katı yürekli değilim
Hele hiç acımadığım yalan!
Deniz değil, gözyaşım
Kıyılarda uzanan...


Ben çekerim çilesini, hep; hasta kadınların
Yoksul evlerin çorbaları bende kaynar!
Ağlamaktan gözleri şişmiş çocuklar
Bende uyurlar...

Serilir sofralara parça parça yüreğim
Bir Ramazan gecesi, kenar mahallelerde..
Ve ağlar; nice dullar, sarsılarak derinden
Kim bilir nerelerde? ...

Ben senin bildiğin gibi, katı yürekli değilim
Hele hiç acımadığım yalan!
Tarak değil ellerim
Saçlarını tarayan...

Ahmet Tevfik Ozan

GooD aNd EvıL 04-22-2009 05:15 PM

Binbir Masal ve Bir Son

Nasıl yanıp sönerse, gözleri; bir yılanın
Zehrini kusmak için; kıvrılıp, bükülürken..
Öyle olsa, gözlerin... öyle olsa, ne çıkar?
Adımlarım sonu yok yollara dökülürken..

Gülmek mi, ağlamak mı; içimden geçen, bilmem?
Sevsem dünyalar kadar; nefret etsem, çaresiz..
Her halde, ayrılık var; vicdanımın sesinde
Kavuşmayı bin günah, bekler.. bense, kimsesiz!

Arzumuz; kıştan kalmış, bir kar parçası olsun..
Şu gecikmiş baharın, artık; güneşi doğsun!
Çiğnediğimiz toprak, emsin; can hülyamızı..
Yağmurlar; çamur çamur, rüyaları yoğursun..

Asırlar tüller gibi, üstümüze düşerken
Kapımız hayal meyal çalınsın erken erken
İşte densin, Kâinat! ... Haşr'in pençelerinde
Azabın rüzgarıyla günahlar tükenirken...

Ahmet Tevfik Ozan

GooD aNd EvıL 04-22-2009 05:15 PM

Bir Adeviye Hanım Günlüğü

Sağlık Ocağı'nın karşısında; kırmızı kesme taşlarla:yapılmış tarihî Kara Mustafa Paşa Kervansarayı'nda, taşların arasında yaşama savaşı veren otlar; yavaş yavaş sararmaya başladı.. Gündüzler sıcak geçse de, *******i; Kayseri İncesu'nun eski taş yapılı evlerinde, hafif elbiselerle insanı üşüten bir soğuk hissedilir oldu.
Bir gün ikindiye doğru,iki hasta kadın:..biri beyazlar içinde ve gözleri görmüyor, diğeri ona yardımcı. Beyazlar içindeki nur yüzlü kadın, yani Adeviye Hanım; derdini anlatıyor; sanki dudaklarına neredeyse değecek bir mum alevi var da biraz hızlı konuşsa o alev titreyecek ve sönecek ve sönen o mum aleviyle nice masum yavrular karanlıkta kalacaklar! .. Sonra anladık ki: Adeviye Hanım, “Kader-i ilahiye sitem etme”nin edebe aykırı olacağı inancında.. Adeviye Hanım, Arnavut Mahallesi'nde mukim.Çocukluk yıllarında ailes
Arnavutluk’tan göç etmiş.O yılların hatıralarını,sonradan görmez olmuş gözleriyle, gönlüne çok renkli tablolar gibi nakşetmiş.. gönlünde renk cümbüşü hatıralar, dudaklarında ötelerin habercisi dualar! ..
Ömrü: taş yapılı bir Arnavut Evi’nde; yazılmış, çizilmiş bir günlük tomarı.. Velhasıl Adeviye Hanım, gelmiş geçmiş nur yüzlü Osmanlı Kadınları’ndan biri veya her gelmiş, geçmiş; yaşayan Osmanlı kadını bir parça Adeviye Hanım! ..

BİR ADEVİYE HANIM GÜNLÜĞÜ.

Döndüm; ak tülbentli, ak yüzlü kadın
Gözleri yok lakin.. bir kadife ses
Gönül gönül görür, şefkatle okşar
Güldür, karanfildir verdiği nefes..

Adeviye Hanım sahi sen kimsin? .
Bir Arnavut kızı.. bir yaşlı peri? .
Varsın ömür, kör kuyuda tükensin
Kimler tatmış sakladığın iksiri.

