![]() |
Mehmet Bozkurt Esenyel
26 Mart *
Oy Meriç'im, oy Meriç'im Ne akıyon bozbulanık? Yine gamla doldu içim Senin de mi bağrın yanık? Düşman eli değdi bugün Benim temiz soyuma oy! Yirmialtı martı düşün, Düşman çöktü kıyıma oy! Tunca'm yine derdin büyük Öksüz müsün boynun bükük? Eski derdim deşildi oy! Bağrıma taş basıldı oy! Nazlı gelin, şirin Ardam Yine bugün yaralısın. Yaraşmıyor sana hiç gam, Ağlatıyor beni yasın. Gözüm yaşla doldu benim, İnilderim inim inim Suyum paktı, kirlettiler İnlemezdim inlettiler Duvağımı yırttı düşman Ben bir nazlı gelin iken. O günleri düşün bir an, Çiçeklerim oldu diken İy'olur mu el yarası Unutulmaz hatırası O karanlık acı günün Var içimde bir yarası Aşık Mehmet ağlamaktan Usanmıştır ey üç kardeş! Bu gün bizim aziz vatan Olmalıyız neşeye eş. * Edirne'nin kara günü Edirne - 1946 Kaynak: Damla Dergisi Mart 1946 |
?
Akşam oldu gelmedin Yine boynum büküldü Gözyaşim yagmur oldu Yüregime döküldü Bu aciyi çekmek için Niye geldim dünyaya? Gözyaşim yagmur oldu Yüregime döküldü Kabataş - 19.02.1972 Kaynak: Kara Sevdam Ak Özlemim |
Acilara Tutsak
Neden bu yaşam böyle Soguk kuru buruk? Neden gecem, gündüzüm bir, Işiklar.. kopuk kopuk? Içimdeki bu hiçlik Uzar da gider, uzar da gider. Yaşamak istiyorum bir sevmelik Bu kadari bana yeter. Mutsuzlugun karanlik yollarinda kör, Zaman gerçegine tutsak olmuşum. Yenik düştüm acilarima durdu asansör - Dört duvar arasinda - Kendime yasak olmuşum. Umutlarimi yiyorum Işiksiz, neş'esiz, tedirgin. Ve ben yalnizligimda tek. Acilar sonsuz, acilar geniş, acilar zengin. Zaman gerçegine tutsak olmuşum, Kendime kendim yasak olmuşum. Ankara - 11.01.1976 Kaynak: Kara Sevdam Ak Özlemim |
Aciya Tutsak
Bülbülün nagmesi feryada benzer Bir gönül aciya tutsak olunca. Güneşin renginde karanlik sezer Bir gönül aciya tutsak olunca. Bir çiçek koparsan eline batar, Güneşler yüzüne siyah tül atar, Neşeyi pazarda bedava satar Bir gönül aciya tutsak olunca. Insanin gençligi bahara benzer, Mutluluk eriyen bir kar-a benzer, Didar-i istirap bir yar-a benzer Bir gönül aciya tutsak olunca. Maraş - 1943 Kaynak: Kara Sevdam Ak Özlemim |
Aç Çocuk
Anneciğim üşüyorum... Yağmur içime yağıyor Kapat şu pencereyi. Karnımda çok ayaklı bir hayvan Kemiriyor kemiğimi etimi Yavaş, yavaş... Ne pişmez şeymiş, şu ateşteki aş. Gel anne gel bak Dışarda ben kadar bir çocuk. Ne güzel paltosu var, Ayağında cici papuçları Değil çıplak. Anne! Benim paltom, ayakkabım Ne zaman olacak? Anne beni duydun değil mi Anne! anne! bir şey, birşey var içimde Parçalıyor midemi. Anne acıktım! İnan ki yiyeceğim onu da Doyursa beni Şu kara bahtım Afrika'da çocuklar açlıktan ölüyormuş televizyonda gördüm Bu şiiri yazdım. Ankara - 1986 Kaynak: Kara Sevdam Ak Özlemim |
Aglayan Melal
Bulutlar yeryüzüne melalim dökerken Bütün hicranlariniz kalbe döktüm, sakladim. Akşamlarin hüznünü durgun sular emerken Bir yetim sonbaharin sinesinde agladim. Bir tanidik çehre yok yurdumun garibiyim; Ne baharlar dost bana, ne teselli elverir. Gündüzlere yabanci, gecenin sahibiyim; Benim öksüz yaşamim melal içinde erir. Gülerken agliyorum, öz yurdumda yalnizim, Uyuturum koynumda geceyi yavrum gibi. Bana da ninni söyler dinmeyen engin sizim Budur öksüz ruhumun mutluluktan nasibi. Eşini kaybeden kuş dönerken yuvasina Koyarim istirabin dizlerine başimi. Bürünür garip gönlüm tükenmeyen yasina, Uyurum dinleyerek ben de aglayişimi. Kayseri-Incesu - 1947 Kaynak: Kara Sevdam Ak Özlemim |
