İslâm BATI COĞRAFYASINDA
Batı coğrafyasının İslâm’la ilk karşılaşması Müslümanların İspanya’yı fetih dönemleri sırasında oldu. Fakat, farklı iki medeniyetin birarada yaşaması uzun asırlar boyunca İspanya ile sınırlı kaldı. Her ne kadar Arap akıncılar 735 yılında Paris’in 100 km güneyine (Sens civarına) kadar geldiler ve Fransa’nın Akdeniz sahilleri belli bir süre Müslümanların elinde kaldıysa da (Saint Tropez’de, kalıntıları bu yüzyılın başına kadar ulaşan, o dönemden kalma camilerin varlığı bilinmektedir. Gabrieli, 1983) bu uzun sürmedi ve 8. yüzyılın ortalarından 15. yüzyılın sonlarına kadar kıtanın bu kesiminde Hristiyan Batı’nın İslâm medeniyetiyle teması İspanya ile sınırlı kaldı. Sicilya’nın 9. asırdan (827) 11. asrın sonuna (1090’lı yıllar) kadar Arap hâkimiyetinde kalışı ve 14. asrın ikinci yarısında Osmanlıların Balkanlar’a girişi hariç tutulursa, ispanya ile kıtanın diğer kısımları arasında coğrafik ve aynı zamanda siyasi sınırı teşkil eden Pireneler, Kıta Avrupası’nın bu yeni dine mesafeli ve soğuk durmasına yol açtı; doğrudan temasa geçmesine engel oldu (İslâm öncesi Yunan felsefesi Batı medeniyetine belli bir temel teşkil etmesi sebebiyle bir yana bırakılacak olursa, Balkanlar’ın Avrupa düşüncesini ne ölçüde temsil ettiği tartışma götürür bir konudur).
|