İncesu'da, yukarıda taş evler
Karlar düşer, gece çöker.. in cin yok!
Bir titrek ışıkta, bir yürek inler
Bir yürek ki: lügâtında” İncin! .' yok..

Sonra sabah olur, güneş yükseli..
Tülbendine toplar nur hasadını
Adeviye Hanım. mahcup ve mesud..
Artık unutsa da, ansa da birdir
Yüzyıl sonrasında; Alem, adını! ...

Ahmet Tevfik Ozan

GooD aNd EvıL 04-22-2009 05:15 PM

Bir Anlık Hayat

Bin bir Alem açılır, kapanır da; an be an..
Bir zerre,dergahından; bir yere kaymaz olur!
Bir alem; bir alemin beşiği,hem mezarı..
Hayal yutan dev,zaman; bir türlü doymaz olur! ...

Ahmet Tevfik Ozan

GooD aNd EvıL 04-22-2009 05:15 PM

Bir Arzu Dörtlüğü

Her zerresi, bin bir hatırayı saklar gibi; hırçın denizin
Sathında bir alev gibi yanmaya hazır, günleri ansak! ..
Güvercin güvercin, göklere sindirilen sevgimizin
Sinesine tutuşup, seneler boyu; yansak! ..

Ahmet Tevfik Ozan

GooD aNd EvıL 04-22-2009 05:15 PM

Bir Avuç Bulmaca

İki yalnız, benle gece..
Ve dostluğumuz, bilmece!
Gündüz ben buradayım ya..
O nere akar, sessizce? !

Yürek, düşer bir denize; kan olur..
Kan olur da, suda kalmaz
Bir balığa can olur! ..
Rahmet olur, nimet olur, an olur..
Bir yeşil sabaha, yeşil tan olur...

Baktım: avucumda, çiçek..
Bıraksam, yere düşecek!
O toprağı bilir ama
Toprak,onu ne bilecek? ..

Ahmet Tevfik Ozan

GooD aNd EvıL 04-22-2009 05:16 PM

Bir Avuç Hüzün

Ömrüm bir muammayı çözmeden mi, geçecek?
Ben, sana çok yakınım..
Sen, benden çok uzaksın! ...
Giderken her şeyimi,bir bohça gibi götür..
Yalnız, uykularımın çalınmışları; kalsın! ...

Ne kapılar kapanacak, ardından..
Ne kimse, ayaklarına kapanacak!
Bir güvercin gibi, sessiz ve güzel..
Kaçacaksın! ...

Yıllar, yağmurlar gibi; yağacak saçlarına..
Bir gün, beni anacaksın!
Dudak bükmek, gülmek gelecek; içinden ama..
Ağlayacaksın! ...

Ahmet Tevfik Ozan

GooD aNd EvıL 04-22-2009 05:16 PM

Bir Balıkesir Masalı

Zağnos Paşa Camii’nden çıkarken
Kimseler görmesin diye sessizce
Ağladığım,sendin..ey vefasız yar!
İsmini bin kerre reddetsem bile
Sevdana kul oldum,ben diyar diyar..

Aslında sen aciz,ben aciz bir kul..
Bakma sen tavrının kudret zannına!
Ecelin kokusu sessiz inince
Gözlerin kor olur,düşer yanına..

Ve biter,zannımca bitmeyecek düş..
Ve başlar fezayı kateden düşüş:

Gördüm sevdiğim güzeli; sevdiğim güzel,o değil!
Ne yüzünde O’ndan eser; ne sesinde,teninde..
Demek yıllar mezar olmuş; gül hayali,bir diken..
Velhasıl,bir kabristan taşımış bedeninde!

Ahmet Tevfik Ozan

GooD aNd EvıL 04-22-2009 05:16 PM

Bir Başka Şarkı

Dün gece; plaklar, paramparçaydı..
Hepsi öylesine kırık, hepsi öylesine mahzun...
Şen şakrak hallerini düşündüm
Uzun uzun...

Oysa hepsi, bu gece çalmalıydı..
Hepsi, bu gece dönmeliydi pikaplarda...
Onlar öyle yapmadılar
Kırık dökük, yatağıma doldular
Beni uyutmadılar...