Akşam Olunca
Akşam olunca, Sarinca yüregimi gariplik. Bir şeyler çekilir içimden Iplik iplik... Istesem de aglayamam, Kahrolsun kahrolsun Böyle erkeklik. Şarap gelir aklima Içmek isterim. Yok cebimde bir beşlik. Anilar yetişir imdadima Hayallerde yitik. Dokur yeniden beni Mekik mekik. Istesem de aglayamam Kahrolsun kahrolsun Böyle erkeklik. Ankara - Mart 1972 Kaynak: Kara Sevdam Ak Özlemim |
Akşam Vakti
Gurbet elde akşam vakti Daha fazla duyar insan. Gurbetin hüznünü bu an Gurbet elde akşam vakti. Hayal uzanir silaya Bir gölgenin peşi sira. Talih ezelden kara, Kanamadik aglamaya. Insan evini hatirlar Bir iki göz olsa bile. Mektuptaki boş satirlar Avuntu olmuyor nafile. Göz nemlenir birden bu an, Gelir akla aşkin ilki. Ve aglayabilse insan Bir hoş olur güler belki. Akşamin hüznünü emer Çeşmelerden akan su, Içli bir türkü söyler Dalda kumrunun huhusu. Gurbet elde akşam vakti Gönül aglar gurbet aglar, Neşe aglar, hasret aglar Gurbet elde akşam vakti. Kayseri - 1947 Kaynak: Kara Sevdam Ak Özlemim |
Ankara Otobüsleri
Otobüsler insan taşır Dert taşır, gam taşır. Öpesim gelir çileli şoförleri. Benden sana selam taşır, Dizilirler arka arkaya Yenimahalle-Kızılay-Çankaya, Hele bir kısmı var ki Giderler Karşıyaka’ya Kıskanırım bunları. Seni taşırlar kucaklarında, doya, doya. Geçerler İvedik’ten Selam yollarım sana yavrum Sessiz, sedasız... Yürekten. Dururlar sizin evin önünde Seni indirirler, seni bindirirler Benim bedbahtlığımca Mutlu otobüsler. Dert taşır, gam taşır Ankara otobüsleri. İvedik’ten her geçişte Benden sana, selam taşir Ankara - 05.11.1969 Kaynak: Kara Sevdam Ak Özlemim |
Antalya
Burdur’a dedik elveda Otobüs sarsıla, sarsıla çıktı yola. Virajla kıvrım kıvrım Gurbete uzayan yollar gibi. Sağ tarafta çamlı dağlar Sol yanımız derin bir uçurum. Ölüm, dirim arasında ilerliyorduk. Bucaktan geçtik Garip öldüren-suyundan içtik Ama ölmedik. Antalya göründü uzaktan İnince kepezden. Sevgilinin saçlarına değmişçesine Sarhoş eden bir rüzgar Geliverdi denizden. Antalya’nın yolları asfalt Pırıl pırıl, temiz mi temiz Bir kadın sinesi gibi. Denizin dibi Belkıs'ın rüyalarını aksettirmede, Güneşin ışıkları, Dalgaları kıvrım kıvrım Dansettirmede. Portakal, limon okaliptüs Kokuları içime sinince; Sen Antalya’yı git gör Yağmur dinince. Limonata gibi bir hava Hem de bedava. Ölmek istersin hemen Zevkini duymak için Aşkın doya doya... Böyle bir diyar Antalya. Mehmet, Boşa zahmet Antalya'ya şiir yazmak Senin harcın değildir Çünkü Antalya Kendisi bir şiirdir. Antalya - 20.08.1957 Kaynak: Kara Sevdam Ak Özlemim |
Ardindan
