![]() |
aşk şiileriiii
Kabul Et KaLbim...
Bakışlarım öyle boş ki, artık hissetmiyorum hiçbir şeyi... Sanki tüm duygularım, gözlerimdeki tüm ışık yok olmuş ve bir daha hiç çıkarılamayacak kadar derinlere gömülmüş gibi. Nerede hata yaptım bilmiyorum. Zaten kurumuş olan hangi dala nasıl da bastım? Daha önce beni mutlu ettiğini düşündüğüm her şey yok oldu sanki. Neydiler ya da kimdiler bilmiyorum ama artık yoklar... Ümitlenme her telefon çalışında Koşma kapılara her adım sesinde Senin sandığın yıldız artık yok yerinde Kabul et kalbim, kabul et kalbim Ah kalbim biz ayrıldık "Aşk"... Tarifini bile yapamazken öyle olabildiğimizi ya da olabileceğimizi iddia ediyoruz, ne garip değil mi? Kocaman bir soru işaretinden ibaret olan hayatımızı bu ne idüğü belirsiz şeyin ardından koşmakla geçiriyoruz hep. Yakalayınca ne oluyor peki? Bir anlık bir huzura kavuşuyoruz ve yine bir anda o huzuru kaybediyoruz... Kovalamaca; o basit ve bizi hayatın ne kadar kötü yanı olursa olsun yinede yaşamaya değer olduğunu düşündüren yakalamaca oyunu en baştan ve yine yeniden başlıyor... İçimde bir şeyler kopuyor, paramparça oluyorum. Aynı parçalar yeniden kopup bir daha parçalanıyor, sonu yokmuş gibi, garip bir yap-boz oyunu bu... Gitti giden dönmeyecek, Kabul et kalbim Asla seni sevmeyecek, Hayat ne zalim... Bağırmak istiyorum, haykırmak istiyorum ama kelimeler boğazıma düğümleniyor ve susuyorum... Susup sabrediyorum ve üstelik korkum daha da büyüyor... Aslında ummadığım bir yerde, ummadığım bir anda patlamaktan korkuyorum... Düşünüyorum da; sayılarını hatırlamadığım kadar çok olan "keşke"lerime bir yenisini daha eklemekten ve geri dönüşü olmayan bir yola girmekten korkuyorum aslında... O yanmadı senin kadar Feryat etsen neye yarar Ya sen dur sonsuza kadar ya kabul et... Kabul et kalbim, kabul et kalbim... Ah kalbim biz ayrıldık... Diğer yandan da; hayat kısa, bağır çağır, boşalt içini diyorum kendi kendime. Sonra da bu kısacık hayatı daha da çekilmez hale getirebileceğimi düşünüyorum. Çelişkiye düşüp yine susuyorum. Kendi içime haykırmaya devam ediyorum kimsenin duymadığından emin bir halde. Gözyaşlarımı içime akıtıyorum ve biliyorum ki kimse görmüyor, göremiyor... Ve "Sessiz Çığlığıma" ses vereceğin "o" günü bekliyorum... |
Çok GeÇ OLabiLiR...
Sabah uyandığında midesinde bir yanma hissetti. Yanmanin nedeni akşam yedikleri değil, uyanir uyanmaz bugün yapacaklarinin aklina >gelmesiydi. Bugün 2 yildir götürmeye çaliştığı bir birlikteliği bitirecekti. > >Aslinda bunu yapmakta geç bile kalmiştı. 'Bitmeli dedi içinden, her >gün bu tatsiz uyanis bitmeli.' Genç adam bunlari düsünürken surati şekilden şekile giriyordu. > >Süratle giyinerek disari çikti. Bugüne kadar hiç bekletmemisti > >onu, simdi de bekletmemeliydi. > >Istanbul, soguk ve yağmurlu bir Nisan ayi yasiyordu. Genç adam > >gökyüzüne bakarak iç geçirdi; 'Bulutlar bizim yasayacaklarimizi >biliyor. Onlar bile > >ağliyor halimize...' > > > >BULUŞMA VAKTI... > >Artik Kadiköy iskelesindeydi. Birkaç dakikalik beklemeden > >Sonra karşıdan > >kiz arkadasinin geldiğini gördü, Şimdi midesindeki ağri > >daha > >da artmisti. > >Besiktas'a geçtiler. Yolculuk sirasinda hiç konusmadilar. Genç > >kiz, sevgilisinin bu durgunluğuna anlam verememisti. Nereden > >bilecekti > >bugün > >ayrilik çanlarinin çalacagini... > >Besiktaş'a geldiklerinde bir cafede oturdular. Genç kiz > >anlamiştı > >sevgilisinin kendisine bir sey söylemek istedigini. 'Bana > >birşey mi söylemek istiyorsun' diye sordu. Genç adam, gözlerini kaçirarak > >'Evet' dedi. Genç kiz heyecanlanmisti, biraz da sinirlenerek > >'Söylesene, > >ne diye > >bekliyorsun' dedi. Genç adam içini çektikten sonra 'Sence biz > >nereye kadar > >gidecegiz?' diye sordu. Genç kiz, 'Bunu sorma geregini niye > >duydun?' > >diye > >yanit verdi. Genç adam söze basladi... ''Birkaç ay önce aksam > >23:00 > >civarinda sana telefon açip senin için yazdigim siiri okumak > >istemistim. > >Sen bana 'Sirasi mi simdi canim yaa, isin gücün yok > >mu?' > >demistin. > >Biliyormusun o an nakavt olan bir boksör gibi hissettim > >kendimi. Özür > >dileyip telefonu kapatmistim. Daha sonra da bu siiri benden > >hiç istememistin. Geçenlerde hasta olup yataklara düstügümde > >arkadaslarimla > >birlikte sen de gelmis, Meral'in 'Sen sanslisin, sevgilin sana > >bakar' > >sözüne 'Işim yok da sana mi bakacağım, annen baksin' demistin. > >Hatirladin mi?'' |
> >DUYGUSALLIGI SEVMEM...
