Ah ki Nerdesin!
Nerdesin nerde!
İç burukluğum,
gittikce hızlanan bir küheylan gibi
dört nala artmakta.
Bilinenin bilinmeyenle sırdaslığı ortaya çıktı işte!
Dem damar birbirine karıştı.
Umudum yok!
Sevin!
/Bu kadar keskin bir itirafı doğrusu kendimden beklemezdim.
Yakıştıramadım da.
Okyanusun bir tarafında el sallarken, bilinmezliğin çizgileri çizdi seni,
bilinmezliğin örtüleri örttü.../
Yokluk yok olmasaydı o da olacaktı!
Nerdesin!
Hala mı yalvarmalıyım yok yere!
Hala mı beklemeliyim giderken...
Ah ki nerdesin!
Hep aradığım dünlerde,
bir yerdesin şuracıkta.
Ama nerdesin!
Tül perdelerin ardından kaybolma ne olur!
Bir çocuk gibi sızlanmalarım neye yarar sonra!
Sen gelmedikten sonra!
Nerdesin!
Yok ama yok nerdesin!
/İç geçirmelerime acıyıp ta şöyle bir bakayım deme.
Duymadığın hıçkırıklarım martı seslerini aşamıyor, ben bilirim!
Nerdesin! /
Ah ki nerdesin!
Ki nerdesin ah!
Nerdesin ah!
Ah!
...
Fatih Gökler
__________________
Buraya Kadarmış ..
|