www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Eskiler (Arşiv) (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=188)
-   -   Kadir Karaman (https://www.cakal.net/showthread.php?t=82197)

GooD aNd EvıL 08-17-2007 03:31 PM

Kadir Karaman
 
Acil Hasta
Yoldan geçerken bir araç
vurdu savurdu kenara...
kırdı hemen her yerini...
koştu gören...insafı olanlar imdâda...
ele alınacak gibi değildi...
bir telaşla...haber verdiler ambulansa...
saatler sonra gelebildi ambulanssa…

ne doktor…ne hemşire!!??
aklı eren bir kimse yok ambulansta
bir şoför…bir sedye sadece!!??
apar topar koydular
yaralı kıvranırken
acılar içinde...sedyeye….

ambulans zar zor çıkabildi caddeye
ve sirenler çalarak
nice tehlikelerden sonra
yetiştirebildi yaralıyı
yarı canlı...hastaneye…

acil servis kapısı…ana baba günü!!
herkes üzgün…
görmek mümkün değil
kimsenin güldüğünü…

yaralı...çığlıklar atarken
ve yalvarırken yardım için…
başucuna gelen görevli
-kızgın kızgın!!??
bakmadan yaralının haline...
aldırmadan çektiklerine...
sormaya başladı;
sosyal güvencen var mı?
sigortalı mısın?
Paran var mı?
Arkan var mı?
Yok deyinince...yaralıyı haşladı!!??

Kimin kimsen yoksa
bekleyeceksin sen...
-beklemek senin yazgın!
sana yardım edemem…
edersem eğer!!??
mevzuat beni de yer!?
Dedi ve ekledi:

Bekle..yorulma beklemekten…
hasta kahrolurken inlemekten.
Hasta bekledi…bekledi.
Kendini kurtaracak yardımseverleri
Bir türlü gelmedi…
Kan kaybı…
dereken kalbi tekledi
ve birkaç yardımsever el
aldı temelli iyileşen hastayı
sükut aracına yükledi…

O gün...
İğreti...eve benzemeyen bir evde
Akşam...babalarını ve
yiyecek getirmesini bekleyen
başka bekleyenlerde vardı
gözleri yollarda...
beklediler...beklediler
bekledikleri gelmedi
her taraf karardı
sordular...aradılar
gözleri kapıda
kulakları seste
hiç kimse haber getirmedi
ve o eve bir daha
sevinç girmedi...

GooD aNd EvıL 08-17-2007 03:31 PM

Alem Gözlüm
O kadar hastayım ki sana
Âlem gözlüm
İnan o kadar
Özleminle içimde
Erozyonlar
Heyelanlar var.

Acılarım acır
İnan ki ince, ince
Sancılarım sancır
Gayet derince
Aklıma geldikçe yüzün
Kaplıyor yüzümü
Mahşeri bir hüzün

İçime yanardağlardan
Akkor, akkor
Lavlar akar
Lav püskürtmeye başlar
Ruhumdaki sönmüş yanardağlar

Dağ-dağ gezmene lüzum yok
Alem gözlüm
Av peşinde
Taze otları ezerek
Ömrünü tüketmene
Hele hiç lüzum yok
Ancak ahmaklar
Sarplarda av kovalar
Bir bakarsan etrafına
Sana av olmak için
Yalvaran bakışlarla
Can atan binlerce av var.

GooD aNd EvıL 08-17-2007 03:32 PM

Ani Gidiş
Hiç kimseye sormaya cesaretim olmadı
evin dağınıklığından bildim gittiğini…
İsteseydin merakta bırakmazdın
Açıklayabilirdin…bu âni gidişin
bilemediğim sebebini…
Demek ki gerek görmedin
her şeyi birden başlamak gibi
bitirmekte özelliğinmiş
anladım şimdi!...

Ama ne kadar yazık!
Ne denli acı!...
Sen…hiç anlamamışsın beni!
Belli bilmediğin…
Seni nasıl sevdiğimi…
Şâhidim duvarlar…
çeken, biteviye hıçkırıklarımın resmini
ispatım pencereler…
yalnız camlar biliyor yolları nasıl gözlediğimi
sorabilsen, söyler kapılar…
ne ümitlerle beklediğimi

Bir tavsiyem olacak…
Seveceksen eğer beni sevdiğin gibi
sevme kimseyi…
kimse katlanamaz ve çekemez bana çektirdiklerini
senin müzmin hastalığın…anladım!...
terk etmek…üzmek…ağlatmak…inletmek
bekletmek sevdiklerini…
merak ediyorum doğrusu…
sevdiklerin böyle ya…
kim bilir, ne yapıyorsundur sevmediklerini?

GooD aNd EvıL 08-17-2007 03:32 PM

Aşk
Ne okunur, ne yazılır...
Aşk öyle bir hitaptır ki!
Ne silinir, ne kazılır...
Aşk öyle bir kitaptır ki!

Ölüleri diriltir aşk!
Dirileri delirtir aşk!
Düşmesin bir taş yüreğe...
Yavaş yavaş eritir aşk!

Derttir, derman bildirmez aşk!
Çektirir de öldürmez aşk!
Hasret ile örülürse...
Ağlatır da güldürmez aşk!

Bâzen gözde bakıştır aşk!
Bâzen sözde yakıştır aşk!
Bâzen tebessüm, edâdır...
Bâzen gizli akıştır aşk!

Öyle bir kitaptır ki Aşk!
Çok yazılır...Çok okunur...
Sihirli hitaptır ki aşk!
Acemilere dokunur...

GooD aNd EvıL 08-17-2007 03:32 PM

Aşk Güftesi
Gözlerini yazmalıydım
Yazamadım yaktı beni!
Sözlerini yazmalıydım
Kuvvetsiz bıraktı beni!

Gülüşün içimde yara
Meftunum gül dudaklara
Sürükledi uzaklara
Özlemiyle yıktı beni!

Vücudumu sardı acı
Acıların aşk ilacı
Oldu aşkım darağacı
Kemendine taktı beni!

Sıcak bir göze muhtaçtım
Korktum, ateşinden kaçtım
Susuzdum hem de çok açtım
Besleyen kuraktı beni!

GooD aNd EvıL 08-17-2007 03:32 PM

Aşk Tuzağı
Aşk tuzağı zorlu olur dediler
Gülümsedim geçtim, önem vermedim
Sevdâ dağı karlı olur dediler
Her yanımı tipi sarmış görmedim.

Tutuldum, düşürdü ne hâle beni?
Eyledi kendine kul, köle beni
Mahkum etti zorlu emele beni
Aşk içinde aşklar varmış görmedim.

Kör edermiş meğer sevda gözleri
Silinmezmiş aşkın kâlpten izleri
Hem gözü bürürmüş hem de sözleri
Aşk hep gönülde kışlarmış görmedim.