Mesafeler tükendi, kalbi durdu zamanin, Sonsuzluklar agliyor-eyvah tükendim diye. O muhteşem gururun esir oldu sevgiye, Hala rengi gözümde seviştigimiz anin. Denizler katre oldu, içime doldu sanki, Yildizlar yüz sürüyor gezip bastigin yere. Senenin dört mevsimi etrafinda çepçevre, Hala rüzgarlar beste saçlarinda inan ki. Ümitlerim yumuşak nisan sabahi gibi Açilmadi; dalinda hala o gül tomurcuk. Ben hala gözlerini gökte arayan çocuk Ve hala bekliyorum gelmiyecek nasibi. Hala güneşte o renk, hala agaçlar yeşil Koparmadigimiz meyva hala agaçta. Hala kuzular meler o çiçekli yamaçta Sen nerdesin bir içmem mezarin belli degil.. Farkedemiyorum hiç kara kişla bahari Hala kulaklarimda o muhteşem çagiriş. Bulabilsem; dünyayi gezerek kariş kariş Kible yapsam kendime seni alan mezari. Vize - 12.11.1953 Kaynak: Kara Sevdam Ak Özlemim |
Aşkin Eseri
Sesini duyuran feryat olayim, Daglari deleyim, ferhat olayim. Elinden çektigim yetmez mi canan? Aç artik gönlünü azat olayim. Kalmadi kalbimin yanmadik yeri Sanci baglandigim o günden beri. Sevenler görsünler işte sonunda Bir yigin et, kemik aşkin eseri. Maraş - 1942 Kaynak: Kara Sevdam Ak Özlemim |
Atamam
Vefalı Eşime Onda sevgi ve özlem, onda aşktan bin yara. Atamam ben kalbimi atamam sokaklara. Sözüm geçmese bile saçımdaki aklara, Son umudum da bitse dalsam karanlıklara Atamam ben kalbimi atamam sokaklara. Bitmeyen çilelerim tatlı azabım onda, Beraberce ağladık, güldük gecekonduda. Nasıl terkederim ben onu yolun sonunda Gücüm var tırmanırım geceden şafaklara Atamam ben kalbimi atamam sokaklara. Soframızda her akşam katık ettik bin derdi, Her mevsim aşk rüzgarı ondan bana eserdi. Ayaklarım güçsüzken o bana omuz verdi. Var olmaktan sıyrılıp karışsam da yoklara Atamam ben kalbimi atamam sokaklara. Elli yıldır yaşamda beraberce yol aldık, *******i sabaha mısralarla bağladık. Sevginin sofrasında yiyemedik aç kaldık. Buna rağmen kıskanmam, gıpta etmem toklara Atamam ben kalbimi atamam sokaklara. Bir kadehi bölüştük bir dilim ekmek gibi, Tek yazgıya çizilmiş ikimizin nasibi, O benim can yoldaşım, ben onun tek sahibi. Aynı güzeli sevdik, ikimizin bu yara Atamam ben kalbimi atamam sokaklara. Mutluluk kadehini sunmadı bize yaşam, Gözyaşımızı içtik tek kadehte her akşam, Aşktan yana ikimiz, ikimiz de sırsıklam Şarkımızı okuduk gece karanlıklara Atamam ben kalbimi atamam sokaklara. Bu iki garip aşık işte böyle yaşadı; Biri kırık kaldı hep, birinin şair adı. Yar elleri yerine bizi acı okşadı. Ölümedek kanasa ikimizin bu yara Atamam ben kalbimi atamam sokaklara. * Şiir "Selçuk Alagöz" tarafından bestelenmiş; "Selçuk-Rana Alagöz" tarafından kayda alınmıştır. Ankara - 11.07.1975 Kaynak: Kara Sevdam Ak Özlemim |
Atatürk
Karanlık *******de parlayan yıldızımız Aydınlattığın yolda bitmeyecek hızımız, Senin ilkelerinle, aktır alınyazımız. Sana bitmeyen şükran, bugün dünden de büyük Yolumuzun güneşi sensin ulu Atatürk. Senin emrinle erdik bu uygarlık çağına, Seni yazdık vatanın her karış toprağına, Devrimin ulaşacak ölmezlik kucağına. Sana bitmeyen şükran, bugün dünden de büyük Yolumuzun güneşi sensin ulu Atatürk. Türküm diyen çok mutlu, eserinle dopdolu, Yürüyoruz dipdiri, sen gösterdin bu yolu, Bir çizgiye getirdik düz ettik sağı-solu. Sana bitmeyen şükran, bugün dünden de büyük Yolumuzun güneşi sensin ulu Atatürk. Seni