Ölüm Rengi Elde Avuçta
çekip gitttiğinden beri,
ölümüme,
yaşamına,
soluyorum en kısa nefesleri,
bir demet acıyla.
bir kaç tutam da hüznüm var,
kırık kanatlarımda.
kanatlarımdan ayaklarıma dökülmüş,
en kırmızı,
en kanlı bereler.
uçup bir dala konmak mı?
ayağa kalkacak olsam dağ bedenim sendeler.
yıkılmaz ya bu dağ birçok kıyametle,
yıkarsın sen bambaşka bir el değişinle.
yıkarsın buz gibi bir taşın üstünde.
dört omuzla,
dört nala.
sen nereye istersen,
oraya.
son durak çıktımı kalabalığın önüne,
bir kişi kalmaz ki bu son seferimde.
yine sensindir işte,
beni bilmediğim yerlere gönderen elleriyle.
herkes ölü bedenimden korkar,
herkes kıyıda köşede.
sense,
benim gibi ölü durursun bir el değişi hasrette.
yaşarken ellerine değemeyen ellerim,
şimdi kırmızı bir bez parçası içinde hapiste.
kefen rengi kırmızı olmaz mı?
oluyormuş gülüm sen isteyince.
gül dediğin dikensiz de olsa,
çiçeğinin kırmızısı siniyormuş ele avuca.
en çokta yüreğe.
ve ölümden beter oluyormuş sensizlik,
ellerimi kefenden çıkartıp ellerine değemeyince.
Ali Yeşil
|