GooD aNd EvıL 08-17-2007 03:33 PM

Ayna
Bu ayna yalan söylüyor
Bu yüz yüzün olmamalı
Canında sevgi ölüyor
Bu yüz hüzün dolmamalı.

Baskında kalmış limanın
Emziği sevdâ zamanın
Çile dikişi yamanın
Çilekeş hiç bilmemeli…

Kimse anlamaz huyunu
Bitmez acının oyunu
Köz öğütür gül suyunu
Gül bundan hiç yılmamalı…

Paramparça şu göz sözde
Umut kordan yağmur gözde
Acı resmedilen yüzde
Ağlayanlar gülmemeli…

Yalnızlık bitmez buruntu
Canın gölgesi kuruntu
Sevgi özlemlerde tutu
Dertler aslâ bulmamalı…

Bu ayna bir can aynası
Bakanın depreşir yası
Kavuşmak olan, sevdâsı
Aynada çok kalmamalı.

GooD aNd EvıL 08-17-2007 03:33 PM

Bayram Başka Bahara
Karlar erir dağlarda, ölü otlar yeşerir
Issız, bâkir köşeler bezenir çiçeklerle
Buzul tutmuş, yıllanmış hayaller filiz verir
Kamaştırır gözleri Var Eden, gerçeklerle

Güneş ışık göndermez olur mahzun diyara
Saklayın çelenkleri, bayram başka bahara.

Bulutlara yükselir, yüreklerden kaynayan
Kanar eski yaralar, el sürmeyin,değdikçe
Öyle bir ah çekiş ki, kalmaz kimse duymayan
Hüzün çöker göklere, yerlere baş eğdikçe

Ne gören, ne duyan var; değişmez hiç manzara
Çekmeyin resimleri, bayram başka bahara.

Çağırır hasret yeller, yalnızlık türküsünü
Nağmelerin yankısı yansır yalnız dallardan
Bozar yorgun duygular, vuslat görüntüsünü
Yanık sesler yükselir, tozlu bomboş yollardan

Sızı çöker âniden, özlemli duygulara
Dermeyin hayalleri, bayram başka bahara.

Doruklarda coştukça hasret hisler önünde
Bekleyenler ümitle bekler yolcularını
Savrulur canlar her an hülyâların yönünde
Gömerken rüyalara umut acılarını

Kasavetli bir anlam çöker sakin sulara
Bulandırman suları, bayram başka bahara.

Unutulur sorulmaz, aranmaz biçâreler
Yaşarlar kavuşmanın tarifsiz arzusuyla
Yıkanır gözyaşıyla boşa giden seneler
Karşılanırlar her an ayrılık pususuyla

Ümitler korku olur, kâlpler düşer yollara
Acı dolar sahneler,bayram başka bahara.

Var oluş bir müjdedir, inanın yok oluşta
Nice labirent yüzler yorgun düşer ummaktan
Bilinsin ki mutluluk, yokluk ile doluşta
Yokluğa sabredenler, ümidi kesmez Hak’tan

Mutluluk uzak değil, dayan konsan mezara
Hüzün ağıt bu âlem, bayram başka bahara.

GooD aNd EvıL 08-17-2007 03:33 PM

Bekledim
Pencere, kapıda seni bekledim
Ümit dolu gelmeni bekledim.

Hasretin depreşti çekemez oldum
İmdadıma yetişmeni bekledim.

Duyar belki, koşar diye, sesimi
Ağladım da işitmeni bekledim.

Hayallerin tuttu buz ellerimden
İnan ki hep ellerini bekledim.

Hazan vurmuş gönül bahçemde her an
Açsın diye güllerini bekledim.

Yakarsın diyerek sönmüş ateşimi
Özlem ile gözlerini bekledim.

Geldiğinde tutup ak saçlarımdan
Yerlerde sürüklemeni bekledim.

Bilmeden kâlbini kırmışsam eğer
Suçu bana yüklemeni bekledim.

Vuslat anı gelmiş ben gelmemişsem
Vazgeçmeyip beklemeni bekledim.

Ağladığım anlar tutup elimden
Sevgiyle desteklemeni bekledim.

Üzüldüğüm anlar koşup yanıma
Sevincini eklemeni bekledim.

Can fedaya hazır kendin bilmeze
Yeniden bir can vermeni bekledim.

GooD aNd EvıL 08-17-2007 03:34 PM

Bekleyiş
Hâre hâre dürülür doruklarda bulutlar
Hasret ile kucaklar bakışlar gökyüzünü.
Buruk bir beklentiye sâbitlenmiş umutlar
Yaşayarak ân be ân ayrılığın hüznünü…

Aydınlığa darılmış gözler ışık aramaz
Ağlar âh’ la yürekler, özlemler yokuşunda.
Adanmamış hiçbir can hedefine varamaz
Buluşurlar sevenler rüzgarın kokuşunda.

Kesif bir hüzün kaplar umutlar limanını
Heyecandan duyulmaz bir çıt bile kimseden.
Düşleyenler visâlin sevinç dolu ânını
Boğulur feryatlara, gelmez ise beklenen!

Bekleyenler hicranlı çelişkiden bayılır
Sanki mahşer ânına döner birden manzara.
Etrafa yanık kâlp kokuları yayılır
Ümidini yitiren girmek ister mezara.

Bekleyen ve gelmeyen; eskimiş resim gibi
Acıların çisesi dönüşür sağanağa.
Aşınan gönüllerin, görünür yanmış dibi
Derdinden bunalanlar muhtaçtır sığınağa.

İnler buruk yürekler sabrın hüzzam telinden
Hazin serâp vehmiyle tekrarlanır sahneler…
Bestelenen hep hasret türküsü aşk elinden
Ayrılık ve hasretle ezilirken sineler.

GooD aNd EvıL 08-17-2007 03:34 PM

Bendek
Seninle tüm hayatım çile olsa aldırmam
Yastığa bir baş koyar,ölene dek kaldırmam.

Gülden güzel tenini muhabbetle sararım
Korurum hazanlardan, sevgim ile, soldurmam.

Yaşamamın manası sen yoksan, inan yoktur
Reddedersen aşkımı, söyle nasıl çıldırmam?

Benimsin, mümkün değil, bırakmam başkasına
Sana göz koyanları, farz ortadan kaldırmam.

Benliğimi büyülü his misali sarmışsın
Terk edersen, yerini, mümkün değil doldurmam.

Vurgununum ezelden biliyorsun sevgili
Koklatmazsan, gülünü, hoyratlara yoldurmam.

Yokluğunda yüreğim kırılmış, paramparça
Hasretinle ağlarım, gözyaşımı sildirmem.

