Zoruma Gider
Sanki yaşadıklarımın farkındaymış gibi,
Bu gece dolunay da asık suratlı.
Bir bahar yansıması tül perdeli penceremden
Hüzünlü başını uzatıp,
Eskisi gibi gülümsemiyor artık.
Dolunay berbat,
Ben berbat kere berbatım bu gece.
Dokunmayın,
Bu gece ölmek zoruma gider.
Düşüncelerim dumanlı,
Her yanım darmadağın.
Yüreğim bedenimin dışında sanki,
Hücrelerim paramparça.
Beynim mantığımla arbedede bu gece.
Sorunlar deprem girdabında…
Çelişkiler işgal orduları gibi
Beynimde çember daraltıyorlar.
Ne olursunuz ilişmeyin,
Berbat kere berbatım bu gece.
Koca şehir avuçlarımda sanki.
Üflesem, kâğıttan evler gibi yıkılacaklar.
Toz duman olacak tüm sokalar.
Bu gece peygamberler şehri suskun,
Dünya suskun,
Ölüm sessizliğinde cümle canlılar.
Bir tek beynimde zonklayan yalnızlık
Dimdik ayakta tetikte.
Ve korkunun korkusuzluğu
Parıldayan zehirli hançer gibi,
Acımasızca duruyor başımda.
Ne olursunuz ilişmeyin,
Berbat kere berbatım bu gece.
Ve yaşamın ak güvercinini
Can alıcı yerinden yakmak üzereyim.
Dünü yaşanmamış sayıp
Bu gece ölmek zoruma gider.
Yüreğime yuvalanan
Göçmen kuşlarımı ürküttüler.
Uçan balonlu rüyalarımı,
Zümrüt yeşili uykularımı çaldılar.
Uykusuz, rüyasız yaşamak zor olsa da,
Bu gece ölmek zoruma gider.
Resul Üstün
__________________
'' Efsaneler Olmez , Shekil Degistirir ''
|