> > > >Genç kiz, 'Biliyorsun ben duygusallığı sevmiyorum. Hem hasta > >Bakici gibi göründüğümü de kimse söyleyemez' diye yanitladi. Genç adam >güldü, 'Evet canim haklisin. Zaten olmak istesen de bu kalbi tasidiğin sürece hasta > >bakıcı, hemşire falan olamazsin.' Genç adam devam etti... > >'Bana simdiye > >kadar kaç kere sabahin erken saatlerinde güzel sözcüklerden > >olusan bir mesaj çektin? Hiç... Hatta günün hiçbir saatinde çekmedin. >Duygusalliğı > >sevmeyebilirsin. Ama sen seni seven insanlari da mutlu etmeyi > >sevmiyorsun. > >Halbuki ben senin tam tersine kendimden çok insanlari mutlu etmeyi >seviyorum. Seni tanidigimdan beri her sabah, her aksam, her > >gece yani seni andigim her saat tatli bir mesajim vardi senin için >biliyor musun? Seninle ben AKLA KARA gibiyiz.' Genç kiz anlamisti, 'Yani ne istiyorsun benden > >sair olmami mi?' Genç adam tekrar gülümsedi içinden. Dün gece > >verdigi > >ayrilik kararinin ne kadar dogru oldugunu düsündü. 'Hayir' > >dedi, 'Sair olmani istemiyorum. Olamazsin da... BIZ AYRILMALIYIZ. >Ayrilirsak ikimiz > >için de en hayirlisi olacak.' Genç kiz sasirmisti, 'Neden ama? Ben >seni seviyorum. Senin de > >beni sevdigini saniyordum.' Genç adam iç çekerek 'Hayir canim, sen >beni sevdigini saniyorsun. Eger beni sevseydin simdi baska seyler konusuyor olurduk' dedi. Genç kizin gözleri > >yasarmisti. Genç adam > >cebinden > >çikarttigi mendili uzatti, genç kiz gözyaslarini silerek 'Sen > >bilirsin, > >umarim beni bir baskasi için birakmiyorsundur...' dedi. > >Genç adam 'Nasil böyle bir sey düsünürsün, senden baska kimse > >Olmadi ve > >uzun zaman da olacagini sanmiyorum' yanitini verdi. > >Genç adam ve genç kiz iki sevgili olarak oturduklari masada > >Artik iki > >yabanciydilar. Birkaç dakika sessizce oturduktan sonra Genç > >kiz, > >'Kalkalim istersen' dedi. Genç adam 'Ben biraz daha burada > >kalmak > >istiyorum, istersen sen kalkabilirsin' diye yanitladi. > >Genç kiz 'Tamam o zaman sana mutluluklar dilerim' diyerek > >elini > >uzatti. > >Genç kizin sesi ve eli titriyordu. Genç adam, 'Istersen > >arkadas > >kalabiliriz' dedi ve birbirlerine son kez sarildilar. > > > >"BEN DOGRU YAPTIM..." > >Genç adam dogru yaptigina inaniyordu. Eve döndügünde > >Yürümekten bitap > >bir > >haldeydi. Odasina girdi. Gece bitmek bilmiyordu. Sabah erken > >kalkip > >ise > >gidecekti, uyumaliydi. Birkaç saat sonra uykuya dalmayi > >basardi. > >Sabah 7'de saatin ziliyle uyandi. Evden çikacagi zaman cep > >telefonuna > >bakti, mesaj ve 10 cevapsiz arama vardi. Yorgun oldugu için > >duymamisti > >telefonun sesini. Aramalar ve mesaj sevgilisindendi. Heyecanla > >mesaji > >açti, sunlar yaziyordu: > > > >SADECE ONLARI SEVMEYI SEVDIM, > >HEPSINI ONLARSIZ YASADIM DA, > >BIR SENI SENSIZ YASAYAMIYORUM, > >BU ASKI TEK KALPTE TASIYAMIYORUM, > >SANA YEMIN GÜZEL GÖZLÜM, BIR TEK SENI SEVDIM, > >VE SENI SEVEREK ÖLECEGIM, ELVEDA BIRTANEM... > > > > > >Genç adam sasirmisti. Onu tanidigi günden beri ilk defa siir > > > >Aliyordu ve > >üstelik sabahin besinde yazmisti. Heyecanla onu aradi, > >telefonu yabanci > >bir ses açti. Genç adam ''Nalan'la görüsebilir miyim?'' dedi. > >Ama > >karsisindaki agliyordu, hiçkira hiçkira hemde... 'Ben onun > >annesiyim > >yavrum, kizim bu sabah intihar etti. Gece sabaha kadar > >birilerini > > >arayip > >durdu. Sabah odasinin isigini sönmemis görünce girdim. Yavrum > >kendini > >asmisti....' > >YIGILIP KALDI... > >Genç adam beyninden vurulmusa döndü. Bir gün önceki mide > >Agrisinin iki > >katini çekiyordu simdi. Oldugu yerde yigilip kaldi... > >Birkaç ay sonra iki doktor konusuyordu hastanede. Doktarlardan > >biri > >digerine karsidaki hastanin durumunu soruyordu. Doktor yanit > >verdi... > >'Haaa o mu? Üç ay önce getirdiler. Kendisi yüzünden bir kiz > >intihar > >etmis. > >O günden sonra cep telefonunu elinden hiç birakmamiş. Devamli > >bir > >seyler > >yazip birine yolluyor. Geçenlerde merak ettim. O uyurken > >gönderdiği > >numarayi aradim. Numara 3 ay önce iptal edilmis. Gelen > >mesajlarda > >bir şiir var. Bu adam duygusal > >mi bilmem ama benim anladigim kadariyla > >siiri > >yazan > >çok duygusal biriymiş... > >"ÇEVRENIZDEKI INSANLARIN NE HISSETTIGI YA DA NE DÜSÜNDÜGÜNDEN > >O > >KADAR > >EMIN > >OLMAYIN, BAZEN BİR KALBİN, İÇİNDE NELER SAKLADIĞINI > >ÖGRENDİGİNİZDE HERSEY > >IÇIN ÇOK GEÇ OLABİLİR..." |
yalnızlık paylasılmaz
YANLIZLIK PAYLAŞILMAZ Yalnızlık, yaşamda bir an, Hep yeniden başlayan. Dışından anlaşılmaz. Ya da kocaman bir yalan, Kovdukça kovalayan. Paylaşılmaz. Bir düşün'de beni sana ayıran Yalnızlık Paylaşılsa yalnızlık olmaz. |
Yoksun... Kuyruklu Bir Yıldız Gibi
-------------------------------------------------------------------------------- Yoksun... Kuyruklu Bir Yıldız Gibi Yoksun.. Yok... Yani hiç kalbin atmamış... Yani hiç nefes almamış... Yani hiç varolmamış gibi... Masal gibi... Bir varmış... Bir yokmuş... Varmış Yokmuş YOK.. |
Gözlerimin seni ilk gördüğü andan, son gördüğü ana kadar olan zaman dilimini, beynimin en kalın duvarları arasına hapsettim. Sadece güzel şeyleri ayıklamadan, kendime saklamadan, fazlalıklarını budayıp eksikliklerini tamamlamadan..nasıl yaşandıysa öyle...işime geldiği gibi değil olduğu gibi, yaşandığı gibi...
Kim silebilir ? kim yokedebilir? ölüm mü? Tanıştığımız ilk günleri hatırlıyorum. kavurucu sıcaklar altında,genç insanların sağa sola savurduğu o elektriği.gözlerdeki puslu bakışları...arayışları bekleyişleri...kaçamak gülüşleri,anlık göz temaslarını...kafamızın üstünde esen kavak yelleri bile o ateşi söndüremiyordu değil mi? Benden kaçışların..kovalayışlarım...bir yıldız kayması kadar kısa bakışların.yakalanınca yüzünde beliren pembelik...başını nereye sokamayacağını bilemezdin.kalbini kime vereceğini bilemediğin gibi... Bana teslim olmak ister gibi ama bunu kabullenemeyişinin sözleri geliyor aklıma şimdi."fazla yaklaşıp kovulmaktansa,uzakta durup çağrılmak daha iyidir." Oysaki her bakışımın,her sözümün,her yürek atışımın seni çağırdığını bilseydin...bildin ama zaman aldı,bildin ama gittin.... Göz görür yürek severmiş. "sen benim gözümle yüreğimle gördüğüm, sen benim gözümle yüreğimle sevdiğim olur musun? " dedim. Oldun.oldun ama zaman aldı,oldun ama gittin... Ölüm ne kadar insafsız...göğsümde keskin bir acının her türlü şiddetini yaşattı bana,varolmaktan yokolmak zamanına geçişin...hala yaşatıyor değişik şiddetlerde. Artık "sensiz" bir hayatın başladığı ilk saniye anladım, durmadan söylediğin o cümlenin anlamını. "her zaman kıyametin arifesindeymiş gibi yaşamalı insan." Ben yapamadım bunu.şimdi hergün kıyametin ta kendisini yaşıyorum. Şimdi şimdi anlıyorum, |
En güzel anlarda bile içinde taşıdığın sıkıntıyı...
En yüksek kahkahanın bile içinde sakladığın buruk tebessümü... Kendinden kaçışlarını,insanlardan -benden bile- saklanışlarını... Neden insanların sana şefkatle,bana acıyarak baktıklarını... Neden kendini şeffaf ama geçilmez bir duvarın arkasında tuttuğunu... En muhteşem duyguların içinde bile,en acı verenlerinden birer damla bulunduruşunu... Neyin önünden kaçtın? Neyin arkasından kovaladın? Hepsini anladım. Sen ölünce... |
"insan ölümlü bir mahluktur."
"insan ölümlü bir mahluktur." "insan ölümlü bir mahluktur." |
Neler düşündün,neler geçti aklından?herkesin bildiği,benim aşktan kararmış gözümün görmediği bu "yokoluş" gerçeğini...neden Neyi istedin?üzülmemi mi,üzülmememi mi?
"acıların en acısı kendi kendimize çektirdiğimizdir."işte seni yokeden de buymuş,anladım.sen beni de yanında sürükledin.nereye gidersem gideyim,nerede olursam olayım,senin ne olduğunu ,nereden gelip nereye gittiğini biliyorum.gözlerimi kapayıp,sadece bedenimi alıp,geleceğe yürüyemiyorum.affet...dünyanın hangi penceresinden bakarsam bakayım,hep aynı manzara...hep sen... |
nerdesin benim küçük mucizem?
Hadi gelip kapıyı çalsana. Hadi kokunu burnuma Yüzünü elime dayasana..." |
Yazdıklarını buldum.üzgünüm benden istediklerini yapamam."üzülme,bana kızma,acıma,hayatını mahvetme,güzellikleri hatırla,ölümü unut.."
sana,yaşanmış her şeyi bu kadar boş kıldıran nedir?her zamanki gibi kendini ifade edemeyişin mi yoksa ölümü sindire sindire kabullenişin mi?biliyorum ki yine,yazmak istediğin binlerce kelimenin arasından bunları seçişin,sadece ve sadece hayata vermek istemediğin hesaptan kaynaklanıyor. |
Ben seni,kendi aleminde,şu anda varolduğun yokluk halinde-benden istediğin gibi-mutlu mesut yaşamaya bırakamam.
Merhaba ile elveda deyişinin arasındaki zaman diliminde sıkışıp kalmana izin veremem.bu haksızlık... |
Benden çaldığın güzellikleri geri istiyorum.benden çaldığın,kıyametin arifesindeymiş gibi yaşamam gereken her günü geri istiyorum.
Ne kalleşçeydi bu gidiş..bana balonlarımı verip eline iğnelerini aldın... |
Kuyruklu bir yıldız gibi geçtin hayatımdan.pırıltılarını sağa sola savurarak.yüz yılda bir gelen ve bir daha görmek için bir ömrün yetmediği bir yıldız gibi..kısa ama harika bir zaman dilimine beni de dahil ettin.
|
Şimdi senin için üzülmememi ve unutmamı mı istiyorsun?her zaman beni güldürürdün ama bir ölü olarak bunu hala yapabilmen çok ilginç..
|
Neresinden bakarsan bak iğrenç haldeyim.ben bu durumdan polyannanın bile bir mutluluk kırıntısı bulup çıkaracağını sanmıyorum.tüm hayatı bir sis bulutu arasından seyrediyor,dinliyorum.arasıra o bulutun içine girip güneşi bulmak istiyorum ama korkuyorum inan,ya o da beni bırakıp giderse?hayata karşı kahramanca savaşamıyorum artık,gücüm yok.
|
Bir kez kabullenebilsem senin yokolduğun gerçeğini...yapamıyorum.
Eksikler,yaşanmamışlar,her güzel şeyin arkasına saklanmış o iğrenç gerçek...yapmaya tatmaya vakit bulamadığım her şey beni rahat bırakmıyor. Kızgınlığımın sebebi bu işte.eğer karanlığa doğru yola çıkacağını bilseydim,her günü kıyametin arifesindeymiş gibi yaşardım ben!kabul edemiyorum bu gerçeği. |
"insan ölümlü bir mahluktur."
"insan ölümlü bir mahluktur." "insan ölümlü bir mahluktur." ... |
Hücreler dokuları, dokular organları, organlar sistemleri, sistemler organizmayı oluşturur. kalp atmıyor, ciğer solumuyorsa, insan ölüdür. Sen ölüsün...