Kaybedersem kıyarım acımadan canıma
Ortalıkta bırakır, cenazemi kıldırmam.

Aradığın, sorduğun yok; kırıldın, küstün mü?
Katlanırım cevrine el alemi güldürmem.

Aşıkların hâlini aşka düşmeyen bilmez
Ârif isen anlarsın, sözlerimden, bildirmem.

GooD aNd EvıL 08-17-2007 03:34 PM

Bendeki Sen
Seninle tüm hayatım çile olsa aldırmam
Yastığa bir baş koyar,ölene dek kaldırmam.

Gülden güzel tenini muhabbetle sararım
Korurum hazanlardan, sevgim ile, soldurmam.

Yaşamamın manası sen yoksan, inan yoktur
Reddedersen aşkımı, söyle nasıl çıldırmam?

Benimsin, mümkün değil, bırakmam başkasına
Sana göz koyanları, farz ortadan kaldırmam.

Benliğimi büyülü his misali sarmışsın
Terk edersen, yerini, mümkün değil doldurmam.

Vurgununum ezelden biliyorsun sevgili
Koklatmazsan, gülünü, hoyratlara yoldurmam.

Yokluğunda yüreğim kırılmış, paramparça
Hasretinle ağlarım, gözyaşımı sildirmem.

Kaybedersem kıyarım acımadan canıma
Ortalıkta bırakır, cenazemi kıldırmam.

Aradığın, sorduğun yok; kırıldın, küstün mü?
Katlanırım cevrine el alemi güldürmem.

Aşıkların hâlini aşka düşmeyen bilmez
Ârif isen anlarsın, sözlerimden, bildirmem.

GooD aNd EvıL 08-17-2007 03:34 PM

Biçare
Yapıştı umuya çökmüş bedenim
Bağrında acılar saklıyor beni.
Kalmadı isteyenim, tek sevenim?
Şifasız umutlar bekliyor beni.

Bir dert ki dermanı içinde saklı
İrâdeyi iter, reddeder aklı
Sızısı, acısı her şeyi farklı
Gelip, gidip sık sık yokluyor beni.

Bilmediğim bilinmeze uçkunum
Başı yar, görünür, girdaplar sonum
Yürürüm, gölgeme el sallar yolum
Sonsuzluk kül gibi kokluyor beni.

Koptum köklerimden, duymadım acı
Anlamsız sarpların oldum haracı
Mükemmele, olamadım kiracı
Emelim hiçlere ekliyor beni.

Bâdireden bâdireye düşerim
Hayallere gizli tuzak döşerim
Kendi giriftimi kendim deşerim
Girdabım habire şokluyor beni.

GooD aNd EvıL 08-17-2007 03:35 PM

Bilmedim
Solmaz sandığım güller, solacakmış bilmedim
Ömür sensiz vîrâne olacakmış, bilmedim
Hayâlmiş, ümit dolu mutluluğu aradım
Yüreğim acılarla dolacakmış, bilmedim.

Hangi yöne yönelsem yüzün karşımda durur
Ağlarım hasretinle, yokluğun içten vurur
Yolunu beklemekten umutlarım burulur
Hicrin bir gün kapımı çalacakmış, bilmedim.

Hayallerim bıkmadan vuslat dağından aşar
Özleminle dopdolu kalbim hep sana koşar
Bitti derler, inanma; aşkın içimde yaşar
Boynum sensiz bükülü kalacakmış, bilmedim.

Tatmadım saadeti, hep ismini işittim
Gölgen nereye gitse, daim peşinden gittim
Özleminle yanmaktan kül oldum, artık bittim
Kaçtığım ânlar beni bulacakmış bilmedim.

GooD aNd EvıL 08-17-2007 03:35 PM

Bir Gülün Hikayesi
Buz gibiydi toprak
gökyüzü karmakarışıktı
üşüyordu elleri
bulutların donuk donuktu gözleri
tesadüfen atılmış bir tohumun
beklentisi çok az bir ışıktı
henüz dalına doğru yönelmemişti yaprak…

kar yağdı lapa lapa
rüzgar esti çılgıncasına
raks ettiren melodiler çalarak
sürgün yapraklara
dallarda çiçek yerine kuşlar açıldı
ay saklandı bulutlar arkasına
yıldızlar çıkmayı hiç istemedi
ayazın tipili balosuna

bir fidanda bir zerre uzandı dal ucuna dudağında
her renkten renkler vardı hediye
son verdi zaman üşüten orucuna
yeniden fırsat doğdu sürgündeki sevgiye

güneşin gitti ürkekliği
ay salınmaya başladı sereserpe
yıldızlar dansa tutuştu
burçlarla her gece
depreşti gülnihâlin yürekliliği
duyguları heyecanlarla tutuştu

ısındı toprak
ne kadar şükretse azdı cemreye su ısındı
nazlanmalar kendiliğinden bitti
açıldı yaprak
goncalarla doldu fidanlar
duygular tomurcuklandı
bir gül açıldı binlerce güle bedel
sevgiden
her yüreğe saçıldı
İtiraz yükselmedi kimseden
San ki o güldü…özlenen…beklenen!.

Bütün güllerin sevildiği
ondandır
güle benzetildiği sevgililerin…sevenlerin

bütün güller soldu
kurudu bütün fidanlar
sevgi gülü solmayacak
görecek yaşayanlar
gülün sevgisi tükenmeyecek
ölmeyecek…ölmemeli…sonsuza kadar.

GooD aNd EvıL 08-17-2007 03:35 PM

Bir Vedanın Hikayesi
Çalkantılı bir hüzün vakti
Gözleri dolduğunda zamanın
saçlarını okşuyordu
zemheri rüzgarı
burukluğunda eriyen bakışların.
Bir yüreğin titremesiydi inilti
son görüntülerini
bir rüyanın,
süpürüyordu dudaklar,
dönmemek üzere giden bir hülyânın.
Dört bir yana savururken suskunluk
paramparça bir yüreğin döküntülerini…
Darmadağın bir sevdânın,
İmkansızdı,
bir araya getirmek çöküntülerini…

Çoktan hükümsüz kalmış hatıraların
bıraktığı derin, paslı izlerdi
gözyaşına yol gösteren,
acılar kılavuzuna.
Perişan
vîrâne olan
beklentinin girdabına dönen gözlerdi
her zamanki gibi
buruk güzlek hasretini
yüklemiş omzuna
seyrederek sevdâsının yıkıntılarını.

GooD aNd EvıL 08-17-2007 03:36 PM

Bitmeyen Kabus
Gündüzün gözlerde söndüğü ândı
Ruhları sancılı hasret sarınca
Kalplerde, küllenen ümitler yandı
Ufuklar güneşle kucaklaşınca.

