ölümün son demindeyim;
pusuda bir namlu/
bakıyor gözlerime
keskin ve soğuk...
kış ortasında;
gözlerim/
terli bir mendil gibi; ıpıslak
kalınca bir dal sigara/
son tütünümden kalan
çiziyorum sevdiğimin
resmini dumanıyla/
gözlerimin buğusuna
solgun ve renksiz...
ölümün son saatindeyim;
çelikten bir Malta hançeri/
saplı böğrüme
kızgın ve sıcak...
yaz ortasında;
ellerim/
kuru bir dal çınar gibi;
kırılgan...
başucumda bir gece kuşu
ölümüme şahit olan...
bendeki son besteyi;
götürüyor sevdiğime
ıslak kanatlarıyla...
yıldız, yıldız kayıyor/
bu son şiirim,
dağ doruklarından
ölümün son güftesindeyim...
|