okur yazarlar, okullarda çocuklar, Üzmesin hiç ruhunu sapıtanlar, sapıklar, Mehmetçik hazırolda, bak bitişik topuklar. Sana bitmeyen şükran, bugün dünden de büyük Yolumuzun güneşi sensin ulu Atatürk. Anadolumda sabah, sen batmayan güneşim, Mutluluğum seninle, özgürlük benim eşim Yaktın onu ruhumda, sönmiyecek ateşim. Sana bitmeyen şükran, bugün dünden de büyük Yolumuzun güneşi sensin ulu Atatürk. Edirne’den selamlar, Ardahan’dan selamlar, Çanakkale’den, Van’dan, tüm vatandan selamlar, Damarında dolaşan, asil kandan selamlar. Sana bitmeyen şükran, bugün dünden de büyük Yolumuzun güneşi sensin ulu Atatürk. Ankara - 07.02.1981 Kaynak: Kara Sevdam Ak Özlemim |
Bahar
Hayati sevmeyi ögretir bize Yeşil buseli bahar Zevk sarhoşu çiçekler, Mavi sema. Ufuklara yol aldi gemimiz Teselli yüklü Ümitten dokunmuş bayraklar serende Küçüklü, büyüklü. Dalgalar Sahilleri öper, kucaklar, Martilar Aşki taşir gagalarinda, Beklemeden geldi bahar Sen gelmedin hala. Gözlerinin rengini getirdi bana Seyrettim doyuncaya kadar... Beklemeden geldi bahar. Uzunköprü - 05.04.1949 Kaynak: Kara Sevdam Ak Özlemim |
Bana Karamsarsin Diyorlar Nasil Olmayayim
Ulug Turanlioglu’na Çekmedigim çileyi yazmadim bu güne dek, Özlemleri büyüttüm bahçemde çiçek çiçek, Ari çiçek olmasa, nasil olur bal petek? Çekmedigim çileyi yazmadim bugüne dek. Yalnizligima dokunma birak özgürce büyüsün, Sicaklarda kavrulsun, ayazlarda üşüsün, Isterse aşkimdan da daha büyük görünsün Çekmedigim çileyi yazmadim bugüne dek. Karamsarsin diyorlar, nikbin olsaydim keşke Yar olmadi hiç kimse bana derdimden başka. Nasil şiir yazilir başka türlü bu aşka? Çekmedigim çileyi yazmadim bugüne dek. Bin dert ile yogruldum, kederimle yaşadim, Yazin sicakta yandim, kişin karda üşüdüm, Yarin saçini degil yalnizligimi okşadim. Çekmedigim çileyi yazmadim bugüne dek. O kadar muhtacim ki bir sevgiye bu anda Bir dost gelecek diye gözlerim hep kapida. Dört duvardan ibaret bu dört köşe dünyamda Çekmedigim çileyi yazmadim bugüne dek. İstanbul - 26.10.1983 Kaynak: Kara Sevdam Ak Özlemim |
Başim
Yeter içime aktigin Biraz da dişa dökül gözyaşim. Kalk istirabin dizlerinden Biraz da dik dur özgür ol başim! Sayende bir olsun içim dişim, Kipirdan çek resti felege. Kahkahalar da bogulsun Benim de aglayişim. Yaz kadar, sicak olsun kişim Nüfus kütügünde Yazildiginca, bilinsin ki Ben de vatandaşim. A benim içi boş Boynu bükük Zavalli başim Ankara - 23.01.1975 Kaynak: Kara Sevdam Ak Özlemim |
Benim Dünyam
Hasret kokulu veda, Arzu dallarda çiçek Kalplerde güler sevda; Aşk vuslatı öpecek. El açık göğe doğru, Dudaklar bir duada. Gönül bekler huzuru, *******e elveda. Can çekişiyor keder Parçalandı yalnızlık. Tanrıdan geldi haber, Benim dünyam aydınlık. Edirne - 1948 Kaynak: Kara Sevdam Ak Özlemim |
Beyaz Güvercin
Bir gün bir güvercin Müjde getirecek, Işik serpilecek dünyaya Kanatlarindan. Çimenler daha yeşil Çiçekler daha güzel olacak. Köy kizlari orak biçecek tarlada Ve çocuklar yine Çevirecek kir yolunda çemberini. Beyaz güvercin Beyaz güvercin Getirdigi gün haberini. Edirne - 1944 Kaynak: Kara Sevdam Ak Özlemim |
Bilir Misin?