Bir yaşlı periden dinlemiştim
Aşk çok yakındır demişti, böyle olursa..
Sahi ben aşık mıyım?
Sigaranı yakarken, ellerim titriyorsa! ..

Ahmet Tevfik Ozan

GooD aNd EvıL 04-22-2009 05:16 PM

Bir Çelik Çiçek

Kelebekleri kaybettim
Renklerin, bittiği yerde..
Burda indi gök kubbeye
İnce tüller, perde perde...

Tülleri geçmek, ne mümkün?
Tüller, senden geçmektedir! ..
Dudağın ıslak ıslak ya
Sular, seni içmektedir! ...

Bu sırlar, çelik bir çiçek..
Aklım, yağmur olmuş sanki! ..
Nasıl olsa, eriyecek..
Damlalar, öyle sıcak ki! ..

Kelebekleri kaybettim
Renklerin, bittiği yerde..
Burda indi gök kubbeye
İnce tüller, perde perde...

Ahmet Tevfik Ozan

GooD aNd EvıL 04-22-2009 05:16 PM

Bir Çift Günahkar

Öpmekte gözlerimi, Güneş; her gün şefkatle..
Gözlerimden yol bulan, günahım feza kadar!
Kim kondurmuş gözümü, çukuruna dikkatle?
Ki içinde sonsuzluk, bir nehir gibi akar...

Ahmet Tevfik Ozan

GooD aNd EvıL 04-22-2009 05:16 PM

Bir Dipsiz Kuyu

Yükseklik, gözlerinden bir hayal gibi akar..
Sonunda; çakılmak yok, kan kusacak toprağa!
Yalnız düşüş ve korku, karanlıklar içinde..
Eş olmak, rüzgarlarda; savrulan bir yaprağa! ...

Ahmet Tevfik Ozan

GooD aNd EvıL 04-22-2009 05:16 PM

Bir Dosta Mektup

Her şeyi, Sebep’e bağlayan Akıl
Şüphe’yle, boşluğa tutunmak ister..
Sebep’in, Şüphe’nin duvarlarıyla
Kendi dünyasına kapanmak, ister...

Bir boşluk, bir zerre.. bir can pınarı
Yoklukla, varlığın parladığı yer! ..
Bir derin uykuda, bir renkli rüya
Düşünün, düşünün! .. acaba ne der?

Bir rüya; bir hayal, bir ses denizi..
Ne Sebep’te varsın, ne ‘‘sonuç’’ta sen!
Akıl, dostluğundan öyle uzak ki..
Benliğinde şüphe, varlığında sen!

Uyanış..ansızın; hayata, birden!
Aklın, sebepleri kucaklayışı..
Yeniden başlayan, alevden dostluk
Ve ruhun, gerçeği çağırmayışı...

Işık, ne eşyanın kendisindedir..
Ne kaybolup giden, zerreciklerde...
Öyleyse, eşyanın cazibesini
Gönlüme akıtan o Nur nerede?

Bir elmas sandığı, seyyareleri
“Yanıldın! ..” diyerek, kahreden akla
Gözlerim.. aklımın pencereleri
Niçin öylesine,şaşkın bakmakta?

O neş’e selvinin aksinde midir?
Yoksa,toprak kokan dallarında mı?
Gözümü kapatsam, şimdi ansızın..
O serin letafet, dalda kalır mı?

Bir mezar, bir beden, bir toprak çanak..
Toprağı, toprağın kucaklayışı! ..
Eyvah, yıllar yılı dalda sandığım
Selvinin aksinin bende kalışı...

Bir eşya, bir ışık, bir nur kaynağı..
Kaynak, eşyadaki ışığa vurgun
Bir halde,eşyaya can atmak ister
Ve eşya.. korkunun içinde, durgun!

İlk aşk, bir nur için; kaynak arayış..
Işığın, sonsuzluk hasreti gibi...
Ve eşya, ışığın kendi aksinde
Bir dehşet, facia.. büyük aldanış! ...

Akıl, asırları işleyen eller..
Asırlar, eşyayı emziren ana!
Devleşen eşyayla, kaynak arayış
Bir ilahi yalnızlığa kalmakta! ...

