sen bekle...
gidiyorum ben!
buraları geçtiği yollar bilmiyorum. bilsem adres verirdim sana. bilsem elinden tutar getirirdim.
bilmiyorum işte...
küs bugünler dünlere yenik düşüyor. ve yarınlar da bugünlere karışıyor ben senin vazgeçişini beklerken. oysa sen bekliyorsun geçtiği patikanın bu olduğunu bilmeden.
hiç ağlama!
yıllar çürürken eteklerimizde, yaşanmamışlıklar biriktirdik biz hayallerden. ben sana senden medet umarken, sen hala bekle. yanında biri yitip giderken.
gözlerim artık seçemiyorum renkleri. hayır ya! anlatma o hikayeyi. bak siyah işte düşün ötesindeki herşey. gökkuşağı en çok siyahtanmış da kaf dağının arkasına saklana çömlekte beyaz umutlar varmış. aynaya baktığımda bile siyah beyaz bir fotoğraf var sadece.
hayır!
dokunma bana!
sarılası kollarına ihtiyacım (Ç)yok senin.
sen bekle!
belki... belki gelir...
neyse.
bana ne gelenden gidenden!
evet... ağlıyorum...
ama sen anlamıyorsun sarılası kollarına ihtiyacım var senin...
|