www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Eskiler (Arşiv) (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=188)
-   -   Işın Ergüney (https://www.cakal.net/showthread.php?t=82097)

GooD aNd EvıL 08-17-2007 10:51 AM

Işın Ergüney
 
Affet Aşkım
Biliyor musun;
Bu sabah ellisinde
Bir adam
Olarak gözümü açtım…
Sanki sabahı ilk görüyor
Ve bir yerlerde
Seni arıyordum.
Nedense sensizliğim
İçimde çığ gibi büyüyor.
Oysa dün gece
Seni içmiştim…
Boynum büküktü sanki,
Ellerim titriyor,
Gözümde iki damla yaş
Seni anlatıyordu.
Affet Aşkım…
Büyüsü bozulmamış
Deli sevdalarım tuttu gene.
Yıktım hatıraları bir bir
Çamlıca mehtaplarında.
İçim burkuk aşkım
Yüreğim sanki
Yangınlarda.
Şu göğsüm yırtılsa;
İçine seni koysalar tümden.
Affet Aşkım…
Zamanı paramparça ettim
Uzlaşmayan delikanlılığımda.
Oysa firarlarım vardı
Zamandan ve senden.
Neden bir yanım yıkılmış
Diğer yanım hala direniyor.
Neydi sebepsiz rüzgarlara
Atılımım…
Aradığım neydi?
Bilirsin sevda dedin mi
Celcus gibi olurum.
İçimde binlercesi
Sevda anlatılarının…
Affet Aşkım…
Ben sensizliğin deli boranı
Ben bir deli sevdanın
Yanlız çobanı…
İçim üşüyor aşkım
Sarsana yüreğimi,
Ve atsana içindeki gülleri,
Birbir yaprakları düşsün
O sen gibi yüreğime…
Affet Aşkım…
Bilmem kaç yıl sakladım
Sevmeyi haykırışı
Ve bilmem kaç yıl sustum.
Şimdi azgın sular gibi
Kabına sığmaz ,
Suyu abu hayat gibi
Koşuyorum sana.
Açsana kolarını,
Sarsılsın yüreciğin
Titremelere ulaşsın bedenin.
Sadece birkaç adım ötende
SEVDAN geliyor…

GooD aNd EvıL 08-17-2007 10:51 AM

Ağladım,Çünkü Hakettim



Dün değildi ki…
Önceki gün,
Önceki ay,
Önceki yıl da değildi.
Kaç bahar,
Kaç hazan eskidi.
Kim bulabilir ki yüzlerce gecenin,
Sabah olamayış sancılarının,
Ruhumda bıraktığı viran parsellerini.
Kah yağmura,
Kah kar fırtınalarına,
Kah toza toprağa karıştım.
Kaç hançer yedim,
Kaç vurgunla,
Derinlik şoklarına girmişim.
Kim anlayacak yıldırımların
Sadece bana düştüğünü…
Belki yüzlerce kez,
Ümitsizlik girdaplarında kaybolmuş,
Belki binlerce defa,
Dönmüşümdür yolların sonundan.
Bunlar;
Bir göz göze gelişin
Kesilmiş karşılıksız çekleri gibi
Hep gölgemdiler.
O göz göze gelişle,
Darmadağın olan benliğim
Sevdası uğruna paramparça olsa da
Asla vazgeçmedi,
Vazgeçemedi.
Ve gün bugün…
Uğruna çıkmazlara girdiğim,
Yoluna bir ömrü hiçe saydığım,
O sevdalı gözlerinde kaybolduğum,
Aşkımla bu sabah
Eleleyiz...
Dalgalar sahili dövüyor,
Bense ölçemediğim,
Dalga boyları kadar ağlıyordum.
Ağlıyordum, çünkü hak ettim…

GooD aNd EvıL 08-17-2007 10:52 AM

Ağlatma Beni
Sensizlik ağlıyor yine ruhumda
Ne olur bebeğim ağlatma beni
Kıranlar vuruyor yine canımda
Ne olur bebeğim ağlatma beni

Dün bir bugün iki yarın kaçıncı?
Ne zaman bitecek söyle bu acı
Söyle de bileyim nasıl bir sancı
Ne olur bebeğim ağlatma beni

Bir gülüş bir bakış böylesi zor mu?
Kardelen olsan yüreğin kormu?
Geçtiğin yolların Niğde mi Bor mu?
Ne olur bebeğim ağlatma beni

Yakınım ırağım gönül sultanım
Yağmurum boranım deli sevdalım
Kaçağım aymazım derin sularım
Ne olur bebeğim ağlatma beni
Ne olur bebeğim ağlatma beni
Ne olur bebeğim ağlatma beni

GooD aNd EvıL 08-17-2007 10:52 AM

Al Kuşçu Niyetini



AL KUŞÇU NİYETİNİ

“Esen hayattır rüzgar yüklemlerinde
Tutunuşu özlem, dokusu karmaşık...”

Yalnız söylemlerinde gün batımları
Liladan erguvana dönen renklerle
Kaç maşuk peydahı sevdalar
Teranesi hayatın savuşmalarında

Bir nefes boyuna inmiş şehvetin
Kucağına düşen yar koklamları
Geceye sığınmış dudak tiryakisi yalanların
Nafile duasına çıkmış iç çekişleridir

Katre katre öykülü dokuntular ve
Salıntısındaki rakkas gönüllerin
Bezgin amanlı akisleri düşer
Serseri benliğin delikanlı şavklarına

Ayın karanlık yüzünde sevda
Tırmanış gayretindeyken ışıltılarıma
Bir öykü misalidir bakışın.

Niyetler öğütülürken puşt zulası gülüşlerde
Kırık pullar gibi beklemede sevdalar

Kana yazılan düşler misali
Toplanır tan yeri avuçlarında
Men olmuş dokuntu kahırlarında
Sarmaşık gülün ağlayışlarıdır ömrüm

Yanarken gölgelerinde serzenişler
Aşk küs gider gece kaçışlarında

Sen al kuşçu niyetini

Şafağına sakladığım sevda
Mabedi olsa da yakamoz düşlerin
İklimlerine çektiğim niyet
Hala sokulmamış mâni kıvrımlarına

GooD aNd EvıL 08-17-2007 10:53 AM

Aşk Bıçak Sırtı Gibidir




Bir merdiven çizdim düşümde
İlk basamağına hayatı,
Diğerlerine hayallerimi dizdim.
İlkinden diğerlerine çıkış
Ne kadar kolay olsa da,
Her seferinde başa döndüm...

Neydi hayallerim?
Sırılsıklam aşık olmak mı?
Ölesiye sevdalanmak mı?
Yoksa sevda adamı olmak mı?
Her birine umutlarla saldırdım
Gördüm ki her defasında sonuç,
İlk basamağa dönüş oluyordu.

Aşk, bıçak sırtı gibidir...
Ne etsen kanar bir tarafın.
Her defasında bu kez tamam desen de,
Yüreğin benliğine ,
Gururun mantığına yenik düşer.

Aşk, bıçak sırtı gibidir...
Avuçlarında hala sıcaklığı
Ve gözlerinden ayrılmayan gözleri
Kalsa da yüreğinde,
Sana düşen kendi yoluna dönmektir.

Aşk, bıçak sırtı gibidir...
Her gece mehtaba çıksan ,
Dönülmez akşamın ufuklarında dolaşsan
Ve gönlün sarhoş olsa da
Yıldızların altında;
İlk basamak seni bekliyor olacak
Her defasın da...


Çıkmaya çalıştığım her basamak
Yüreğimin gizli odalarını
Bir bir Sahraya çevirdi.
Bunu anladığımda bir de baktım ki
Aşk hala bıçak sırtında ve
Kanadıkça kanıyorum...

GooD aNd EvıL 08-17-2007 10:53 AM

Aşk Kanadı Gözlerinde
Aşk kanadı gözlerinde
Tomurcuk tomurcuk düştü eylüllerime


Ah neylesin bu can!!!

Gözleri güllü
İçi hüzünlü

Dudaklarımda yaktığım türküler
Sevdaya çekilen kınalar misali konfetilerde

Kurşunlara gelesi...

Nurhak’ta Sinanım
Şarkışla’da Deniz

Düşer halkın sevdası gün be gün
Kalışlardasın ayrılık makamında

Benim silahım kelimeler
Kalkanım Şiir...
Domdoma boğsalar yıkılmam
Almaz ki toprak beni koynuna

Irağında oynak gövdeli sazıyla
Dağa sevda dokuyan ozanın
Ulaşmazmı sesi peştemal takılıya
Yanmazmı içi gözleri güllünün


Geciken trenemi salsın dizginlerini
Sarı gelinmi olsun Erzurum çarşı pazarda

Yıksın diyorsun muhacir yüreğini
Salsın kahpe akşamlarını
Yağmur tutkunu saçlarına


Baktım da
Mardin kapı bile ağlamaklı
Gezmiyor gazeller dağlarında urfanın

Ne fırat eski fırat
Ne yassah beyimci Zap suyu...

Ne Che atacak beresini
Ne de Nazım silecek Verasını

Bilmek istersen yüreğim
Gün bugün....

Cümbür cemaat izindeyiz
Maskeli balonun...

GooD aNd EvıL 08-17-2007 10:53 AM

Aşk..Bu mudur?
Aşk bu mudur?

Yüreğine düştüğünde,
İlk bakışı.
İçinin titremeleri nedendir?
Gözlerinde yanan
Sevda ateşine tutunuşun.
Dokunuşlarının
Benliğini ürpertişi.
Yanındayken hasret duyduğun,
Sıladayken,
Kasıp kavrulduğundur o...

Aşk bu mudur?

Sözlerinde kendini bulduğun,
Aşkım diye haykırdığında
Seni sarıp sarmalayan.
Yüreği sardığında ruhunun,
Uçsuz bucaksız derinliğini,
Onunla paylaşabildiğin için
Hep şükredeceksin...

Aşk bu mudur?

Gecen de ,
Uykularının en güzel rüyası,
Gündüzünde aydınlığın.
Her nefes alışında kokun,
Her acıktığında aşın olur.

Aşk bu mudur?

Tatilde güneşin,
Okyanuslarda esintin,
Ağladığında göz yaşın,
Sevincinde kahkahandır.

Aşk bu mudur diye sorsalar,
Hiç duraksamadan,
Avazın çıktığınca bağırmalısın.
Evet;

AŞK BUDUR.......

GooD aNd EvıL 08-17-2007 10:54 AM

Aşkın Makamı Olmaz
Aşkın ;
makamı olmaz.
Çünkü,
O
Akort tutmaz...

GooD aNd EvıL 08-17-2007 10:54 AM

Avuçlarımda Sabah




Bu sabah,
Kör bir rüzgar sardı bedenimi.
Avuçlarımda sabah,
Yürüdüm yalnızlığa.
İçimde geçmişin tutsaklıkları…
Didik didik oluyorken benliğim,
Bedenimi saran kör rüzgara
Sığındım nedense…
Gözlerimde,
Ufukta doğan güneşin,
Parıltısına rağmen
Gün be gün artan fer kaybı…
Yıkık dökük,
Birazda aksak adımlarla
Vurdum kaldırım taşlarının
Böğrüne varlığımı.
Avuçlarımda sabah,
Yüreğimde hala Eylül…
Sahilde,
Dalgaların kıyıya vuruşunun
Şehvetiyle öpüşen sevdalılar...
Bu sabah,
Kör bir rüzgar sardı bedenimi.
Avuçlarımda sabah,
Ve yüreğimde hep Eylülle.

GooD aNd EvıL 08-17-2007 10:55 AM

Ayşe teyze ve Ahududu
Yok be annem;
Kaldır bunları masadan.
Şöyle ;
Ahududu,böğürtlen,kızılcık koysana masaya.
Söylesene;
Kaç yıldır yapmıyorsun bu reçelleri,
Nerde o kokular, o tatlar nerde kaldı anne.

Hatırladım da annem;
Soframıza böğürtlen koymadığında,
Nasılda küserdi tereyağımız...

Özledim anne,
Özledim yaaa...
Özledim o günlerimizi.

Hani, Cumbaya tünerdim akşam üstleri
Ve saatlerce kalırdım orda...
Ve sen;
Hep merak eder endişelenirdin
Neyi var bu çocuğun diye...

Oysa ben;
Gün kararmaya yüz tuttuğunda,
Ay limandan doğru yavaşça yükselirken,
Reciden dönen Ayşe teyzenin yolunu gözlerdim.
O bahar akşamına benzeyen bakışları olan
Ayşe teyzenin dönüşünü beklerdim...

Hele hele,
Hasan Amcada;
Evin önüne attığı iskemlesinde,
Tüttürüyorsa Birinci sigarasını.
O zaman;
Ayşe teyze sanki daha da farklı yürürdü.
Şöyle yan gözle süzerken Hasan amcayı,
Sanki rüzgar "Dol kara bakır dol" çalar gibi
Aynen o ritmi yakalayarak,
Atıverirdi kalçalarını
Bir o yana bir bu yana...

Ve biliyorum ki;
Çatlatmak için Hayriye teyzeyi,
Salıverirdi en şuh kahkahalarını...

Gecem hep o atışlarla dolardı,
Yüreğim alevlere yüz tutar,
Sanki Ayşe teyzeyle ben halvetlenirdim.

Bir keresinde;
Yolunu kesmişti Hayriye teyze de;
Şöyle saçlarından tutup,
Çalmıştı Arnavut taşlarına Ayşe teyzeyi.
Kadının başından oluk gibi akarken kan;
Ben sıyrılan eteğinden açılan,
Bacaklarını çakardım hafızama...

Ahhh Ayşe teyze ahhh...
Sen;
Biz yeni yetmelerin hayal rüzgarı,
Sen;
Ergenliği atlatmış bıçkın delikanlıların ifadesiyle,
"Mahallenin ablası",
Sen;
Saçlarına ak düşenlerin,
Hiç bitmeyen aşk senfonisi
ve Son Tangosuydun...

Yaaa annem;
Özledim çocukluğumu...
Özledim fasulye turşusunu,hamsi tuzlamasını.
Öyle çok ama öyle çok bahanelerim var ki,
Tüm bu özlem duyumsamaları için...

Bak; gene sakladım senden anne;
Ben aslında birazda ;
Ayşe teyzeyi özledim...

O da muhlama , kara lahana, hamsi kuşu gibi
Hep iyi gelirdi bana.

Bir keresinde;
Bahçesinde çamaşır yıkarken,
Çitin ardına saklanıp ona odaklanmıştım.
Ayşe teyze;
Etekliğini sıyırıp beline sokmuştu.
Elleri çivitli sudayken,
Yıkadığı çamaşırlarla adeta sevişirdi.

Gözüm orada, ne kadar kalmıştı
Ve nasıl dalmıştım ki;
Arkamda beliren Hasan amcanın sesiyle irkilmiş,
Ardından suratımda patlayan şamarın etkisiyle,
Veryansın ağlamaya başlamıştım.

Sonrasında;
Ayşe teyzenin o kulağımdan hiç gitmeyen,
Şuh kahkahalarını duydum.
Yanıma gelip; "çokmu acıdı canın" deyişini
Ve arkasından;
"Değdimi düşlerine çakılmama"sözlerinin
Ruhumda yarattığı deprem...
Usulca yanağımdan öpmek için,
Yanıma geldiğinde,
Her tarafımı saran Kadın kokusu...
Utancımdan hızla çevirince başımı,
Yaladı geçti dudaklarımı
Ateşden de kor dudakları.

Ahh Ayşe teyze ahh...
Sensiz;
Ne akşamın oluşunun,
Ne de kahvaltılarımın tadı kalmadı...

Buralar büyük şehir Ayşe teyze...
Şimdilerde "Mahallenin Ablası" değil ama
Apartmanların gülleri peydahlandı.
Ahh..Bir rüzgar essede;
Uçuverse eteği diye ;
Hayıflanmalarada hiç gerek yok!!!

Ahh Ayşe teyze ahh...
Bir kere de olsa;
Şöyle teninin ateşiyle yanıp,
O kadın kokunu çekebilseydim içime.
Damla damla dökülseydi terlerim,
Vadindeki tepelerin,
Karayemiş gibi uçlarına.
Ve hissetseydim ağzımda,
Ahududunu,böğürtleni,kızılcığı...

GooD aNd EvıL 08-17-2007 10:55 AM

Başıboş
Bildiğini zannetme..
Aşk kuş olup omzuna konmaz
Öyle elini uzatıp
Tutabileceğini sandığında
Kimbilir nerelere konacaktır.

Bildiğini zannetme..
Aşk kalbinin derinliklerinde değildir
Onu çok sevdiğini söylediğinde,
Kimbilir aklı kimlerdedir.

Bildiğini zannetme..
Aşk hücrelerinde değildir
Kanım, canım, her şeyim
Diye saydığında
Bir ki grubu farklıdır.

Bildiğini zannetme..
Aşk yürüyen merdiven gibi değildir
Üstüne çıkıp,
Gitmeye çalıştığında
Başıboş bırakır
Yanarsın..

GooD aNd EvıL 08-17-2007 10:55 AM

Ben Olmalıydım
Bir gül olmalıydım
Açmak için gönül bahçende
Ya da bir söğüt olmalıydım
Etrafında salkım saçak...

Bir rüzgar olmalıydım
Esmek için saçlarında
Ya da bir çınar olmalıydım
Gölgesinde seni uyutacak

Bir kuş olamlıydım
Varmak için yanına
Ya da bir fidan olmalıydım
Sevginle büyüyecek..

Bir ben olmalıydım
İçini yakıp kavuracak
Ya da bir sümbül olmalıydım
Seninle karışacak...

Bir ben olmalıydım
Varlığınla yaşayacak
Ya da bir fulya olmalıydım
Rengini sevdama katacak.

GooD aNd EvıL 08-17-2007 10:55 AM

Bir Bahara Kaçar Gönlüm
Gecenin ağırlığında uyumaz yüreğim
Sevdaya doğru açılır yelkenler
Kıpırdar benliğim arar kendini
Bordrosunda çığlık çığlığa sular.

Bir bahara kaçar gönlüm
Issızlığına sığınırken gurbetin
Düşerken yaralı bedenime sevda
Yanar dalgası çığlık çığlığa.

Arasam sesini duyarmıyım bilmem
Aramazsam hasretinden ölürmüyüm ben
Yoksa tutsammı rüzgarı avuçlarımda
Sen gibi yüreğimde çığlık çığlığa.

GooD aNd EvıL 08-17-2007 10:55 AM

Bir bilet aldım aşka
Aşka bir bilet alıp
Döküldüm kaldırımlarına şehrin...
O gece nedense;
Saçlarını kızıla boyamıştı Istanbul.

Ahh be Istanbul...
Bir geceni bana versen ya.

Baksana,
Nasılda sabırla bekledim ve
Koynunda izledim gün batımını.

Gün gitti giderken,
Aklıma geldi aldığım biletim.
Gözlerimi Kız Kulesine dikip
Sonuçlara bir bakayım dedim.

Ahh be Istanbul...
Bir kere de vur beni ne olur.

Bak;
Aldım gidiyorum yaşımı.

Bilirim;
İstediğinde dalgaların Rodrigo çaldırır,
Köpük köpük akan gemilerin bordosunda .
Bazen de Fausto olur;
Kesersin aşıkların nefesini.

Hadi ama;
Bu kadar naz niye...
Hiç değilse son üç numara ve karşılığına
Bir aşk gecesi...

GooD aNd EvıL 08-17-2007 10:56 AM

Bir Dağ Ateşi
Bir dağ ateşinde,
Bir ceylan ürkekliğinde
Bir oğlak güzelliğinde
Yaşadım senii..

Ne üstüme yağan karlar,
Ne iliklerini donduran soğuk,
Ne de kurtların sessizliği
Unutturamadı seni..

Ne dönülmez akşamlar,
Ne gecenin matemi,
Ne de mehtaba dalmak,
Bitiremedi özlemini...

Bazen yanardağlar gibi
Bazen akan seller gibi
Bazen uçan kuşlar gibi
Seviyorum ahh..
Seviyorum seni...

GooD aNd EvıL 08-17-2007 10:56 AM

Bir devrim şarkısı gözlerin
“Bir devrim şarkısı gözlerin
Öylesi arzulu öylesi ben.

Bir devrim şarkısı duruşun
Öylesi aşk öylesi sen...”




Ne aşklar yaşandı yürüyüş kollarında
Ne sevdalar düştü geceyi yaran kör kurşunlarla.

Çakarken nefesini zindan duvarlarına
Sarardım bakışını tütün misali.
Bir hırsız gün ışığı
Dalarken içeri sessiz
Uzantılarıyla alevler sevda parıltıları...


Bilesin ki bir patik örüşü görüşmelerimiz
Bir tespih çekişi voltalarıma eşlik etti hep.


Uyurmuşum hep günü bilmeden de
Uyandığımda gece koylarımı yakalardım
Delikanlı düşlerimi kundaklara sararken.

Benliğim, filistin askılarıyla kaynaşırken
Sana olan özlemim dökülürdü gözlerimden .
Bir hıçkırık , bir titreyişe başkalaşırken
Zaman akar, devran döner, sense hep yürekte...


Bir bahar virgülü olur rüzgarın da
Bir öfke salınır
Hilkat *******in izsularına
Ve ardından yıkanır sevdam
Seni tenime dolayan figanlarımda...

GooD aNd EvıL 08-17-2007 10:56 AM

Bir Gözyaşım Bir Sen
Zamana mahkum ol demişti bana
Bir göz yaşı bir sen bir de hayalim
Rüzgarın önüne at demişti bana
Bir göz yaşı bir sen bir de belalım.

Saksıda çiçeğim solunan havam
Bilirim yakında can özümdesin
Ummanda kayığım dümende sevdam
Sanırım hayalde tam içimdesin.

Ellerim ulaşmaz gözlerim duyar
Sazımın gövdesi tenin gibidir
Saçlarım uçuşmaz bedenim doyar
Kemanın perdesi sesin gibidir.

Bir gözyaşım bir sen bir de yüreğim
Gecenin matemi olup çıktınız
Bir gözyaşım bir sen bir de bedenim
Sevda ateşine koyup yaktınız.

GooD aNd EvıL 08-17-2007 10:56 AM

Bir Hayata Bir de Sana Bu Telaş
Akıyorsa gözyaşlarım ben için
Bir hayata bir de sana bu telaş
Saçlarıma aklar düştü sen için
Bir hayata bir de sana bu telaş

Aşkı tadam son bir defa gönlünde
Ahir ömrüm bak her zaman emrinde
Bilki aşkım hala sevgin içimde
Bir hayata bir de sana bu telaş

Hazırmıyım bu dünyadan göçmeye
Seni sende bırakıpta gitmeye
Kalan ömrüm can yolunda ölmeye
Bir hayata bir de sana bu telaş

GooD aNd EvıL 08-17-2007 10:56 AM

Bir Şarkı Yazacağım Sana
Bir şarkı yazacağım sana,
İçinde sen olmayacaksın.
Ardından sabahın aydınlığını
Göğsümde saklayacağım.

Olursan gönülde coşan ırmak ol
Çağlaki sesini ben de duyayım
İstersen şarkımda bemol diyez ol
"Es" koyduğum yerlerde seni bulayım.

Aşkıma ihanet ettiğin o gece
Geriye adından kaldı tek hece
Aşkları yargıya vermiş dediler
Dilerim sen bana mahkum olursun.

Uğruna yaktığım bu can tükendi
Bilki artık taşımaz yüreğim seni
Bestenin renkleri benden olunca
Bu şarkılar da sana,hasret gidecek.

GooD aNd EvıL 08-17-2007 10:57 AM

Bir Sayfaya Sığamadık Seninle
Neydi bilemedim seninle aşkım
Açmadı nedense bu kötü bahtım
Sallanıp dursada gönülden tahtım
Bir sayfaya sığamadık seninle...

Dokunurken aşkım tel tel sözüne
Nedense varamadım yarim özüne
Ne olsa giremem sevdam gözüne
Bir sayfaya sığamadık seninle...

Al benisi çoktur o gül dudağın
Öpmeden kızarır baldan yanağın
Neyledim bilmemki kırdım yüreğin
Bir sayfaya sığamadık seninle...

Çal dedi dillerim şarkı söylesin
Aşkımı hazanda yine közlesin
Yinede canımsın böyle bilesin
Bir sayfaya sığamadık seninle...

GooD aNd EvıL 08-17-2007 10:57 AM

Bir Yudum Şaraptı
Bir yudum şaraptı senin sunduğun
Oysa ben mahzeni içmek isterim
Çok kısa bir andı senle yaşanan
Oysa ben hayatı senle isterim.

Tüm sevgi bağını senle derleyip
Senle tek kalışı görmek isterim
Bir üzüm buğusu gözde sevilip
Senle sevdaları duymak isterim.

Ben seni güzelim sonsuz tutkularda
Sevip ; can oluşu bulmak isterim.
İçime işlediğin eşsizliklerde
Senle bir hayatı sürmek isterim.

Bir sevda ateşinde yanıp kavrulup
Senle bir potada kalmak isterim
Yok,sensiz olacaksa orda savrulup
Sevginsiz dünyandan kopmak isterim.

GooD aNd EvıL 08-17-2007 10:57 AM

Bossa Nova



Kaplar usulca sensizliği hikayesi
Bir yıldız kayar dileklerine
Kıvrılır ihtişamı iç çekişlerin gizlerine
Esperanza sarar sımsıkı şehveti
Öptüğüm yerde bekliyorken ebedi seni

Dumanında kayboluş tütsülerim misali
Her tınında bir iç geçiş bir uzanış ısmarlamalarım

“The girl from Ipenama” yakıyorken pisti
Soluğuna saklanılmış öyküler misali aşk
Bir bedenden ötekine salınımlarıyla
Titretir ışıklarıyla dolunayın binlerce solo duruşunu

Perde diye seslenir hayat işte alda yaşa!!!

Sana dansı verdim dedi Tanrı
İçinde sevdayı, sevdalıyı verdim

Sana kalan sadece görmek...

Sar o beli ruhun gibi al içine
Irada hafif bir meltem seslenişi
Toprakta çiçek yortusu misali zaman
Geliyor da vuruyor gönlü
Yer gök sevda...

“Agua da beber” tırmanışı dokunuşlarınla
Ellerini hapset yüreğine, o yürek sen...
Gardenya özentisi yıldız ağlamlarında
Sal heyecanını telaş ıslanımlarına

Beden dilleri arzu yakarışlarında
İçmek yudum yudum ateşin terini
Sarsıntı güz rüzgarları sürüklemelerinde
Ilgın yaşlarıdır sevişmelerin giz ötesi

Sıyırdı yapraklarını bir bir kadın
Dökünüşü portre aralıklarında yükseliş

Dal çıplak kadın sevda örtülü...

Desem ki eylül değil savuran aşkı
Desem ki sazlar çalıyor senfonini
Desem ki şahikalar inletecek bir oluşu

Akışı engellenemeyen ırmak misali
Çavlanlar hep Bossa Nova…

GooD aNd EvıL 08-17-2007 10:57 AM

Canımda Buseler
Masamda kadeh, kadehte yalnızlık
Mezeler özlem, Özlemde sensizlik
İçkimde sevda, sevdamda sarhoşluk
İlk yudum aşksa, aşkınla varoldum...

Masamda çiçek, çiçekte kokun
Meyvalar renk renk, hepsinde tadın
Mumlarda ışık, ışıkta hayaller
Son yudum cansa, canımda buseler...

GooD aNd EvıL 08-17-2007 10:57 AM

Çığlıklar Karıştı
Işığın altına yatıp
Neyi sorguladılar bilmiyorum
Görebilmek için beni
Karanlıklar mı bitmeli..

Bir yangın yeriydi sanki
Çığlıkları karıştı siren sesine
Göğsüme sokulan bıçak yarası mı,
Yoksa ihane mi sancılanıyor.

Güneş batmak üzereyken
Bitmeli sevdaya yakarış.
Her şeye başkaldırıp
Tükenmeli isyanlar.

Aşka uzatıp ellerimi
Yaşamalıyız umutları
Saçlarının arasında
Oluşturduğum mehtapta..

GooD aNd EvıL 08-17-2007 10:58 AM

Cumhuriyet sevdamsın...


“Doğumu umut
Gözleri naz
Yüreği ayaz mı ayaz
Bir anayım…”


Vücudum otopsi odalarının
Soğuk duvarlarında yankılanmış
Ve içli dışlı neşterlerin kahpe vuruşlarıyla
Dağılmışdı…

Bin hançer inerken göğsüme
Sırtım hain sancılarla dalgalanıyordu.

Nene Hatun’du anam ve
Yaman kadındı vesselam…
Ben daha memelerine doyamamışken,
O sırtındaki top mermilerine
“Oğullarım” diye sesleniyordu…

Bir kağnıda uyutmuştu yol boyunca
İki yanım buz tutmuş mermilerle destekli..
Bir ara rüzgar açınca üstümüzü
Anam dellendi rüzgara.
Bir koşu çekti abayı mermilerin üstüne
Bakmadı bile benden yana…

Ben emeklerken daha yeni yeni,
Ayağı çarıksız binlerce insan
Canını dişine takmış savaşıyordu.

Düşlerimde Sakarya’da olur,
İnönü’de, Afyonda, Kocatepe’de dolaşır,
Oralarda oynardım çocukluğumu.

Ve bir gece tanıdım
İçime işleyen o gözlerin sahibini.
Uzakları taaa uzakları süzüp
“İsmet sabaha tamam diyordu…”

Sabahın ezan sesi duyulmamışken
Kulakları sağır eden top seslerinin ardından
Afyon ovasına kan yağdı…

-Ona baktım, bir siperin ardından;
Gözlerinde “ben” özlemleri yanıyor,
Ulusun tüm fenerleri yüreğinde çakıyordu-.


Bir an cephe gerisinde kaybettim anamı,
Yırtarcasına hançeremi bağırdım ama heyhat!!!.
Cephe gerisinde bir sürü yoksul ana vardı..

-Canlarını dişlerine takmış Hürriyet aşığı analar, benim analarım-.

Feryadıma ak sakallı bir dede cevap verdi
“Bak kızım, her taraf ana dolu
Seninki hangisidir acep…

Her taraf ana dolu,
Bu ses defalarca yankılandı yüreğimde
Ana dolu, ana dolu, ana dolu…

Tabii yaaa…

ANADOLU.

İnanılmayacak zaferlerin sonrasında
Her geçen gün aydınlanan ülkemde
Sayısız devrimlere açmıştık yelkenlerimizi.

Yatağına sığmaz deli ırmaklar gibi
Olan coşkulu Ulusum,
Bağımsızlık dersinde artık Öğretmendi…


Babamın son nefesiyle
Bu defa göz yaşı yağdı Anadolu'ya..

Onun naçiz vücudu
Toprak olmaya giderken
TÜRKİYE CUMHURİYETİ
İlelebet payidar kalacaktı…

GooD aNd EvıL 08-17-2007 10:58 AM

Damsız Girilmez
Yokluğunda;
Seni düşünebildiğim
Anların bile çok güzel olduğu
Günlere kalınan hasret...

Acı vermesin artık sevdalar
Her gece ayrı bir kahır
Her, gün doğumuna lanet
Yağdırmak istemiyorum artık.
Sevgiye uzanan ellerim
Her gün biraz daha nasır tutuyor.
Hep bahar dalları açtırırdım gönlümde
Yıkılası umutlarımı sulardım sevdayla.
Hayat başaramadı ama
Aşklar yordu beni...
Ne umdum ne buldumlarla
Akıp giden beyhude bir hayat.
Bundan böyle ne yasemin kokar düşlerim
Ne de bir başka bahara
Kaçar bu gönül.
İçinde şarap içtiğin gözlerin
Zamanla ıradığını gördüğünde
Anlıyorsun ki
Sevdaya kelepçe vurulmuyor.

Yokluğunda;
Seni düşünebildiğim
Anların bile çok güzel olduğu
Günlere,
Yüreğimde bir mezar açtım.
Toprağında on dört kırmızı gül
Taşına şöyle yansıyordu ...

DAMSIZ GİRİLMEZ...

GooD aNd EvıL 08-17-2007 10:58 AM

Deniz mi, Sevda mı, Dalga mı?
Severdim,
Sahili arşınlamayı ve
Çıplak ayaklarımın,
Kumlarla dansını...
Severdim,
Dalgaların sesiyle,
Bitmez söyleşilerimi...

Oysa şimdi
Sessizlik,
Dingin yapacakken ruhumu
Nedense yıkıyor
Sevda umudumu...

Neden;
Kumla deniz,
Ya da,
Balıkla yosun olamadık...

Neydi çözülemeyen
Denklem?
Deniz mi, Sevda mı, Dalga mı!!!

GooD aNd EvıL 08-17-2007 10:58 AM

Dudak Tiryakisiydi Sevda
Dudak Tiryakisiydi Sevda

Nefes nefese dokuduğum sevda ötelerine
Bırak salınsın aşk öykünmeleri


Notlar düştüm geceme tenha sohbetlerden
İçim ateşe döndü yana yıkıla avazlarda

Kilim dokusuyla güzelleşip
Ürperiyorken soluklarında gece
Bir sevda dönüşü gibi yaşamak
Şiir ol dediğim gözlerde sırılsıklam

Nereye payidar oluşlarında gezinse de sokuluşlar
Seni seviyorum fısıldamalarında dingin gece

Sen öfkesindeyken gün be gün
Onulmaz bir feryattın kahkahasında hayatın
Bir orkide işleniyorken gece soyunuşlarına
Mahzun yükleriyle şiirler dökülür suskun

Dudağımda tiryaki bir kelime
Yüreğimde elif esintisi sevda sürgünü
Düşüncede tan yeri ruh izi çırpınışlarında

Eğer biliyorsa rüzgarın beni
Üzgünseme o sıla yanlı yüreği

Sanki ebem kuşakları
Feryat figan aşk solunumlarındayken
Aşk sana emanet vahlarında

Ve kimbilir belkide aşkın gizemi

Hayatın
Dilenci bir şaire vasiyetinde saklı...

GooD aNd EvıL 08-17-2007 10:59 AM

Erguvan Işıltıları




Endazesi kaçmış aşkların tan yeri izlerinde
Entarisi ala benzemiş yarin...


Cam kafeste
Kendi etrafında dönüşlerinde balerin
Yelkovanın akrepe kavuşma arzusuyla
Saat sevda gibi işlemekte
Tık tıklar rodrigo nağmeleriyle eşleşmiş
Yatağında usulca akan ırmak misali ruhlar dingin...

Hiç konuşmadan saatlerce
Belki de günlerce süren ard yürüyüşleri

Bir an döner de
Bir an gözleri buluşur gönlünde diye
Adım adım öyküleri yayılır sokağın taşlarına

Sırım gibi delikanlım
Yaka cebinde mendili erguvan ışıltısında

Belki bir çay bahçesinde
Belki bir düğün katılımında
Öylesi uzak bakışların iç kaynamalarında
Sevda tutmak yare...

Sözsüz sevda köşeleri oluşmuş akşam postalarında
Yazıyoooooo çığırtkanlarına düşmemişken aşk
Yürekte bir deli ateş...


Sabaha adanan şarkılara fal tuttumlardan
“Bir bahar akşamı rastladım size” ye sayrılar

Kokulu mavi pembe kağıtlara aksedilen
Dolmakalemli sevda uzanışları
Siz benim hayalim diye atılan başlıklara ulanan
Canım cananımla nihayetlenmiş duygu sağanakları

Vücût ikliminin sultanıyla
Rüyalarda buluşuruz düşlerine uzanışlar...