Ahmet Tevfik Ozan

GooD aNd EvıL 04-22-2009 05:16 PM

Bir Erimiş Saray

Geçtiğim yollara baktım, Buz Saray
Cehennem rüzgarı, aşklar aramış...
******* boyunca, günahını say! ..
Gör, şehvetin pençesinden ne kalmış? ..

Eşyayı hüzünle boyayan, şey ne?
Birer birer gurub eden yıllarda..
Kar beyaz ümide kanayan,şey ne?
Niçin çiçek açmış dertler,dallarda?

Nefsimin yıktığı su bentlerinde
Günahım, sellere karışmış akar...
Nurdan kadınların tülbentlerinde
İffet, çiçek çiçek yüzüme bakar...

Sonu yok diyorum, kapılar birden
Kapanır, son nefes ciğerde kalır...
Adımlar ürkerek kaçar izlerden
Gökler boyu rahmet.. gazab kısalır! ...

Adına Ölüm mü derler, Rüya mı?
Gökler, gökler, gökler... feza akıyor! ..
Derinlerde siyah nokta, Dünya mı?
Gözüm, toprak toprak; nasıl bakıyor?

Zamanın bittiği yerlerde, Huzur
Başı yok, sonu yok bir yeşil deniz!
‘‘Nefsini,tövbenin közüyle; kavur! ..
Gözyaşın, yanakta; incilerden iz! ...’’

Ahmet Tevfik Ozan

GooD aNd EvıL 04-22-2009 05:16 PM

Bir Eski Sır Üzerine

Aslında Bahar, çiçeklerindir..
Her mevsim, onlar; belki,
Kendi baharlarını
Karşılamak için
Açılır, saçılırlar...

Biz bu hali, ne tuhaf
Kendi baharımız, sayarız! ..

Aldatan çiçekler mi?
Yoksa aldanan,biz miyiz?

Adet bu, can dostlarım!
Bir Fatiha öncesi
Sınırda sessiz, sakin..
Şunları demez miyiz?

'...Ben, bir ömür boyu, lekesiz
Gönlümden derlediğim çiçekleri
Kır çiçeklerinin Bahar'ına,
Armağan ediyorum…
Bahar’ların en güzeline! ...'

Ahmet Tevfik Ozan

GooD aNd EvıL 04-22-2009 05:16 PM

Bir Esrarlı Bekleyiş

Yüreğim, nihayetsiz çırpınışlarla gün gün
Bir gölge gibi gelen, ölümle kucaklaşır! ..
Desem ki; hasret, değil.. korku desem; hiç değil!
Halime, semalardan bir kelime yaraşır...

Nice saatler sonra, başım yanıma düşer..
Kirpiklerim çekilir, arza çakılır tak tak! ...
Yükselen bir denizdir, uyku; sessiz ve sakin
Ümidim, çırpınarak kıyılara koşacak...

Sonra, sonra; delinir arz, belki bin yerinden
Çekilir sular, toprak; şerha şerha karşımda! ...
Beynimde hıçkırıklar, akisleri derinden...
Yıldızların dünyaya çarpanları, başımda! ..

Arzda benden başka canlı yok gibi
Sükut da, çığlık da benle beraber...
Beynimde başlıyor, göklerin dibi
Yıldızları, çektiğimden bihaber! ...

Yüreğim, nihayetsiz çırpınışlarla gün gün
Bir gölge gibi gelen, ölümle kucaklaşır!
Desem ki; hasret, değil.. korku desem; hiç değil!
Halime, semalardan bir kelime yaraşır...

Ahmet Tevfik Ozan

GooD aNd EvıL 04-22-2009 05:16 PM

Bir Gecikmiş Bahar

Duydum, çiçeklerde; bir ince sızı
Yapraklar, yeşilden sarıya dönmüş!
Andım hayal meyal,O vefasızı..
Tel tel saçlarına, bir ömür gömmüş! ..

Koştum çeşme çeşme, pınar pınar; sen! ..
Hep benden çok önce, geçip gitmişsin..
Boş hanlara çıkar olmuş yollarım
Hanları sen, yudum yudum içmişsin! ..

Bu sırlar ölüme kalmış..
Yağmur yağmur, çözülecek!
Bir bulut,dolanır durur
Ölüm ha geldi, gelecek! ...

Ahmet Tevfik Ozan


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 11:22 PM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.