Yoksun... |
VARSIN...
Yani kalbin atmasa da... Yani nefes almasan da... Yani masal gibi... Bir varmış bir yokmuş diye başlayan, Kötü başlasa da iyi biten, İnsanların dilinde,kitapların sayfalarında, dünya döndükçe,ağızdan ağıza... unutulmayan masallar gibi... kuyruklu bir yıldız gibi... yüz yılda bir gelip pırıltılarını savuran kısa anlık mutluluklar yaşatıp, kaybolup karanlığa giden... uzaklara ışıklarını saçan ve benim bir daha göremeyeceğimi bildiğim halde beklediğim özlediğim... o bir avuç pırıltıya ömrümü harcadığım bir yıldız gibi... KUYRUKLU BİR YILDIZ GİBİ... |
Ask günah olmayacak kadar masum,
köle olmayacak kadar özgür, unutulamayacak kadar derin, umulmayacak kadar yakin ve tek basina yasanamayacak kadar özeldir |
BİLMİYORSUN
bilmiyorsun yanlızım yine bu gece duvarlara anlatamadım seni rüyalarımda seni götüremedim yokluğun bir ateş gibi yakıyor içimi anlatamadım derdimi kimselere seni görmek baktığım heryerde ölümlerden ölüm beğenmeye benzer sensiz ölmek bu yaban ellerde kolaymı ellerinden aşk zehrini bir yudum su niyetine içmeden yeşil gözlerini kendime kefen yapmadan ölmek kolay mı. |
Mendilimde Kan Sesleri
-------------------------------------------------------------------------------- Mendilimde Kan Sesleri Her yere yetişilir Hiçbir şeye geç kalınmaz ama Çocuğum beni bağışla Ahmet Abi sen de bağışla Boynu bükük duruyorsam eğer İçimden öyle geldiği için değil Ama hiç değil Ah güzel Ahmet abim benim İnsan yaşadığı yere benzer O yerin suyuna, o yerin toprağına benzer Suyunda yüzen balığa Toprağını iten çiçeğe Dağlarının, tepelerinin dumanlı eğimine Konyanın beyaz Antebin kırmızı düzlüğüne benzer Göğüne benzer ki gözyaşları mavidir Denize benzer ki dalgalıdır bakışları Evlerine, sokaklarına, köşebaşlarına Öylesine benzer ki Ve avlularına (Bir kuyu halkasıyla sıkıştırılmıştır kalbi) Ve sözlerine (Yani bir cep aynası alım-satımına belki) Ve bir gün birinin adres sormasına benzer Sorarken sorarken üzünçlü bir görüntüsüne Camcının cam kesmesine, dülgerin rende tutmasına Öyle bir cıgara yakımına, birinin gazoz açmasına Minibüslerine, gecekondularına Hasretine, yalanına benzer Anısı işsizliktir Acısı bilincidir Bıçağı gözyaşlarıdır kurumakta olan Gülemiyorsun ya, gülmek Bir halk gülüyorsa gülmektir Ne kadar benziyoruz Türkiye'ye Ahmet Abi. Bir güzel kadeh tutuşun vardı eskiden Dirseğin iskemleye dayalı -- Bir vakitler gökyüzüne dayalı, derdim ben -- Cıgara paketinde yazılar resimler Resimler: cezaevleri Resimler: özlem Resimler: eskidenberi Ve bir kaşın yukarı kalkık Sevmen acele Dostluğun çabuk Bakıyorum da simdi O kadeh bir küfür gibi duruyor elinde. Ve zaman dediğimiz nedir ki Ahmet Abi Biz eskiden seninle İstasyonları dolaşırdık bir bir O zamanlar Malatya kokardı istasyonlar Nazilli kokardı Ve yağmurdan ıslandıkça Edirne postası Kıl gibi ince İstanbul yağmurunun altında Esmer bir kadın sevmiş gibi olurdun sen Kadının ütülü patiskalardan bir teni Upuzun boynu Kirpikleri Ve sana Ahmet Abi uzaktan uzaktan domates peynir keserdi sanki Sofranı kurardı Elini bir suya koyar gibi kalbinden akana koyardı Cezaevlerine düşsen cıgaranı getirirdi Çocuklar doğururdu Ve o cocukların dunyayı düzeletecek ellerini işlerdi bir dantel gibi O çocuklar büyüyecek O çocuklar büyüyecek O çocuklar... Bilmezlikten gelme Ahmet Abi Umudu dürt Umutsuzluğu yatıştır Diyeceğim şu ki Yok olan bir şeylere benzerdi o zaman trenler Oysa o kadar kullanışlı ki şimdi Hayalsiz yaşıyoruz nerdeyse Çocuklar, kadınlar, erkekler Trenler tıklım tıklım Trenler cepheye giden trenler gibi İşçiler Almanya yolcusu işçiler Kadınlar Kimi yolcu, kimi gurbet bekçisi Ellerinde bavullar, fileler Kolonyalar, su şişeleri, paketler Onlar ki, hepsi Bir tutsak ağaç gibi yanlış yerlere büyüyenler Ah güzel Ahmet Abim benim Gördün mü bak Dağılmış pazar yerlerine benziyor şimdi istasyonlar Ve dağılmış pazar yerlerine memleket Gelmiyor içimden hüzünlenmek bile Gelse de Öyle sürekli değil Bir caz müziği gibi gelip geçiyor hüzün O kadar çabuk O kadar kısa İşte o kadar. Ahmet Abi, güzelim, bir mendil niye kanar Diş değil, tırnak değil, bir mendil niye kanar Mendilimde kan sesleri. |
Kan Var Bütün Kelimelerin Altında
-------------------------------------------------------------------------------- Kan Var Bütün Kelimelerin Altında Posta arabalarından söz et bana Kan var bütün kelimelerin altında Ezop'un şu lanetli dilinden söz et Kan var bütün kelimelerin altında Umulmadık birgün olabilir bugün Aslan kardeşçe uzanabilir kayalıklara Bir çay şöyle yağmurların kokusunda Kan var bütün kelimelerin altında İşte durup dururken surda Bir yelpaze gibi açıldı sesin Güzün en gürültülü kanadında Göğün en ince dalında Kan var bütün kelimelerin altında Umulmadık bir gün olabilir bugün Bir çeşme gibi akabilir cumartesi Çığlığındaki sessiz harfler Dün gecenin ağırlığıdır damarlarında Ne güzel konuşur sokak satıcıları Fötr şapkalarıyla ne kalabalıktırlar Ve çiçekçi kızların göğüsleri Daha suçsuzdur kırlangıç yumurtasından Kan var bütün kelimelerin altında Yaprağını dökecek ağaç yok burda Ama ışık sökebilir olanca renklerini Sürekli işbaşındadır belleğin Tanık şairler arasında Oyuncu arkadaşlar arasında Yolculuk bir kafiye arayabilir Atının kuyruğundaki düğümde Ölüm bir kafiye arayabilir Ak gömleğinde Yol bir kafiye arar ve bulur Dönemeçlerin benzerliğinde Kan var bütün kelimelerin altında Bir gül al eline sözgelimi Kan var bütün kelimelerin altında Beş dakka tut bir aynanın önünde Kan var bütün kelimelerin altında Sonra kes o aynadan bir tutam Beyaz bir tülbent içinde Koy iç cebine Bütün bir ömür kokar o ayna Kan var bütün kelimelerin altında İşte o kandır senin gülüşün Sızmıştır hayatın derinlerine Siyahtır orda kırmızıdır Daldan dala atlar Sever çocuklara anlatılan masalları Ama iş savunmaya gelince Yalnız alevi savurur Ve güneşin solmaz çekirdeğini Yalnız doruklarda Umulmadık bir gün olabilir bugün Kan var bütün kelimelerin altında |