Dest-i izdivacına talip rüya artığı *******in
Begonya dokusu kilimlerine işlenir sevda da
Sürülür közüne mangalların aşk söylemleri

Buhar olur sarar asumanı seslenişler
Açar salkım saçak portre boyu şarkılar
Gönül şarkılarından bir demettir ki bunlar
Öyle si çığırır nazendeler fasl-ı şahanelerden


“Entarisi ala benziyor
Benim yarim bana benziyor......”

GooD aNd EvıL 08-17-2007 10:59 AM

Eskidi Hatıralar
Biliyorsun seninle
Çok güzel günler yaşadık
Geçip giderken zaman
Hiç farkına varmadık

Eski hatıralar
Söyle sevgin ne renkti
Uçup da gittti yıllar
Artık canıma yetti

Hergün bir mum sönermiş
Biten aşkın üstünden
Gün gelir hiç kalmazmış
Kırık kalpler yüzünden

Eski hatıralar
Söyle şarkımız neydi
O güzelim sevdalar
Bizi terk edip gitti

GooD aNd EvıL 08-17-2007 10:59 AM

Eylül Dokunuşları
Bir Eylül girse düşüme
Gözlerinde ay ışığı asılı olsa
İşte o an,
Kalkar;
Tüm sokak lambalarını
Söndürürdüm.
Penceremide açardım ardına kadar ki
Gecenin esintisi ,
Eylül dokunuşları olsun.
Sonra;
Her gece teninde titrediğim
Aşkıma seslenirdim
"Yak mumları,sevdam üşüyor..."

GooD aNd EvıL 08-17-2007 10:59 AM

Fark Eder mi
Mahpusluk sadece
Demir parmaklıklar arkası mıdır?
Yo kurban, öyle değildir elbet.
Mahpusluk yanlızlığa mahkum oluştur.
Ha içerde, ha dışarda..
Ne fark eder ki..

Ölüm sadece
Kara toprağa mahkumiyet midir?
Yok ya, öyle değil sadece
Ölüm yaşamaya mahkum oluştur.
Ha altta, ha üstte..
Mahkum oluş.
Ne fark eder ki..

Vurulmak sadece
Kurşunlara mahkum oluş mudur?
Yok ya, öyle değil sadece
Vurulmak sevgiye mahkum oluştur.
Ha göğsünde,ha yürekte
Yanmaya mahkum oluştur.
Ne fark eder ki..

GooD aNd EvıL 08-17-2007 10:59 AM

Fırtınalara Sakladım
Kar fırtınasına dönen hayat
Kendine doğan güneş
Ve
Çırpınamıyan bir yürek...
Uzakta,çok uzakta
Bir sevgilinin hayali
Ve
Uçuşan saçlarında boğluan sevdam...
Sevmek mi dedin?
Hani,
Tan yerinde astığım kavram,
Öyle mi?
Sanki gün batarken yeniden doğarım
Geceye salarım imkansızlığımı
Ay doğar,ay batar
Ben yeniden sevdaya gebe kalırım.
Fırtınalara sakladım kendimi
Tıpkı
Bir ağacın gölgesine sığınmış
O gibi...
Güneş ağlar
Kan kusar,ben gibi
Ama heyhat,
Doğacaktır çaresiz.
Silecek gözyaşını,
İçi, buzlarla örülmüş bir kovan
Dışı seni saran...

GooD aNd EvıL 08-17-2007 11:00 AM

Garson, Bir Aşk Lütfen...




Rüzgar bu!!!
Ne zaman ve nerden eseceğini
Hiç bilemezsin.

Aşka uzatılan eller de
Rüzgar gibi...

Ortaya koyduğun yüreğin,
Bazen kendini anlatamazsa,
Hiç üzülme...

Nasıl ki kışları gürül gürül akan ırmak
Yaz gelince neye uğradığını şaşırır.

Aşkta böyle bir şey...

Sanki mevsimler gibi değişken,
Günle gece gibi farklı.

Sevdası için atıyor bu yürek
Diye düşünürken,
Bakmışın ellerinden kayıvermiş...

Neden diye hiç sorgulama,
Nedeni olsaydı;
Ayrılıklar olmazdı!!!

Madem bu kadar ucuz aşklar
Öyleyse yenisini söylemeli!!!

Garson...,
Bir aşk daha lütfen.

GooD aNd EvıL 08-17-2007 11:00 AM

Gece Kuşları
Benim bu saatlerde hiç uykum gelmez,
Hayalin gözümden hiç silinmez ki.
İçimde sevdanın ateşi sönmez,
Benimki öylesi bir bilinmezki...

Dönerim yatakta sağımdan sola,
Teninin kokusu gitmek bilmez ki.
Duvarda saatler solumdan sağa,
Sevdalar gibidir,durmak bilmez ki...

Dışarda ötüyor Gece Kuşları,
Akmadan duruyor sevda yaşları.
Seninle yatıp senle kalkarken,
Çığrışıp duruyor Gece Kuşları...

Gece Kuşları,Gece Kuşları,
Onlar hayatın çırpınışları.
Gece Kuşları,Gece Kuşları,
Yalnız gecemin haykırışları...

GooD aNd EvıL 08-17-2007 11:00 AM

Gece Okuyan Kızlar (lütfen sesi açınız...)
“Bu şehirde
Yabanıldır çalınan kapılar …”

Gidişi
Haliç’te gün batışı,
Dalgaların çırpıntısına ayak uyduran ışıkların
Sudaki dansı ise
Saçının tellerinden süzülen ritmin
Ağır aksak saz semaisiyle örtüşmesi…

Bu şehirde gece
Ürkek bir dişidir...

Kırılgan, titrek haykırmalar sarar
Her ara sokağın viranhanelerini.
Her damın ayrı bir roman
Her odanın ayrı bir hikaye olduğu
Buralarda kızlar her daim
Gece Okurlar….

Onlar,
Ay ışığının uzamsamalarına
bahar ısmarlasalar da
İçlerinde dolaşan asla gerçekleşmeyecek
Hayaller rapsodisidir.