Bilir misin nedir, kanatsizlik kuşlara, Son deminde hastaya ilaç, Nasil özlem duyar, bir dilim ekmege Aç.. Düşündün mü nedir umutsuzluk Bitik insanlarin yaşantisinda. Yolcuya bir yudum su Çöl ortasinda. Duydun mu nasil aglarmiş toprak Yagmur öncesi? Nasil terler yaprak sikintidan Neden çözülmez kader bilmecesi? Bilir misin nedir, vatan için bayrak, Mefluç çocuk için sokak Ve neler düşünür gece yarisi Tutsak. Bogazlandikça özgürlük meydanlarda Hangi şarkilar söylenir buruk. Çelik bileklerde nasil sikilir Yumruk. Bilir misin sen güneşi Ve bilir misin sabah işiklari aktir. Kanlar aksa da oluk oluk Tarih akişinda mecrasini bulacaktir. Ankara - Şubat 1960 Kaynak: Kara Sevdam Ak Özlemim |
Bir Sevgiye Bin Ömür Yetmez
Günlerimiz hatıra Gamla yandı bu gönül, Talihin bahtı kara Ömrümüz bir avuç kül. Vuslata sevinmedik Sonu yine ayrılık. İçimizde dinmedik Sızıdır bahtiyarlık. Bülbül öter ve susar Güle hasreti bitmez. Sevmeye bir tane yar Bin tane ömür yetmez. Zamana köle olduk, Kul olduk aşkımıza. Zevki kederde bulduk Başladık şarkımıza. Saadeti kitapta Okuduk kana kana; Yine karlı hesapta Hiç gelmeyen cihana. İki kazma bir kürek İşte yaşamın sonu. Binbir çile çökerek Bitirdik bu oyunu. Edirne - 1950 Kaynak: Kara Sevdam Ak Özlemim |
Boşluk
Sevmeyi unuttuk çoktan Kaya döşemekteyiz, hayat kaldirimina. Içimiz titreyerek geçiyoruz Bugünden, yarina. Nasirlaşti zamanin kalbi, Çöl güneşi ümitler. Yikildi duvarlari asalet çatisinin, Küflendi kilitler saadet kapisinda Bir saman çöpünden farkimiz yok Denizin ortasinda. Bakiyoruz göklere: yildiz yildiz Içimiz delik deşik. Feryadimiz yetmiyor Dualarimizda ulaşmiyor sana, Kime yalvaralim, TANRIM! Boguyor bizi boşluk. Gelibolu - 14.03.1955 Kaynak: Kara Sevdam Ak Özlemim |
Böyle Demiştin
Hülyalar kadar ince, Mehtaplar gibi parlak Günler sona erince Dedin ki aglayarak: Bir bakiş kadar derin Içimdeki melalim, Senin yeşil gözlerin Emelim istikbalim. Kalbim bir neydir kirik Besteleri hiçkirik Öldürme ümidimi Bitsin artik ayrilik Ankara - 19.08.1942 Kaynak: Kara Sevdam Ak Özlemim |
Bu Vatan
Kimisi can sever, kimisi canan Benim de sevgilim bu yüce vatan. Bu Vatan! Çanakkale, Edirne Ankara, Kars, Van Bu Vatan! Her zerresinde, hepimizden Avuç, avuç kan. Bu Vatan! Bazen, Kars kalesinde bayrak olur, Bazen, Edirne köprülerinde bir şarkı Bazen Çanakkale'de bir destan. Budur Vatan� Kaynak: Kara Sevdam Ak Özlemim |
Bülbül
Feryadin boşuna bülbül! O sevgi demleri bir masal oldu. Benimki unuttu, seninki soldu. Seni destan destan yazdim sevdigim. Sanma ki aşkindan bezdim sevdigim Süs olsun diyerek beyaz gerdana Gözümün yaşini dizdim sevdigim. Kirilan gönüller tamir edilmez Sen onu kerpiçten duvar mi sandin Rakiyi içene kiziyorum ben Ne yazik her akşam siziyorum ben. Aglamak neye yarar Gözde yaş olmayinca, Bilinir mi bu hayat kalbe dert dolmayinca? Kaynak: Kara Sevdam Ak Özlemim |
Cumhuriyet
Sen benim dünyamsın Cumhuriyet, Sende ulusal mutluluk Sende sonsuz hürriyet, Seninle yüceldi devlet Seninle vardır millet/ilelebet. Seninle yaşamalı evren, Seni yazmalı ozanlar mısralarında, Seni söylemeli bütün şarkılar, Seni bestelemeli piyanolar/tuşlarında. Lacivert akşamlarda Söylenirken istiklal marşım Sen dolmalısın içinme/hüzün hüzün, Doğmalı her sabah yurduma Güneşlerce yüzün. Seni konuşmalı milyonlarca insan Kendi dillerinde, Kendi bayrakları altında. Sen oturmalısın tüm dünyada Ulusların tahtında. Seni taşımalı askerler Bayrak bayrak ellerinde, Sen açmalısın baharın güllerinde, Sen süslemelisin