*Siz
avuçlarınız çok mu terledi sahi?
sanki sinirleriniz de çok gerilmiş...
yüzünüzdeki lekeler neden?
neden kaşınız kirpiğinizin önüne indirilmiş?
ya şu ünlemeniz hangi perdeden?
şu sık soluklarınız ve dahi
okunuyor nefretiniz beneklerinizden:
hangi seneden?
yoktunuz oysa yıllarca.
asırlarca belki / saymadım saliseleri...
hele o yılları asırlara karıştıran dakikalarca
ayak uçlarınıza boşalttığım g ö z y a ş ı k â s e l e r i
delilimdir başucumda taşıdığım ey!
yeşilimden arıttığım göl sularıdır onlar! ..
her saat yıla eş, her yıl asır gibi...
sormayınız sakın bir kez daha: bu nasıl şey?
beneklerinize dokunamadım belki
dudaklarınız bir istisna: siz daha iyi bilirsiniz...
ah şu kadınlar! ..
“bir kelebeğin kanadındaki benek” tiniz…
hatırladınız mı k a h v e t e l v e l e r i’ ni?
sevişmeleriniz bile bir başkaydı / hangi asırdı?
içimdeki a ş k a t e ş i t o h u m l a r ı’ nı siz ektiniz!
sonra öyle bir poyraz estiniz ki
n e f r e t k u r u n t u l a r ı’ ndan öbek öbek biriktiniz;
ölüme terk ettiniz aşk iksirini...
ben yokum şimdi...
ilk ve son kez söyleyin:
ne kadar içtendiniz?
...........
anladım efendim: çektiniz ipinizi kendiniz!
|