Kurtulamaz can düştüğü tuzaktan
Gökyüzünün parlar birden gözleri
Kurtların türküsü başlar uzaktan
Küflenen hüzünler kaplar yüzleri.

Kıraç yine özlem yüklü rüyâlar
Kıskaçlarda debelenir düşünce
Duyguları basar bunalmış sular
Ayrılık bir kabusa dönüşünce.

GooD aNd EvıL 08-17-2007 03:36 PM

Bitti
Güneşe tutuldu, yangın gözlerim
Yandıkça yüreğim eridi, bitti
Kaybettim güneşi arar, özlerim
Hep bekle, dönerim der idi bitti.

Hükümlü ruhuma gece sarıldı
Karanlık kalbime gökler darıldı
Ufuklar ümidim ile karıldı
Kavuşmak gözüme fer idi, bitti.

Aşkıma karşılık verdi korkmadan
Dertli güllerimi derdi korkmadan
Gir dedim kalbime girdi korkmadan
Gerçek sevilecek er idi bitti.

Başka bir mevsimde açtı çiçekler
Gizlendi hep benden acı gerçekler
Bıkmadan şu gönlüm bekler hep bekler
Hasretim içimi yer idi bitti.

GooD aNd EvıL 08-17-2007 03:36 PM

Bu Eller miydi Çöl Olan Eller
Kaybetme korkusuyla
sımsıkı tuttuğum
bu eller miydi?
İçimde her zaman
sıcaklığını duyduğum
dokunduğu ân,
her şeyi unuttuğum,
bu eller miydi?

Hatıralar hâlâ tâze,
ayrılık ilk ânki gibi acı.
Anlatamam ne kadar mutsuzum,
ve ne kadar huzursuzum anlatamam!
Saçlarıma tarak;
yüzüme yelpâze
bu eller miydi,
Tutunarak yolumu bulduğum?

Ümitsizken ümit veren bana;
ağladığımda kurulayan,
bulandığında durulayan gözyaşımı;
alev alev yanarken içim,
sâkinleştirmek için
okşayan başımı,
bu eller miydi?

Âniden dinen fırtına
nasıl sessizliğe gömerse her yanı
işte öyle olurdum dokunduğu ân.
En ümitsiz ânımda getirirdi ümidi,
yırtarak, karanlıklardan.
Bu eller miydi,
gözlerime fer
dizlerime derman?

Bilmiyorum şimdi nerede,
karanlık *******imi aydınlık yapan?
Gönlüm çâresiz,
ellerim bomboş,
duygularımda eriyor zaman.
içimde zamana hükümlü bir liman;
kurtarıcı gemisini,
ve kaptanını bekliyor bıkmadan;
beklemekten yorulmuş,
özlemlerle yoğrulmuş,
katığı topraktan,
bu eller miydi,
bana her şeyi
kendimi unutturan?

GooD aNd EvıL 08-17-2007 03:36 PM

Bugün
Yalnızlıktan, hasretten
Hicrâna düştüm bu gün
Gülistanı ararken
Virâna düştüm bu gün.

Yanıyorken yüreğim
Alevlerin üstünde
Kurtuldum sandım tekrar
Suzana düştüm bu gün.

Ararken pür ümitle
Derdimin dermanını
Halden bilmez, insafsız
Bir cana düştüm bu gün.

Kurdurdu kâlbim için
Merhametsiz sehpalar
Rahmet dedim, duymayan
Vicdana düştüm bu gün.

Söndürmeye içimin
Sönmeyen alevini
Her yanı alev olan
Mekana düştüm bu gün.

Ayrılık, âh ayrılık
Dağladı her azamı
Vuslat için yanarken
Efgana düştüm bu gün

Ağlayan, hiç mümkün mü
Gülmek sana âlemde
İçini hüzün eden
Figana düştün bu gün

GooD aNd EvıL 08-17-2007 03:37 PM

Çiçeği Burnunda
Çiçeği burnunda gülüşlerinle…
Küflenmiş kalbime sevdâ dikme gel!
İster git emin gözlerde serinle…
Ruhuma kalkmaz sis gibi çökme gel!

Yabanî her şeyin, alışmak sana
Bilmelisin çok zor, imkansız bana!
Tâze yaram dönüşmeden çıbana
İçime özlemli gözler ekme gel!

Muradın başıma belâ mı olmak?
Gurbetim var, sürgün sıla mı olmak?
Çilem azmış gibi çile mi olmak?
Kalsın umutlarım, bir bir sökme gel!

Ayrılık dersine her gün çalıştım…
İstemem kaybımı bulmak, alıştım…
Kendim ile en sonunda tanıştım…
Muhtaç benim, benden aslâ el çekme gel!

Yollara bakmaktan çöktü gözlerim!
Özlemle ne yaşlar döktü gözlerim!
Hasret ağlarını söktü gözlerim
Bitti bitmez sabrı, çok bekletme gel!

GooD aNd EvıL 08-17-2007 03:37 PM

Çöl Çiçeğim
Şimdi kurşunlar ziyaretine gelir
Ve tanklar geçer üzerinden
-Sense Kelebekleri, Uğurböcekleri beklersin.
İstersin arılar bal alsın çiçeklerinden…
Acımasız vicdanların güdümünde
bombalar yağar
entrikacılar eseri uçaklardan üzerine
sen ki…tükenen insanlığın
kahpece, kalleşçe, câhilce
fedâ ettiği son kurbanısın
kendini insanlığın efendisi sanan;
ihtirasın, tamahın, isyanın son kölesine.

-biliyorum acıdır sızlatan içini
ve yaralarındır seni ağlatan
paylaşmak isterim paylaşamam
ne kederini ne sevincini
ama kanlı yaşlar boşalır
insafımın,
vicdanımın gözlerinden.
Ve hıncım…
ve hırsım…
ve isyanım başkaldırır
böylesine kirli bir amaç için öldürüldüğüne
ve kefensiz toprağa gömüldüğüne.

Vücudumun her yerinden
seninkinden daha derin yaralar çıkar
- yaralar ki sızlayacağı âşikâr
topraktan da ötede.
Depreşir sürekli hicrânım
tesellisi olmayan bir mâtemde.
Ümit etme ve boşuna bekleme
yok bir tâne bile yürekli.

Niye bakamam çöl çiçeğim?
ağlamaktan mı
yoksa…yoksa..!
başka bir sebepten donuklaşmış gözlerine
niye tutamam
kar beyaza dönmüş ellerini
ve isterim okşamayı kıpkırmızı olmuş
-ne zaman olmuşsa..!?
saçlarını okşayamam…

Beni affet çöl çiçeğim
beni mâzur gör
diyemiyorum…
Yüzüm yok senden bir şey istemeye
kopup gittiğin halde benden imdat isteyerek
gözlerim göre göre
bir şey yapamadım
sana kurşun sıkana karşı çıkmak şöyle dursun
uzanıp elinden bile tutamadım;
nasıl sığdırabildimse insanlığıma
ve nasıl sindirebildimse içime?