Çocukça Aşk
-------------------------------------------------------------------------------- Çocukça Aşk Seni özlemek geldi içimden Çocukluğumu özler gibi Babamın eve gelişini gözler gibi Sobanın üzerinde kızarmış ekmek Çaydanlıkta tıkırdayan çay İçmek geldi seni içimden Oh çekerek yudum yudum Ağlamak geldi içimden Hüngür hıçkırık çocukça Hiç neden olmasa bile Türlü kaprisler yaparak sana... Karanlıktan korktum da yine Yatağında uyumak istedim Sokulup kedi gibi koynuna Sıcaklığını duymak istedim Haydi evcilik oyna benimle Çamurdan köfteler yap bana Bu yaramaz bebeğine Ninniler söyle dizinde Haydi çocuk gibi davran bana Hiç olmadığım kadar çocukça Çocukluğuma ver bütün bunları Farzet ki - Çocukça aşık olmak geldi içimden... __________________________________________ Ask günah olmayacak kadar masum, köle olmayacak kadar özgür, unutulamayacak kadar derin, umulmayacak kadar yakin ve tek basina yasanamayacak kadar özeldir |
Gitme
-------------------------------------------------------------------------------- Gitme Gitme figan düşer denizlere sular çekilir yağmur yağmaz vahalardan kirpiklerime bir rüzgar hıçkırır tenhada, bir dal kırılır boynunu büker sabah kervanları kelebekler ölür gitme bir yıldız küser göğüne, içini çeker bir çocuk şaşırır yönünü rüzgarlar bütün pınarların suyu çekilir solar nazlı çiçekleri kalbimin, üzülürüm gitme öksüz kalır içimdeki imge dağları saçlarını öpen seher yeli, çoban yıldızı bir daha turnalar geçmez, bülbüller ötmez çiçekler açmaz bahçemde ah be gülüm Gitme acılara mahkum olur yüreğim ardında fırtınalar kalır, ayrılıklar, anılar, yanlızlıklar boynu bükük aşklar, gözü yaşlı şarkılar alışamam yokluğuna, yokluğun ölüm gitme içimdeki bütün vagonlar devrilir bir kar yağar istasyonlara, üşürüm gel gitme sevgilim terketme beni umutsuz çaresiz bekletme beni gitme bütün ormanlar ateşe verilir kuşlarda gider bu kent de, ölürüm gitme kal menevşeler açsın dağlarda sevince dönüşsün gökyüzü iki çığlık arasında bırakma beni ah gülüm yokluğuna alışamam yokluğun ölüm. __________________________________________ |
Yaşam İçin 13 Satır
-------------------------------------------------------------------------------- Yaşam İçin 13 Satır 1.Seni sen olduğun için değil, seninle birlikte olduğumda ben olduğum için seviyorum. 2.Hiç kimse gözyaşlarını hak etmez, onlara layık olan kişi ise seni ağlatmaz 3.Sen istediğinde sana aşık olmaması, sana aşık olmadığı anlamına gelmez. 4.Gerçek arkadaş, elini tutan, kalbine dokunandır. 5.Birisine yabancılaşmanın en kötü biçimi yanında oturuyor olup ona hiç bir zaman ulaşamayacağını bilmektir. 6.Hiç bir zaman gülümsemekten vazgeçme, üzgün olduğunda bile! Gülümsemene kimin, ne zaman aşık olacağını bilemezsin.. 7.Tüm dünya için sadece bir kişi olabilirsin fakat bazıları için sen bir dünyasın. 8.Zamanı onu seninle birlikte geçirmeye hazır olmayan biriyle geçirme 9.Belki de Tanrı uygun kişiyi tanımandan önce yanlış kişilerle tanışmanı, onu tanıdığında minnettar olman için istedi. 10. "Bitti" diye üzülme, "yaşandı" diye sevin. 11. Her zaman seni üzecek birileri olacaktır, yapman gereken insanlara güvenmeye devam etmek, kime iki defa güveneceğine daha fazla dikkat etmektir. 12. Birini daha iyi tanımadan ve bu kişinin senin kim olduğunu bilmesinden önce kendini daha iyi bir kişiye dönüştür ve kim olduğunu bilerek kendine güven. 13.Kendini çok zorlama, en güzel şeyler onları en az beklediğinde olur. __________________________________________ |
Denİz GÖzlÜm
-------------------------------------------------------------------------------- DENİZ GÖZLÜM İLK DEĞİLSEN BİLE SON AŞKIM OLUP KAL SENDEN ÖNCESİNİ YAŞAMADIM SAYARIM BÖYLE BİR AŞKA ÖMÜR VERMEYE DEĞER DİLLEREDE NAZARA GELİR DİYE KORKARIM BÖYLE BİR AŞKA ÖMÜR VERMEYE DEĞER DİLLEREDE NAZARA GELİR DİYE KORKARIM DENİZ GÖZLÜM BENİM SENİN İÇİN HAZARIM EĞER ÖLÜM GEREKSE ÖLMEYE GİDERİM YEMİN OLSUN SENİNİM ÇOCUKLAR GÜLÜŞELİM DENİZ GÖZLERİNDE HAYAT BULUR GÖZLERİM YÜREĞİM ACIR İNAN SENDEN UZAK KALMASIN O DENİZ GÖZLER BENİM BAŞKASI HİÇ BAKMASIN SON ARZUN NEDİR DİYE GELİP SORSALAR HAYKIRIŞ OLUR SESİM SEN YİNE SEN DER CANIM SENİ ÖZLER SENİ BİLİR İSTER BENİ BIRAKMA EĞER ATEŞLERİM SÖNER DENİZ GÖZLÜM BENİM SENİN İÇİN HAZARIM EĞER ÖLÜM GEREKSE ÖLMEYE GİDERİM YEMİN OLSUN SENİNİM ÇOCUKLAR GÜLÜŞELİM DENİZ GÖZLERİNDE HAYAT BULUR GÖZLERİM YÜREĞİM ACIR İNAN SENDEN UZAK KALMASIN O DENİZ GÖZLER BENİM BAŞKASI HİÇ BAKMASIN SON ARZUN NEDİR DİYE GELİP SORSALAR HAYKIRIŞ OLUR SESİM SEN YİNE SEN DER CANIM SENİ ÖZLER SENİ BİLİR İSTER BENİ BIRAKMA EĞER ATEŞLERİM SÖNER |
Sen Aşksın..
