Dört Duvarı Camekanlarla Kaplı
dört duvari camekanlarla kapli
sanirsin ki mahpushane kislasi
kararir karardikça duvarlari
koyu renkli gri camlari
bogar ruhunu
sanki Azrail gibi
bir rehavet çöker üzerine
yere düser gözlerin çaresizce
bir kosu dersin
ferahlik bulayim ruhuma
dolanir durursun labirent yollarinda
bazen de kaybolursun karanliginda
evhama girer yüregin
çekilmez oldugunda dakikalar
bu yüreklere zindan
Mahpushane kislasinda
sogugu kutuptan gelir
sicagi çölden
yagmurun sesiyle islanirsin
brandayla örtülü çatisindan
bir siginak ararsin kendine
yüregine bagli bir baska yürekte
seher vakti günesi müjdeler güne
******* gebedir elbette
umudu günesle dogan günlere
bilirsin ki zaman akip gidecek irmak gibi
bu gri duvarlarda açacak bahar çiçekleri
sarisi beyazi ve daha niceleri
kurumus topraga düsen bir damla su gibi
uçurumlarinda karanligin mum isigi gibi
kara *******inde kislarin kor atesi gibi
isitamadiktan sonra umutlarin yüregini
etten kemikten bu beden için zindan dedigin nedir ki
çaresizlik en büyük zindan degil mi
|