şimdi pişmanlıklarla doluyum
yol göster
ya da işâretler bırak geride
bir gün
sevinerek gittiğin gibi
gittiğin yere
bende geleyim yüreğimde
demet demet kırmızı gül çiçekleriyle.

GooD aNd EvıL 08-17-2007 03:37 PM

Darmadağın
Başucunda kül yüzümün
Gözleri var, darmadağın!..
Yıkılan umutlar dünün
Közleri var darmadağın!..

Tırmanılmaz yokuşların...
Mağduru can, çöküşlerin...
Kan renginde bakışların...
Gözleri var, darmadağın!..

Dalmış girift hengâmeye...
Belli ki hasret sevmeye...
Yalvarıyor sev, sev diye!..
Sözleri var darmadağın!..

Acıdan sunmuş sâkisi...
Hüzünden yansır akis’i
Her mevsimin tiryakisi
Güzleri var darmadağın!..

Nesi varsa hep tüketmiş...
Ermek için ömrü bitmiş...
Meçhul menzillere gitmiş...
İzleri var, darmadağın!..

Eritir hisli sözleri...
Hüzün soldurur gözleri...
Üzmem demiş ya sizleri...
Bizleri var, darmadağın!...

Nesi varsa talan olmuş...
Adı, sanı yalan olmuş...
Her tarafa ilan olmuş...
Gizleri var, darmadağın!

GooD aNd EvıL 08-17-2007 03:37 PM

Dış Yüz, İç Yüz
İnsanoğlu çiğ süt emmiş güvenme!
Önün dönük olsun, sırtını dönme!
Dili gemi, batar; sakın ha, binme!
Affetmez, eline düşsen kazâra!?
Acımaz, kor, diri diri mezara!?

Sâkin durur, vahşî parsı içinde
Göstermez, gizlidir hırsı içinde
Balyozu içinde, örsü içinde
Gelmez fazla nasihate, azara
Acımaz, kor, diri diri mezara!

Yüzü güler, dili tatlı, ya özü!?
Bâzen kurşun gibi yaralar sözü
Geceden karanlık görünür yüzü
Teline dokunma kırar, kızar ha!
Acımaz, kor, diri diri mezara!

Kıskançtır, hasistir; çekemez yükü
İster, tek kendisi kullansın mülkü
Vicdansız, insafa gelir mi? Belki!?
Gelmezse, çekinmez sürer hızara
Acımaz, kor, diri diri mezara!

Görünümü sık sık değişir, kanma!?
Ağlar, inler roldür; sakın inanma!?
Uzak dur, tehlike; eminim sanma
İnsan, âlemde en girift manzara
Acımaz, kor, diri diri mezara!

Unutma! Bende bir insanım, insan!
İçim, dışım ayrı; kazancım isyan!
Rahmet kapısından ermezse ihsân
Çıkar hâlim, nedir, bir bir pazara?
Alır mı? Koymayın diri, mezara!?

GooD aNd EvıL 08-17-2007 03:38 PM

E mi..
Dikenlerle dolsun sevdiğin güller
Taşlara dönüşsün tuttuğun eller
Essin bağrında hep kavuran yeller
Bir daha neşeyle güleme emi!

Saçların ağarsın, yüzün buruşsun
Hasretle can, tenin; yansın tutuşsun
Gözyaşın dinmemek üzere coşsun
Ömrünce baharı bileme emi!

El içinde boynu bükük kalakal!
Bitsin ümitlerin, boş hayâle dal!
Acıyla başını taştan taşa çal
Bayıl da kendine geleme emi!

Gündüzün geceye döne sonunda
Yapayalnız yürü hayat yolunda
Bitmeyen acılar besle canında
Derdine dermanı bulama emi!

Bana ettiğini hatırla tek tek
Kalmasın içinde ne bal ne petek
Görme hiç kimseden zerrecik destek
Düş, hiç bitmeyen eleme emi!

İçin dışın kalkmaz karanlık dolsun
Çiçeğin bir bahar görmeden solsun
Gördüğün tek mevsim sonbahar olsun
Bir daha da mutlu olama emi!

Bu aşkı yıkmanın ölüm bedeli
Gerçekten seveni reddetmez deli
Dilim bedduada, kalbim misâli
Mutlu olma, murat alama emi!

GooD aNd EvıL 08-17-2007 03:38 PM

En Büyük Sahtekar
Benden hayır beklemeyin
Her şey açık, gizlemeyin
Doğru adamdır demeyin
Sermayemdir ihtikârım
Ben en büyük sahtekârım.

Halifeliğe adaydım
Tehlike görünce kaydım
İlk, verdiğim sözden caydım
Sermayemdir ihtikârım
Ben en büyük sahtekârım.

Söz söyletmem çıkarıma
Taş koydurtmam tekerime
Aldanamayın vakârıma
Sermayemdir ihtikârım
Ben en büyük sahtekârım.

Sözüm süslü, özüm puslu
Çok mal, mülküm; haram aslı
Herkes zanneder nâmuslu
Sermayemdir ihtikârım
Ben en büyük sahtekârım.

Kılıfım merhamet, hilim
Çok korkunç, görünmez hâlim
Yalansız edemez dilim
Sermayemdir ihtikârım
Ben en büyük sahtekârım.

Menkîbeler anlatırım
Dinleyeni ağlatırım
İşim, böyle aldatırım
Sermayemdir ihtikârım
Ben en büyük sahtekârım.

Aç kurt gibi saldırırım
Hortumumu daldırırım
Bulduğumu kaldırırım
Sermayemdir ihtikârım
Ben en büyük sahtekârım

İlk kendime ihânetim
Kılavuzum: cehâletim
Felâketim: kehânetim
Sermayemdir ihtikârım
Ben en büyük sahtekârım.

Etmez misin biraz merak
Niçin her yan çorak, kurak
Hep aldatma vatan, bayrak
Sermayemdir ihtikârım
Ben en büyük sahtekârım.

Vaat büyük, sonuç hüsran
Malzeme din, îman, Kur’an
Nefsim, şeytan yoldaş, yâran
Sermayemdir ihtikârım
Ben en büyük sahtekârım.

Düşene acımam aslâ
Kucaklarım ihtirasla
Ayar, tatlı dil, kumpasla
Sermayemdir ihtikârım
Ben en büyük sahtekârım.

GooD aNd EvıL 08-17-2007 03:39 PM

Erciyes ve Çocuk
Minik ellerinde tartı kantarı
Küçük bir çocuk
Ağlıyor hıçkırarak
Bir soğuk kış akşamında
Ne ise sıkıntısı
Sokak ortasında

Ey çocuk!
Sus, ağlama!
Yüreğim delilenir!
Ey çocuk!
Sus, ağlama!
Duyarsa Erciyes celâllenir!

Boşaltır üstümüze
Bütün kar ve kışını
Ey çocuk!
Sus, ağlama!
Sileyim gözyaşını
Yaklaş, sevgi ile okşayayım başını.

Ey çocuk!
Ne kadar üşümüş
Buz tutmuş ellerin!..
Söyle, soğuktan mı
Açlıktan mı titriyor sözlerin ?
Bakışların tipiye tutulmuşçasına
Ürkek, telaşlı...
Niye ayazdan kavrulmuş gibi güllerin?

Gülmeyi unutmuş gibisin
Bilinmez, kaç zamandır!..
Özleminle içim kandadır
Ey çocuk!
Yaklaş da koklayayım başını!

Ey çocuk! Sus, ağlama!
Göz yaşların ciğerime saplanır.
Ey çocuk! Gel bana, gel!
Duyarsa Erciyes gazaplanır!
Boşaltır üstümüze
Gazabını, hıncını!..
Ey çocuk!
Sus, ağlama!
Paylaşalım acını!..

Şu soğuk, buz kesen
Tipili havada
İşin ne?
Ne arıyorsun dışarıda ?
Akranların uyurken
Mışıl mışıl
Sıcacık yatakta
Ninni dinlerken şefkatli bir kucakta
El-ayak çekilmiş
Bir canlı bile yokken
Neredeyse ayakta
Üşüyorsun sen
İliklerine kadar
Hücrelerine kadar
Donarcasına sokakta
Ne olur koş ısın
Taşlaşmış sinemi yak da.

Suskun durma!
Bir şeyler söyle !
Gözlerime bak da
Hüzünle yere eğme başını
Yazık olur, dökme yere
Gir, yüreğime dök göz yaşını.

Ey çocuk!
Sus, ağlama!
Yüreğim hicranlanır.
Ey çocuk!
Sus, ağlama!
Duyarsa Erciyes üstümüze çullanır!..
İndirir suratımıza
Soğuk soğuk kırbacını
Ey çocuk!
Sus, ağlama!
Sancım edeyim, sancını.

Ey çocuk!
Ayakkabın bile yok ayaklarında…
Yırtık, pırtık bir elbise
Bu yaşta çökmüş omuzlarında
Üşümüş ellerin
Isıtayım
Ellerime uzan da!..
Sen bizdensin
Bizlerse senden..
Sahip çıkmamışsak da!..
Durma öyle
Ürkek ürkek uzakta!..
Koş yürekler bul sığınacağın!?
Ömrünü bitirme
Şu acımasız
Merhametsiz sokakta!..

GooD aNd EvıL 08-17-2007 03:39 PM

Fosillerin Gözyaşı
Fosillerin gözyaşı turbaları emziren
Bir gözün öfkesidir sonsuzluktaki şimşek!
Öyküsü yalnızlığın izbeleri ezdiren
Canlardaki yaradan, rahat olmayan döşek!

Mutluluğu çökerten bir rüya görüntüsü
Elemlerin koyağı gözyaşlarının göğsü
Metânet, sabır, rızâ yaşamanın ölçüsü
İmkânsız son dâveti reddetmek ve gitmemek

Başkaldıran neyine güveniyor, nesi var?
Issızlık kurur muydu, dönse geri yolcular?
Dökülmese damlalar kahrolurdu acılar
Ağlamak, gerekince, olur mu hiç gülmemek?

Yer neyi varsa verir, nispet ederek göğe
Dalların canı çıkar, başını eğe eğe
Arıya bal yaptıran, balı koyan çiçeğe
Bilgiyi yok edemez, anlamamak, bilmemek!..

Düğümler, kördüğümler: canı rehine alan
Doğruları öldüren ihânet, isyan, yalan
Hiçbir şeyi olmazsa edemez kimse talan
Ölümsüzlük düşünen, elinde mi ölmemek?

Almak ise muradın; ver hep, karşılıksız ver!
Karşılık istiyor mu, bak! Verirken yerler, gökler
Emredileni işle, inan ki sana yeter
Sakla ve saklan haydi, mümkünse görünmemek.

GooD aNd EvıL 08-17-2007 03:39 PM

Gereksinme Dürtüsü
yerimi deler
kurşun acılar
acılardan eler
yabancılar
anlamaz
anlatır
anlayanı ağlatır
demirlediğim sancılar…

göz göze geldikçe
inletir bakışlarımı
duygularımdaki paslı kelepçe
kirleterek göz yaşlarımı
kahpece
mahkum eder
yeni acılara kalleşçe…

yok bir kalkanım
canımdı
delik deşik
nerdeler
niye böyle kahpeliklere büründü kardeşlik
hani onlar canım, kanımdı
geleceklerse
kim perdeler?

ben perdesiz bir halde
siperlerde can vermeye hazırken
biliyorum onlar
bohem bardaklarda
kendinden geçmiş uzanmış yatar halde
çardaktalar
yüreğimi yalnızlığın kazmaları kazırken…

gereksinme dürtüsü bu
yadsındığım yüzlerden
ve sürgündür hiç bitmeyecek
ivecen ve sevecen gözlerden…

GooD aNd EvıL 08-17-2007 03:39 PM

Gül ve Sevda
Ben bir nâzenin gülüm
kolay incinir
çok kolay üzülürüm.
Güller açılır gönlümde
bana bakınca gülen gözleri gördüğüm zamanlarda
neşeli, neşeli öter
buluştuğumuz ânlarda
bülbülüm

Bana
bahçıvanın baktığı gibi
bakmayın ne olur!
Hele çiçekçinin baktığı gibi
aslâ bakmayın!
konuşun zaman zaman benimle
ne derdiniz varsa anlatın,
gizli dertlerin dilinden
en iyi ben analarım!

Kim inlerse beni alıp eline
üzülerek onu dinlerim!
Öpmek ve koklamak isterken
dikkat edin,
dudaklarınıza
batabilir dikenlerim!
Ne olur canımı yakmayın
canınız yansa bile
hele kızarak yerlere aslâ fırlatmayın
siz bilemezsiniz ama
ben de ağlar, inlerim.

Bir gerçek, dalımda
daha güzel durduğum!
Ama sevenler elinde
daha mutlu olurum!
Sevenler, ey sevgiye değer vereneler!
Alın, göğsünüze takın beni
suya bırakın
göğe fırlatın beni
ama takmayın çelenklere
üzüntüden kahrolurum.

Her zaman âfili değildir güzelliğim
Sevgisiz ve sevensiz kalınca solmak
en eksik özelliğim!
Ne olur kalbinizin üzerinde tutun
hatıra defteri arasına koyun
açıp koklayın
ara sıra
eski bir dostu ziyâret eder gibi yoklayın!