çocukların rüyalarını, Seni düşünerek sevmeli İnsanlar yarını. Senin gözlerinden doğmalı renkler, Seni kıskanmalı çiçekler, Senin şarkını söylemeli Hudutları beklerken askerler. Sensin Atamdan kalan En büyük miras, Seni içmeli çöldeki insanlar tas, tas. Atatürkle var olduk, seninle yaşıyoruz, 50 milyon seninle bütünleşmiş Hazırolda bekleyen, çelikleşmiş bir orduyuz.. Atatürk'üm sana şükran Seninle dopdoluyum Atatürk demek, cumhuriyet demek. Türk demek, hürriyet demek. Cumhuriyet, cumhuriyet, cumhuriyet Seninle koyun koyuna yaşayacak Bu millet, sonsuza dek. Ankara - 29.10.1981 Kaynak: Kara Sevdam Ak Özlemim |
Çekilmezdi
Seni sevmek bir tanem mutlu olmaya yeter Bu sevdan çekilmezdi özlemin olmasaydi. Dikenler arasinda pembe güller de biter Bu sevdan çekilmezdi özlemin olmasaydi. Gözlerimde her an sen, terkettim ben uykuyu, Yele verdim uçurdum içimdeki arzuyu, Seni sevdim yaşadim, inan ki ömür boyu Bu sevdan çekilmezdi özlemin olmasaydi. Içkiyi biraktim artik, içmeden de sarhoşum, Seni sevdim seveli dönüp duruyor başim. Ben hala genç sevdali, kemale erdi yaşim. Bu sevdan çekilmezdi özlemin olmasaydi. Ankara - Mayis 1981 Kaynak: Kara Sevdam Ak Özlemim |
Dar Geçit
Bütün yollar tenha, geçitler dar, Çirkin çirkin bakiyor yüzüme aynalar. Açtim yaşanti kapisini ardina kadar... Tek ziyaretçim, yalnizlik, kolunda rüzgar Gençligim unutulan bir şarkidir artik. Anilar beni aglatmaktan sanik. Gökyüzü çizgi çizgi, baştan başa yirtik Bütün yollar tenha, geçitler dar. Gülmek istiyorum, birakmiyor anilarim. Yoklugun ortasinda, yine de varim, Umutlarim gibi sevgim de yarim Çirkin çirkin bakiyor yüzüme aynalar. Baharsiz, çiçeksiz olsan da yine gel, Kirik bir misra olsan da güzelsin güzel. Gel hayallerimle büyüyen, ey son emel Açtim yaşanti kapisini ardina kadar. Yaşlandikça muhtaçtir insan, Susamişligi artiyor an be an. Açik biraktigim kapidan, geliyor Tek ziyaretçim, yalnizlik, kolunda rüzgar. Istanbul - 12.10.1955 Kaynak: Kara Sevdam Ak Özlemim |
Davet
Başak saçlim benim ey lale gözlüm, Gönülde taht kuran ezelden nazlim, Bülbüle ders veren ey tatli sözlüm, Gel artik bekletme son nefesteyim. Avuntu vermiyor şu kirik sazim Gittikçe büyüyor içimde sizim. Alnima yazilmiş ey kara yazim Gel artik bekletme son nefesteyim. Hastayim yastiktan kalkmiyor başim, Sönmüyor bir türlü gönül ateşim, Son demim, ecelim, ey mezar taşim Gel artik bekletme son nefesteyim. Çiftligim, çubugum, harmanim benim, Katlime yazilmiş fermanim benim. Kalmadi takatim dermanim benim Gel artik bekletme son nefesteyim. Aşik Mehmet der ki: yalan bu dünya. Her şeye dayanir gönül bir kaya. Gelmeden azrail canim almaya Gel artik bekletme son nefesteyim. Kayseri-Incesu - 31.07.1947 Kaynak: Kara Sevdam Ak Özlemim |
Deniz ve Sen
Denizi düşündüm Seni hatirladim bir tanem. Denizi çok severim bilirsin, Sen de deniz gibisin. Ikinizde de vefa dalga dalga Merhamet köpük gibidir. Aşkim denizler enginliginde olsun isterdim. Denize benzedi aşkim... Fakat Sen de son dalganin Beyaz köpükleri gibi kayboldun. Deniz ve sen: Ikinizde de vefa dalga dalga Merhamet köpük gibidir. Denizi göremiyorum bir tanem Sen gel onun yerine, Bakayim doya doya Mavi gözlerine Ümitlerim dalga dalga kirilip Rüzgar, rüzgar uçmadan. Uzunköprü - 08.10.1951 Kaynak: Kara Sevdam Ak Özlemim |
Dolmayan Boşluk
