Bizlere Neler Oluyor-Toplumsal Makale
Her insan severek, mutlu olmak için evlenir. Nedense huzur, evlendikten bir sene sonra ilk çocuğun dünyaya gelmesiyle bozulur. Daha sonra ikinci veya üçüncü çocukta da, eşler arasında sevgi gittikçe azalır. Evliliklerin yüzde seksenbeşinde durum böyledir.
Günümüzde bakıyoruz evlilikten daha çok boşanmaların olduğunu görüyoruz. Nedenini sorduğumuzda ise eşlerin birbirine ilgisizliği ortaya çıkıyor. peki en önemli sebep ne? Tabii ki geçim derdi. Çoğu ailede kadın ve erkek birlikte çalışıyor. Çocuklar ise anne ve baba sevgisinden uzak, çocuk yuvalarında, sevginin dağılıp kendilerine milyonda bir zerrenin düştüğü ortamda büyüyorlar.
Gelelim eşlerin sorunlarına.. Evet ailenin yıkılmasına en büyük etken geçim zorluğu. Günümüzde gece gündüz çalışılsa bile hayat pahalılığı almış başını gidiyor. Bir kadın çalışsın veya çalışmasın erkeğinden herzaman sevgi ve şevkat bekler. Erkek ise eve geldiğinde sessiz bir ortam ve uzanıp TV. seyretmek ister. Yorucu bir gün geçirmiştir çünkü. Bir de işleri o gün rast gitmemişse, sanki eşinden alır hıncını. Sabretmek güzel bir duygu. Ama bir an gelir kadında sabredemez. Ailede böylece başlayan gerginlikler zamanla incelen yün ipliği gibi kopma noktasına gelir.
Oysa ne çok severek evlenmişlerdir birbirleriyle..
Belki de ölümü bile göze almışlardı zamanında. Kimisi de ailesini bir kenara itip kaçarak evlenmiştir sevdiğiyle. Hani o sevgi nerede şimdi,
nerede? Bitti değil mi. Ya çocukların derdi, kendileri büyüdükçe dertleri de büyür. Çok duydum elli sene beraberlikten sonra ayrılan çiftleri.
Keşke sevgi hep sürse çiftlerde ayrılıklar olmasa.. Çocuklar analı babalı öksüz büyümeseler.
Anneye gider sorunla karşılaşırlar baba da ise ayrı sorun. Bir de çiftler tekrar evlilik yaptıysa
gelinde bakın sorunların büyüklüğüne. Çocuklarımız bunalımlı büyüyor. Farkındamıyız acaba. Daha gencecik yaşta stresle tanışıyorlar.
Hırçın ve aksi bir evlat olarak karşımıza çıkıyorlar.
Bu boşanmalara dur demek kolay değil. Kadın veya erkek istemiyorum diyor. Neden ama daha önce aşıktınız ya birbirinize. Beni anlamıyor manevi işkenceyle karşı karşıyayım diyor kadınlar. Erkek ise benimle ilgilenmiyor başkasını seviyorum diyor. Bir çıkar yol bulmak mı çok zor bence. Hayatımıza pahalılık gidiğinden beri, boşanmalar daha da arttı farkındamısınız bilmem. ben görüyorum ve çok üzülüyorum. En çokta çocuklara.
Seneler önce dedelerimize bakalım. Ben, şu ayrılmış, bu ayrılmış diye hiç duymadım. Onlar sanki çok mu mutluydular. Sanmıyorum. Hatırlayın bakalım. Evleri teknolojiden hiç nasibini almamıştı. Çamaşırlar ellerde çitilenir. Ütü ocakta ısıtılıp ütü yapılır. Hayatlarında bir radyo bir pigap vardı. Ama ayrılıklar olmazdı. Çocuklar anne ve baba sevgisiyle büyür ve evliliklerini aldığı terbiyeyle yaparlardı.
Bizlere neler oluyor. geçenlerde evlilik yaşında bir kızın dediklerine şahit oldum. İsteyeni varmış evlenecekmiş. Ne diyordu biliyormusunuz. Aman boşver anlaşamazsam ayrılırım. Bunu diyen yirmi dört yaşında bir kız. Böyle bir evlilik, sağlam temeller üzerine kurulabilir mi? Kurulamaz tabi.
Peki ne yapmamız gerek.. İşte zor bir soru. Türkiye'de yaşayan bir sürü evli çift var. Ben işin içinden çıkamadım dostlar. Ama boşanmadan önce çok düşünmeliyiz diyebiliyorum ancak.
Hep mutlu olun. Boşanmak düşündüğünüz en son şey olsun.
Menekşe Gülay
__________________
Buraya Kadarmış ..
|