Sen Aşksın.. Bana aşkı sordular bebeğim. Aklıma sen geldin. Birbirimizi buluşumuz geldi. Tanıştığımız sonbaharın renkleri geldi sonra aklıma. Yağmur altındaki sarılar ve turuncular. Gözlerimizle buluştuğumuz ilk anlar, içimizde hissettiğimiz ilk fırtınalar... Çocukça buluşma telaşları, gülmelerimiz. Tanımaya, anlamaya çalışmamız hep birbirimizi. Başka gözlerle de bakabilmeyi öğrenmemiz hep yaşama... Bana aşkı sordular, ben seni düşündüm bugün. Nasıl sevdiğimizi, içimizi ısıttığımızı o sevgiyle. Ayrı geçen saatleri, günleri uzun uzun sabırla sayıp ta, birlikte olduğumuz anları nasıl kovaladığımızı aceleyle.. Kimselerde bulamadığımız ve bulamayacağımız o karşılıklı ilgiyi, şefkati hatırladım. Güveni, dostluğu benzersiz.. Tek seninle paylaştım herşeyi. İçimde nasılsam, sana öyle anlattım kendimi. Sevmenin bu olduğuna inandım seninle. Kusurumla, güzelimle tanıttım kendimi dürüstçe, olduğum gibi. Sen de bana öyle geldin hep ve biz böyle sevdik, olduğumuz gibi... Mutluluğumdan döktüğüm o gözyaşlarım geldi aklıma. Yüreğimde var oluşunun, yaşamıma ne büyük destek olduğunu hatırladım. Beni yenileme çabandan hiç vazgeçmeyişini, unuttuğum değerlerimi yeniden kazandırmaktaki o isteğini, sorunlarımızı birlikte çözüşümüzü, herşeyi paylaşmamızdaki o özeni... Kışı, yazı, baharı seninle sevdim, kendimi yeniden sevdiğim gibi. Kışın kardelenleri, baharda tomurcukları, yazın maviyi gördüm. Gün kadar, geceyi de sevdim seni severken. Yıldızların, bulutların o kadar da uzak olmadığını gördüm seninle. Ayrı şehirlerde, tek gökyüzünü, aynı gözlerle görmenin güzelliğini tattım. Güneşi doğdurup her sabah, sana yolladım kendi gün batımlarımda... Bana aşkı sordular birtanem, aklıma sana olan aşkım geldi. Yüreğimizde söndüremediğimiz o yangınımız geldi. Uzaklığın sadece aramızdaki kilometrelerde olduğunu, sevdikçe daha çok yaklaştığımızı hatırladım, özledikçe de daha çok sevdiğimizi... Dilimizde dolaşan şarkılar geldi aklıma, karşılıklı yazdığımız şiirler. Kelimelerin yetmediği, alfabenin tükendiği anları hatırladım. İçimizdeki tarifsiz coşkuyu, sevgiyi gözlerimizle nasıl anlattığımızı sonra. Ve sarıldığımızda birbirimize, birleşen kalp atışlarımızı. Yokluğumuzda kokularımızı nasıl duyumsadığımızı düşündüm, düşünürken de burnumun sızlayışını... Bana seni sordular sevgilim. Aşk'ı sen diye bildiğimi hatırladım ve seni anlattım bugün... |
Bekleyenler icin
Bir ayak sesi duymayayim Kapiya kosuyorum Gelen sen misin diye Bir siyah sac görmeyeyim Yüregim burkuluyor Aglamakli oluyorum Her sey bana seni hatirlatiyor Gökyüzüne baksam Gözlerinin binlercesine görürüm Bir rüzgar degse yüzüme Ellerini düsünmeden edemem Yaktigim bütün sigaralarin dumanlari sana benzer Tadi senden gelir Yedigim yemislerin ctigim icçkilerin Ve icimdeki bu dayanilmaz sikinti Bu emsalsiz hüzün Seni bekledigim icindir Resmine bakamaz oldum Uykulardan korkuyorum artik Utaniyorum odamdaki bütün esyalardan Su sedir hala gelip oturmani bekliyor Su ayna karsisinda güzelligini seyretmeni Su kadei dudaklarina degebilmek icin duruyor masada Ve su saat geldigin anda Durabilir sevincinden Zaman çildirabilir Cünkü benim dünyamda Ölümsüzlük, seni sevmek demektir. Bir cocuk dogmayi bekler Bir agir hasta ölmeyi Bitkiler yagmur ve günesi bekler Yalniz bir kadn sevilmeyi Ve düsün ki bir adam cinde bütün bekleyenlerin korkusu ve ümidi Seni bekler Asilmayi bekleyen bir idam mahkumu gibi Sen gelinceye kadar Pencerem kapal duracak Rüzgar gelmesin diye Artik perdeleri acmayacagm Gün isigi girmesin diye Sonra kahrolacagim Bu karanlikta, bu derin yalnizlikta Ve günlerce *******ce haykracagim Nerdesin diye, Nerdesin? Bir gün bu kapidan sen gireceksin Biliyorum Ergec bu bekleyisin bir sonu gelecek Yillarca sonra Öldügüm gün bile gelsen Butun bu bekleyisimi ve oldugumu unutup Cocuklar gibi sevinecegim Kalkip sarilacagim ellerine Uzun uzun agliyacagim. |
Aç Gözlerini
En sevdigin elbiseni giydim Bu gece kokunu sürdüm Solgun yüzünü oksadim Sessizce saçlarindan öptüm Yazdigin mektuplari okudum Kana kana su içer gibi Plaklarini çaldim ah! En çok o sarkida özledim seni. Issizlik kapiyi çaldi, açmaya korktum gece yarisi Sehir uykuya daldi, baktim disariya katran karasi Rüzgar telasla kokunu getirdi bana aldim koynuma Buseni hafizamdan koparip ilistirdim dudaklarima Üsüdüm karanlikta Tenine dokundum hissetsin diye Aç gözlerini Erguvanlarina su verdim Içerken benimle konustular Yastigini oksadim, kokladim Anilar uçustular Solugun saçlarimi yaladi sanki yine bir meltem gibi Teninin kokusu karisti kokuma Yakistilar Boguldum karanlikta Yani basimdasin benden cok uzaklarda Ellerimi tut dokun bana Ac gözlerini. Attim kendimi caddelere Yesil ceketin sardi beni Yürüdüm üstüne karanligin korkusuz Tuttum ellerini. |
ne olacak halim
-------------------------------------------------------------------------------- Sen bu satırları okurken ben cok uzaklarda olacağım... Böyle başlardı bütün bildiğimiz mektuplar, Biliyormusun? Bu ikimizin hikayesi, Şu anda nerdesin, ne yapmaktasın; Bildiğim yerlerdemisin yoksa hiç görmediğim bir evin penceresinde mi, Sevdiklerin özlemi sardımı nicedir kalbini, Pişman mısın başlamadıkların için, iç cekiyorsundur şimdi Düşünüpte yazmadığın yazıpta yollamadığın mektupları saklıyormusun hala, Kafanda hep aynı cümle biliyorum ne olacak halim, Ah, biriktirdiğimiz bütün hevesler nasılda hızla tükendiler. En çok kimi özledin, en çok neyi bekledin? Şimdi düşlediklerimin neresindesin... Dedim ya. Bu ikimizin hikayesi... Islandımız bütün yağmurları, dudak kanatan kalpli sızı aşklarımızı, Bizi buluşturan kaldırımları, İşte bütün bunları bütün bunları yazıyorum. Ben unutmadım diye Hatırlıyormusun sonunu değiştirmediğimiz filmleri Hayatın gerceğidir sandığımız kabullenilmiş yenikliği Bir ağızdan söylediğimiz en kahraman cenkliği, Büyürken vazgectiklerimizi yada vazgeçittirdikleri seyleri, Ne Olacak Halim... Çabuk mu büyüdük dersin Biliyorum.. NE Olacak Halim... Sen bu satırları okurken, ben nerde olacağım kim bilir. Neleri bırakmış olacağım birde, Ne aşkları Ne başlangıçları Ne ayrılıkları tıpkı senin gibi. Biliyormusun... Tek sorum var kendimle şimdi Ahhh Ne Olacak Şimdi Halim.... |
Hickirik
-------------------------------------------------------------------------------- Bütün umutlarim söndü güzel hayallerim suya düstü,beni bende bitirdiler. *******i hep sensiz yasadim yarinlara ümitsiz baktim,sen sen degilmissin. Gözyaslarim bir sel olup aksa bana aci versede,yikilan gurur iyi olurmu birdaha. Anilar vardir yasanir ve biter,yerini güzel hatiralara birakir zamanla unutulur... Birgün gelir belki sararmis sayfalar yeniden acilir,maziye söyle bir göz atilir. Özlem demek hasret demektir,kimbilir belkide giden sevgiliye bir veda demektir. Yillar gelip gecer bizden cok seyler alip götürür,yillarin degerini iyi bilmek lazim. Hayat herzaman göründügü gibi olmuyormus malesef,agliyorum bu\"HICKIRIK\"senin icin... |
Seni Yazacağım
-------------------------------------------------------------------------------- SENİ YAZACAĞIM... Dağa,taşa,akan suya Her köşeye her kuytuya Bozkır kokan her türküye Her yaşama,her öyküye Seni yazacağım... Her şiire her masala Martıların kanadına Dalgaların inadına Her sahile her kumsala Seni yazacağım... Hem sevince hem kaygıya Cesarete ve korkuya Uyanılmaz bir bir uykuya Toz pembe bir rüya diye Seni yazacağım... Bülbül olup gülden güle Şarkı olup dilden dile Köyden köye,ilden ile Coşan sele,esen yele Seni yazacağım... Yazgı diye alınlara Umut diye yarınlara Bana aşkı soranlara Kalemimi kıra kıra Seni yazacağım... Şiir burda bitmeyecek Böcek olup çiçek çiçek Yağmur olup saçak saçak Demet demet, kucak kucak Seni yazacağım... |
Siir Olarak Kalacaksin
-------------------------------------------------------------------------------- AH BE.... Incinmis bir sesi vardir yagmurun, yanaklarina vurdugunda hisedersin..Ve bir Hoscakal sözcügü, saclarina, titreyen bir öpücükle dokundugunda iste ozaman beni anlarsin.. Biz zaten hicbir romanda kendi hayatimiza rastlamadik..Bütün türküler bizi yanlis anlatmisti OY GÜLÜM.. Bazen aci vurdu, bazen de yagmur, hic gülmedi yüzümüz, hic büyümedi gülümüz..bizi yanlizca aksamlar kucakladi..biliyorsun..Sabaha cikmayan bir yoldu yürüdügümüz.. Ah be... Kekremsi bir tadi vardir gözyasinin.. Dudaklarina sizinca fark edersin.. Icindeki vurgun asklar mezarliginda, Ayrilik, ölümden üste yazilinca, gideni durdurmaya yetismez sesin..Bir nefret gibi dolanir bedeninde pismanliklar..Neylersin.. Bize hep acilar kaldi..bize hep yagmur..Unutmasan bile artik..unutur gibi yapacaksin..Ve burusturup burusturup attigim kagitlarda, hic bitiremedigim BIR SIIR OLARAK KALACAKSIN |
TuhafLaşsam
