Tek Mesajı Görüntüle
Old 08-29-2007, 12:54 PM   #129
ƒяαмвυαz
ÇaKaL Üye
 
ƒяαмвυαz Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: istanbul
Yaş: 33
Mesajlar: 1,399
Teşekkür Etme: 102
Thanked 34 Times in 25 Posts
Üye No: 44250
İtibar Gücü: 1724
Rep Puanı : 12977
Rep Derecesi : ƒяαмвυαz has a reputation beyond reputeƒяαмвυαz has a reputation beyond reputeƒяαмвυαz has a reputation beyond reputeƒяαмвυαz has a reputation beyond reputeƒяαмвυαz has a reputation beyond reputeƒяαмвυαz has a reputation beyond reputeƒяαмвυαz has a reputation beyond reputeƒяαмвυαz has a reputation beyond reputeƒяαмвυαz has a reputation beyond reputeƒяαмвυαz has a reputation beyond reputeƒяαмвυαz has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Bayan
Varsayılan

ÇİN LOKANTASI

'beni sevmene asla izin vermeyecegim'
diye yazmıştın kapımdaki not defterime
kendi kapımı çalmak zorunda kalmıştım
içerde olmadıgımı bile bile...

gövdeni hatırlıyorum ansızın bu kış ormanında işte
uzun, büyük, parlak siyah ve vahşi!
parçalayacak kadar siyah
ve onarabilecek kadar vahşi!
sanki;aşka hayattan daha fazla özen gösteren, çocuksu
ama hep parçalanmış, hırpalandıkça palazlanmış bir ziyaretçi!

gövde'nin tarihi'nde yan yana dururdu yalnızlıklarımız
plastik ve acımasız, zehirli ve karmaşık
kısaca, birbirlerine sevgiyi ögretmeye çalışırken
birbirlerine kan içirdiklerini anlayan iki serseri aşık!

ellerini saklamaya çabaladıgı o şehir gecesi
başın omzumda, gözlerin kapalı, saçların açık
giderken citroen: dudaklarını döven neon gazı
dudaklarındaki kazı tozu, 'ölelim mi? ' demiştin
bak şimdi tam sırası!

daglarda bir çin lokantasıydık senle ben
müşterisiz
mütemadiyen aglamaklı
için için eglenceli
temiz...
çevresinde çizgifilm hayvanlarının oynaştıgı
bir çin lokantasıydık daglarda senle ben
bir tahta masa, iki iskemleyle sinirliydi ülkemiz!

mesela;
yeni pişmiş pirinç pilavı dilinin üstünde yürürdü
ve sag kulagındaki yabanil bitki örtüsü
biz birbirimizin çatalı, bıçagı
biz birbirimizin incecik hırsızı, gönül süsü
ayrılık, bir yutulmaz lokma gibi kaldi bogazımızda!

sevgilim, sevdanın sevdaya ettigini etmez et, kemige
sarayın çıkışlarını tutarken uyuşturucu ve kaftan
merdivenlere yıgılıp ölen son şehzade
son fırsat, kaçınılmaz son düet, son soytarının son yemini
son sonsuzluga dokunan küstah kızıl kanaviçe!

daglar, dersini verir acının kuşkusuz
aslolan, savruk ruhlara yakışan sahici ölümler bulmakta
yoksa kimin kimin tabutunu çakacagı mühim degil!
gecenin koynuna ihanet sokulmakta!

ışıktan ısığa geçen o tenha yolda
o karanlık nefes alışta ve o darmadagın bogulmada
seni sevmeme asla izin vermedigin o kör noktada
o hırçın, o fazla erkek, fazla kadın noktada
tanımadıgım
tanımaya kalkışmadıgım
ızahı zor, kavranması imkansız bir hastalık gibi
ilerledim gövdenin gövdemi bulandırdıgı
şaha kaldırdıgı boşluklarda!

iz sürmedim
ad sormadım
dönüp bakmadım ardıma!

hatırla sevgilim, mutlaka sen de hatırla
o kadar çok kovaladık ki hayat içersinde kendi kendimizi
mecali kalmadı hayatların başka hayatları yakalamaya!

'beni sevmene asla izin vermeyecegim'
diye yazmiştın kapımdaki not defterine
ben de eklemiştim altına:

'aşkı dövmek lazım
kalbe terbiyesizlik ettiginde! ..'

---Alıntı---
ƒяαмвυαz çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla