Konu: Ahmet Yozgat
Tek Mesajı Görüntüle
Old 07-24-2008, 11:10 AM   #510
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Artık Ağlama Mirzam Buğulanıyor Başım
Apostol'la Elli Birinci Sayfa Dibacesine Ek

1/:
Artık sen de ağlamasana mirzam,
Bak buğulanıyor sevdakar başım...
Her parmak burmasız bir kurnadır bereket denizinde,
Ol nedenle simya ile kimyanın farkı tek hurufattır.
Yağız altından atlar çimer sevdanın iksirinde.
Oysa almadın ve gittin bir sabahın alnacında,
Nakaratı yanık arkaik türkülerle,
Ve tek başına,
Sana sunulan o iksiri yangınlığıma döke döke,
2/:
Yaştır bazen göklerden huruç eder,
Kimi zaman da gümrah ve acılı gözpınarlarından,
Altı ve üstü kapalı mesajlarla sessiz bir lehçe ile.
Artık sen de ağlamasana mirzam buğulanıyor başım,
Benim göz yaşım ise ikizinin loğusa yatağında...
Artık sus be mirzam,
Sen de ağlamasana,
Bak buğulanıyor heyecan sarmalında başım...
***
Bazen kaybolmak geliyor kendi içimde,
Öfkeli kar taneleri dökülüyor izlerine güneşin,
Perdesiz pencereler açılıyor birer birer,
Siren kızlarının yedeğine binerek,
Sabırsız denizlerin sebatlı kıyısından,
Artık sen de ağlamasana mirzam,
Bak buram buram buğulanıyor muhteşem başım...
3/:
Ama bir kozmik anda olur regli tarihin,
Ve ergen sabahın erişkin geceye Keremce düğmelenmesi,
O öyle bir hızdır ki güneş de yetişemez kendi ışığına,
Ve bizim iz sürmemiz iki nedenle kucak kucağa,
Biri diğerine benzemez...
Tükürük ve göz yaşı...
Artık sen de sus!
Ne olur ağlamasana mirzam,
Barda bir levent gibiyim ve buğulanıyor başım...
***
Yalnız ben miyim bu köhne hanede?
Sonuçta bura da bir meyhane,
Seyyarelerin başı da döner beyzi yolculuklarında,
Onların şanlı hızına eş olmak gerektir şahım,
Sarhoş olsak da (olmasak da...)
Bizde kendi kendimizi kovalarız içimize düşmüşsek,
Ve darına çekilmişsek ay ışığının,
******* her zaman günahkar moleküller sağmaz kimyadan,
Kimi zaman da sahralarda diz üstü düşmek kalır...
Artık sen de ağlamasana mirzam bak başım buğulanır...
4/:
Beden ki bir kervansaraydır içinde konuk olduğumuz,
Dışta sandığımız bize ise korunaklı yeşil yurt...
Bir yabani el çalar bakarsın kapımızı,
Sadık yüreğimizi ise yelleri sonbaharın...
Şiirdir belki acıları öğüten sırlı değirmen,
Ve yoldaş sayılır kararsız zamanlarda yar ve yarana,
Her düştüğün yerde tutup kaldırır yerden,
Ancak ruhu imge bedeli olarak alır.
Artık sen de ağlamasana mirzam,
Bak başım buğulanır...


Ahmet Yozgat
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla