Yaşlarım Kadar Acıyacak Biliyorum
Yollarımın kesiştiği o çizgide seninle karşılaşmaktan bıktım yolcu! Çekil yolumdan
Ay karanlığında dans eden kuğulara benzer özlemin, kuğuların yüreği yanar mı? gel gör
Şahittir *******im ve ay… Gülüşlere bıraksan bile hayalini, ay’a bıraksan bile gülüşlerini
Lirik sevdadan çıktı yüreğim, yorgun rengi olmayan bir baharda asılıdır şimdi gözlerim
Ağlarım, bıraksan ağlarım da, yaşlarım kadar acımasından korkuyorum… Susuyorum
Raks etmiyor artık gözlerimdeki pırıltı, bakışlarım solgun çünkü onlarda şimdi yorgun
Isırgan otu gibi battım, çürüdü yüzüm, seyreldi gül kanamaların da baktıkça kırmızısına
Martılarda şarkı söylemiyor artık nihavent akşamlarında onlar da alabildiğine yorgun…
Keskin yollarda meçhul bir yolcuyum şimdi, nereye gittiğini bilmeyen adımlarla
Adımlarımı saklamadım oysa… Ya yetişemezsem, yetişemedim dedim ağladım
Delilerle dolu yüreğimin şehirlerinde bekledim seni hep, bekledikçe...
Aşkımı yudumlamaya gücün kalmadı, yaşam şarabım keskin sirkece hiç tatlanmadı
Ruhumun penceresinden bakmaya cesaretim yok, içerisi karanlık, her şey bitti.
Acılarımın başladığı sahilde deniz rüzgârsız kaldı saçlarımda parmak izlerin
Can Kuşum… Senden sonra adım atmadım senden sonra denize bakmadım
Işık yerine gölgeni düşürdüm de avuçlarıma yine de o mumları yakmadım
Yoksun biliyorum, yıllarca oynadın gönül sahnemin en gizli köşesinde
Acırken içim acırken ruhum, karşında güçlüymüş gibi, dimdik durmak marifetmiş gibi
Can içinde can çekişerek öylece kalmak, bana verdiğin nefes aralığına sıkışmak
Ağaç gibi kovuklar oluşturarak eskiyor insan eskiyor zaman ve ben
Kalmakta direnirken kaleminin izinde bir çırpıda siliniverdim defterinden
Birde kan gitse parmaklarıma ararım, açarsın belki melekler dokunduğunda saçlarıma
İstanbul gibi yorgun bedenimi kucaklarsın ellerinin iksirlerini sürersin gözyaşlarıma
Loş odasına atıp yüreğinin, parmak ağrılarımızın hesaplaşmasını başlatırsın işte o an
İsimsiz bir sevdanın gül destelerini çürütürsün, ağlar bulutlar, ağlar gökler ve ruhum
Yeşerir hüzün dallarım yağar hüzün karlarım sarhoş iklimlerim sokulur dergâhıma
Omzunu okşamasın acılarım, omzuna sürtülmesin sancılarım
Rest çek yaşanmışlıklara dimağındaki avu tadımı at yürek defterinden
Uzaklara yelken aç, sevda meyi doldur bir daha bir daha sevgi kupana, iç kana kana
Misafirim bu şehirde, gidiyorum, yaşlarım kadar acıyacak biliyorum, çünkü seviyorum…
'Herşeyi Beni Anlayınca Anlayacaksın'
Zuhal Erdoğan
__________________
'' Efsaneler Olmez , Shekil Degistirir ''
|