Alıç Ağacı
ey kırlık döşümdeki
asırlık alıç ağacının bekçisi...
***
dallarından uçuşan yangın kuşlar,
sanma ki açtır,
***
bilaçtır ya da,
en onulmaz yaraları aldığında,
vicdanını satmış olan avcıların elinde.
***
onlar ki,
bir gözünden yemlenirler,
nisan sofrasında iklim beyinin.
***
bir su içerler çayırlık yüreğinden,
sevdalı yağmur ilinin,
mayısta nil vadisine gelin giderler.
***
o gelinler ki,
ne eder eder,
yalnız yüreklere girerler...
***
ya da,
dönerler,
uçuruldukları asırlık alıç ağacına...
Ahmet Yozgat
|