-------------------------------------------------------------------------------- Tuhaflaşsam... Hani bir an gelir ürperir için! ... O an, hiç hatırlamamacasına unuttuğun bir hayattan kesittir! O an... tuhaflaşırsın, korkarsın kendi hislerinden! ... Geçmişte yaşadığın, yaşadığını unuttuğun bilinmeyenden.. Yaşadığını bile bilememekten korkarsın! ... O an... O an ne hissettiğini bilemezsin! Eğer yaşadığını tekrar ediyorsan... Tekrar ediyorsundur kendini... Tekrarladığını bile bilmeden yaşıyorsan... Yaşamını herşeyiyle tekrar ediyorsan... Ve hiç birşey hatırlayamıyorsan geçmiş yaşamdan... Nefret edersin belki... Sadece bir tekrar olmaktan! Sadece bir kopya olmaktan! Anlık bir hissin doğruluğundan bihaber olmaktan... Nefret edersin! Habersiz olduğun kendinsindir çünkü! Bazen de bir kesiti yaşar durur beynin... Sen hiç farkında olmadan... Yaşamaya dewam ettiğini sanırsın... Saplanmamışsındır... Öyle sanırsın... Sen yaşıyorsundur sana göre! ... Sonra öyle bir şimşek çakar ki... O kıpkısacık anda... Herşeyi görüverirsin! ... Belki şimşeğin ışığından kim bilir! ? ... Aslında yaşamadığını yeni zamanları... Sadece yaşıyor gibi yaptığını anlarsın! Bunu kendinden nasıl gizler insan! Bunu nasıl başarır! Nasıl farkında olamaz kendi hislerinin! ? .. Tuhaflaşırsın... Anlayamazsın... Üzülürsün belki... Yaşıyor gibi yaptığın anlarına... İşte bazen o andır... Gerçekle yalan arasındaki ince çizgide kalakalırsın! ... İşte o andır! Sana rüya denilenler mi gerçek! ? ? ? Gerçek diye bildiklerin mi rüya? ? ? Düşünür... Anlayamazsın! ... İşte o an... Bilirim ki bilmelerin kimseye faydası yoktur... Bilirim ki ne beynime hakimim Ne kalbime aslında... Ne sana sahibim... Ne sen bana... Her şey biraz yalan... Herşey biraz gerçektir... Ah bir bilsem ''hayal'' nedemek? ! ... Ve sen bir bilsen.... Bu kadar yalan dolan içinde... Hisler bile şaşırıp kalmışken... Senden o kadar eminim ben! ! ! ... Ah bir bilebilsen... Sen tekrarladığım bir aşk isen... Ömürlerce takrarlasam dursam seni... Yorulmam sevdiceğim... Sıkılmam tekrar tekrar sevmelerden seni! ... Ve ürpermez hiç bir zaman içim! ... Aşkın Egeli |
SENİ SEVİYORUM
Yaşamın en acı en uzun gecesi Konuşabileceğim ne bir dost ne bir sevgilim var Birtanem Elimde yalnızca bir kağıt var. Bu gece seni anlatıp seni yazacağım Birtanem Önce o güzel gözlerini hayalime getirip saatlerce gözlerine bakacağım . Her gecenin bir sabahı, her kışın bir yazı, sonsuz denen göklerin sonu varsa sensiz geçen günlerinde sonu gelecek. Karanlık *******ime kilit vuracağım. Ellerin ellerimden , gözlerin gözlerimden kopmasın diye zincir vuracağım. Konuşmamı tüm dünyaya ve sana haykıracağım . Ne diyeceğim biliyormusun Birtanem Yüzlerce kez, Binlerce kez hatta ve hatta bir ömür boyu Seni Seviyorum, Seni seni seviyorum diyeceğim Bebeğim. |
UNUTMAK
Şimdi yoksun yanımda yanlızım. Farklı sanmıştı şu zavallı kalbim seni. Sevmişti zor olan her şeye rağmen, En önemlisi de inanmıştı... Gittin hayallerimi de umutlarımı da aldın, Beni anılarla,hüzünle bir başıma bıraktın, Nasıl bir ben bıraktın görme sakın. Seni unutmak için bütün çabalarım. Zormuş severken unutmaya çalışmak Daha fazla acı çekmemek için. Zormuş ağlayan bir kalbin, Gözyaşlarını tutmaya çalışmak. Ve sakın bilme ardından nasıl bir ben bıraktın... Şu sözünü hiç unutmuyorum Sen bensin inan demiştin. Bu doğru olamaz,çünkü Eğer sen ben olsaydın Böyle ansızın gitmezdin... Suçum seni sevmekse Sonunda sensiz kalmaksa Zor olana katlanmaksa Anılarla ve hüzünle başbaşa olmaksa Bitsin artık bu gerçek,ya da bitsin Artık bu kötü rüyam |
KARA SEVDA
yolumuz buraya kadarmış be gece gözlüm ARTIK tersine akan bir nehir gibi yıkılmış bir şehir gibi suya yazılmış bir şiir gibi adımı unut yalnızlığın boşluğuna sessizliğin sonrasında bilki, beş para etmiyor umut etmiyor be kumralım yalan yalnış kırık dökük yaşladık biz bu aşkı erken emekli olduk biz bu sevdadan biliyorsun hep direkten döndü umutlarımız hep kendi kalemize attık gollerimizi ne acemi bahçıvanmışız meğer ikimiz açamadan soldurduk güllerimizi açamadan soldurduk be kumralım bir değirmen taşı gibi ezdik umutlarımızı şimdi yüreğimin mutsuzluğu hedef tahtası sokaklara sığmıyor bu yalnızlığım bu cumartesiler; beni öldürecek biliyorum ama yınede çığlık çığlığa şiirlerim seni istiyor bana inat gel gör ki; son kurşunu yemiş bu sevdaya yetmiyor şımarık pişmanlıklar yetmiyor be kumralım bir isyan faslıdır şimdi bu suskunluğum oysa kaç kez sildim seni hatıramdan kaç kez mil çektim o gece gözlerine gel gör ki kendime bile geçmiyor artık sözüm işte bir yürek mahkumu kapında yine bitmedi bu kara sevda bitmiyor be kumralım... |
SEVMEK SUÇSA BENİ ASIN
bitti demek herşey lanet bir şekilde sebepsiz ve sessiz ölmek vardı be uğrunda ölesiye sevmek senin sesini dinlemek kalbimde hissetmek yalnışa sürüklenmek belkide herşeye razı olmak ıslanıp titremek aç olmak susuz olmak suçlu olmak bu şehirde bir cinayet zanlısı bir ****yet sanığı tamam o bendim sevmek suçsa delice, ölesiye ,sevdim lan asın beni. |
Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 08:48 PM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.