Kabuslara esareti mi reva gördün rüyalarıma?
Henüz bitmedi ki bende sevda
Hala kahkahan çalar kulaklarımda
Hala yakar iliklerimi keskin öpücüklerin.
Kaldırımlar gitmene izin mi verecek dersin?
Gidersen bunca günahı nasıl ödersin?
Yersiz titremeleri mi reva gördün dudaklarıma?
İklimlere ölüm getirdi ayrılık türküleri…
Doğmamış günleri parçalıyorum avuçlarımda…
Gözlerinde çırpınıyor ıssız denizlerin.
Tenhalara çekilmiş o ateşli yeminlerin.
Bu sessizlik sonum olmalı.
Dakikalar yıllarımı eskitiyor ellerinde,
Ölüm gelmeden zamanı nasıl durdurmalı?
Uçsuz karanlığı mı reva gördün ufuklarıma?
Ben sana müebbet mahkumken,
Bu kelepçe asılmışken boynuma,
Korku vermez artık, kırılsın kalem!
Varsın akmasın kanım, yürek atmasın.
Son isteğim: yağarken güz yağmurları,
Darağacım, yar göğsüne çatılsın.
Ver nefesini! Dinsin eylülün gözyaşları…
|