Yükseldikçe iniltiler
etrafımdaki yapraklardan
daha şefkatle sarılın
lütfen
daha içtenlikle tutun
buruşmuş, kurumuş diye
atmayın çöplüğe kesinlikle
sevin beni
sevebileceğiniz kadar
en az sizin kadar bende
muhtâcım sevmeye, sevilmeye.

Ben bir nâzenin gülüm!
Sevgi kanımdır!
İlgi canımdır!
sevgisizlikse benim için en büyük cezâ
sevgisizlerse en büyük düşmanımdır!
hoyrat davranmak
hor bakmak bana
inanın en korkunç ölüm!
beddualarım onlara
açılınca ellerim
sevin,
beni!
kollayın ve koklayın
sonsuza kadar
ne olursunuz güllerim!

GooD aNd EvıL 08-17-2007 03:40 PM

Gül Yâr
Bana diken diyorlar, sana ise, hep gül, yâr!
Hasret, nâlan gözüme bir kez olsun bak, gül, yâr!
Vazgeçmez, ezel gönül vermiş sana, gönül yâr!
Hasret, nâlan gözüme bir kez olsun bak, gül, yâr!

Gönlümdeki çiçekler ümitlerle açıyor
Neşeyle rayihasın sevdân için saçıyor
Anlamadım, gözlerin niçin benden kaçıyor?
Hasret, nâlan gözüme bir kez olsun bak, gül, yâr!

Tut elinden kalbimin, peşin sıra sürükle!
Külleniyor ateşi, gözlerinle körükle!
Amâdedir emrine, ne derdin varsa yükle!
Hasret, nâlan gözüme bir kez olsun bak, gül, yâr!

Canım, kâlbim bendendir; ayırma eşiğinden
Sevdâlanmış, hüsnünün demlenir ışığından
Katlanır her cevrine, razı ol aşığından
Hasret, nâlan gözüme bir kez olsun bak, gül, yâr!

GooD aNd EvıL 08-17-2007 03:40 PM

Hakkı Söyle
Yalanlarla yürümez iş
Gel ey dilim hakkı söyle
Hak diyene cennet bahşiş
Bil ey dilim hakkı söyle.

Yerli, yersiz övseler de
Kahretseler, sövseler de
Acımasız dövseler de
Öl ey dilim hakkı söyle.

Dağıtmaya malın mı var?
Tutunmaya dalın mı var?
Direnmeye hâlin mi var?
Kul, ey dilim hakkı söyle.

Bükülmem dersin, bükerler
İçine neler ekerler
Her gün hesâba çekerler
Ol ey dilim hakkı söyle.

Mûteber iken hâlimlik
Hâlin olmasın zâlimlik
Yakışmaz sana hâinlik
Yıl ey dilim hakkı söyle.

Ateşlere atsalar da
İbrâhim’ce yaksalar da
Mahpuslara soksalar da
Kal ey dilim hakkı söyle.

Münâfık dillere kanma
Düşman, nefsine inanma
Nefret edilip kınanma
Yol ey dilim hakkı söyle.

Zarar eyleme kârını
Harca Hak için varını
Ne olur düşün yârını
Çöl ey dilim hakkı söyle.

Etkilenme şundan, bundan
Bezdirseler dahi candan
Hiç vazgeçme doğruluktan
Bal ey dilim hakkı söyle.

Kötü hâllerinden silkin
Kalmasın içinde hiç kin
De diline Allah için
Gel ey dilim hakkı söyle.

GooD aNd EvıL 08-17-2007 03:40 PM

Halkımın Hali
Sığlara sığınmış aç, susuz, sefil
Kimi, kimsesi yok, perişan halkım!
Saf kuzu, idâre edenler gâfil
Kimi, kimsesi yok, perişan halkım!

Beyinlere demir atmış tembellik
Ne yolu var, ne su, ne elektrik
Irgatlık tek meslek, rütbe kölelik
Kimi kimsesi yok, perişan halkım!

Okul yok, bihâber nesil ilimden
Göz açmak imkansız baskı, zulümden
Bu nasıl özgürlük, beter ölümden!?
Kimi kimsesi yok, perişan halkım!

Çeker büyüklerin her tür kahrını
Bal ister, verirler külfet zehrini
İçine akıtır isyan nehrini
Kimi kimsesi yok, perişan halkım!

Sen sal, dertler baştan “gitmedi” derler...
Barış ister, savaş “bitmedi” derler...
Kan verir, can verir “yetmedi” derler...
Kimi kimsesi yok, perişan halkım!

Tarlası çoraktır, harmanı kıtlık!
Bir kemik, bir deri; dermanı kıtlık!
Gözü aç beylerin fermanı kıtlık!
Kimi kimsesi yok, perişan halkım!

Duyun bu çığlığı, ağalar, beyler
Sorun; açlar ne yer, ne içer, neyler?
Söylesem dokunur denecek şeyler
Kimi kimsesi yok, perişan halkım!

GooD aNd EvıL 08-17-2007 03:40 PM

Hasretlik
Çok çok uzaklarda yuvamla yurdum
Özüme kaynar su dökülmüş gibi!..
Hasret kavurması oldu vücudum
Ciğerimden canım sökülmüş gibi!..

Yüreğim yakınken, kendim ırağım
Kavuşma bekleyen müzmin kurağım
Her yerim hârabe, viran yüreğim
Kalkamam ayağa yıkılmış gibi!..

Buz tutan çözülen özlem canımda
Ölsem, dirilsem yok, kimsem yanımda
Kaynıyor ayrılık gamı kanımda
Sevgi hislerimden çekilmiş gibi.

Bitmeyen hasrete canım ezilen
Yoktur çektiğim adını bilen
Nerede belirsiz; bekleyen, gelen
Bakarım yollara çakılmış gibi!

GooD aNd EvıL 08-17-2007 03:41 PM

Haydi Uyan Çocuğum
“Hiç uğruna savaş isteyenleri kınamak için”

Savaş tamtamları yeniden çalmaya başladı
-Sebep…? Bir çocuk bir kuşu taşladı..!?
ya da…bir garip, başkaldırmayı düşledi..!?
belki bir kelebek ipek işledi..!?
diyeceksin ki; saçma!
Kapat, üstünü fazla açma!
Bozulmuş bir kez dürüstlüğün dokusu
Açarsan, her tarafı sarar, pislik kokusu!
haydi uyan çocuğum!
vicdanları insafsızlık haşladı!
akıllar durdu birden
izanlar yavaşladı…
sen de gel haydi!
Şimdi kaçma zamanı, kaçma!
başlamak üzere barış yolculuğum!

kabuslar uyandırmadan kalk!
Geçti düşler, hayaller zamanı…
Güzel uykuların kana bulanmadan kalk!
-Belki görünce sen gökte yıldız sanacaksın
üzerine bombalar yağmadan kalk!
Aç, çıplak kalıp donacaksın!
güneş üzerine acılarla doğmadan kalk!
İnsanlık rotasını şaşırmış!
ihtiras ve gözü dönmüş çılgınlık
mâsum boğazını boğmadan kalk!
Sen farkına var olan bitenin hiç değilse
Farkında olmasa da birçok ahmak!