Torunum Ebru'nun Ardindan Şiir okumak istiyorsan gözlerime bak Gözyaşlarimdir dökülen misra misra. Ben'im sonbaharda düşen ilk yaprak. Benim içim çöl, bagim bahçem çorak Ben söylüyorum, özlem türkülerim yollara. Ezilmişligin acisi içimde dügüm dügüm, Yorgunlugum tonlarca gözkapaklarimda. O günü unutamam-seni ilk gördügüm. Çözülmeyecek ömür boyu bu kördügüm. Seni ariyorum adim adim Mezara giden sokaklarimda. Agaçlarda tüm dallar kirik / kurumuş özsuyu, Rengini kaybetmiş çiçekler / acisindan kurumuşlugun. Yaşantim bomboş, özlemine serdim uykuyu. Mezar desem degil, ya nedir bu kör kuyu Dolmuyor bir türlü, dolmuyor boşlugun. Ankara - 25.19.1979 Kaynak: Kara Sevdam Ak Özlemim |
Dörtlük
Acılar ve neş'eler hepsi de insan için Edirneli Aşık Mehmet Gülemezsin etme zahmet Boşa gider bütün gayret Derdi bitmez dünyadır bu. Kaynak: Kara Sevdam Ak Özlemim |
Dörtlükler
I Herkesin sevgilisi, eşsizdir birtanedir, Tüm insanlar kahraman yaşami efsanedir. Hepimiz bir deliyiz, sen delisin, ben deli Fazla söze ne hacet dünya timarhanedir. II Her insan bir aşiktir, nedenini bilemez. Gülmege özlem duyar nedense hiç gülemez. Çünkü aglamak kolay, gülmek ise çok zordur. Mendili olsa bile gözyaşini silemez. III Sevmeden sevilmeyi, aşki bulmak isteriz. Seller gibi çaglayip kalbe dolmak isteriz. Hiç kimseye mutluluk kapisini açmadan Bu geçici dünyada mutlu olmak isteriz. IV Binyil yaşasak bile deriz ki ömür kisa. Içimizde tükenmez keder, aci ve tasa. Dünyada her şey güzel türlü türlü zevk de var Alinlarda bu yazi, ölüm gerçek olmasa. V Bir degil binbir tane dünyadaki arzular. Koyun dogurur inler, sonra meler kuzular. Her yer günlük güneşlik, her taraf beyaz, pembe Niçin kara yazilmiş alnimiza yazilar? Ankara - Ocak 1967 Kaynak: Kara Sevdam Ak Özlemim |
Düşünce
Baktim ufuk kara, firtina deli Aklima ölümüm geldi nedense, Koptu canevimde nedamet teli Sevilmek olmuyor nasip herkese. Aklima ölümüm geldi nedense, Vurdukça camlara sessizce yagmur. Bir hayal seni de sevdim ben, dese Kucaklar ruhumu belki de huzur. Koptu canevimde nedamet teli Yazik ki hayatin mahkumuyum ben. Isterdim boynuma sarilsin eli Karanlik dolmazdi içime birden. Sevilmek olmuyor nasip herkese, Ölmek de insanin elinde degil. Hayat bir cendere bana nedense Gözlerim islak, elimde mendil. Uzunköprü - 1950 Kaynak: Kara Sevdam Ak Özlemim |
Düşünceler Ardından
Ömrümüz uzanır yıllar boyunca Teselli bekleriz her fani günden. Ümitler peşinde koşarız... Neden? Neşeyi ararız acı duyunca. Ufuklar ardına giden yol uzun Sonsuza hasretiz öyleyse niçin? Takılıp ardına bir pembe hiç’in Tutmuşuz yolunu hep ruhumuzun. Günler gelir, geçer, yillar tükenir. Huzuru arariz pembe şafakta, Gönlümüz takilir, kalir uzakta. Beyhude bekleriz dogmaz o fecir. Emelden beklenen sükun yalandir. Mutluluk faniye çocuk rüyasi. Öpelim huzuru, atalim yaşi, Insana teselli; elde kalandir. Edirne - 1950 Kaynak: Kara Sevdam Ak Özlemim |
Ebedi Sir
Sonsuz zannetmiştim her geçen ân-i Ufukta güneşler sönmeden evvel. Düşünmek iyi şey, yaşamak güzel Nafile aradim her kaybolani. Yaşanan yillarin annesi kimdir, Kimler eritiyor yillari böyle? Varlik ile yokluk vermiş el-ele Nereye çekiyor günleri bir bir? Görülen her rüya olmasin yarim Günleri bogmasin içinde gece. Niçin seviyoruz bilmem delice Bu aşkin manasi nedir ey Tanrim? Hürriyet kapanmiş benim içime Bense hürriyetin elinde esir. Istirap neşeden daha cihangir Girmez mi bu dünya başka biçime? Sonsuzluk agliyor tükendim diye, Her yolun sonunda bir kalin duvar. Ardinda bilinmez, bilinmez ne var Huzuru aramak öyleyse niye? Edirne - 01.09.1945 Kaynak: Kara Sevdam Ak Özlemim |
Edirne Özlemi
