|
Guest
Üyelik Tarihi: Sep 2005
Konum: düşünmeM lazıM
Yaş: 39
Mesajlar: 0
Teşekkür Etme: 30
Thanked 111 Times in 77 Posts
Üye No: 916
İtibar Gücü: 0
Rep Puanı : 5544
Cinsiyet :
|
Ynt: Uluslar Arası Gelişmeler...
GÜNÜMÜZDE NATO
Yarım yüzyıla yakın bir süre kıtada barışı korumuş Dünya barışına yardımcı olmuş olan ve Soğuk Savaşın galibi olan NATO, 1980'lerin sonunda, Avrupa'nın doğusunda, Orta Asya ve Kafkaslarda patlayan ve Rusya'da, Avrupa'da komünizmi öldüren;keza Sovyetler Birliğini parçalayan olaylarla karşılaşmış, ve bunlar, NATO'yu da büyük ölçüde etkilemiştir. Ne var ki, şimdilerde, yani Soğuk Savaş sonrasında, durum çok farklıdır. Zira Balkanlar'da, Kafkaslar'da Orta Asya'da ve Ortadoğu'da, keza Doğu Akdeniz'de, kısaca Türkiye'nin yakın çevresinde, soğuk savaş döneminin kararlı ve düzenli dengelerinin yerini, tehlikeli belirsizlik, kararsızlık, düzensizlik, kısaca, politik karmaşa koşulları almıştır. Bu koşullar altında, "Avrupa'nın Yeni Güvenlik Mimarisi" düşünülürken NATO'nun varlığı da sorgulanmış, kimi yazarlar, "Her şeyi Sovyet ve Varşova Paktı tehdidine endeksli olan NATO artık öldü" derken; ittifakın varlığına ve yaşatılmasına büyük gereksinme duyulacağı anlaşılmış; 1990 Londra, 1991 Roma ve 1994 Brüksel Doruk Toplantıları kararıyla, ve Ortadoğu ve Balkanlarda çıkan olaylarında etkisiyle, NATO, eskisinden daha dinç olarak yaşamaya karar verdikten başka, Soğuk Savaş koşullarına göre kendini ve kurallarını uyarlama yoluna gitmiştir.
NATO,özellikle Londra kararları uyarınca, Avrupa'nın yeni jeopolitiğinde, Batı Avrupa' nın kararlılığını Orta ve Doğu Avrupa'ya yayma amacı güden ve üç bölümden oluşan bir strateji uygulamaktadır. Bunlar;
Genişleme
Barış için Ortaklık (BİO)
Rusya ile İyi İlişkiler Kurulması ve Sürdürülmesi
BİO düzeninin üyeleri, yada ortakları arasında, Rusya Federasyonu ile birlikte, Malta'dan Kırgızistan'a kadar otuza yakın devlet bulunmaktadır.
YENİ DÜNYA DÜZENİ , NATO'NUN YENİ STRATEJİSİNİN LOJİSTİĞİ ETKİLEYEN YÖNÜ
Soğuk savaş döneminin sona ermesine paralel olarak NATO'nun güvenlik ve tehdit anlayışında da değişiklikler meydana gelmiş, yeni NATO stratejisinde eskiden var olan tek yönlü büyük çaptaki kütlesel tehdit yerine, değişik bölgelerde ortaya çıkabilecek politik, ekonomik, sosyal ve çevresel boyutları olan riskler ve bunlara karşı alınması gereken önlemler ön plana çıkmıştır.
NATO, kendi sınırları çevresinde de bir güvenlik kuşağı oluşturmak için eskiden muhasım olduğu devletlere kapısını açarak onlardan üç tanesini bünyesine almış, Barış İçin Ortaklık (BİO) (partnership for peace) olarak adlandırılan birçoğu ile de yakın işbirliğine girmiştir. NATO'nun bu ülkelerle ilişkilerinin amacı, bu ülkeleri batı dünyası ile kaynaştırmak, askeri açıdan da dünya üzerinde güvenliği tehdit edeni bir kriz meydana geldiğinde bu ülkelerin de siyasi ve askeri katkısını alarak, krizlere birlikte müdahale etmektir.Yeni dünya düzeninde değişimler sadece eski Varşova Paktı üyesi ülkelerinin NATO'ya, dolayısıyla batı dünyasına yaklaşmaları ile sınırlı kalmamış, başta ABD olmak üzere Avrupalı ülkelerinin güvenlik ve savunma anlayışlarında da önemli değişiklikler meydana gelmiştir. NATO'nun askeri gücünün ağırlıklı olarak ABD'nin askeri imkan ve kabiliyetlerine dayanması ABD'yi ekonomik nedenlerle rahatsız ederken, Avrupalı devletleri de güvenlik açısından ABD'nin imkan ve kabiliyetlerine bağımlı kalmak rahatsız etmiştir. Bu durum ABD'nin de desteklediği Avrupalı NATO üyesi ülkelerin savunma ve güvenlik kimliklerini geliştirmesi çabalarını ön plana çıkarmıştır.
Bu kapsamda her ülkenin tek başına çok pahalı olan askeri sistemlere sahip olması ve çok sayıda askeri gücü muhafaza etmesi anlayışı yerine, askeri silah ve sistemlerin ortak yatırımlarla üretilmesi ve çokuluslu birliklerden oluşan askeri birliklerin, Avrupa'nın ve bölgenin savunması için muhafazası anlayışı benimsenmiştir.
NATO'NUN KRİZLERE MÜDAHALEDE BEKLENTİLERİ VE ÇOK ULUSLULUK
Yaşadığımız son on yıl göstermiştir ki, bölgesel krizler ve bu krizlerde yaşanan insanlık dramları medya aracılığı ile günlük olarak tüm dünya kamuoyu tarafından izlenmekte ve infial yaratmakta, kamuoyu baskısı güvenlik ittifaklarını ister istemez bu krizlere müdahaleye mecbur bırakmaktadır.Ancak diğer taraftan ne kadar insanlık dışı olursa olsun BM ve NATO gibi örgütlerin bu tür krizlere siyasi ve askeri müdahalede bulunması uzun zaman almaktadır. Bunun en önemli nedenlerinden birisi soğuk savaş dönemi sona ermiş olsa dahi halen süregelen siyasi dengelerdir.
Bu nedenle bu gibi krizlere müdahalede bundan sonra aranacak husus, olabildiğince fazla ülkenin Barışı Destek Harekatlarına fiilen katılması, böylelikle geniş kapsamlı bir siyasi ve askeri desteği arkasına alması olacaktır.
Bu oluşumun ülke ve NATO lojistikçilerini etkileyen en önemli yanı da, genellikle konvansiyonel bir harbe nazaran daha uzun süreli ve çok daha farklı karakterlere sahip çokuluslu Barışı Destekleme Harekatlarının lojistik desteğinin nasıl ve ne şekilde sağlanacağı meselesini gündeme getirmesi olmuştur.
|