Haydi uyan çocuğum! Haydi!
Nice yiğit unuttu akdini…
Nice mert verdiği sözden caydı!
Kalleşlik ve kahpelik en geçerli rütbe..!?
Yalnız bizim değil âlemin ayağı kaydı
Yalnız bizi değil
Çıldırmış, kana susamış canavarlar
Hakkı, hukuku yok saydı!
Haydi uyan çocuğum!
Olmadan duygular daha hain, daha kıraç!
Belki kucaklayan birileri vardır…
sevgiyle kucağını aç!
Yoksa seni de boğacak bu kancık savaş
ve senin de sırtına şaklayacak namert kırbaç!
Haydi uyan çocuğum! Haydi !

GooD aNd EvıL 08-17-2007 03:41 PM

Her Yerde Aşk
Ben aşkı kelebeklerle
cilveleşirken gördüm çiçeklerle,
gezerken
kendinden geçmiş halde,
bahçelerde…

Ben aşkı …
kırmızlar içinde bâzen…
bâzen beyazlarla dolaşırken gördüm
arılarla peteklerde…
ve bulutlarla kucak kucağa…
dertleşirken rüzgarlarla, yükseklerde…

Ben aşkı mevsimlerle
gezinirken gördüm
büyüleyici desenlerle..
bâzen üşümüş gibi büzülmüş…
bâzen sere serpe
her yerde…

Ben aşkı
oynaşırken gördüm yıldızlarla
gökkuşağında renklerle…
ondördünde ayken göklerde…

Ben aşkı sevinçlerle
coşarken gördüm yüreklerde…
ve el ele dolaşırken caddelerde…

Ben aşkı…
bakışları buğulanmış gözlerde
tepeden tırnağa ıslanmış gördüm…
anadan üryan sevişirken
yakamozlarla kendinden geçmiş halde…

Ferhat’ın dağları deldiği…aşktan!
Aşk ki, teskin eder ne çılgınları! ..

Vahşinin insafa geldiği…aşktan!
Aşk ki, barıştırır ne dargınları! ..

Cahilin meçhulü bildiği…aşktan!
Aşk ki ehilleştirir ne saldırganları! ..

Hâkimin isyanı sildiği…aşktan!
Aş ki canlandırır ne yorgunları! ..

Ey aşk!
Sen ne büyük, ne azizsin! ..
Eğil de başın
eğilmez başlara değsin!

GooD aNd EvıL 08-17-2007 03:41 PM

Hercai Bir Hayalet
Avucunda zamanın hercai bir hayâlet
Bir kelebek misâli, dönüyor gözlerimde!
Sevdiğimin hayâli, diyor, haydi hayâl et
O her zaman ki umut sönüyor gözlerimde.

Bir siluet görüntü bıçaklayan içimi
Kim yaptı, haberim yok, yüksündüğüm seçimi?
Hep aynı, hiç değişmez özlemimin biçimi
İhtiyacım tesellim, yanıyor gözlerimde.

Susmaksızın esmekte özlemimin borası
Met cezire yem oldu hislerimin karası
İyileşmez ne yapsam, bu sevdânın yarası
Bakıştıkça göz göze kanıyor gözlerimde!

GooD aNd EvıL 08-17-2007 03:42 PM

Hovarda
Güneşin
alev alev dudakları
dudaklarında…

Sevgileri besleyen
Umutlarında…
Un ufak eden hasreti
Avuçlarında…

Sevdâ türküsü rüzgar soluklarında…
Koynunda ayın ondördü…
gökkuşağı yataklarda…

Dedikodusu yapılan
bulutlarda…
hücre hücre ateş
zerre zerre yangın
kuraksı vücutlarda…

Hatırına kandiller yakılan
ve festivaller düzenlenen guruplarda…

Irmaklarda çağıltı
denizlerde dalga..
en nâzik dokunuş parmaklarda
ve en büyüleyici gülüş dudaklarda..

çiçeklerde renk
güllerde koku
düşlerde sancı
hayâllerde âhenk…
Eşi ve benzeri olmayan civarda
benim işte!
O, her yerde adı söylenen hovarda…

GooD aNd EvıL 08-17-2007 03:42 PM

İbâdet Sevmek
Seni sevmek ibâdet, sevmemekse isyandır
Müebbet mahkum sevdâm, ayrılık zindanında.
Servettir, bir bakışın; gülücüğün ihsandır
Cezânın en büyüğü, olamamak yanında…

Anlayamam, anlatsam anlaşılmaz açmazım
Yaşamak kolay değil, sürgünlük belge yazım
İşitilmez çığlığım, rağbet görmez niyazım
Taşıyorum özlemi leke gibi alnında.

GooD aNd EvıL 08-17-2007 03:42 PM

İlan-ı Aşk
Ateş basıyorsa yüreğimi
seni anınca...
ve görmüyorsam...
düşünmüyorsam senden başka...
yalnız hayâlin bürüyorsa gözlerimi
sensen en ve tek değerli
kimseye değer vermiyorsam...
bir çılgına dönüyorsam sensiz kalınca...

Bir telini bile...
değişmek istemiyorsam başkasına...
içimde ateş topu gibi duruyorsan...
sana yan bakan bir gözün
yapışıyorsam yakasına...
kalbimle birlikte çarpıyor,
nabzımla bir vuruyorsan...
yokluğunun...dayanamıyorsam şakasına...
söyler misin nedir bu?
Ben bulamadım bir cevap...
sende de bir cevap yok mu?

Sözüm ve sözlüğüm sensen...
her cümlem seni târif ediyorsa...
Sen aklıma düşünce...
- aklımda olmadığın bir ân zâten yok!
aklım başımdan gidiyorsa....
sensen kördüğüme dönen özüm...
ve sensen problemim,
problemime tek çözüm...
gözüm sensen...ağlayan
ve sensen gülen yüzüm.

Bütün cesâretimle söylüyorum...
Sır olmaktan çıksın artık bu...
İlk ve son sözüm!
değilsin ve olamazsın aslâ tabu!
böyle olmasaydı keşke!...
daha nasıl anlatayım!?
anla artık iki gözüm!
ve anlat bana!
düştüğümün delili mi bu, aşka?


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 01:08 AM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.