Gözyaşımla büyüdü içimdeki bu hasret Kuruyan gözlerimden ak, pınarlaş ey Meriç! Baharımı soldurdu, kışa çevirdi gurbet. Yeşile bürün, yaklaş, içimde taş ey Meriç! Sularınla temizle bu hasretin pasını Beni sonsuza götür, bir kefen olup sar da. Sen doldur şiirimin bomboş kalan tasını Edirne'nin neş'esi, tarihin kızı Arda. Kıyın olsam uzansam, ben de boylu boyunca, Söğüt olsam yeşersem kucağında her sene. Vakarın timsali hasret kokulu Tunca! Sen olmasan Edirne, olmazdı Edirne. Tanrıya varan yolu burada buldu Sinan, Burada minareler Türkün çelik süngüsü. Yıldırımda, kıyıkta tabyalar birer destan, Köprülere yazılmış Edirnenin türküsü. Yeşil bülbül adası, keder bilmeyen ada, Bülbüllerin özyurdu, nağmelerin vatanı. Sevdalıyım sevdalı bu sevda başka sevda Türkoğlu bu elleri iyi bil iyi tanı! Mavi Tuna hasreti içinde tutuşunca Sakın gölge düşmesin yeşeren gözlerine. Bağrına basar seni Arda, Meriç ve Tunca Götürür dalga dalga mavi denizlerine. Maraş - 1943 Kaynak: Kara Sevdam Ak Özlemim |
Edirneden Çanakkaleye Selam
Uluğ Turanlıoğlu'na Kim demiş Çanakkale’desin Kim demiş evinden uzak Çok uzaklardasin. Sabahlari Ayşekadin camiinde Okunurken ezan; Rüzgarlar getirir sana Yemyeşil çinarlardan, Her derde deva Pinarlardan Binlerce, yüzbinlerce selam. Hale'li *******le Lacivert akşamlarda Öpüşürken güneşle Meriç Köprülerde akseder Neva makaminda bir şarki. Dolaşir misralar Lale dudaklarda Ve bir nazire olur Israilin meyhanesi Ömer Hayyam tekkesine. Bu loş meyhanede Titrek bir mum işiginda Üç-beş kafadar, kulak verir senin Eski yillardan kalan sesine. Kadehler konuşur, Misralar uyanir uykusundan. Anilir devr-i saltanat-i Esbak-i Fakir Edirne'nin, Şair Edirne'nin, Ardindan okunur destan-i kebir-i Çanakkale'nin, Nice Ulug-lar Nice Mehmet'ler Gelir geçer... Alin yazisi gibi, Bir masal olur maceralar Bir varmiş bir yokmuş. Yine sen Çanakkale'de Bizler Edirnedeyiz. Aslinda bu vatan: Ne Çanakkale Ne Edirne Ne Ankara, ne Ardahan, ne Van. Bu vatan: Bazan.. Kars kalesinde bir Bayrak olur Bazan.. Edirne köprülerinde bir şarki Bazan Çanakkale’de bir destan. Not : Pınar, Çınar Uluğ Beyin oğullarının Lale-Hale kızlarının ismidir. Edirne - 25.02.1953 Kaynak: Kara Sevdam Ak Özlemim |
Edirnem
İçimin sızısı fakir Edirnem Yoksulluk içinde şiir Edirnem; Babam, kızkardeşim, torunum Annem. Bir güvercin olsam kanadı kırık Doldursam çilemi kubbelerinde camilerinin Bu kadar yakmazdı beni ayrılık. Tabyanda vurulmuş şehit gibiyim, Kırılmış bir dal'ım bahçelerinde, Bir mezar taşında beyit gibiyim. Bahardır Edirne, Anlı Edirne! Yırtıklar içinde şanlı Edirne! Ben senin aşkınla geldim cihana, Bu gönül vurulmuş bir kere sana. Dönemez geriye yollar kapanmış. Ne çıkar inlesem de inim inim, Ümidim, sevgilim, gayemsin benim Varlığım sevginle tutuşup yanmış Nerdesin ey ecel, nerdesin ölüm Beni siz kurtarın son ayrılıktan, İşte budur arzum niyazım Hak'tan. Bu bir ölüm değil bir ayrılıktır Sevginle erimek bahtiyarlıktır. Not: ikinci dünya savaşı içindeyiz Edirne - 1940 Kaynak: Kara Sevdam Ak Özlemim |
Garip Kuşlar
Daglara hüzün çöker, Gökyüzünden yaş döker, Gurbet diye dem çeker Garip akşam kuşlari. Silayi hatirlatir Insana satir satir, Gurbeti de aglatir Garip akşam kuşlari. Sanki gönül yarasi, Bilmez derdin çaresi, Gurbetin avaresi Garip akşam kuşlari. Neş'e sevinç zevk yalan Aglar gurbette olan Gurbeti gurbet yapan Garip akşam kuşlari. Uzunköprü - 1949 Kaynak: Kara Sevdam Ak Özlemim |
Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 03:37 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.