Hıristiyan kaynakları hemfikir
Çarmıhın İstanbul’da olduğu bilgisi, Hıristiyanlık tarihini anlatan birçok kaynakta yer alıyor. Bunlar arasında birtakım farklılıklar da var. Örneğin bazı kaynaklar çarmıhın Çemberlitaş’ın altında olduğunu belirtirken, bazılarına göre sütunların arasına yerleştirilmiş. Yine bu parçaların tamamının İstanbul’da olmadığı, bir kısmının Kudüs’te, bir kısmının Roma’da olduğu belirtiliyor. Vatikan’ın İstanbul Temsilcisi George Marovich, çarmıha ait çok küçük parçaların başka kiliselerde de bulunduğunu ekliyor: “Haçın Çemberlitaş’ın altında olduğuna dair bazı duyumlarım var. Turizm şirketleri de bu konunun üzerinde duruyor. Çarmıhın parçalarının dünyanın değişik yerlerinde olduğu söyleniyor. Bizdeki bazı kiliselerde de cam kavanozlarda muhafaza edilen çok küçük parçalar insanlara gösteriliyor.” Hatta bu küçük parçalardan biri Vatikan’ın İstanbul temsilciliğinde muhafaza ediliyor.
Marovich’in bu konuda bilgi sahibi olduğunu belirttiği Saint Pierre Kilisesi Rahibi Lorenzo Bretto da haçın Çemberlitaş’ta olduğunu, ellerindeki Fransızca kitapların bunu desteklediğini söylüyor. Bu kitaplardan biri G. Jacquemet’in Katolisizm isimli eseri. Kitapta, “Konstantin’in annesi St. Helena, Kudüs'e gidiyor. Hz. İsa’nın doğup büyüdüğü yerleri görmek istiyor. Ve gerildiği haçın bir parçasını buluyor. Sonra da bunu İstanbul’a getiriyor” deniliyor. Rahip Bretto, haçın İstanbul’a Azize Helena tarafından dördüncü asırda getirildiğinin tarihçi Sokrates tarafından da kaydedildiğine dikkat çekiyor.
Türk kaynaklarında Çemberlitaş'taki haçla ilgili en geniş bilgiyi 17. asırda yaşamış olan Hezarfen Hüseyin Çelebi, Tarih—i Devlet—i Rûmiye isimli Bizans tarihinde veriyor. Şevket Rado’nun 1968 yılında Hayat Tarih Mecmuası'nda tanıttığı ve hususi kütüphanesinde bulunan elyazması kitapta Hüseyin Çelebi, Konstantin’in Hıristiyan oluşunu ve İstanbul’u kuruşunu menkıbevî tarzda anlattıktan sonra çarmıhın Helena tarafından getirilişini hikaye ediyor. Hüseyin Çelebi, çarmıhın parçaları ve mıhlarıyla birlikte bazı mucizelere ait eserlerin de geldiğini söylüyor.
Aynı mecmuada bir makale kaleme alan tarihçi Yılmaz Öztuna’ya göre ise, haçın İmparatoriçe Helena tarafından bulunuşu Hıristiyan dininin inanışlarından biri ve birçok muteber tarihçiden naklediliyor. Öztuna, haç sembolünün bu olaydan sonra kutsallık kazandığına, daha önce böyle bir simgeye rastlanmadığına dikkat çekiyor. Yılmaz Öztuna, haçla birlikte gelen kutsal eşyaların daha ayrıntılı listesini de veriyor: Hz. İsa’nın havarilerinden Andreas’ın ve İncil’i yazı diline çeviren havarilerden Lukas’ın mantoları.
Hıristiyan dünyası için büyük önem taşıyan Çemberlitaş’ın bu özelliğinin Bizans zamanında bilindiğini ama Topkapı Sarayı’nın yakınındaki bu mekanın daha büyük bir ziyaretgâh olmasına herhalde Osmanlıların izin vermediğini söyleyen Yılmaz Öztuna, “Bu mevzuda resmî Ortodoks ve Katolik makamlarının fikirleri alınmak icap eder. Çemberlitaş’ın hiç olmazsa Efes derecesinde turistik bir mahal olmaması için hiçbir engel görmüyorum” diyor.
|