Tek Mesajı Görüntüle
Old 08-13-2007, 06:37 PM   #6
jockeя
Administrator
 
jockeя Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,107
Teşekkür Etme: 20
Thanked 155 Times in 28 Posts
Üye No: 1
İtibar Gücü: 70000
Rep Puanı : 434913
Rep Derecesi : jockeя has a reputation beyond reputejockeя has a reputation beyond reputejockeя has a reputation beyond reputejockeя has a reputation beyond reputejockeя has a reputation beyond reputejockeя has a reputation beyond reputejockeя has a reputation beyond reputejockeя has a reputation beyond reputejockeя has a reputation beyond reputejockeя has a reputation beyond reputejockeя has a reputation beyond repute
Cinsiyet :
Ünvan : Admin
Varsayılan

Olan alevisi ile sünnisi ile anadolu türkmenine oluyordu.

Abdülhamit, Sadrazam Kıbrıslı Kamil Paşa'yı Aydın'a vali olarak sürmüştü..O devrin devlet adamlarının çoğu gibi Kamil Paşa ingilizci idi. Kamil Paşa her ihtimale karşı planlar yapıyordu. Osmanlı Devleti'nin ağır iç ve dış meseleler karşısında varlığını,bütünlüğünü devam ettiremiyebilirdi. Aydın ve havalisi Kamil Paşa'nın memleketi Kıbrıs gibi bir gün İngiliz korumasına alınabilirdi.

Böyle bir durumda İngilizlerin desteği ve halk içinde Çakırcalı'nın gücü ile Mısır Hidivi benzeri bir Aydın Hidivliği kurulabilirdi.Böyle bir durum için oğlu Sait Paşa'yı hazırlıyordu. Bu yüzden o sırada en zengin ve güçlü İngiliz iş adamı Withall'le Kamil Paşa'nın çok sıkı ilişkileri vardı.

Sait Paşa Withall'lerin İzmir'deki konağından hiç çıkmıyordu.

Aynı zamanda Kamil Paşa'nın oğlu Sait Paşa Çakırcalı ile de sürekli haberleşip görüşüyorlardı.(8)

İngilizler ise elde ettikleri kazançlarını korumak hatta artırmak için her güç odağına ilişkilerini geliştirecek yatırımlar yapıyorlardı.

Withall'er yazın Ödemiş'in Bozdağ yaylasına çıkar yazı burada geçirirlerdi. Burası aynı zamanda Efenin daimi mekanlarından biri idi.

Bu yüzden Efe ve Withaller arasında yakın bir ilişki vardı. Kışları ise Withaller adamları Yorga'yı sık sık Bozdağ'a gönderiyorlardı. Sözde Yorga Bozdağ tepelerinde sümbül soğanı topluyordu..Aslında ise Efe'ye mermi getirip isteklerini sorup İzmir'e iletiyordu.(9)

Bu Yorga daha sonra Osmanlı Devleti ile Çakırcalı arasındaki dağdan düze inme görüşmelerine Withaller adına gözlemci ve kefil olarak katılacaktır.

Withaller Londra'ya gittikleri vakit avam kamarasında bazı milletvekilleri Çakırcalı hakkında konuşmalar yapıyor, İngiliz basınında Çakırcalı üzerine haberler yayınlanıyordu..

Çakırcalı'nın çetesinde Bornovalı Kosta, Osman takma adıyla bulunuyor ve Withaller'e casusluk yapıyordu.(10) İngilizler böylece bir yandan Çakırcalı ile doğrudan görüşürken öbür yandan çete içindeki adamları Kosta ile Çakırcalı çetesinin yaptıklarından haberdar oluyorlardı.

Diğer yandan hükümete Çakırcalı'nın affı için baskı yapıyorlar, sürekli avrupa basınında Çakırcalı çetesi , Ege bölgesindeki asayişsizlik ve can güvenliğinin olmadığı üzerine haberler çıkıyordu

Batılı ülkelerin bu

''Aydın vilayetinde asayiş yok, çetelerden halk rahat edemiyor''

diye baskıları sonucu 1904 te Rumeli'nde olduğu gibi Hüseyin Hilmi Paşa'nın başkanlığında İngiliz, Fransız, İtalyan temsilcilerden oluşan bir teftiş ve gözlem heyeti kuruldu.

Heyette İngilizleri yukarda bahsi geçen Miralay Hawker, İtalyanları Binbaşı Karasini, Fransızları Binbaşı Keh temsil ediyordu. Amaç balkanlarda kurulan yabancı kontrol ve himayesinin egeden başlayarak anadoluda da kurulmasıydı. Önce anarşi ve karışıklığı tahrik edip artırıyorlar sonra bunu bahane ederek baskılarını kurumsallaştırıyorlar; hükümete müdahalelerini artırıyorlardı.

İstekleri huzur ve otoriteyi sağlamak değil karışıklık ve anarşiyi artırmaktı.(11)

1907 de Kamil Paşa Aydın valilğinden alındı.Sonra İngiliz elçiliğine sığındı. Oğlu Sait paşa meşruiyetin başında rütbeleri alınmıştı.

İngilizlerin çıkardığı 31 Mart olaylarının başında idi. Hareket ordusu İstanbul'a girerken Mısır'a kaçıp hayatını kurtardı. İttihat Terakki'nin iktidarını sağlamlaştırması Birinci Dünya Savaşının başlaması sonra Mustafa Kemal'in Cumhuriyeti kurması İngilizlerin planlarını ertelemesine yol açtı.

Emperyalizm 1938 de nerde kalmıştık diyerek tekrar işbaşı yaptı.

Günümüzde ise 150 yıl sonra hangi emperyalist devlet nerede toprak almışsa yine o bölgelerde aynı emperyalist devletler toprak alıyorlar.

Bu gün Didim, Marmaris, Bodrum, Fethiye Kaş, Kalkan da İngilizler önemli büyüklükte hızla toprak almaya devam ediyorlar.

Bugün Çakıcı yoksa da Apo üzerinden af kampanyaları düzenletiyorlar.

Leyla Zanaları, Türk Hukukunu yeni Kamil Paşa hükümetlerine çiğneterek serbest bıraktırıyorlar.

PKK ve Hizbullah için her ay yeni örtülü af yasaları çıkarttırıyorlar.

Dün de Abdülhamit'e suikast yapan bir sürü Türk öldüren ermeni komitacılarını affettirmişlerdi.

Hamam aynı hamam tellaklar aynı tellaklar müşteriler de aynı..

Aynı şartlar aynı sonuçları verir.

Bu haçlı seferi de İzmir'den denize dökülüp hezimete uğratılacaktır..
jockeя çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla