Sabah Ve Sen
Kuşların cıvıldadığı bir sabaha seninle
Birlikte uyanmayı çok özledim
Havanın koyu maviden aydınlığa döndüğü
Caddelerin bomboş ve araba gürültüsünden
Uzak son dakikalarında fırınlardan gelen
Mis gibi ekmek kokusunu temiz havayla
Birleştirip yalnızca seninle güzel bir
Kahvaltı sofrasına oturmayı özledim
Senin benden mahmur gözlerle
Bir bardak çay istemeni özledim en çok
O zaman içten içe kızardım sana ama
Şimdi yoksun diye yalnızca sana özgü olan
Ve itiraf etmeliyim ki en çokta sana yakışan
Sabah huysuzluklarını, asabiliklerini bile özledim
Biliyor musun sabahlar tıpkı eskisi gibi
Aynı doğallıklarını ve güzelliklerini koruyabiliyorlar
Ama sen yoksun ki sabahlar karanlık bana
Bak sokak lambaları da sönmemiş dışarıda
Onlarda senin gelişini bekliyor olmalılar
Üstelik kahvaltıda hazır masamızda
Hem akşam sefalarıda yerlerini gündüz çiçeklerine
Bırakmak için senin yollarını gözlüyorlar
Bardağındaki çayında seni bekliyor ve esen
Sabah rüzgarlarına rağmen sıcaklığını koruyor
Onunda senin gecikmeyeceğine dair umudu var
Öyleyse söyler misin neden gelmiyorsun hala
Bana nazını geçirebilirsin elbette ki ama
Seni bekleyen çiçeklere ve artık doğmak isteyen güneşe asla
Esra Salihoğlu
|