Bir İstanbul akar üstlerine
Yedi tepesinden delişmen ırmaklarla.
Her geçen an yeni bir kol,
Onlarca damar açılır içlerine.
İnsana doymak bilmez bir iştah
Ve önlenemez tükenişler sarar havayı.

Öyle *******de,
Alıp gitmek ister başını ve
Büsbütün kaybetmeden hayatla savaşını.

Başlangıçlarının son nefesindeyken
Logarların dahi süzmediği
İhanetler çıkar görücüye.
Şehir karanlığı ardına alıp
Bir bitişin son pervazında sarmalarken
Telaşpark Otel'de kayar da biter hayatlar .

Ardından bir İstanbul silüeti çıkar usul usul
Gece okuyan kızların yaktığı tanyeri ışıklarında…

GooD aNd EvıL 08-17-2007 11:00 AM

Gecenin Aş Erimlerinde





“Ay usançlarında dolaşırken
Gece dolunaya aş ermelerde...”

Yaşanmışlığın hayli ötesinden
Gelirken ağlamsamam
Birden sevdaya döner efsun yanlarım

Gözler vurgun demlerinde
Niyetler dökük
Salkım sevdalarsa sam yellerinde tutsak

Irar nefreti sevdanın medusa nazarında da
İç çırpınışlarında saklanır Türkü dalışlarım
Oktavlarında yokluk buluşmalarındayken nefes
Gece dünkü gece hayallerimse tıpkıyle vaki

Sayışmaz aşklarım ödenti bedenlerle
Her buse mühürdür mızrap söylemlerinde
Takıntısı bukle bahar döngüsü izleriyle
İner safha safha yakamoz meşk esintilerinde

Ne mum ışıltısıdır uzanan gönüllere
Ne de çakar almaz feridir teninde yanan

Kumsal yalayışlarında dalga toyları
Öylesi sevişgen öylesi titreyişler
Süzülürken nazendeler deniz kızlarına
Türkü olur sevdam yanar fenerlerinde

Telaşa yol verirken güz dolayları
Ürpertisi asudedir saklanmaların

Çocuk gözlerinde sıla duruşları
İndi inecek hatim soylu sevdalar

Saklısı yırtık mey kahkahaları ve
Beyhude acılar dolaşırken güncelerinde

Gece hala aş erer

Kokusu sıyrılmış sevda tenlerinde...

GooD aNd EvıL 08-17-2007 11:01 AM

Geceyi Uyuttum
Ben uyumadım ama
Geceyi uyuttum..
Farkına bile varamadı
Sabahın doğuşunun

Gece özlemlere gebe..
Ben sevdalar içindeyken
Sessizce ağladım ki,
Gece uyanmasın

Kokunu duyuyor,
Tenini hissediyorken
Nefes bile almadım ki,
Gece uyanmasın

Yoğunlaşırken sana
Gözler uyku yoktu.
Hep senle yaşıyorken,
Gece uyuyordu...

GooD aNd EvıL 08-17-2007 11:01 AM

Gitmelerim Sen de Kaldı



Bir düş ağlıyordu ilk ışıklarında sabahın
Bir sevda adanıyordu tan gölgelerinde


Uzağım dedikçe yakınıma sokulan izdüşümlerin
Parıltısı sarıyor gitme şarkılarımın eteklerini
Salıncak öykülerinde pandül hayatlar misali
Dinlemde yorgun zamanların arsız kuşları

Sen sevda

Dörtnala gelse de uzak asya’dan
Diz çökmüş çaresizliğine Nazım
Aranmış Can baba anason dalyanlarında
Yetmedi bir de “ kaptan” sustu aşk-ı mecburiyetten

Hala süregelen hükmün
Yakmaktayken her sevdayı fermanlarınla
Dinmek bilmeyen şehvetinin esirinde
Çıkmakta yel değirmeni seferlerine gönüller

Üşengeç dalga kıranların hapsindeyken terkedilişler
İnmekte meyanından çığlık çığlığa arzular

Kimsesizliğini duyurmak istencinde
Başını bağladığım erguvan ağzı şiirler

Yokluğunun sancısındayken eylül düşlerim

Ne sen kaldın geride aşk
Ne ben öldüm derinde


Ve de gitmelerim
Sen de kaldı ya


Ayıpsı iç çekişle

Gülmekteyim berinde ...

GooD aNd EvıL 08-17-2007 11:01 AM

Gölge Aşklar Kuarteti




GÖLGE AŞKLAR KUARTETİ




Gün döndü sevda yüklü kanatlara
Döküldü tan kuşku sürgünlerine…


Bir sevda yankılanır hazan düşlerimde
Rüzgar yalarcasına geçer kıraçlarımı
Dönemeçlerimde giz sevdalar
Titremelerle girilmiş koyunlarda şüphelerim

Bilirim ki
Aşk ötesidir uzanışlarım…

Dolunay ürküsü nazarların
Gölge aşklar kuarteti misali
Yoksul davul vuruşlarıyla
Damla damla hazana dönüşen aşk

Gecenin sabaha selamı gibi
Baharda çiçek olur konfetiler
Kamelyalarım sarar sevda sürgünlerini
Manolya beyazlarında erer sukûta

Bu sevda
Açılan ellerin restidir…

Anarken şiir düşlerin oylumlarını
Pusulada mealsiz belli belirsiz sapmalar
Kuzey güney med cezirlerinin
Esaret ateşinde yalnızlıklar.

Çıkarırım tüm senfonilerden
Fa diyez yakarışları
Bilesin…

Aşk
Sadece aşk olmalı

Ataklarında vurgulu sazlar suskun
Ortada sadece kemane dansları salınmalı
Ay ağlamaklı
Yürek yitik
Sevda başıboş dalyanlarda

Havaysa aşka dönük…


Suyu ısınmış sazların
Titrek bam tellerinde örtülü sevdalar
Rakkas kıvrımlarında ayın dördü
Ebem kuşakları yıkmakta horonu

Dersin
Gecenin dönümü ayrılık
Sabah hasrete vuslat

Dersin
Bir gece uzantısı sevişmelerin
Yaprak sesleri akmış bahar gözlerine
Yüreği hala tutsak kuşku sürgünlerimin …


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 05:49 PM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.